-- Aynı Saatlerde, Taehyung’un Tarafı -- Taehyung, Jimin ve Jungkook’la arabada oturuyordu. Jimin: “İçeriden biri seni satıyor. Dün geceki adamın telefon kayıtları bizim ağdan.” Taehyung: “O zaman sızıntı burada.” Jungkook: “Sence kim olabilir?” Taehyung: (sigarasını yakar) “Henüz bilmiyorum. Ama Jennie’nin adı geçmeye başlarsa… her şey yanar.” Jimin ona baktı. Jimin: “Senin için o kadar mı önemli?” Taehyung kısa bir duraksamadan sonra fısıldadı: Taehyung: “Onu ilk kez ameliyat masasında gördüm, elleri kan içindeydi ama kalbi hâlâ ışık saçıyordu.Benim karanlığıma dokunan tek kişi o.” Jungkook sessizce ön cama baktı. Jungkook: “O zaman bundan sonra hem onu hem seni kurtaracağız, hyung.” Hastane yoğunluğu yavaş yavaş azalıyordu. Koridorlarda loş bir ışık hâkimdi, sessizlik tedirgin edici bir huzur gibiydi.Ta ki Jennie dosyalarla uğraşırken yine bir köşeyi döndü ve elbette yine Taehyung’la çarpıştı. Jennie: “Yine mi sen?” Taehyung: “Kader.” Jennie: “Ben buna lanet diyorum.” Taehyung: “Lanetler de bazen doğru insanı getirir.” Jennie göz devirdi. Jennie: “Seninle konuşurken IQ seviyem düşüyor.” Taehyung: (gülümser) “Yani biraz olsun etki ediyorum.” Jennie: “Etki değil, felaket.” İkisi tartışırken Jisoo uzaktan gülümseyerek izliyordu. Lisa: (Rose’ye fısıldar) “Cidden bunlar bir gün evlenirse nikâh şahitleri olarak kurşun geçirmez yelek takmamız lazım.” Rose: “Belki de boşanma avukatı olalım direkt.” Jisoo: "Yok yaa,bence çok yakışıyorlar." Lisa: "Bunlar mı yakışıyor cidden Jennie daha iyisine hakediyor." Ross: "Lisa yalnız Taehyung'a yazık ediyorsun sevmiyorum onu ama adamın hakkını yeme yakışıklı." Daha sonradan çalışmak için ayrıldılar. Jennie: “Beni mi takip ediyorsun?” Taehyung: “Evet.” Jennie’nin adımları durdu. Jennie: “Bari bunu saklama zahmetine gir be.” Taehyung: “Saklamam. Çünkü sen sakladıkça ben izlerim.” Jennie cevap vermeden geçip gitmeye çalıştı, ama Taehyung önüne geçti. Taehyung: “Bir dakika. Dün geceki saldırıdan sonra hâlâ buradasın. En azından koruma talep etmeliydin.” Jennie: “Ben doktorum. Korkak değilim.” Taehyung: “Doktorlar da ölebilir.” Jennie: “Ama senin yüzünden yaşamazlar.” İkisinin arası birkaç saniye boyunca sessiz kaldı.Sonra Taehyung’ın yüzünde istemsiz bir gülümseme belirdi. Taehyung: “Seninle tartışmak bile zevk haline geldi.” Jennie: “Bunu terapi notlarına mı yazayım, yoksa mezar taşına mı?” Taehyung:(sırıtarak) "Bilmem senin tercihin" Jennie:(ciddiyetle) "Taehyung cidden artık peşimi bırak inanki sen olduğun sürece güvenli bir yerde değilim." Taehyung: "Sen bunu dediğin sürece seni yinede bırakmayacağım Jennie." Jennie derin bir nefes alıp dosyaları düzeltirken, koridorun sonundaki güvenlik kapısı aralandı.Karanlıkta biri belirdi.Elinde susturuculu bir silah.... Taehyung refleksle döndü. Taehyung: “Jennie! Eğil!” Ama Jennie anlamadan önce kurşun sesi yankılandı. Zaman yavaşladı. Camlar paramparça oldu. Ve sıcak bir acı Jennie’nin karnını delip geçti. Jennie şaşkınlıkla göğsüne bastı, elleri kana bulandı.Ayakta birkaç saniye durdu, sonra dizlerinin üstüne çöktü. Jennie: (fısıldayarak) “Taehyung…” Taehyung’un gözleri karardı. Koşup onu kollarına aldı. Taehyung: “Hey! Gözlerini kapatma!” Jennie: “Ne… yaptın?” Taehyung: “Ben değilim! Jennie, bak bana!” Bir yandan silahını çekti, diğer yandan onu kucağında tutuyordu.Elini göğsündeki yaraya bastırdı, kan basıncı hızla düşüyordu. Taehyung’un sesi titriyordu öfke, korku ve panik birbirine karışmıştı. Taehyung: “Acil ekip, hemen buraya!” Jimin ve Jungkook koşarak geldi, Lisa,Rose ve Jisoo da arkadan. Lisa: “Tanrım, Jennie!” Rose: “Hemen ameliyathaneye!” Taehyung, Jennie’yi kollarına aldı ve doğrudan ameliyathaneye koştu. Koridorun duvarları, siren sesleri ve ayak sesleri arasında yankılanıyordu Jennie sedyede yatarken bilinci gidip geliyordu.Gözleri arada bir açılıyor, Taehyung’un yüzünü seçebiliyordu.Yüzü solgundu ama elleri hâlâ onun elindeydi. Jennie: (kısık sesle) “Korkma… ben iyiyim.” Taehyung: “Korkmuyorum… sadece aptalca davranma.” Jennie: (zayıfça gülümser) “Bu lafı senden duymak ironik.” Rose, Lisa ve Jisoo dışarıda ağlarken, içeride Taehyung maskesini taktı. Doktor: “Bay Kim, çıkmanız gerekiyor.” Taehyung: “Buradan bir adım bile atmam.” Doktor: “Akrabası mısınız?” Taehyung gözlerini kapadı, derin bir nefes aldı. Taehyung: “Hayatım.” Doktor bir an durdu, sonra başını eğdi. Kapı kapandı. Taehyung yalnız kaldı. Zaman geçmiyordu.
--Bir Saat Sonra Yoğun Bakım Önü-- Jennie ameliyattan çıkmıştı ama hâlâ bilinci kapalıydı.Taehyung kapının önünde oturuyor, elleri kanla kaplı şekilde bekliyordu.Jimin yanına geldi. Jimin: “Kurşunu kimin sıktığı belli oldu.” Taehyung: “Kim?” Jimin: “Bizim adamlardan biri değil. Hastanenin güvenlik personelinden.Ama emir kimin?” Taehyung: “Biliyorum.” Gözleri karardı.Bir anda ayağa kalktı, eldivenlerini yere attı. Taehyung: “Park Jin-young. O kadını hedef aldı.” Jimin: “Taehyung, dur. Şu an delil yok.” Taehyung: “Delil gerekmiyor. O mesaj yeterliydi.”
--Gece Hastane Odası-- Jennie gözlerini yavaşça açtı.Oda loştu yanında bir sandalye vardı Taehyung, başı eğik şekilde orada uyuyordu.Jennie, başını hafifçe ona çevirdi.Jennie onu uyandırmak için hafifçe eline dokununca birden Taehyung irkildi, gözleri açıldı. Taehyung: “Jennie…?” Jennie: (kısık sesle) “Uyumuyorsun bile, değil mi?” Taehyung: “Birini kaybetmeyi kaldıramam.” Jennie: “Ben hâlâ buradayım.” Taehyung: “Henüz.” Sessizlik çöktü. Bir süre sadece monitörün bip bip sesi duyuldu. Sonra Jennie fısıldadı: Jennie: “Neden hâlâ buradasın?” Taehyung: “Çünkü biri seni susturmak istiyor. Ve ben onların susturamayacağı tek ses olmak istiyorum.” Bir an sustular.Taehyung başını eğdi, alnını onun eline dayadı. Taehyung: “Söz veriyorum. Seni kimseye dokundurtmam.Park Jin-young bile olsa.” Jennie’nin sesi neredeyse fısıltı gibiydi: Jennie: “Bazen seni en çok koruyan… en büyük tehlikedir.” Taehyung başını kaldırdı, gözleri öfkeyle doluydu. Ama o öfkenin altında korku gizliydi onu kaybetme korkusu.
--Son Sahne-- Gözlem Odasının Arkası Bir hemşire koridorun sonunda sessizce telefona bastı.Kamerada Jennie’nin yattığı oda görünüyordu. Ses: “Rapor ver.” Hemşire: “Hedef hayatta. Taehyung yanından ayrılmıyor.” Ses: “Güzel.Artık ikinci adımı başlatabiliriz.Aşk, kanla ödendiğinde en tatlısıdır.” Ekran kapandı. Dışarıda yağmur yeniden başladı.
#Devam Edicek.....