İçeriğe geç

“When Silence Holds Us”

Bölüm 10 · 2 dk okuma

“When Silence Holds Us”

Bölüm 10

"Gizlenen Niyetler"

Olayların üzerinden iki gün geçmişti. Kampüs hâlâ uğultu içindeydi. Kimi öğrenci destek mesajları yayıyor, kimileri ise hâlâ homofobik yorumlar yapmaktan geri durmuyordu. En kötüsü ise okul yönetimi hâlâ sessizdi. Minho ve Han, diğer arkadaşlarıyla birlikte öğrenci kulübü binasında toplandı. Felix, duvara asılmış telefon numaraları ve eylem planlarını gösteriyordu. “Bugün basın bildirisi hazırlayacağız,” dedi Bang Chan ciddi bir tonla. “Eğer okul susuyorsa, biz konuşacağız.” Jeongin, bir klasör çıkardı. “Şu ana kadar sosyal medyada yapılan nefret içeriklerinin ekran görüntülerini topladım. Hepsi kanıt.” Han sessizdi. Gözleri dolmuştu ama ağlamıyordu. Artık kabuğunu kırmış, içine değil dışına dönmüştü. O sırada Changbin kapıdan hızla girdi. Elinde bir USB vardı. “Bunu izlemelisiniz.” USB’yi bilgisayara taktılar. Açılan video, okul güvenlik kamerasından alınmıştı. Görüntüde Yeonjun bir sınıfta yalnızdı. Elinde bir telefon vardı. Sonra... birden bilgisayara USB takıyor, klasörleri açıyor, bazı dosyaları yüklüyor...Minho ekrana eğildi. “Bu bizim fotoğraflarımızın yayınlandığı tarih…” Changbin başını salladı. “Bu, onu ifşa eden kişi olduğunu kanıtlıyor.” Han dişlerini sıktı. “Yani sadece zorbalık yetmedi, bir de gizlice çekilen görüntülerimizi yaydı?” Hyunjin ayağa kalktı. “Bunu polise götürmeliyiz, mahremiyetin gizlice yayılmasından dolayı suçlu olur. Hemen gidelim bence!” Ama o anda kapı açıldı. Müdür yardımcısı, yanında iki güvenlik görevlisiyle içeri girdi. Gerginlik bir anda yükseldi. “Lütfen sessiz olun. Bu odada yasadışı delil saklandığına dair ihbar aldık,” dedi. Minho öne çıktı. “Ne delili? Kendi mahremiyetimizi koruyoruz. Asıl suçlu Yeonjun!” Müdür yardımcısı sertçe konuştu. “Bu sizin yorumunuz. Ama izinsiz elde edilen güvenlik görüntülerini paylaşmak da suçtur.” Felix bağırdı: “O görüntüler olmasaydı Yeonjun’un yaptığını nasıl kanıtlayacaktık?” Güvenlik görevlileri Changbin’e yöneldi. “Sizi müdürün odasına alacağız. Lütfen bizimle gelin.” Minho adım attı. “Hayır! O video bizim adımıza savunma niteliğinde—” Ama Changbin göz kırptı. “Sorun yok. Gerçeği saklayanlar değil, ortaya çıkaranlar suçluysa... bu okul çoktan çürümüş demektir.” Changbin götürülürken herkes donup kaldı. **Aynı günün akşamı** Han, sessiz kampüsün arka bahçesinde Minho’nun yanına oturdu. Gökyüzü griydi. Hava bunaltıcı, ama sessizlik rahatlatıcıydı. Han mırıldandı. “Sence… insanlar gerçekten değişebilir mi?” Minho bir süre düşündü. “Bazıları evet. Ama bazıları sadece nefretlerini daha güzel kelimelerle süslemeyi öğrenir.” Han başını salladı. “Ben bu üniversiteyi sevmiştim. Burada seninle tanıştım. Kendimi buldum. Ama şu an her şey bulanık.” Minho onun elini tuttu. “O bulanıklık dağılacak. Biz bu üniversiteden sadece bir mezuniyetle değil… bir mücadeleyle ayrılacağız.” O sırada telefonları aynı anda titredi. >Yeni bir paylaşım:> “Yeonjun’un gizlice öğrenci bilgilerine eriştiği video yayıldı!” Jeongin gruba mesaj attı: **“Bir hacker destek grubu bizim adımıza harekete geçmiş! Video sızdı! Artık herkes gerçeği biliyor!”** Han Minho’ya baktı. “Bu savaş bitmedi.” Minho gülümsedi. “Ve biz hâlâ ayaktayız.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.