İçeriğe geç

•*¨*•.¸¸BÜYÜK DEĞİŞİM•*¨*•.¸¸

Bölüm 1 · 12 dk okuma

•*¨*•.¸¸BÜYÜK DEĞİŞİM•*¨*•.¸¸

Bölüm 1

BÖLÜM 1 : UYANMAK

Ay geceyi aydınlatıyor yıldızlarda ona yardım ediyordu. Ay ışığı kafamı koyduğum yastığın üzerine en narin şekliyle yansırken telefonuma gelen bildirimle tüm oda benim telefon ışığımla aydınlandı. Yavaşça doğruldum ve telefonu elime aldım.

Sarp' tan 1 okunmamış mesaj

"Miray üzgünüm bugün eve gelemiycem çok işim çıktı."

Acınası şekilde sırıttım. Sanki her Allah'ın gün eve 8 de geliyordu da bide haber veriyordu. En son bu eve ne zaman geldi onu bile hatırlamıyorum. Ben bunları düşünürken ardından bir bildirim daha geldi.

Aysel'den 1 okunmamış mesaj ve fotoğraf

Fotoğrafa tepkisizce tıkladım. Fotoğrafta bir meyve tabağı ve önünde de el ele tutuşmuş iki el vardı. Bariz bu benim kocam ve sevgilisinin elleriydi. Kocam Sarp yani demin bana gelemeyeceğini söyleyen kişi ve sevgilisi de bana bu fotoğrafı gönderen Aysel'di. Evet garip belki ama ben bunu bilerek bu aptal adamla -onu sevdiğim için- 7 yıldır evliydim -tabii sevgili olduğumuz zamanı katarsak-. Fotoğrafın altındada bir mesaj vardı onu da bıkkın şekilde okudum.

"Umarım herkesin böyle bir sevgilisi olurr. "

Bir fotoğrafa bir mesaja baktım. Artık umrumda değildi. Bu kadın neredeyse biz evlendiğimizden hatta sevgililiğimizden beri kocamla beraber olan her saniyesini fotoğrafla birlikte farklı mesajlar atarak gönderiyordu. Kocama aşıktım taki bu son 1 yıla kadar. Hala bir umut bekliyordum öylece ama şimdi fark ettim ki beklemenin pek te bir manası yoktu. Belli ki Sarp umutla beklenecek bir adam değildi. Ben de bekleyerek bi hata yapmıştım ve bunu düzeltmenin zamanı gelmişti. Ben bunları düşünerek uykuya daldım. Ama kaderin ben bu işi bitirmeden önce benim için planladığı bazı sinir bozucu şeyler vardı...

Sabah gözüme vuran ışıkla uyandım. Tam zamanında 9 da uyanmıştım. Bu benim için ideal bir uyanma saatiydi. Ama tabii bugünü farklı yapan şeyler vardı. Bugün Sarp ile araba bakmaya gidecektik yani ben istemiştim. Ama ne hikmetse ki Aysel de gelicekti. Aslında Aysel ile liseden beri arkadaştık. Beni kıskanmadığı tek bir günü bile hatırlamıyorum. Nedense tanıştığımızdan beri hep beni kıskanıyor benden daha iyi olmak için beni kıskandırmak moralimi bozmak için elinden ne geliyorsa yapıyor var olan tüm tuşlara basıyordu adeta. Ama elbette benim kişiliğim el vermiyordu kıskanmaya. Oda bu yüzden hırslanıyordu ya zaten. Ben her zaman kendi halinde kendi işi gücüne bakan kimseyi -sevdiğim kişiler hariç- umursamayan biriydim. Şirketim de zaten bu yüzden bu kadar iyiydi. Dedim ya beni kıskandırmak için her şeyi yapar ben şirket açtıktan sonra -Sarp 'ın parasıyla- oda bir şirket açmıştı. Fakat o sadece hırslandığı için açmıştı bu şirketi bense kendi ayaklarım üzerinde durmak ve okuduğum mesleği yapmak için açmıştım bu şirketi. Aramızdaki bu amaç farkı sebebiyle onun şirketi en fazla 5 ay dayanıp iflas etti. Benim şirketimse bu yedi yılda büyümüş ve tanınır bir marka haline gelmişti. Biz büyümeye başlamış bir oyun şirketiydik. Bende genelde etrafı yönetiyordum. Anlarsınız ya yöneticiydim işte. Bu sebeplerle zengindim aslında ailemde köklüydü eli her yere uzanan zengin bir ailenin ferdiydim -aslında tek çocuğuydum. -

