Yazıyor…” Defnenin anlatımıyla… Gece saat 4 olmuştu ve ben o sohbetten sonra uyuyamamıştım. İçimde anlamlandıramadığım bir şey vardı. içim içime sığmıyordu. Yataktan kalktım ve aktif olup olmadığına baktım. *Son görülme 2 saat önce.* Yani konuşmamızdan hemen sonra çıkmıştı, acaba yorumumu gördü diye düşündüm. “Of ne merak ediyorsun umursama”dedim kendi kendime. Ne kadar böyle desemde beynim susmuyordu. Bu platformda bir sürü insanla konuşmuştum ama hepsi tek cümlemden sonra direk “yazışmayı gönderi olarak atabilir miyim?” “Lütfen grubumuza gel kimse seninle konuştuğuma inanmıyor.” Diyordu. Ama o farklıydı Belkide bana öyle gösterdi,normal bir insanmışım gibi konuştu benimle. Bunu fark etmem dudaklarımın memnuniyetle kıvrılmasına neden oldu. Biraz daha aktifte olan insanlara baktıktan sonra saatin 5 olduğunu farkettim. 3 saatte 3 saattir diye geçirdim içimden ve kendimi yatağa bıraktım. Sabah alarmın sesiyle gözlerimi açtım. Uykuya bayılırdım ama dün akşam yatamadığım için bugün sersem gibiydim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra yatak toplamayı es geçip üstümü giyindim. Saçımı sıkı bir at kuyruğu yaptıktan sonra aşşagıya indim. Kocaman masa yine kurulmuştu 80 çeşit şey vardı resmen. Babam da yememişti anlaşılan. Yemek yemeyi seviyordum, oturup kendime dolu bir tabak hazırlayıp yemeye başladım. Yemeğim bitmişti saat 8:20 idi hemen çıkarsam anca yetişirdim yürümeyi seviyordum. Şöför tekrardan -isterseniz sizi kardeşinizle bırakabilirim. Dedi O aptal ucubeyle gitmeyecektim tabiiki “sağol” dedim ve montumu alıp çıktım. Hava yağmurluydu kulaklıklarımı takıp rastgele bir şarkı açtım. “Wheres my love” Şarkı ilerlerken söylediği bir cümle bana annemi hatırlattı. “Just come home” diyordu şarkıda. “Sadece eve gel” diyordu. Anlık bir şekilde duraksadım okulun önüne gelmiştim. Yutkundum ve başımı dikleştirerek okula girdim. Beni bekleyen arkadaşlarıma selam verip yanlarına gittim. Bugün fazlasıyla başım dönüyordu. Duru’nun anlatımıyla… Okulun önünde gördüğüm manzarayla afalladım. Defne duraksamış sadece dümdüz gözlerle yere bakıyordu. Başka birisi olsaydı yanına gidip ne olduğunu sorardım ama o defneydi işte. Derin bir iç çektikten sonra başını tekrar dikleştirdi ve okulun içine girdi. Ne kadar nefret etsemde ne olduğunu merak etmiştim. Umursamamaya çalışarak bende okulun içine girdim dolabıma eşyalarımı bıraktım. Sırama oturup telefonlar toplanmadan bir gönderi daha attım. “Harika,yine uykusuz bir gün.” Yazdım ve gönderip kutuya koydum. Dersin başlamasına 5 dakika vardı defne arkadaşlarıyla beraber gülüşerek sınıfa girdi. Bana hiç bakmadan yerlerine oturdular. Bugün ilk ders Türkçe sınavıydı. Türkçe hocası içeriye girdi,sınav kâğıtlarını dağıtıp genel kuralları söyledi ve yerine oturdu. Bütün soruları sorunsuz bir şekilde çözmüştüm. Annemin verdiği kaynaklardan çıkan sorular gerçekten yardımcı olmuştu. Kâğıdımı teslim edip çıkacakken bana bakan defneyi farkettim. İster istemez kafam o tarafa döndü gözlerini kaçırmak yerine uzun uzun baktı gözlerime. Ögretmenin seslenmesi ile gözlerimi ondan çektim. -Durucum bitirdiysen getirebilirsin Dedi nazik bir şekilde. İki adım atarak kâğıdımı ona verdim yine ilk ben bitirmiştim. Kâğıdı verip sınıftan çıktım. Kantine indim ve bomboş olduğu için istediğim sıraya oturup aldığım sıcak çikolatayı içmeye başladım. Bu soğuk havada içimi ısıtmıştı. Tenefüs zili calınca kalabalık olacağını bilerek kantinden çıktım ve lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. Tam çıkacakken kızlardan birinin -defne yine sınav kağıdını boş bırakmış -babasının parasına güveniyor -aynen sonuçta ne olursa olsun iyi bir üniversiteye gidecek Diyerek gülüşüyorlardı. Umursamayarak sınıfa gittim. Pazartesi olan matematik sınavı için yanımda getirdiğim test kitabını çözmeye başladım. Sınıf sessizdi kimse yoktu ve ben en çokta bunu seviyordum. Ders başladı ve Türkçe hocası içeriye girdi. Herkes yerlerindeydi -Evet arkadaşlar sizden sınav sonrası proje notu için bir proje veriyorum sınavdan düşük alanlar büyük için bir avantaj olacak Arkadan notları düşük alan bir kız -yüksek notlar alanlar umursamasın mı yani? Dedi alaycı bir ses tonuyla. Bütün sınıf güldü. Öğretmen ise -kimi ilgilendiriyor bilmiyorum ama dönem başı notlarından belliki seni ilgilendiriyor pınarcığım. Dedi bütün sınıf şok olmuş bir şekilde hocaya bakarken defne kahkaha attı. Bu kıza nerde ne yapması gerektiği ögretilmemiş miydi? Öğretmen sözü tekrardan ele aldı. -proje için ikili gruplar yaptım masamdaki kagıttan okuyabilirsiniz bugün cuma hafta sonu buluşun ve halledin pazartesi hazır olsun. Dedi ve zil çaldı. İyi tatiller dileyerek sınıftan çıktı herkes listeye doluşmuştu. Defne yerinde otururken kalabalıkta kâğıda bakan ismini bile bilmediğim bir kız defneye doğru -defneee duruyla beraber yapacaksınız ne kadar üzücü umarım becerebilir Dedi kıkırdayarak. Defne tekrar kahkaha attı. Bu kız ve kahkaha arasında ne vardı böyle. Sırama doğru yavaş adımlarla gelip herkesin duyabileceği bir şekilde -projeyi yapmak istiyorsan bana mesaj at, yada yapma umrumda değil. Dedi ve gülerek sınıftan çıktı. Beden gösterisi sıktığı için gözlerimi devirerek çantamı topladım ve okuldan çıktım. Sessizçığlık’tan yeni mesaj:günün nasıldı? Dudaklarım memnuniyetle kıvrıldı ve cevap yazmaya koyuldum.
Bölüm 4
Proje
Bölüm sonu
4 yorum
Çok heyecanlı 😁👏🏻
Avagagaga ne demek burda bitti yeni bölüm
1YanıtPınara meydan dayagi atalim
Yazık ikiside sanaldan birbirleriyle konuştuklarını bilmiyolar
1Yanıt


