#umutlar etiketli eserler
Arama sonuçları
Hayalet Çocuk
Gecenin Gölgesi
Depresif bir liseli kız, her gün günlüğüne yazı yazardı. Bir gün okuldan aşırı derecede yorgun döndüğünde günlüğüne bir şey yazamadan uyuyakaldı. Onu bekleyen büyük sürpriz ise uyandığında günlüğünde kendisinin yazmadığı yazılarla karşılaşmasıydı...
BENZEMEZ KİMSE SANA
Mavili Yazar
BENZEMEZ KİMSE SANA Bu kitapta; umudun, azmin ve çabalamanın sonucunda gelen zaferi okuyacağız. Asla umud etmekten vazgeçmememiz gerektiğini göreceğiz. Her zaman umutlu olup, kararlı adımlarla hedefe yürüyerek, başarılı olunabileceğini göreceğiz. O, Akasya Makbule Öztürk. Mucizelere inanarak, asla pes etmeden, herkesin imkansız gördüğü aşkının peşinden koştu. Neler neler yaşadı. Tam vazgeçeceği zaman, yüreğindeki aşk avaz avaz 'asla vazgeçme' diye bağırıp durdu. O sesi dinledi Akasya ve hayatının en iyi şeyini yaptığını anladı... Küçücük yüreğinde ki kocaman aşkına sahip çıktı. Şimdi hep birlikte, Akasya'nın birbirinden eğlenceli ve macera dolu dünyasını keşfedelim mi?☺ Umarım başladığımız bu yolda sonuna kadar beraber oluruz...🤗🌸 Mavili Yazar🌸
Kelebek Etkisi (Texting)
Birhayaller
Elisa: İlk defa böyle hissediyorum Ömer: Nasıl? Elisa: Böyle işte.. Elisa: Huzurlu. Elisa: İlk defa yarını düşünmeden yaşıyorum. Plan kurmadan hesap yapmadan geçmişe takılı kalmadan, Elisa: İlk defa anı yaşıyorum. Varlığımı hissediyorum Elisa: Keşke daha önce çıksaydın karşıma. Daha önce tanısaydım seni.. Ömer: Keşke deme. Ömer: En doğru zamanda karşılaştık. İkimizde birbirimizin hayatına tam zamanında dokunduk. Ömer: Yaşadığım hayat senden sonra anlam buldu. Ömer: Demek ki birbirimize daha sıkı sarılabilmemiz için bazı acıları yaşamamız gerekiyormuş... 🌹 !Çalıntı veya kopyalanma gibi durumlarda yasal işlem başlatılacaktır...!
TELLERDEN SÖZLER
Melikenur keskin
Küllerimden Dizeler 🤍
Ama,Ben Çirkinim
yunvii
Hersey o gün sinifimiza yeni bir kız gelmesiyle başladı...Lakin bir sorun vardı kız zifiri karanlıkta idi.Goremiyordu... Ben Devlin,o çirkin kızım.Nefret edilen ve en önemlisi yüreği susturulanlardan olan.Alen benle arkadaslik kurmak istedi lakin ben çirkinim o ise çok güzel.Gercekten arkadaş olabilecek miyiz?Beni bırakmayacak mi?Yinede sever mi?Peki ay ışığım olmayı isteyecek mı? "Her zaman karanlıkta kaldim,ay ışığı bana çarparsa bahtıma..."
Harp Okulu
hlnkzlbga
Burası sırlarla dolu büyük bir Harp okulu... İnsanların büyük bir çoğunluğu, destek verdiği ve umut bağladığı birçok hayati konulara; örgüt, kurum, patron veya sıradan bir insana hiç sorgusuz inanmakta, hizmet etmekte ve desteklemekte. Fakat en önemlisi de onlar tarafından kısıtlanmakta! " Yeni Dünya düzeni teorisini gerçekleştirmek için her milletten topladığı öğrencilere eğitim veren okul yeni arkadaşlıklara ve yeni mücadelelere kapı açmıştır. " . Duyguları aktarmam ve hissetmeniz dileğiyle! ♡ UMUTSUZLUĞUN İÇİNDEKİ UMUT! +16 ( Detaylı ve yoğun olmasada üstü kapalı savaş unsurları içerdiği için bu yaş sınırı yeterli olacağını düşünüyorum)
Umutlu Bekleyiş
🎀🎀
Hayalindeki liseyi kazanmış olan Emre'nin yan sınıfındaki kızı görmesi ile başlıyor her şey.. Belkide çok bekleyecekti onu ama yinede denemeye değerdi.
