İçeriğe geç

"SIRALARIN GÖLGESİ"

Bölüm 5 · 3 dk okuma

"SIRALARIN GÖLGESİ"

Bölüm 5

SIRLARIN GÖLGESİ

İstanbul Boğazı’nın serin rüzgarı, Araslı Köşkü’nün bahçesinde uğuldarken Kerem elindeki isimsiz notu bininci kez okuyordu: "Babanın ölümü bir son değildi, Ahmet Yılmaz’ın hayatta olması ise senin yeni başlangıcın olacak. Onu terk edilen tersanede bul."

Kerem, yanında duran Leyla’ya döndü. Leyla’nın gözleri umut ve korkuyla doluydu.

Leyla: "Kerem, ya bu bir tuzaksa? Ya Selin’in veya annenin son bir oyununa geliyorsak?"

Kerem: "Olabilir Leyla. Ama babanın hayatta olma ihtimali, her türlü riske değer. Eğer o yaşıyorsa, on beş yıllık bu karanlık perde tamamen yırtılacak."

Birlikte eski, paslanmış gemilerin arasında, şehrin unutulmuş bir köşesindeki tersaneye gittiler. İçerisi rutubet ve deniz tuzu kokuyordu. Karanlığın içinden, aksayarak yürüyen, saçları kırlaşmış bir adam belirdi. Yüzündeki yanık izleri, o meşhur yangının sessiz tanığıydı.

Ahmet Yılmaz: "Leyla... Kızım?"

Leyla olduğu yere yığılır gibi oldu. Kerem onu tutmasa düşecekti.

Leyla: "Baba? Sen... Sen ölmedin mi? Bize neden öldüğünü söylediler?"

Ahmet: (Gözyaşları içinde Leyla’ya sarılarak) "Hanzade... Beni tehdit etti. Eğer ölmezsem, senin ve annenin canına kıyacağını söyledi. Sizi korumak için kendimi feda ettim kızım. Yıllarca uzaklardan sizi izledim ama dokunamadım."

Kerem: "Ahmet Amca... Babam? O gece gerçekten ne oldu?"

Ahmet: (Kerem’in omzuna elini koyarak) "Baban bir kahramandı Kerem. Yangını Hanzade’nin adamları çıkardı. Baban beni dışarı itti, kendisi ise o günlüğü ve kasadaki belgeleri kurtarmak için geri döndü. O gece sadece babanı değil, benim hayatımı da çaldılar."

BÜYÜK HESAPLAŞMA - HOLDİNG BİNASI

Ertesi sabah, Araslı Holding’in yönetim kurulu toplantısı vardı. Hanzade Hanım, son bir çabayla şirketi satıp yurt dışına kaçma planları yapıyordu. Tam imzayı atacakken kapı bir gürültüyle açıldı.

İçeri önce Kerem, ardından Leyla ve en son Ahmet Yılmaz girdi. Salondaki herkes şok içinde ayağa kalktı. Hanzade Hanım’ın elindeki kalem yere düştü.

Hanzade Hanım: "Bu... Bu imkansız! Sen ölmüştün!"

Ahmet: "Senin kurduğun o yalan imparatorluğu bugün yıkılıyor Hanzade. Adalet geç gelir ama mutlaka gelir."

Kerem: "Yönetim kurulu üyeleri, annemin tüm yetkilerini elinden alıyorum. Elimde hem babamın günlüğü hem de Ahmet Yılmaz’ın ifadesi var. Polisler aşağıda bekliyor."

Hanzade Hanım, son bir kibirle doğruldu ama dizleri onu taşımadı. Güvenlik eşliğinde dışarı çıkarılırken, Leyla’nın yanından geçerken durdu.

Hanzade Hanım: "Kazandığını mı sanıyorsun küçük terzi? Araslı kanı her zaman kazanır."

Leyla: "Siz Araslı adını lekelediniz Hanzade Hanım. Ben ise o ismi Kerem ile birlikte temizleyeceğim."

ALTI AY SONRA - MUTLU SON

Mahalledeki o yıkım kararı durdurulmuş, evler restore edilmişti. Leyla’nın ailesi artık korku içinde değil, huzurla yaşıyordu. Ahmet Yılmaz, mahallenin sevilen terzi dükkanını yeniden açmıştı.

Araslı Köşkü’nün bahçesinde büyük bir davet vardı. Ama bu seferki davet, entrika için değil, birleşme içindi. Leyla, kendi tasarladığı o bembeyaz, uçuş uçuş ipek elbiseyle merdivenlerden iniyordu. Kerem, bahçenin ortasında onu bekliyordu.

Kerem: (Leyla’nın ellerini tutarak) "Hayatımın en güzel tasarımı karşımda duruyor."

Leyla: "Bu sadece bir elbise değil Kerem. Bu, bizim küllerimizden doğuşumuzun hikayesi."

Kerem: "Geçmişin gölgesi bitti Leyla. Artık sadece bizim güneşimiz var. Benimle, her gün yeni bir hikaye yazmaya var mısın?"

Leyla: "Sonsuza kadar Kerem Araslı."

İkili birbirine sıkıca sarılırken, gökyüzünde havai fişekler patlıyordu. Ahmet Bey ve Münevver Hanım uzaktan gururla bakıyor, Mert ise köşede bir yerde Leyla’nın mutluluğuna buruk ama içten bir gülümsemeyle eşlik ediyordu.

Holdingin adı artık "L&K Moda Evi" olarak değişmişti. Leyla’nın çizimleri Paris podyumlarında yankılanırken, Kerem dürüst bir iş adamı olarak babasının mirasını yaşatıyordu.

Kamera yavaşça İstanbul Boğazı’na doğru uzaklaştı. Dalgaların sesi, kavuşan iki kalbin atışına karıştı.

FİNAL

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.