İçeriğe geç

𝐿𝐴𝑈𝑅𝐴 "𝑇𝑒𝑘 𝑌𝑒𝑟"

Bölüm 2 · 3 dk okuma

𝐿𝐴𝑈𝑅𝐴 "𝑇𝑒𝑘 𝑌𝑒𝑟"

Bölüm 2

"Son Gün"

Laura, eve gelmişti. Yaşadıklarını unutmaya çalışıyordu. Ama sonra Luna'nın olamadığını fark etti.

-Anne Luna nerede? Onu bulamıyorum.

-Çiçeğim, çok üzgünüm ama bir süreliğine barınağa bırakmak zorunda kaldık.

-Neden?

Ağzından asla cevap alamıyordu. Ya da Laura'ya yalan söylüyorlardı. Yarın okul yoktu bu yönden şanslıydı.

Laura, Luna'yı aramaya devam etti. Hiç bir şekilde yoktu. Laura kafasını dağıtmak için ödev yapmaya karar verdi.

Ama bir saniye, yarın doğum günüydü!

Acaba ailesi doğum gügünü hatırlıyorlar mıydı? Luna'yı saklamış olabilirler miydi?

Laura çok heyecanlıydı. Yarının olmasını bekleyemiyordu. Bir kitap aldı ve okumaya başladı.

Bu kitapta bir masaldı. Şunu anlatıyordu:

Bir zamanlar küçük bir kasabada tatlı mı tatlı bir kız yaşarmış. Bu kız çok yardım severmiş. Sürekli birilerine yardım etmekten keyif alırmış. Ama bir gün zorbalığa uğramış. O yine de sabretmiş. En sonunda nazikçe uyarmış. Ama dinlemiyorlarmış. Sonra küçük kız ağlamaya başlamış. Birden bir peri ortaya çıkmış. Demişki "Neden ağlıyorsun?"

- Benimle dalga geçiyorlar.

- O zaman bunu engelleyebilirim.

- Nasıl?

- Seni bir prenses yapacağım

- Ama nasıl olacak bu?

Birden küçük kız bir prensese dönüşmüş. Küçük kız çok şaşırmı-

- Hadi kızım yemek yiyoruz nerede kaldın?

- Tamam anne geliyorum!

Laura çok fazla odaklanmıştı. Bu yüzden yemeğe geç kalmıştı. Masasından kalktı ve mutfağa gitti.

Yemekte pilav ve et vardı. Laura yemek yemeğe başladı. Bir yandan da ailesiyle sohbet ediyordu.

Artık gece olmuştu ve tam uykuya dalıyorduki, camda ki manzara değişmeye başladı. Yavaş yavaş üstünde ki giysiler de değişiyordu. Laura'nın uykusu açıldı.

- N-neler oluyo

Bir anda herşey değişmeye başlamıştı. Artık evde değildi.üzerinde bembeyaz bir elbise vardı.

Laura şaşkınlıktan öylece kalmıştı. Artık eski yaşamını geride bırakmıştı. Artık yeni bir hayatı olacaktı.

Aynaya baktı. Kendini daha önce hiç bu kadar güzel görmemişti. Ve bu kadar beyazda.

Nereye geldiğini anlayamamıştı. Her zaman ki gibi yine korkuyordu. Buradan çıkmanın bir yolunu bulmalıydı.

Ya da bunların hepsi bir rüyaydu. Bunun gerçek olmamasını umuyordu. Maalesef GERÇEKTİ.

Bazı sesler geldi kulağına:

- Ooo yeni bir ziyaretçimiz varr!

- Ah sahiden mii??

- EVET!!

Herkes birden bağırmaya başladı. Laura kokudan bir ağacın arkasına saklandı. Tek kelime edemiyordu.

Fakat burası çok güzel bir yerdi. Pespembe bir gökyüzü vardı. Üstelik heryer süslenmişti.

Karşıda bir göl vardı. Ağaca asılan yazıda "Umut Gölü" yazıyordu. Sessizce oraya doğru gitti.

Burası çok güzeldi. Biraz gölün karşısına oturup manzarayı seyretti. Bir süre sonra yanına bir kız daha geldi:

- Ağaağa buludumm, dedi Laura.

- Yo yo sakin ol. Bişe yapmayacağım sadece... Sakin ol yeter.

- Tamam ama burası neresi? Ben tam uyuyacakken buraya geldim. Ailem nerede? Peki ya kedim? Ya endişelenirlerse?!

- Az önce ne dediğimi unuttun herhalde?

- Ah şey, b-ben özür dilerim. Şeyy şey. Adın neydi?

- Ah unutmuşum, şu işe bak hah! Adım Flow. Özel gücüm, bitki kontrolu büyüsü.

Bide üstüne büyücü müydü bunlar? Peki ya kendisi ne yapabiliyordu?

- Aa... Benim adım da Laura. Kusura bakma, çok konuşan biri değilimdir.

- Oh hiç sorun değil! İlk başta konuşamaman normaldir.

- Ama şey... Ben. Be-

-Özellikle de şu muhteşem manzarayı görünce! Aaa ne alakası olduğunu bende bilmiyorum. Ama bunun bir önemi yok, senin gibi bir kızı mutlaka çok sevecekler!

- Şey, ben ortaokulumdan beri sevilmiyorum.

- Ne?

Laura ne diyeceğini bilemiyordu. Uzun zaman sonra ilk defa böyle uzunca sohbet ediyordu. Nasıl sohbet edileceğini bile unutmuştu. O yalnızlığa çoktan alışmış bir insan tipiydi. Yalnızlık ona normal geliyordu.

- Seni nasıl sevmezler? Aşırı güzelsin ve konuşabiliyorsun!

- Konuşabiliyorsun derken?

- Her neyse boşver. Ağzımızdan kaçıyo arada sırada ne var bunda?

Flow gerçekten komik ama hafiften saftı. Sanırım gerçekleri göremiyordu. Ya da artık üzülemiyordu. Veya herhangi negatif bir duygu.

Buradaki hiç bir şey ama hiç bir şey negatif bir duygu vermiyordu. Herşeyin mutlaka karanlık bir tarafı olurdu. Buranın da mutlaka üzücü bir tarafı olamalıydı.

Henüz geleli 10-15 dk olmuştu. O yüzden hemen emin olmamalıydı. Burayı tanımıyordu bile.

Yavaş yavaş tanıyacaktı etbette.

💞Heyy! Aşk eğer okuduysan bir tane beğeniyi fazla görme! Senin için yazıyoruz💞💞

Bölüm sonu

3 yorum