TURUNCU
Yağmur Yabalak
Sert ve kesin bakışlarını suratıma dikti. "Söylesene Turuncu! Neden bu kadar nefret ediyorsun benden?" düz bakışlarımı kömür renginde ki gözlerine diktim. "Görmüyor musun sana olan aşkımı?" sesinde garip bir tını vardı. "Birbirimize zıt insanlarız." histerik bir gülüş attı. "Zaten zıt renklerdir Turuncu ve Siyah. Turuncunun içindeki siyah veya siyahın içindeki turuncu çok dikkat çeker." sigaranın zehrini derince çekti içine. "Ama unutma Turuncu ve Siyah birbirleri için yaratılmış gibi yakışırlar. Ve sen turuncu, benim için yaratıldın."
BAŞTAN AŞAĞIYA DÖKÜLEN CÜMLELER
Oğuzhan Dede
Gönül işlerinde başlangıç çok belirgindir aslında. Bir çikolata tanesi, bir kar tanesi, karın üstünde duran çikolata tanesi gibi belirgindir. Benimki de öyleydi. Aslında, ben bir çikolata kokusu, karşımdaki ise bir tanem. O gün ilk buluşmamızdı. Bir masada oturuyorduk. Ben sanki o gün endorfin salgılıyordum, çünkü onu gördüğümden beri bütün ağrılarım kesilmişti.
CEHENNEMİ DÖNÜŞTÜRMEK
Aleda_t
Efsaneler olağanüstüdürler. Anora ve tüm Dünya’nın tekrar hayat bulmadan önceki zamanları….. Kahramanlığa ant içmiş bir topluluk neler yapabilirdi? Ne kadar ileri gidebilirdi? Ya da gerçekleri öğrendiklerinde kendilerini nasıl koruyabilirlerdi? Kuralları olan bu dünyada bazı şeyler değiştirilmemeliydi. Ölüm gibi. Kahraman Aris ve Efsanevi Nora’nın hikayesine hoşgeldiniz. İki yakın dost, iki fani düşman ve bir efsane. Sihirli kurulmuş bir dünyanın kapılarını aralamak için sadece bir başlangıç. "-Konu bensem her türlü kazanırım. -Karşındaki bensem şartlar senin için aynı değil demektir."
Karanlığın Sessiz Fısıltıları
Sıla
O bir hastaydı... Ne kadar bıçak altına yatıcak olsada onun iki seçeneği vardı. Ya ölüm, Ya da delilik. Çok düşük ihtimalleri vardı hayatta kalmak için. Normal bir insan olabilmek için. Ya ameliyat olur hayatta kalmaya çalışır ya da ölmeyi bekler. Hepsi bu kadar.
Arkada Bırakılandan Notlar
Sueda Semerci
Yazılarımı defter aralarında kaybolmasınlar diye paylaşıyorum. Kaç kişiye ulaşırım bilmiyorum ama bunu okuyanlar arasında kendisini dışlanmış ve yalnız hissedenler illaki vardır. Kendinizi sıkıntıda hissediyorsanız ve konuşmak isterseniz bana ulaşabilirsiniz, sizi seve seve dinlerim :) Son olarak lütfen unutmayın, karşınıza bencil ve sizin kötülüğünüz için uğraşan insanlar elbetteki çıkacaktır. Ancak bir elması çamura atsanız bile elmas yine elmastır🤍
Günahkar'ın Papatyası
Simay
O karanlıktı. Hayır, o kör edici bir ışıktı. Ben ise o kör edici ışığın karanlığındaki bir beyaz noktaydım. Ben karanlığın karısıydım, beyazıydım, papatyasıydım... "Hayır!" Sesim boş duvarlarda yankılanıp beni buldu. O ise durmadı devam etti yürümeye. "Gidersen..!" Dikkatini çekmiştim işte. Durdu. Bana dönemden sadece durdu. "Gidersen bir daha çilek yiyemem! Seni tek bir papatya yaprağına muhtaç ederim!" 19'umda girdiğim o eve, o yatağa, o kalbe vedaydı aslında son çırpınışlarım...

