İçeriğe geç

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 50 · 13 dk okuma

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 50

💥48.BÖLÜM💥

48.Bölüm

Keyifli okumalar canlarım

🌸ONSUZ GEÇEN BİR AY..🌸

Bebeklerim bir aylık olmuştu. Geçen her saat, her gün ,her hafta, her ay benim canımı yaka yaka geçmişti, nedendir bu canımın yanması bilmiyorum ama boğazımda bir yumru vardı da onu yutamıyormuşsun gibi bir his beni sarıyordu..

Babaları yoktu koskoca beş ay onsuz geçmişti..

Nedendir onu özleyişim, nedendir onu düşündüğümde göğsümde oluşan ağrı..

Diğerlerini üzdüğü gibi yokluğu beni de üzmüştü.

Bir tarafım eden, bulur ve çeker Melek, onun sana yaptıklarını unutma desemde niyeydi, aklımın mantığımı reddedişi?

En çok beni üzen bir ay önce öğrendiğim gerçekti.

Sinanı kim, niye kaçırırdı, Helede o hâlde?

Amaliyathaneden doktorlar daha kurşunu çıkarır çıkarmaz onu alıp götürmüşler. Fatih öyle söyledi..

Kesinlikle beni üzen şey o hâlde olmasında kendimi suçlu hissetmemdi, eğer annemle onu yanlız bırakmasaydım belki şuan burda olurdu.

Acaba..acaba aklıma tersini düşünmek bile gelmiyordu ama

Yaşıyor muydu?

Sinan şuan hayatta mısın?

Hayatta ol..lütfen..bizim en çok da oğulları ve kızının ona ihtiyacı vardı.

Sinan'ın onlara bir babalık borcu vardı.

"Yenge gene bunlar ortalığa atom bombası attılar ."

Mert:in sözleriyle daldığım düşüncelerden çıktım.

"Tamam ben bakayım, ver Amine Aseli bana ."

"Al yenge..Yenge senin yaptığını kimse yapmaz. "

Mert'in sözleriyle hiç bir şey anlamadım, Yıldız'a bakınca o da bana bakıyordu

"Neyi Mert?"

"Yenge çocuklarına Sinan abimin düşündüğü isimleri koydun, kızına Sinan abimin annesinin ismini koydun."

"Eee ne var bunda Mert?"

"Yenge beni yanlış anlama ama severek evlenen çiftler bırak kaynanasının ismini koymayı, koyanlar var ama çok az bir kesim. Bazıları sormuyorlar bile. Ben bu ismi koyacağım diyor tamam."

"Mert ismin ne önemi var, karakter önemli isimlere takılmak yersiz. Senin ismini kim koydu?

"Benimkini mi? "

" Evet."

"Müdürüm. "

"Anlamadım Mert.

"Yurt Müdürüm. "

"Gene dalga mı geçiyorsun sen benimle ?"

Yıldıza baktım kaşlarını yukarı kaldırdı.

"Yok yenge ben çocuk esirgemede büyüdüğüm için.. İsimleri yurt Müdürümüz koyuyor.."

"Mert ben bilmiyordum. Özür dilerim. "

"Alıştım yenge ben sıkıntı değil. "

Yıldız Asaf Arası kucağında tutarken Mert'e seslendi

"Gel buraya koca bebek seni"

Kolunun birini açtı Yıldız ve Mert'e sarıldı. Mert şu günlerde olmayan erkek kardeşim olmuştu benim yanımda. Yıldızı söylemiyorum bile.

Herkes..

Herkes yaralıydı..

Herkes..

"Hadi ayrılın bakayım koca bebekler, şurdan bezi ve ıslak mendili verin. "

"Tamam yenge. "

Mert ayrılınca ağlamamak için kafamı yukarı kaldırdım. Yıldız'ın uzattığı ıslak mendili ve bezi alıp miniklerimin odasına geçtim.

Amine Aselim'in altını değiştirdim, sonra da minik prensesimin yüzünü sevdim yanaklarına hafif öpücükler bıraktım. Doğumdan sonra isim koyacağım zaman Fatih'e sormuştum Sinan hiç isim düşündümü diye ama onun verdiği cevap karşısında içimde bir şeyler ona karşı değişiyordu.

