İçeriğe geç

𝐿𝐴𝑈𝑅𝐴 "𝑇𝑒𝑘 𝑌𝑒𝑟"

Bölüm 1 · 6 dk okuma

𝐿𝐴𝑈𝑅𝐴 "𝑇𝑒𝑘 𝑌𝑒𝑟"

Bölüm 1

"Okula Mı Gidiyorsun?"

💗Yorumlarınızı şimdiden bekliyorum aşklarım. Okurken eğlenmenizi umuyorum.💗

"Geri döneceğim Luna. Beni merak etme." dedi Laura. O siyah montunu giyerken bir yandanda kedisine bakıyordu. Dışarı çıktı ve havanın -10 derece soğuğuyla yürümeye başladı.

O kadar fazla yürüyorduki Orta boylu kumral saçları beyazlar içinde kalmıştı.

Montu bile onu sıcak tutamıyordu. Yanından geçen arabalara baktı.

Kimi arabalar kırmızı bazıları sarıydı. Otobüs durağına doğru gidiyordu. Durağa vardığında banklardan birisine oturdu.

Durağa otururken yanında getirdiği sodasını açtı ve içmeye başladı. O sırada yanına bir kişi daha oturdu. Laura içine kapanık bir insan olduğu için sodasını atmaya bile çekiniyordu.

Otururken de yanına oturan kişiye bakıyordu. Ama o Laura'ya bakmıyordu. Pozitif bir şekilde gökyüzüne bakıyordu.

Laura'da gökyüzüne baktı. Hava bembeyazdı. Bulutlar bile görünmüyordu. Sonra içinden düşündü "Keşke hava hep böyle kalsa." Diye.

Her ne kadar sade olsada bu his hoşuna gidiyordu. Otobüs geldi ve Laura çaktırmadan sodasını attı. Otobüse bindi.

Ama oturacak yer bulamıyordu. Her yer doluydu. Gözden kaçırdığı olmasın diye biraz daha aramaya karar verdi.

Ama yoktu. Olsada oturmaya utanırdı. Mecburen ağır sırt çanrasıyla ayakta bekledi.

Otobüs hızlıca gidiyordu. Laura ayakta beklerken zorlanıyordu. Ama sorun değildi.

Nasıl olsa üşümüyordu. Her saniye okula daha çok yaklaşıyordu. 45 dakikanın sonunda okula varmışlardı.

Laura otobüsten indi. Gökyüzü hala aynı şekilde görünüyordu. Aslında okula adım bile atmak istemiyordu.

Çünkü o daima ezik ve sessiz biri olmuştu. Okulun cam kapılarından içeri girdi. Sessizdi.

Karşısında lobi duruyordu. İçerisi yine aynıydı. Bir şey değişmemişti.

Beyaz duvar ve mavi merdivenler karşısında duruyordu. Laura merdivenlerin önüne kadar geldi ve düşünmeye başladı. Güzel olsa onu da severler miydi?

Ya da bu kadar sessiz olmasa, ya da utangaç. Arkasına baktı. Başka insanlar da sınıflarına geçmek için geliyorlardı.

Laura zaman kaybetmeden merdivenlerden çıkmaya başladı. Onun sınıfı en üst kattaydı. Onların katındakiler genelde 18-19 yaş aralığındaydı.

Sınıflar ne kadar üst düzey olursa o kadar yukarıda oluyordu. Tabi Laura'nın çantası yüzünden çıkması zor oluyordu. Laura sınıfa girdiğinde herkes gülümsüyor, aralarında konuşuyor, kahkaha patlatıyolardı.

Laura ne olduğunu tam olarak anlamamıştı. Ama heralde bana gülmüyolardır, diye düşündü. Laura ortalarda bir yerde sıraya oturdu.

İlk önce bir etrafı izledi. Sonra resim yapmaya karar verdi. Hayalindeki o olmak istediği kızı çiziyordu.