Ben kıyafetlerimi giymiş çantamı alıp çıkmaya hazırdım. Tam topuklularımı giyerken korna sesiyle irkildim. Sarp gelmişti ama görünürde Aysel yoktu. Yine de sevinmemiştim çünkü demekki benden sonra onu alacaktı. Arabaya doğru yürüdüm. Ben yürürken Sarp beni yavaşça süzdü.

"Güzelim böyle güzel olursan ben sana bakmaktan arabayı süremem. "

Dedi ve bende karşılık olarak sadece samimiyetsiz bir gülüş takındım. Kapıyı açtım ve ön koltuğa oturdum. Sarp bana kısa bir bakış daha attı. Aslında o kadar yakışıklıydı ki o yaptığı p!çlikler yüzünden bok çuvalına benziyordu. Ama tabii yaptıklarını bilmediğimi sanıyor mal mal yüzüme bakıyordu. Ben içimden ona saydırmaya devam ederken araba çalıştı. O sürmeye başlayınca kemeri takmayı unuttuğum için araba ötmeye başladı. Bende kısık bir sesle hay senin ben diyip kemeri ona olan sinirimin stresiyle takmaya çalıştım. AMA BU LANET SAKAT KEMER BİR TÜRLÜ TAKILMIYORDU. Bir anda Sarp'ın bana yaklaştığını gördüm. O an ki panik iğreniş ve stres bir araya gelip bi pot kırmama sebep oldu.

"Dur dokunma! Ben yapabilirim. "

Biraz sessiz ama sert bağırışım onu şaşırtmış olucak ki bir süre durdu ve birşey söylemedi.

"Yardım edicektim sadece sen ben yaklaşınca heyecanlandın mı? "

"Hayır ne alakası var bi kere sadece stres oldum. "

Bir pot daha kırmıştım.

"Neden streslisin?"

Bana kaşlarını hafif çatmış ne olduğunu hemen öğrenmek ister gibi bakıyordu. O bakışlar üzerine panik oldum ve belli etmemeye çalıştım ama nafile.

"H-hiiç sadece bugüün bugün b-bi görüşmem var o yüzden biraz stresliyim. "

Bana inanan gözlerle bakmıyordu.

"Emin misin? "

"Evet evet eminim sana yalan borcum mu var? "

Aslında bu konuşma geçerken içimden de bu yalan aklıma geldiği için şükrediyordum. Çünkü bugün onu test edecektim. Stresimde bundandı aslında. Onu bu 2 haftada 2 teste sokmaya karar vermiştim ve ilk test buydu. Araba almak. Bu konuşmadan sonra arabayı çalıştırdı ve sürmeye başladı. Yalan söylediğimi düşündüğü için arasıra bana bakıyor ama yinede ben onunla hiç göz teması dahi kurmuyordum.ben dışarı dalmışken araba durdu ve bende Sarp'a baktım. Daha sonra Ayseli gördüm, oda arabaya biniyordu. Bende gizlice göz devirdim. Aysel de bindiği gibi konuşmaya başladı ama bana düşmanca bakışlar atıyordu. Hiç değişmemişti zaten.

"Eee canım bi yere uğruycakmıyız günaydın bu aradaa. "

Mimiklerimi korumak için elimden geleni yaparak

"Bi yere uğramıycaz tatlım direkt bayi ye gıdıcez ve araba alıp çıkıcaz. "

Tatlım derken mimiklerim beni ele vericek diye ödüm kopmuştu.