"Kendini sana affettirmek dışında başka bir şey düşünmedi yenge "

Ah Sinan bir gel bak ben sana neler yapacağım. Bende kaç aydır seni düşünmekten başka bir şey düşünemedim..

Sonra herkese sordum sorumun cevabını Uğur'da bulmuştum. Hastanenin ikinci günü

Herkes bir aradayken Mert'in sorusuyla

"Yenge artık bir isim koyalım bu afacanlara 1 numara, 2 numara 3 numara diye sevmekten yoruldum. İsimleri ne olacak? "

Herkes bir aradayken ortaya sordum

"Sinan'ın çocukları için düşündüğü bir isim var mıydı?

Uğur kucağındaki Yağız Alparslanı Fırat'a verip oturduğ yerde toplanıp konuştu.

"Şey Melek...Biz seneler öncesi böyle konu konuştuğumuzda aramızda böyle bir muhabbet geçmişti. O zaman Yağız Asaf koymak istediğini söylemişti sebebini sormuştum sadece eşime söyleyeceğim o da tamam derse oğlumun ismi Yağız Asaf olacak demişti. "

O konuşurken yüzüne bile bakmamıştım, onunla daha hesabım vardı.

Sırf şuan aynı odada o ve Fatih'in nefes almasının sebebi anneme güvenmememdi, Sinan'ın başına gelenler onların başınada gelmesi yüksek bir ihtimaldi.

Uğur'un bu ortamda olmasının benim açımdan diğer bir sebebi daha vardı

Lina.

Ben bu kızı öyle çok sevmiştim ki anlatamam ,hastanede her gün yanıma gelmişti yaşı küçük kalbi büyüklerdendi hanım efendi.

Uğur'un dediklerini cevap vermeden, Merte bakarak soru sordum

"Sinan'ın annesinin ismi neydi?"

Fatih soruma cevap verdi.

"Amine. "

Fatih de şu beş ayda adam olmak için mücadele etmişti hele benden helallik istediği ve ona cevap bile vermediğim günleri söylemiyorum bile.

"Tamam isimlerini ben düşünmüştüm , kulaklarına söyleyin sonrada kimliklerini çıkaralım."

Annem heyecanla isimlerini sordu.

"Ne olacak kızım bu bal torunlarımın ismi?"

"Fırat'ın kucağındaki Yağız Alparslan, o abi kardeşlerini hep koruyup kollayacak "

Gözümden akan damlayı hemen silip, ortanca miniğime baktım.

" Mertin kucağındaki Asaf Aras, benim narin oğlum, çok yakışacak bu isim, Aras da babamın ismi.."

Babamın ismini vermek ,babamı hatırlamak beni daha çok duyusal yaptı .Sinan Yağız Asaf istemiş ama onun iki erkek çocuğu var en doğrusu isimleri ikisine de vermekti. Acaba neden bu ismi düşünmüştü ?

Yağız yiğit demek. Alparslan kahraman aslan, bu isim ona çok yakışacak yakışıklıma..

Asaf vezir , ileri görüşlü demek ,Hz.Sülayman (a.s.) veziri ve en sevdigi kişiydi. Sinan bu ismi anlamları için seçmemişti galiba.

Gerçek şuydu ki Sinan'ın da çocuklar üzerinde hakkı vardı ve babalık yapmayı da çook istiyordu .

Ben oğluma babamın ismini koymuştum, eğer Sinan da babasını severek anmış biri olsaydı düşünmeden babasının ismini koyabilirdim ama annesini seviyordu bu yüzden kızıma onun annesinin ismini koymam daha uygundu.

Göz yaşlarımı silip benden kızımın ismini merak eden bakışlara cevap verdim.

"Şey kızım ismide Amine Asel olsun. Amine gerçekten güzel bir isim peyganber efendimizin (s.a.v.) Annesinin ismi, Asel de bal demek diğer anlamı da Cennetteki dört sudan biri demek benimde iki oğlumun yanında bal kızım.. "

Annem gözleri dolu dolu Asaf Arasa baktı babamın ismini koymamı hiç beklemiyordu, hamileliğim boyuncada ne isim koyacaksın gibi bir konuşma geçmemişti aramızda

Şuan Sinan burda olsaydı Kerem koymak istiyorum diye ona takılırdım.

Nasıl bir tepki verirdi acaba, düşünemiyorum bile?

