İçeriğe geç

"Crimson Trust"

Bölüm 3 · 3 dk okuma

"Crimson Trust"

Bölüm 3

"Chapter 3 — Sparks and Secrets"

Sabahın ilk ışıkları Jennie’nin yüzüne vurduğunda, bir süre nerede olduğunu anlayamadı.Başını yastıktan kaldırdı, etrafına baktı burası hastane değildi.Burası… Taehyung’un malikanesiydi. Jennie: “Ciddi misin?!” diye mırıldandı kendi kendine. Jennie: “Bir mafya evinde güne başlamak… muhteşem, Jennie. Gerçekten zirvedesin.” Tam o sırada kapı açıldı.İçeri elinde iki fincan kahveyle Taehyung girdi.Siyah gömleği biraz açık, yüzünde sinir bozucu derecede rahat bir gülümseme vardı. Taehyung: “Günaydın, Doktor. Kahvemi istemez misin?” Jennie: “Beni kaçırdın, sonra da kahveyle mi gönlümü alacağını sandın?” Taehyung: “Kaçırmak mı? Rica ederim, sadece… güvenli bir yere getirdim.” Jennie: “Yani beni rehin tutuyorsun.” Taehyung: “‘Rehin’ çok sert bir kelime. Ben buna ‘koruma altına almak’ diyorum.” Jennie, homurdanarak koltuğa oturdu. Jennie: “Harika. Demek şimdi senin şahsi güvenlik projenim.” Taehyung’un kaşları kalktı. Taehyung: “Dürüst ol, benimle kalmaktan şikayetçi değilsin.” Jennie: “Haklısın. Sadece silahlı adamlardan, gizli laboratuvarlardan ve karanlık sırlarından hoşlanmıyorum.” Taehyung: “Ama benden hoşlanıyorsun.”Jennie bunu duyunca gözleri büyüdü ve iğrenerek. Jennie: “Ne?!” Taehyung:(gülümser) “Yüz ifadeni izlemeye bayılıyorum.” Jennie, kollarını kavuşturdu. Jennie: “Biliyor musun, seninle konuşmak beyin hücrelerime zarar veriyor.” Taehyung: “Ama kalbine iyi geliyor.” Jennie gözlerini devirdi. Jennie: “Tanrım, keşke seni susturacak bir anestezi iğnem olsaydı.” Taehyung: “Sen doktor musun yoksa işkenceci mi?” Jennie: “Duruma göre değişiyor.” Taehyung kahkahasını tutamadı. Taehyung: “İşte şimdi tanıdığım Jennie oldun. Soğukkanlı, inatçı ve… inanılmaz derecede eğlenceli.” Jennie istemeden gülümsedi, sonra hemen toparlandı. Jennie: “Sana gülmüyorum. Sadece sinirden.” Taehyung: “Tabii, tabii. Sinirden gülüyorsun. Klasik savunma mekanizması.” Jennie: “Psikoloji dersini mafya liderliğiyle birlikte mi aldın?” Taehyung: “Hayır, seni gözlemleyerek.” Jennie cevap vermeden önce dışarıdan bir ses geldi yüksek bir patlama.İkisi de refleksle kapıya döndü.Taehyung hemen belindeki silahı çekti. Taehyung: “Jungkook! Ne oluyor orada?!”. Bir telsiz sesi geldi: “Patlama arka bahçede! Muhtemelen uyarıydı. Ama içeri girmediler.” Jennie ayağa kalktı, Taehyung’un eline uzandı. Jennie: “Silahını ver.” Taehyung: “Hayır.” Jennie: “Ben doktorum ama asker eğitimi aldım.” Taehyung: “Ben de doktor değilim ama vurulmadan yaşıyorum.” Jennie: “Seninle tartışmakla zaman kaybedemem!”Jennie bir anda ileri atılıp Taehyung’un elindeki silahı aldı.Taehyung şaşırmıştı, sonra kahkaha attı. Taehyung: “Bak sen şu küçük cerrahın reflekslerine…” Jennie: “Benimle uğraşma, Taehyung. Saldırı varsa birlikte hareket edeceğiz.” Taehyung: “Tamam, ama beni koruyacaksan çok memnun olurum.” Jennie: “Koruma listemde bile değilsin.” Taehyung: “Ah, kalbimi kırdın.” İkisi birlikte koridora çıktılar.Güvenlik ekibi alanı tarıyordu.Bahçedeki siyah duman yavaş yavaş dağılırken, Jimin koşarak geldi. Jimin: “Patlayıcı değildi. Sadece bir sis bombası.” Jennie: “Birileri bizi izliyor olabilir.” Taehyung: “Ya da bizi korkutmak istiyor.” Jennie: “İşe yaramadı.” Jennie, elindeki silahı hâlâ indirip indirmemekte kararsızdı.Taehyung yanına yaklaştı. Taehyung: “Silahı indir. Artık güvendesin.” Jennie: “Senin yanındayken mi?” Taehyung: “Benimle olduğun sürece kimse sana dokunamaz.” Jennie: “Bu, bana dokunabileceğin anlamına gelmiyor.” Taehyung:(gülümseyerek) “Henüz.” Jennie döndü, sinirle yürüdü. Jennie: “Ah, seninle uğraşmak ölümcül!” Taehyung: “Ben de tam olarak bunu yapıyorum, Doktor. Ölümcülüm.” --Akşam-- Malikane Mutfağı Saatler sonra, her şey sakinleşmişti.Jennie mutfağa girdi, sessizce bir şeyler atıştırmak istiyordu.Ama tabii ki, Taehyung çoktan oradaydı gömleğinin kolları sıvanmış, yemek yapıyordu. Jennie: “Şaka yapıyorsun… sen yemek mi yapıyorsun?” Taehyung: “Şaşırdın mı?” Jennie: “Senin elinde tabancadan başka bir şey olabileceğini düşünmemiştim.” Taehyung: “Bir mafya babasının da güzel makarna yapma hakkı olmalı.” Jennie: “Ben sadece hastaları kesiyorum, sen insanları vuruyorsun.Nasıl bu kadar... uyumsuz bir ikiliyiz biz?” Taehyung: “Belki de tam bu yüzden uyumluyuz.” Jennie sandalyeye oturdu.Taehyung tabağı önüne koydu. Taehyung:“Afiyet olsun. Zehirli değil, söz veriyorum.” Jennie: “Senin sözlerine güvenmemem gerektiğini defalarca öğrendim.” Taehyung: “Ama yine de yiyorsun.” Jennie: “Açlıktan.” Taehyung: “Beni özlediğinden.” Jennie:(kaşığını sallayarak) “Bir daha öyle bir şey söylersen bu tabağı suratına fırlatırım.” Taehyung: “Peki… ama önce yer misin?”Jennie göz devirdi.O anda, tüm tehlike, tüm karmaşa bir anlığına yok oldu.Sadece ikisi vardı birbirine zıt iki dünya, ama aynı ateşin kıvılcımlarıyla dolu. #Devam edecek…

Bölüm sonu

2 yorum