Sosyal ve pozitif bir kişiliğe sahip olan kız, kimseden çekinmeyen ve kendi olabilen kız. Ama bu Laura için imkansız gibi bir şeydi. O asla çekinmeden duramıyordu.

Yapamazdı. Ama birden ıyy seslerini işitti. Laura ne olduğunu anlamadı.

O sesleri olduğu yere giderken bir yandanda "Bana gülmüyorlardır." Diye dua etti. Olay yerine geldiğinde şok oldu. Bir hayvan gelip sınıfın ortasına dışkısını yapmıştı.

Millet kusacak gibi oluyordu. Laura'nın aklında olan tek şey hayvanın en üst kata kadar gelip bide tesadüfen onların sınıfının ortasına yapmasıydı. Laura düşünürken bir kız gelip ona boka doğru itti.

Laura aşırı derecede korkmuştu. Onu iten kız Marry'ydi. Ve üstüne Laura'ya "Aynı bu boka benziyorsun!" Demişti.

Laura ağlamamak için kendi çok zorluyordu. Resmen şu anda zorbalığa uğruyordu. Laura tuvalete kaçtı.

Onu kimsenin görmemesi gerekiyordu. Utançtan kıpkırmızı kesilmişti. Bir yandan sınıftakilerin kahkaha seslerini duyuyordu.

Ve onların kendisinin dedikodusunu yaptığını da hissedebiliyordu. Tuvaletten çıkmamaya kararlıydı. Ama sonradan tuvalete gelen Marry'nin seslerini duydu.

"Küçük pisi nerdesinn? Oh küçük pisi çok mu korkmuş? O zaman korkuturuz kemik torbasını!" Dedi. Laura artık dahada kararlıydı çıkmamaya. İnanılmaz derece de korkuyordu.

Sadece Marry'nin çıkmasını bekleyecekti. Ama Marry onu bulmuştu. Laura'nın olduğu kabini zorlamaya başladı.

En sonunda kabin az kalsın kırılıyordu. Laura hala sabrediyordu onun gitmesi için. Ama birazdan zil çalacaktı.

Bu yüzden gitmesi gerekiyordu. Bir planı vardı. Kabinin kolunu açıp, hızlıca oradan uzaklaşacaktı. Bunu yapmaya hazırdı.

Biraz bekledi. Hala korkuyordu. Ama yapmazsa sınıfa gidemeyecek, yok yazılacaktı.

Yapmak istiyordu ama yapamıyordu. Gerçekten gergin bir zamandı. Ayrıca heyecanlıda.

Bunu yaparken çok ama çok dikkatli olması gerekiyordu. Yoksa yakalanırdı. Yakalanırsa ne mi olurdu?

O kız onu tehdit ederdi. Hatta daha kötüsü bile olabilir. O yüzden çok hızlı bir şekilde çıkmalıydı.

Yapacaktı, yapabilirdi de. Laura kabinin kolunu açtı ve tam kaçacakken kabinin önünde kimsenin olmadığını fark etti. Laura'nın arkasından bir el tuttu.

Laura korkudan sıçradı. Marry'yi gördüğü gibi sınıfa kaçtı. Çantasını, kalem kutusunu, neyi varsa hepsini en arka sıraya taşıdı.

Zaten zil çalmıştı. Marry başkan ve yardımcısı Sofia sınıfı susturacaktı. Marry Alex'in üstüne oturdu ve saçını savurarak " Sesini keser misin koca adam?" Dedi.

Ve bunu inleyerek söyledi. Laura sinirden yerinde duramıyordu. Laura Alex'i seviyordu ve bunu görmesi sinirlerini bozuyordu.

O sırada Sofia masumca konuşanları not alıyordu. Marry'nin millete bağırmaktan sesi kısılmıştı. Marry Laura'nın yanına geldi ve durdu.