Anne olmak çok güzel bir şeydi hele bu miniklerin kokuları, dokunuşları, varlıkları her şeye değerdi. Geçmişten sıyrılıp kızımı kucağıma aldım .

Abilerinin altına bakmak için kalkıp odaya döndüm ama gelen sesler gülmeme sebeb oldu .

"Off bu ne abi bey?"

Mert'in sözlerine Yıldız'dan cevap gecikmedi.

"Ordan bakınca ne gibi gözüküyor Mert ,hemde soru sorduğun çocuk bir aylık farkındasın değil mi?"

"Yıldız susar mısın yeğenimle arama girme şurada bir şey konuşuyorum ."

"Waaww girmeyiz efendim, buyrun Yağız Alparslan sizin, Asaf Aras benimlen sen ne dadlu şeysin, kolunu, bacağını ekmek arası niyetine yemek istiyorum. "

Yıldızın sözleri üzere, oğlumu kaybetme korkusu ile odaya daldım ama Mert'in haline kıkırdadım.

"Aslanım şimdi seninle bir Amca yeğen anlaşması yapacağız, bak böyle olmaz atom bombasını atan senmişsin ,dur yaramaz bitti bu bombayı hemen imha etmemiz lazım,Yıldız bomba imhayı aradın mı?"

Mert elindeki bezle Yıldız'a bakıyordu, Yıldız Mert'in haline bakıp konuştu.

"Aradım aramam mı, sizi bekliyorlar dışarda. "

"Mert bu hal ne, sen nerden biliyorsun alt değiştirmeyi, hem sen çocukların amcası değilsin bir daha onlara öyle yaklaşma, sen onların dayısısın."

Yüzünde oluşan şaşkınlık yerini tebessüme bırakmıştı.

"Yenge elim Zade'den dolayı alışkın benim, bildiğin gibi o da benim diğer kız kardeşimin çocuğu, bir an amcası değilsin dedin ya yüreğime iniyordu. "

"Sen Zade'nin yanına mı gidiyordun hastaneye?"

"Evet yenge, Fırat,ı bu konuda zar zor ikna etmişliğim vardır. Ona elimden geldiğince göz kulak olmaya çalıştım, artık sağlığına da kavuştu dayı yeğen neler yapacağız neler. "

Bunu duyunca şaşırdım, Mertle Zerda çok iyi anlaşıyorlardı gördüğüm fotoğraflardan belliydi bu ama Zerda'nın minik prensine bakan bir Mert'in olduğunu bilseydi sevinirdi heralde.

Zade..Keşke Sinan da görseydi onun bir ayda sağlığına kavuşuşunu.

"Evet Zade demişken ne zaman çıkıyor hastaneden?"

"Yenge Allah razı olsun senden, sağlığına kavuştu ama Fırat bir iki ay daha hastanede tutmak istiyor. "

"Neden hastanede tutmak istiyor ?"

"Yenge Zade diğer çocuklar gibi gelişimsel özellikler sergileyemedi bu yüzden Fırat ,nasıl bir gelişim sergileyecek diye iki ay daha gözetim altında tutmak istiyor."

"Anladım. Hastaneden çıkınca onu doğal olarak yanıma alacağım. "

O benim yeğenimdi en uygun bize düşerdi minik prens.

Amine Aselimi Yıldız'a verdim, Asaf Arasın altına bakmak için gideceğim zaman

"Yenge ben Asaf Arasın altını değiştirdim."

Mert'in sözleriyle dönüp ona baktım.

"Dayı olmak yakıştı sana sanki. "

************

"Gene mi siz!!"

Fatih yüzüne sahte bir tebessüm yerleştirdi ve konuştu

"Evet yenge bizi gördüğün için bu kadar sevinmen bizi çok mutlu etti. "

"Yaa ne demessin bende nerde kaldılar baş belaları diyordum. "

Bu kez bana cevap veren Şeyda oldu

"Melekçiğim bu dedikerini üstüme bile almıyorum, nerde benim minik farelerim onları çok özledim. "

Benim içeri bile davet etmemi beklemeden içeri daldı! Bakışlarımı ondan çektim ve karşımda duran suçlulara baktım Fırat, Fatih ve Uğur,a tabiki.

Fırat kardeşine ters bir şey yapıp içeri girmek için izin istedi.