ANLATAMADIKLARIM
Ulaş Kırbaş
Arada düşüncelerimden kopup da satırlara akmak isteyen kelimeleri bir kitapta toplamak istedim. Eğer şu an burayı ziyaret ediyorsanız düşüncelerime bir "kelime" daha eklemiş olacaksınız. Kitabıma bir kelime daha olarak siz eklenmiş olacaksınız. Düşüncelerimde ağırlayacağım sizi. Teşekkür ederim. 'Hoş geldiniz... "Bir hoşça kala sığdırılmış, eskimeyen vedalar..." İzin verin, biraz da size anlatamadıklarımla dokunayım. 🍀
Diary
Mui sa
Umay'ın 1 yılını sizlere minik cümleler ile sunacak olan bu kitap umarım hoşunuza gider

vefa
Ezel karakaş
Kütüphanede kilitli kalan naz ve savaşın yaşadığı olaylı gece büyük bir maceraya sürüklüyor bizi . Biligilendirme : arkadaşlar kitap wattpad üzerinden yayınlanmıştır ve basılı eser haline gelicektir
AY IŞIĞINDA Bİ GECE
Miray
standart bir hayatı olan genç ve yakışıklı doktor Miralay , bir gece kapısının zil sesiyle uykusundan uyanır ve kapıyı açar . Gördükleri karşısında şoka girer ve ne olduysa ondan sonra olmaya başlar...
KARANLIKTA YAŞAYAN KIZ
Elif
Karanlık tarafından esir tutuluyorsanız iki seçeneğiniz vardır; onu kabul etmek ya da renksizliği ile boğmasına izin vermek. Tek bir isteğim vardı hayattan, sevdiğim tek kişiyle mutlu ve huzurlu yaşayabilmek. İnci, saldırıya uğramadan önce kısa bir süreliğine bu hayal gerçek oldu. Fakat sonra... Sonra çok karanlık tıpkı benim gibi. Elleri kanın rengine boyanan biri nasıl temizlenirdi? Kitabımı wattpad hesabımda yazmaya başladım. Planım iki yerde de yazmaya devam etmek. Wattpad üzerinde bin okumaya ulaştık. Umarım burada da aynı sevinci yaşabiliriz. Dilerseniz wattpad hesabımdan da okuyabilirsiniz. (Hesap: @Wkan00) Destek için şimdiden teşekkür ederim.
16 gün
Abis Leigh
16 gün sürecek bir günlük :)
vefa
Ezel karakaş
Kütüphanede kilitli kalan naz ve savaşın yaşadığı olaylı gece büyük bir maceraya sürüklüyor bizi . Biligilendirme : arkadaşlar kitap wattpad üzerinden yayınlanmıştır ve basılı eser haline gelicektir
GEÇMİŞİN İZBE KOKUSU
Sümeyye Elif İçöz
Gözler bazen bize anlatan, bazen ise bizi anlatan büyük bir kudrettir. Kelimeleri yakarsın o an çünkü ihtiyacın yoktur. Gerek duymazsın dilini oynatmaya gözle bakınca, ömrünün sonuna kadar sussan bile o gözlerin seni anlatır yeter ki gözlerinle konuşmayı bilen biri olsun karşında. Ama insanoğlu yanlış anladı bu öğretiyi ya gözlere bakıp konuşturtmadı iki kudreti, ya da dilini oynatıp kelimeleri doğru kullanamadı. Konuşmak tek taraflı olabilir, anlaşılmak değil ama, diye geçirdim içimden. Anlaşılmak için sayısızca yıldız yakarsın ama anlaşılmadığını görünce tüm yaktığın yıldızlarla beraber kendi ışığını da söndürürsün ve Tanrı elini tutup kendi ışığıyla aydınlatana kadar kalırsın kendi yarattığın karanlıkta. Gerçek ışığa kavuşturur Tanrı seni. Bırak Tanrı tutsun ellerinden, bir tek o anlasın gözlerinden, hislerinden, anlattıklarından... Zaten Tanrıdan başka kimsen yoktur ki bu Dünya da, ruh eşini de bulmamışsan eğer. Sürekli hayatımızı yanlış yaşadığımızı düşünmek, yanlış kişilerin doğru kişi olduğunu düşünüp hayatımıza dahil ettiğimizden değil mi? Mesela içimizdeki savaşı anlatırken onlar gözlerimizdeki duygularımıza kör, ağzımızdan çıkan cümlelere iyi bir dinleyici oluyorsa yanımızda olmalarının ne anlamı var ki? İşte bu yüzden seni yaratandan başka kimseden yanında kalıp, anlamasını bekleme. Ama gözlerin görmediğinde de sana yol tarif edecek insanları aramaktan da vazgeçme. Gözleri müebbet yemiş gibi kapanır kızın, mahkûm olduğu yer hapis değil oğlanın kollarıymış. Her