Laura "Ne var?" Dedi. Marry avazının çıktığı kadar "Ah sen bana nasıl vurursun pislikk!" Diye bağırdı. Sınıfta adete ölüm sessizliği oluştu.

Herkes Laura'ya baktı. Kimse tepki veremedi. Sonrasında zil çalıp tüm sessizliği bozdu.

Ders artık başlamıştı. Matematik hocası sınıfa adımını attı, ve attı adım gibi anında konu anlatmaya başladı. Laura içinden "Ne günaydın var ne de nasılsın. Böyle direk derse başlanır mı ya?" Diye düşündü.

Laura genelde içinden konuşurdu. Ayrıca dersleri iyiydi ama matematiği bir tık kötüydü. Bazıları aralarında fısır fısır konuşuyordu.

Alex Laura'ya gülmeye başladı. Laura ilk başta garipsedi. Ama sonra Marry'nin Alex'in kucağına otururken bir şey fısıldadığını hatırladı.

Bunu düşündükçe yıpranıyordu o yüzden sadece dersi dinlemeye karar verdi. Ders sonunda bitmişti ama heyecanlanmaması gerekiyordu çünkü sadece öğle yemeğine kadar önlerinde 3 tane ders vardı. Ve öğleden sonrada normalde 4 dersleri vardı ama bu soğuk kış günlerinden dolayı 3 derse düşmüştü.

Artık öğle teneffüsü başlamıştı. Laura yemekten sonra genelde yüzünü yıkardı. O yüzden lavaboya gitti.

Yüzünden diğer kızlar gibi fondotenler akmıyordu. Çünkü o orta durumlu bir ailenin kızıydı. Öyle istediği gibi her şeyi alamazdı.

Onun için en önemli olan şey ailesiydi. Onu bir tek ailesi seviyordu. Ama en çok Luna (kedi) seviyordu.

Aslında eskiden onu çok seven insanlar vardı. İlkokuldayken en çok sevilen insandı o. Ama şimdi bir hiç olduğunu düşünüyordu.

Öyle değildi. O daima insanlığını ne olusa olsun korumuştu. Çok zeki olması onu diğerlerinden ayıran özelliklerinden sadece bir tanesiydi.

Ayrıca çok zayıf ve kısa boylu olmasıda. Sınıftaki en kısa kızdı. Bu özelliğinden nefret ediyordu.

Yüzünü yıkadıktan sonra tuvaletten çıkmaya karar verdi. Elleri ve yüzü ıslaktı. Tam çıkarken Alex'in omzuna çarptı.

Alex kızarmıştı. Laura'da kızarmıştı. Birbirlenin kızardıklarını görebiliyorlardı.

Alex Laura'yı belinden tutup ayağa kaldırdı. "İyi misiniz küçük hanım?" Dedi. Laura "E-evet." Dedi.

Ama sonra bir şey fark etti. Korkunç birşey. Gözlerini ovaladı ama rüya görmüyordu.

Alex'in omzunda yılan derisine benzer bir şey gördü. Hızlıca ayağa kalktı ve var gücüyle kaçmaya başladı. Alex çok şaşırmıştı.

Ne olduğunu anlamamıştı. Oda ayağa kalktı. Ve sadece nedenini düşünmeye başladı.

Alex kendi omzunu gördü ve donakaldı. Sonra da bayıldı. Herkes ona bakıyordu.

Laura sınıfa doğru kaçmıştı. Aşırı korkmuştu. Herkesin onun kaçtığı yerde toplandığını gördü.

O yere koştu hemen. Neden bi günde bu kadar çok olay yaşanıyordu? Neler oluyordu?

Laura hiç bir anlam çıkaramıyordu bu yaşananlardan. Ama bilmiyorduki bu daha başlangıçtı...

💞Heyy! Aşk eğer okuduysan bir tane beğeniyi fazla görme! Senin için yazıyoruz💞💞

Bölüm sonu

3 yorum