"Melek müsaitsen içeri geçebilir miyiz?"

"Geç bakalım . "

Fırat da içeri girince Fatih ve Uğur da onu takip etti.

Odaya geçtik annem Fırat ve Şeydayla muhabbet ediyordu. Linada oyuncaklarıyla oynuyordu.

Şeyda yüzünü asarak bana baktı ve konuştu.

"Melek minik fareleri niye uyuttun!"

"Bu sen sorma ama onlar bir aylık, uyumaları çok normal değil mi?"

"Normal. Ama ben şuan onları özledim. "

Annem Şeydaya cevap verdi.

"Üzülme kızım birazdan uyanırlar. "

Şeyda annemden duyduklarıyla yüzünde tebessüm oluştu.

Uğur ve Fatih anneme selam verdi, Fatih geçip Fırat'ın yanına oturdu Uğurda kızının yanına geçip kucağına aldı.

"Kızım kardeşlerinle günün güzel geçti mi?"

Sabahtan beri susmayan Lina babasını görünce nedense o tatlı çenesine susturucu takıyordu. Babasının sorusuna kafasını sallayarak cevap verdi .

Uğur bana bakıp konuştu.

"Sizi yormuyor değil mi Melek her gün buraya gelmek istiyor eğer sizi yoruyorsa getirmem. "

"Olur mu oğlum bize zararı olmuyor Lina kızımızın, demi Melek?"

Sabırsız Şeyda gene ortamın duygusallığını bozarak sordu.

"Ya uyanmış olabilirler ben bir minik farelere bakayım ."

Ona kaşlarımı çatarak baktım.

"Otur oturduğun yerde, uyanınca duyarız. "

Gözümle masadaki cihazı gösterdim diğeride bebeklerin odasındaydı uyanırlarsa sesleri duyuyordum, Şeyda'ya verdiğim tepkinin tabiki sebebi Asaf Arasla aralarındaki güzel bağ değildi! Ben kıskanç bir insan değildim hem onların bu hallerini niye kıskanayım!

Demi!

Saçma saçma şeyler!

Fırat, Fatih ve Uğur'a baktım.

"Sende evimin çevresindeki adamlarını topla!"

"Sen niye öyle oturuyorsun, Fırat suç işlemiş çocuklar gibi!"

"Sen de bir daha Lina yük oluyor mu gibi saçma sapan konuşma yapma el kadar çocuğun ne yükü olacakmış!"

Tekrar bakışlarım Şeyda,ya döndü.

"Sende ortanca oğlumdan uzak dur!"

Konuşmam bitince nefes aldım herkes bana niye şaşkınca bakıyordu .

İlk konuşan Şeyda oldu.

"Aşk olsun Melek..Anne olmak seni daha çok korumacı, agresif ve kıskanç yapmış, baksana Asaf Arası benden kıskanıyorsun. "

"Yooo ben ve kıskanmak alakası bile yok."

Fatih konuşmaya girdi

"Yenge o adamları çekemem kusura bakma abimi kaçıranlar size de zarar verebilir. "

Haklıydı.

"Kızım Fatih haklı bak bende sabahları işe gidiyorum, aklım sizde kalmasın. "

"Tamam öyle olsun. "

Fırat'a dönüp baktım gözlerini kaçırıp konuştu.

"Bir şey yok sana öyle geliyordur . "

"Diyosunn. Peki öyle olsun ,bugün Mert bir şeyler dedi. Zade iki ay daha hastanede mi kalacak?"

"E..Evet niye sordun?"

"İki ay sonra yeğenimi yanıma alacağım da o yüzden. "

Birden yerinden ayağa kalktı.

"Olmaz!"

"Niyeymiş?"

Vardı bunda bir karın ağrısı dur bakalım

Geri yerine oturdu.

"Şeyden şeyden ya."

Fatih Fırat'a dönüp konuştu.

"Neyden Fırat?"

"Sinan vasisi ya ondan dedim. "

"Fırat kafan mı güzel senin, Melek Sinan'ın neyi? Sende kaç aydır bir dert varda çıkar yakında. "

"Yok bir şey ."

Bebeklerin ağlama sesi gergin ortama yayılınca gözlerimle Şeyda'ya döndüm.