"Ayy ne güzel kaçıncı arabam olacak bilmiyorum ama çok mutluyum. Bu arada teşekkürler Sarpcım araba aldığın için bize. "

Diyerek Sarp ın omzuna elini koydu ve belli bir süre bana ara ara bakıp elini çekmedi. Sarp ise bu yasak ilişkisinin ortaya çıkacağından korkmuş olacak ki hafif öne giderek Aysele döndü ve

"Rica ederim Aysel ne demek. "

diyip kaş göz yaptı ve fark etmediğimi düşünerek bana gülümseyip arabayı çalıştırdı. Araba giderken Aysel de Sarp la boş boş konuşuyordu. Bende onları dinlemek yerine dışarı bakmayı tercih ettim.yaklaşık 1 saat sonra araba bayisine gelmiştik. Aysel araba durduğu gibi indi ve Sarp ta arkasından geldi. Bende yavaşça indim ve bayiye girdim. Bayiye girdiğimde adam bizi karşıladı Sarp ı ve beni tanıdı ama Ayseli tanımamıştı. Dediğim gibi benim şirketim artık tanınan bir markaydı ve Sarp ın ki de öyleydi. Ama Ayselin öyle bir tanınırlığı yoktu. Belliki bu fark gücüne gitmişti ki hemen bana dönüp

"Hangi arabayı alacaksın Miraycım? "

Dedi. Ama öyle bi demişti ki sinir olduğu her halinden belliydi. Satıcı adamda anlamış olucak ki susmuştu. Derin bi iç çektim ve parmağımla siyah porsche gösterdim.

"Bu arabayı istiyorum. "

Sarp bana tepkisizce bakıyordu ama benim yıllardır bu arabanın hayalini kurduğumu biliyordu. Aysel bir anda atıldı.

"Yaaa ama bende onu istiyordum hem aynı rengi olmaz ki böylee. "

Diyip Sarp a dönüp dudağını büzdü. Bende gözlerimi Sarp a çevirdim. Açıkçası Sarp ın bakışları benim açımdan iç açıcı değildi çünkü belliki Ayselin tarafını tutacaktı ve beklediğim gibide oldu. Sarp Aysele samimiyetle gülümsedi.

"Tamam Aysel sana bu arabayı alalım. "

Dedi ve yüzünde ki o samimi gülüşün yerini sert ve bıkkın bir bakış aldı.

"Sende başka bir araba seçsen olmaz mı Miray. "

Sarp a belirgin şekilde göz devirdim çünkü ondan hayır yoktu. O sırada Aysel se bana büyük bır hırsla zaferini kutlar şekilde bakıyordu. Ama birazdan bu kadar erken kutladığı için pişman olacaktı.

"Tamam o zaman ben bu arabayı istiyorum. "

Diyip gülümseyerek bu bayide satılan en pahalı arabalardan birini gösterdim. Bir anda hem Sarp ın hemde Ayselin yüzü düştü. Hatta Sarp derin nefes alıp vermeye başlamıştı. Belli ki sinirlenmişti ama belli etmiyordu. Sarp sakin kalmaya çalışarak satıcı adama döndü.

"İkisinide alıyoruz."

Bu sözü duyunca Ayselin yüzü daha da düştü. Bense Aysele bana attığı bakışların aynısını ona atıp çatlatıyordum o kadını. Daha sonra Sarp iki arabanında satın alım işlemlerini yapıp ikimize arabanın anahtarını elimize verdi. Gülümseyerek arabanın anahtarını elime aldım ve dışarı çıktım. Arabalar kapının önündeydi. Bir anda Aysel hızla yanımdan geçti ve sinirle arabayı açıp bindi. Hemen arkasındanda Sarp geldi.

