34.Bölüm
Keyifli okumalar canlarım
🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟
🌸ORDASINDEĞİL Mİ!?🌸
"Eğer şimdi beni bırakmazsan Osmanlı tokatından sonra, bacak arana çok güzel bir tepik yiyeceksin!"
Nasıl bir korkuyla, beni bıraktığının kendi bile farkında değildi.
"Tamam ben birden şey ettim, "
Benden uzaklaşıp eliyle kafasının pansuman olmayan tarafını karıştırdı.
Ona bakıp, sağ kaşımı yukarı kaldırdım.
"Bir daha şey etme o zaman."
Odadan çıkıp kendi odama giderken Zerda'nın odasından bir ses geldi.
Sinan'a söylemek istedim ama geri bu fikrimden vazgeçip kapıyı açtım.
Odaya dikkatlice baktım hiç bir ters giden durum yoktu. Kapıyı çekip çıkacağım zaman siyah deri kanepenin üstünde duran kağıda anlam veremedim, oraya doğru yürüdüm. Sinan niye burda bir kağıt bırakmıştı ki ? Zerda'ya ait olabilirdi geçenlerde de çekmecede ona ait fotoğraflar ve Yiğit'e yazdığı aşk mektuplarını bulmuştum. Elime aldığım kağıdı kaybolmaması için daha güvenilir bir yere koymak isterken kağıttaki yazıları görmemle elim ayağım boşaldı.
"Seni kurtaracağım abim o adamdan uzaklaş."
Kanepeye kendimi nasıl bıraktığımı anlamadım.
Bu ne demekti abim..
Zerda'ya bunları yapan abim miydi??..
Abi ne yaptın sen ..
Allah'ım lütfen bunu yazan abim olmasın.
Dışardan duyduğum seslerle, hemen koşarak açık pencereden dışarı baktım.
Ama dışarda ne abimi ne de başka birini gördüm.
Kapıyı açarak odama giderken Sinan da odasından çıktı. Ben hemen kapıyı açarak içeri girmek isterken bana seslendi.
"Melek, iyi misin?"
Önüme geçip ağlamış halime baktı. Ben sorduğu soruya sadece kafamı sallayarak cevap verdim.
"Emin misin, niye ağladın sen ?"
Karşımdaki adama baktım. Abim hakkında söyledikleri doğru muydu ?
O..o gün anlattıklarını hatırladıkça, söyledikleri..
'Zerda..Zerdam benim kardeşten öte kardeşim,sırdaşım, arkadaşım, kayısı çiçeğim..Her şeyimdi o benim...Altın sarısı saçları vardı onun sevmeye kıyamazdım ben..Ama keşke görseydin onu bulduğumdaki halini..Benim sevmeye kıyamadığım saçını..Senin şerefsiz ruh hastası abin sıfıra vurmuş neden biliyor musun?.. kafasındaki yaralara dikiş atılabilsin diye.."
Ben kardeşimi bulduğumda daha doğrusu ordan kaçıp geldiğinde üstü başı çok kötüydü yüzündeki, ellerindeki kollarındaki ve tüm vücudu yara bere.. dikiş atılmış, morluklarla dolu bir Zerda vardı karşımda..Hatta ilk korumalar tanıyamamış onu öyle kötüydü..Öyle bitik bir haldeydi ki .."
Güvenlik kamerasında gördüğüm Zerda'nın en son hâli beni bitiriyordu. Nefes alamayacak gibi oluyordum.
"O..öldüğünde otopsisinde on tane kurşun yarası çıktı..beş tanesi çok riskli yerde olduğu için çıkarılmamış bile..Melek ama en çok ona acı veren şey ne biliyor musun?.."
"Sana her gün tecevüz ettiğimi düşün! Seni bir odaya hapsettiğimi..Ha oda dediysem fareler ve böcekler oda arkadaşın olduğu güneşin bile uğramadığı bir oda ! Beslenmene bile izin vermediğim bir tutsaklık!! Üstünde ortadan kaybolmadan önce giydiği elbiseyle bir sene onu giymiş.. insan yerine koymamış senin şerefsiz abin!!
Hıçkırıklar içinde ağlarken Sinan'ın bana dokunmasıyla son söylediklerini duydum
"İyi değilsin sen !Neyin var?"