"Sakın otur oturduğun yerde, Lina kuzum gel kardeşlerine bakalım. "

Lina koşarak yanıma geldi elimi tuttu odadan beraber çıktık ve bebeklerimin odasına geçtim.

Bu Fıratta ya sakladığı bir şeyler yada bizim bilmediğimiz bir şey bildiği kesin bir şey vardı ama ne?

Lina'nın bana kıkır gülmesiyle ona döndüm.

"Gülme. "

"Yaa gülmesene cadı. "

"Bak biraz daha gülersen seni gıdıklamaktan çatlata bilirim. "

Lina gülmesini bitirip bana baktı ben miniklerimin terlemişti diye üstlerine bakarken konuştu.

"Ama Melekcçğim yüz hallerini görecektin çok komikti hihihi Şeyda teyzenin yüz hali, Fatih ve Fırat amcanın halleri en çokta babamınki hihihi ."

"Bakıyorumda çok hoşunuza gitti?"

"Evet gitti hihihi."

"Hımm tamam o zaman ben de içeri gidip senin konuşa bildiğini söyleyim emin ol içerdeki herkesinde bu haber hoşuna gider hele o babanın. "

"Yaa mızıkçı seni. "

"Hiçte bile ben mızıkçı falan değilim. "

"Ama bana annemi bulmamda yardım edeceğini söylemiştin.."

Elimdeki yeleği bıraktım miniklerimin sessizce dururken dönüp Lina'nın boyuna eğildim.

"Bak minik arkadaşım sende biliyorsun ki babanı hiçç sevmiyorum ama senin bu yaptığın doğru değil, hem ben sana sözümü babana konuşa bildiğini söylediğimiz zaman anneni daha çabuk buluruz dedim."

"Ama melekçiğim ben babamı tanıyorum, söylemez.."

"Ama babanı böyle yaparak ne kadar üzdüğünü biliyor musun?"

"Tamam haklısın, hiç gelmeyecek biri için boşa mücadele ediyorum değil mi?"

Gözleri dolu dolu konuşan miniği kendime çekip sarıldım.

"Elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz, eğer annen seni bırakmak istemeseydi bırakmazdı. "

"Lina..Sen konuşa biliyor musun?"

Uğur'un sözleriyle ayrılıp Linayla bir birimize baktık!!

"Melekçiğim galaiba babam bana çok kızacak ona yalan söylediğim için "

Daha ben cevap vermeden Uğur kızını kucağına alıp sarıldı, öptü etrafında döndürdü kapının ağzında Annem, Fatih, Şeyda, Fırat hepsi duyduklarına inanamamış gibi bakıyordu.

Ahh aptal kafam ses cihazı açıktı değil mi, ben onu nasıl unuttum inşallah Lina bana kızmaz.

Ama bir baba olarak Uğur bunu farketmiyordu ,annesinin onu sırf hasta diye terk ettiğini bilseydi babasını bu zamana kadar üzdüğü için pişman olurdu.

"Seni verene kurban olurum ben linamm ."

Uğur durup Linayı kucağında tuttu bizimkilere bakıp sordu

"Ben yanlış duymadım demi gene rüyada mıyım ,sizde duydunuz kızım konuşuyor?"

"Evet oğlum amcasının balı konuşuyor. "

"Hatta bizimle dalga bile geçiyor küçük cadı. "

Şeyda,nın sözlerine Lina dilini çıkararak karşılık verdi.

Babasının boynuna sarılıp konuştu.

"Özür dilerim baba..Ben sadece annemi görmek istedim ama Melek ablam haklı annem beni bırakmak istemeseydi bırakmazdı, ben bunca zaman gelmeyecek bir anne için mücadele ettim, beni seven babamı da üzdüm...Özür dilerim affettin beni?"

Uğur Lina'ya öyle güzel sarılmıştı imrenmemek elde değil. Benim miniklerimin babası da gelir miydi?

Uğur akan göz yaşlarını silip Linayla birlikte bana döndü

"Melek..Affet bizi bizim yaptıklarımıza rağmen sen gene kalbinin güzelliğini konuşturdun..Teşekkür ederim sana. "

"Bir adım daha atarsan en cok yapmak istediğim şeyi yaparım Uğur şu masanın üstündeki vazoyu kafana geçiririm."

Kapıdaki kişilerden kıkıtırtı gelirken, Uğurda göz yaşlarını silerek geri geri gitti.