"Ben Ayselle gidicem beni şirkete bıraksın. "

Diyip gitti. Yalan söylediğini anlamıştım. Sinirlenmişti ve benim yanımda durmak istemiyordu. Bende meraklı değildim zaten artık ona. Sakince zaferimi kutlamak için arabaya doğru yürüdüm Ayselse Sarp bindiği gibi arabayı sürüp gitmişti. Arabaya bindim ve biraz göz gezdirdim. Mutluydum ama Sarp testi geçememişti. Son test olarak sonraki haftayı bekleyecektim. Bu benim ondan ayrılıp ayrılmayacağımı belirleyecekti...

Bir hafta sonra...

Kapının çarpılma sesiyle uyandım.

"Hay ben sizin kim o öyle öküz gibi çarpıo ya"

Aşağıda Sarp ın sesini duydum.

"Üst katta mı uyuyor? "

"Evet efendim. "

"Tamam"

Daha sonra merdivenden birinin çıktığını duydum. Neden bilmiyorum ama hemen uyuma numarası yapıcam. Kafamı yastığa koydum ve beklemeye başladım. Ama birisi sadece yatak odamın önünden geçmişti. Yine de kalkmadım ve bekledim. Daha sonra bir odanın kilitlenme sesini duydum. 3 4 dk sonra duşun açıldığını duydum ve yataktan doğruldum. Belliki Sarp banyo yapıyordu. Neden banyo yapmak için bu eve gelmişti ki? Hiç yapmadığı birşey olduğundan ne olduğunu anlayamıyordum. Bende o çıkana kadar kıyafetimi değiştim ve aşağı indim. Kahvaltı hazır değildi tabii ki yine. Kahvaltının hazır olmaması benim işe erken gidipte evde yememem değildi. Bu evde çalışan hizmetçiler Aysel in Sarpın zaten sevgilisi olduğunu biliyor ve ben sonradan gelip onun sözde sevgilisini çaldığımı düşünüyorlardı. Benimde sonra öğrendiğime göre benden öncede sevgililermiş zaten. Bu sebeple kahvaltıyı es geçip dışarda yemeye karar verdim. Ama ilk önce oturup birini aramam lazımdı. Telefonu açtığım gibi karşıma yine Ayselin attığı saçma mesajlar çıktı. En sonunda tüm bu fotoğraf ve mesajları Müge Anlı ya atıcaktım o olucaktı. Neyse bunun için kariyerimi kirletmeye değmez. Onun attığı mesaja bakıcakken yukardan banyo kilidinin açılma sesi geldi. Bende hemen whatsapptan çıktım ve instagram a girdim. Biraz aşağı kaydırdım ve aşağı inişini duydum. Duymamış gibi yapıcaktım ama o bana seslenince bakmak zorunda kaldım.

"Miray"

"Efendim"

Yavaşça geldi ve yanıma oturdu. Hala üzerinde bornoz vardı saçlarıda ıslaktı. Ama cevap verirken yüzüne dahi bakmamıştım.

"Sana bugün güzel bir süprizim var. "

Yapmacık şekilde

"Aa öyle mi neymiş o"

"Güzelim benle maytap mı geçiyosun. Bi düşün bakalım bugün günlerden ne? "

O güzelim diyen dilini kesip bi yerine monteliycemde neyse. Elimden geldiğince sakin kalarak cevap verdim.

"21 Mayıs? "

"Güzelim gerçekten erkekler unutsa suç olur ama ben unutmadım sen unutmuşsun. "

Aslında hatırlıyordum ama şuan unutmak istediğim şeyleri hatırlatmaya çalışıyordu bana.

"Neyi unutmuşum? "

"İyi o zaman madem sen hatırlamıyosun ben söyleyeyim. Bugün evlilik yıl dönümümüz."

"Aaa evet aklımdan çıkmış. "

Diyip sahte bir gülüş attım.