İlk aklıma geleni söyledim,
"Ağrım var."
"Üstünü daha değişmemişsin,benim yüzünden mi ağrın var?"
"Ha-ha-hayır se-nin yüzünden değil..hamilelikte olur galiba böyle şeyler."
"Benim yapacağım bir şey var mı ? Ağrını nasıl hafifletebilirim?"
"Şey.. bana eczaneden bir ağrı kesici hap alıp gelebilir misin?"
Onu uzaklaştırmak istedim.
"Tamam hemen gidip alır gelirim, sen böyle yaş giysilerle durma üstünü değiştir. Beraber gidelim istersen ?"
Kafamı sallayarak onayladım onu.
"Tamam ben değiştiririm üstümü, ama sen tek git. Seni beklerken biraz uzanırım ağrının geçmesi için."
"Tamam ben hemen gidiyorum."
Odasına giderek üstüne ceketini ve arabanın anahtarını alarak çıktı. Bende odama gittim, pencereden bakarak gittiğinden emin oldum.
La Calin müziğini açabilirsiniz. Medyada var.
Koşarak onun odasına girdim. Geçen zorla elime tutturduğu silahı aradım ama bakmadığım yer kalmamıştı nereye koymuş olabilirdi ?
En son dolabın içindeki kutu aklıma geldi, gidip açtım siyah silahı elime alıp dışarı çıktım.
Etrafa bakarak konuştum.
"Ordasın değil mi !!!"
"Sen iğrenç bir abisin! Zerda'ya yaptıklarını öğrendim ! Çık karşıma çık ki bu yaptıklarının hesabını ver !"
"Annem senin bunları yaptığını bilse..kadın kahrolur!"
"Cevap ver bana nerdesin Allah'ın cezası!Çık karşıma abim demeden alnının çatından vurmazsam banada Melek demesinler!"
Etrafta hiç bir ses yoktu. Abim haklı olsaydı çıkar kendini anlatırdı. Demek ki suçluydu benim abim..
Sinan haklı mıydı...
Ağaçların arasından duyduğum ayak sesleriyle silahı o tarafa doğrulttum.
Emniyetini açıp sesin geldiği yöne tuttum.
"Sen zalim olduysan abi..Sanada acımam!"
Silahı ateşledim anda silahı ateşlediğim taraftan bir ses geldi.
"Ahhh."
O tarafa doğru gidecekken Sinan arabayla geldi. Arabadan indi. Bir elimdeki silahına bir de bana baktı.
"Melek benim içim rahat etmedi hastaneye gidelim diye geri döndüm de bu elindeki silahımla ne yapıyorsun sen?"
Göz yaşlarımı silip, biraz zaman kazanmaya çalıştım.
"Şey ben ses duydum, korktum ondan silah..."
"Kullandın değil mi,duyduğum ses sana mı aitti?
Kafamı salladım. Yanıma gelerek silahı elimden aldı, beline koydu. Sinirli gözüküyordu. Sesi sertti.
"Nerden ses duydun!?"
Sesin geldiği yeri gösterdim. O tarafa doğru gitti nehri geçip, çam ağaçlarının içine girip bakındı.
Gözden kayboldu.
Bu içimdeki endişe kimin içindi, Abim için mi,yoksa Sinan için mi bilmiyorum.
Ben korkudan birazdan doğuracaktım.
Abim ordaysa Sinan benim yapamadığımı yapar kafasına sıkardı. Üzülür müydüm orası meçhul!
Ağaçlıkların içinden kızgın bir şeklilde çıkıp yanıma geldi.
"Sen ne yaptın, Orda kan var!"
"K-kan mı?"
.
.
.
.
.
.
YunusEmreclm bu bölüm sana abisi ortaya çıktı
Ve oy yapan yorum veren tüm okur canlar Allah sizden razı olsun.
Yeni bölüm en kısa zamanda gelecek.
Sizce Melek kimi vurdu?🤔
O yerdeki kan kime ait sizce?
Melek nasıl silah kullanmasını biliyor derseniz eee kırıkkaleli kız 😂
🌸Silaha adını veren şehir 🌸
KIRIKKALE
.
.
.