Bende miniklerime dönüp onlarla ilgilendim .

"Anne yardım eder misin, Asaf Arası alır mısın ?"

"Necla teyzeciğim siz Amine Aseli alın ben aşkımı alırım. "

"Bende ondan korkuyorum ya Şeyda!"

Asaf Arası alıp içeri kaçtı sinsii, benim oğlumla bu kadar iyi anlaşmamalı.

Fatih'te Amile Aseli aldı.

"Amcana gel prensesim ."

Büyüyünce bu çocuklar bunları severse valla sütümü helal etmem !

Tamam Sinan babanız onu sevin ama özellikle Asaf Aras sen bu Şeyda'yı çok seversen seni erkenden sünnet ettireceğim bak sen gör!..

Anneliğin kanunu bu muydu arkadaş ben dokuz ay karnım da taşıyım, doğumda o kadar acı çekeyim ama tatlılıklarından hem başkaları faydalansın!

Olmaz başlarım böyle kanuna!

Yağız Alparslan'ı kucağıma alıp iki kaçağın peşinden odaya gittim.

*************

Bugünde yorucu bir şekilde geçmişti, Uğur sonunda Lina'nın konuşabildiğini öğrenmişti.

Annem bana biraz kızmıştı konuştuğunu biliyordun madem niye babasına demedin diye.

Haklı ama Lina'nın kendisi söylesin istedim.

Çok şükür bu dertten de kurtulduk geriye bir Sinan'ın çıkıp gelmesi kalmıştı.

Birde abimin mezarı..

Anneme nasıl diyecektim ben bunu, dilim varmıyordu, kimin dili varırdı böyle bir haberi vermeye...

Onun dilinden duymayı çok istemiştim Sinan'ın söyledikleri doğru muydu, gerçekse bile abimden duymak gerekti..

Gönlümden geçen abimin suçsuz olmasıydı.

***********

Çalan eski telefonumla elimdeki işi bıraktım. Bu saatte annem işten gelirken hep bir şey eksik mi diye sorardı. Gene Sultanım arıyordur, tebessüm ederek telofonu elime aldım. Ama ekranda yanan numara kayıtlı olmayan bir numaraydı bu saatte kim arıyordu!

Sinan'la ilgili olabilir düşüncesiyle hemen açtım.

Alo Melek Gümüşlemi görüşüyorum?"

Ses tanıdık gelmedi.

"E..evet buyrun telefonunuz kayıtlı değil kimsiniz?"

"Başın sağolsun abini kaybetmişsin. "

Şuan içimde oluşan acı neyin nesiydi..

Bu haberi veren kimdi?

"Kimsin sen!"

"Şuan abinin cesedinin karşısında duruyorumda, çok üzüldün insanın cesedi bir çöplüğe atılır mı? Hele de bir köpek ordusunun içine. "

Allah'ım bu adam neler diyordu!

Başım dönünce yanımdaki sandalyeye tutundum. Derin bir nefes alıp konuştum

"Se..Sen ne diyorsun, Kimsin sen!"

"Melek Gümüş, abinin bir mezarı olsun istersen sana atacağım adrese gel abinin naşını al burdan son kardeşlik görevini yap ona."

Telefonu yüzüme kapatmıştı!!

Kimdi bu?

Dedikleri doğru muydu?

Elimdeki telefona baktım tekrar geri arayacağım sıra Yıldız'ın sesiyle telefonu masaya bıraktım.

"Sana seslendim duymadın, Şeyda Asaf Arası yemekten bitiriyor, oğlunun namusu elden gidiyor. "

"Tamam ben geliyorum."

"Bir sıkıntı mı var?"

"Yo..yok ben bir Yağız Alparslan'a bakayım. "

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Burda bitmiyordu:(

Sinanı Gölgeyi yazacaktım ama fırsatlar izin vermiyor, sahurdan beri ara ara yazdım bu kadar oldu idare edin canlarım benim hemen yeni bölümü yazmaya başlayacağım.

İsimler için çok teşekkür ederim,diğerleri üzülmesin bizim yazdığımız isimler olmamış diye o isimleri diğer kurgularımda kullanacağım 💕

Allah'a emanet olun💕

Sağlıcakla kalın ❣

.

...

.

Bölüm sonu

8 yorum