"Güzelim sen bu aralar neden garip davranıyorsun? "

"Ne gibi? "

"Güzelim eğer salağa yatıyosan anlamadım sanma. Sana yanlış bişey mi yaptım söyle düzelteyim. "

Kısık sesle "Yasak ilişkin dışında yaptığın herhangi kötü bişey yok zaten. " diye mırıldandım. Sarp bi anda iki elimi de tuttu ve koltuğa sabitledi.

"Ne dedin anlamadım güzelim? "

Mırıldanışım biraz sesli olucak ki bazı kelimeleri duymuştu.

"Sarp bıraksana ellerimi. "

"Ne dediğini söyle bırakıcam güzelim. "

"Bişey demedim Sarp. "

Kaşları hafif çatıldı ve bana yaklaştı. Nefesini artık duyabiliyordum. Saçından bir damla dudağımın kenarına düştü. Neredeyse aramızdaki mesafe kapanacaktı ki hafif geri çekildim.

"Güzelim bak son kez soruyorum ne dedin. "

Ne uydurim onu da Bilmiyorum ki. Nefesi artık tenime deyecek kadar yaklaşmıştı bana. Artık bişey bulmak zorundaydım. VE DANK AKLIMA Bİ ANDA GELDİ.

"Ya of tamam bilmeni istemedim sinirlenirsin diye ama annem demin aradı yine bana görücü usülü evlenmemi söyledi. "

Bu nerden aklıma gelmişti ki. Gerçekten böyle bişey vardı ama bi anda aklıma gelmesini beklemiyordum. Bu sözüm üzerine bir anda dikkati dağılmış olucak ki ellerimi bir anda serbest bıraktı. Bende fırsattan istifade hemen elimi çekip ayağı kalktım.

"Ee Sarp benim işim var gidiyorum ben. "

Bunu söylerken bi yandan telefonumu alıp kapıyı açtım. Sarp sa benim nasıl kalktığımı idrak edememiş olucak ki arkamdan geldi. Ama ben bi anda kapıyı yüzüne kapatım topuklum elimde bahçeden çıktım. Arabayı açıp kapıyı kapattım. Görünürde Sarp yoktu. Aslında bornozla olduğu içindi yoksa kaçamazdım. Ben eve geldiğimde hesap soracağından emindim. Benim eve gitmem için Ayselin Sarp ile olduğu bir mesaj yeterdi. Bunu düsünerek topuklu mu giydim ve arabayı sevdiğim bir kahvaltıcıya sürdüm. Biraz kahvaltı ettim ve kahve içmeye karar verdim. Kahvemle arabaya binip oturdum. Biraz durdum ve kahvemi yudumlarken bi anda bildirim geldi.

Sarp tan 1 okunmamış mesaj.

"Miray hemen eve gel nerdesin. "

Üst üste bu tür mesajlar geliyordu yine.

"Miray bak konumunu bulur gelirim. "

"Ben mi geleyim sen mi geliceksin. "

"Sana aldığım arabayla nasıl kaçabilirsin? "

Birkaç mesaj sonra mesajlar kesildi. Bende bir oh çekip kahvemden bir yudum daha aldım. Daha sonra bir mesaj geldi ki o mesaj benim tüm planlarımı bozdu.

"Evlilik Yıl dönümümüzü unuttuğun gibi aldığım her arabaya takip cihazı taktığımıdamı unuttun yoksa güzelim? "

Ulan herşeyi hatırlarım bunu mu unuttum cidden.OFFF OFFF. Hemen arabamın anahtarını aldım ve arabayı kitleyip gördüğüm ilk kapalı alana girdim. Nereye mi girdim? KÜTÜPHANEYE. Çünkü en hızlı duyulabileceğim yer burası ve ses çıkarmak yasak. Yani öyle işte. Telefonu sessize alıp beklemeye başladım. Sarptan başka bi mesaj bekliyodum. Ama hiç mesaj yoktu. Baktımki kimse gelmiyo bende dedimki bir kitap alıyım da okiyim zaten tahmin edemez burda olduğumu. Olurda eder diye camlı tarafa oturdum ikide bir dışarı bakıyordum. Ama bi ara okuduğum kitap çok sardı bende dalmışım kitaba. Bir anda önüme biri oturdu. Kafamı kaldırdım ki ne göriyim SARP!

"NE! NAS-"

Bi anda eliyle ağzımı kapadı ve fısıltıyla

"Dışarı gel hemen. "

Dedi. Bense bir kitap yüzünden yakalanmıştım. Lanet kitap okumasaydım keşke. Olay çıkmasın diye dediği gibi yaptım. Zaten beni kolumdan tutup çekiştirmeye başlamıştı. Dışarı çıkıncada durmadı beni hala çekiştiriyordu.

"Sarp bıraksana artık kolumu geliyorum işte. "

Hala bişey demeden yürüyordu sinirlendiğini anlamıştım o yüzden sustum. Bir süre sonra arabamın önüne geldik. Hala bileğimi tutuyordu. Bana keskin bi bakış atıp.

"Arabayı aç. "

Dedi.

"Tamam tamam ama bileğimi bırak artık. "

Bi iç çekti ama öyle bi iç çekmekti ki gömleği gerilmişti bir an.

"Sadece dediğimi yap. "

Bu haline çokta alışık değildim. Bu yüzden sadece dediğini yapmaya karar verdim. Kapıyı açınca anahtarı elimden aldı ve beni ön koltuğa oturtup hızla kemeri bağladı ve kapıyı kapadı. Ben neye uğradığımı şaşırmışken o sürücü koltuğuna geçip arabayı çalıştırmıştı bile. Bense hala kaçmanın peşindeydim. Kapıyı bi kere açmayı denedim ama kapıyı kitlemişti.Bana bakıp sırıttı ama öyle bi sırıtıştı ki anlatamam kafasının ortasına yumruk atasınız geliyor öyle bişey. Arabayı sürerken telefonu sürekli titriyor birileri durmadan mesaj atıyordu. Bi ara telefonunda Aysel yazdığını gördüm. Belliydi zaten nasıl anlamadıysam. Belliki bu sefer gerçekten benimle alakadar olduğundan Ayseli görmezden geliyordu. Amaan neyse banane artık umrumda değil.

"Nereye gidiyoruz? "

"Süprizime."

"Ama tam olarak nereye adı yok mu. "

"Restoranta."

"İyi tamam. "

Önüme döndüm ve beklemeye başladım. 1 saat sonra geldik artık akşam olmuştu. Baya parlak ve lüks bir restoranta gelmiştik. İndi ve kapımı açtı bende indim ve içeri girdik. Bize yer ayarlamıştı zaten bu yüzden beklemeden girdik. Oturduk. Sarp kolunu kaldırıp garsonu çağırdı. Garson gelip bizden siparişleri aldı ve gitti. Ama ben şuan burda Sarp la oturmak istemiyodum. Biraz bekledikten sonra yemekler geldi. Yemeğe başlamışken Sarp ın telefonu çaldı ve bi dk isteyip kalktı. Daha sonra geldi ve benim gitmem lazım diyip kredi kartını bırakıp gitti. Üzülmemiştim en azından kartını bırakmıştı bende bunun üzerine kasaya gittim ve kasiyere kartı uzatıp

"Şuan ki ödenmemiş tüm yemekleri ödemek istiyorum. "

Dedim. Kasiyer bi an şaşırdı belliki böyle şeyler olmuyordu. Neyse ben ilk oldum işte. 15 dk bekledikten sonra sonunda kasiyer ödedi ve teşekkür edip çıktım. Acaba Sarp bu harcamayı görünce ne yapacaktı. İstemsizce bi kahkaha patlatmıştım içime su serpilmişti.

~Hayatın senin için iyi olanı getirmesini beklemek yerine senin için iyi olan şeyi kendin yaratmalısın belkide~

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.