bakışmaların da yaseminler açar, her birlikteliklerin de solarmış o yaseminler. İblislerin kanlı mızrakları meleklerin kanatlarını kirletmek için hazırlanmış. "Göğsün ne ulu bir mâbed." Bir bebek uysallığıyla sindi oğlanın göğsüne. Yakıcı, kavruk tenine dokundu. Burnundan aldığı nefesle ciğerlerine kadar doldurdu kokusunu, ardından usulca kaldırdı başını bir ok gibi sapladı gözlerini gözlerine. "Diline yemin içtirmiş ruhum her gün kutsal kıldığı yerde ibadet etmeye." İnancın seni esir edebilir miydi acılara? Her ne kadar kabul edilmese de bir inanca bağlı kalıp tüm yanlışlarıyla o inanca göre yaşamak çok acınasıdır. Ve bir inanca bağlı kalmak onun getirdiği tüm acıları da kabul etmek demektir. Hüküm giymişti oğlanın dudaklarında sahte gülüşler. Ta ki ona kavuşana dek. "Eğer tek bir an bile huzur bulamayacağını düşünürsen..." Hiç düşünmeden söyledi ve bir an durdu. Bir şeyler düşündü ve bir şeyler yıkılmaya yüz tuttu ardından sözlerine devam etti. "Kutsal kıldığın bu mâbed üzerine yıkılsın kalbimin, ama altta çürüyen kalbimin üzerindeki enkaz, senin yaseminler gibi kokan ruhun olmasın." Piyanist son tuşuna bastı. Tüm ışıklar söndü. Tüm yalanlar karanlığa gömüldü. Birleştiler... Ve meleklerin kanatları kirlendi. Yaseminler çiçek açtı ve aynı anda oğlanın göğsü, kızın mâbedi yıkıldı. İkisinin de dudakları kurudu, ikisinin de evi yerle bir oldu. Yaseminler soldu... Ölüm koktu... Kurumuş yasemin çiçeği kokusu ölüm kokusuna karıştı. Kız, oğlanın kokusu karşısında diz çökmüşken, oğlan bilmeden ölümü soludu ve kızın boyun girintisine bir öpücük bıraktı;yumuşak ve aynı zaman da şehvetli bir öpücük. Ve kızın gözlerinden bir damla ölüm aktı oğlanın avuçlarına. Artık her şey için çok geçti. Her şey bitiyordu. İkisi de birbirine yemin etmişti oysa ölüme beraber yürüyeceklerine dair. Bir de ne vardı biliyor musunuz? Güneş Tanrısına aşık olan güzeller güzeli prenses vardı. Prensesin, Güneş Tanrısı tarafından reddedilişinin ardından intihar edip bedeninin de yakılıp, küllerinin toprağa karışması sonucu açan yasemin çiçekleri; ve yasemin çiçekleri ile birlikte doğan yasemin kokulu Evra, ve Güneş Tanrısına meydan okuyan Kamran. Şimdi boş verin bunu, ne de olsa geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle birbirlerinin hayatına dahil olan insanların, gün geçtikçe aşklarına birbirlerinin sırlarını öğrenirken şahit olacağız. Ve korkularına ve yalanlarına. Şimdi sadece kendi zihnimizin yarattığı gökyüzünün altında gözlerimizi kapatıp yıldızlarımızı oluşturalım, sonra o yıldızların tek tek yeryüzüne düşüşünü izleyelim ve yıldızlarımızı kimlerin avucuna emanet edeceğimize karar verelim.
vefa
Ezel karakaş
Kütüphanede kilitli kalan naz ve savaşın yaşadığı olaylı gece büyük bir maceraya sürüklüyor bizi . Biligilendirme : arkadaşlar kitap wattpad üzerinden yayınlanmıştır ve basılı eser haline gelicektir
KADINIM
M.barkın can
Ben efe çamlıca benimlemisiniz şimdi ya da sonra
FEZA
Feza, yıllarca sessizliğin acı ve lanetli eziyetlerine maruz kalan biridir. Feza yine tek istediği yarasız bir gün geçirmek olan bir sabaha uyanır ve hayatı öngörülemez bir şekilde tepetaklak olur. Yaşanan her şey bir hiç uğrunayken, Feza ne yapacağını bilemez bir halde ortada kalır. Feza geçmişin kırıkları, acısı ve umutsuzlukları ile şimdiki zamanda sıkışıp kalırken; bir de peşine takılan psikopatlar ile birlikte çok zor zamanlar geçirir. ~~ Hayatım, soru sormaya başladığım ilk andan beri, sanki şizofren birinin yazdığı herhangi bir tiyatro eseriymiş gibi gelirdi bana. Sanki ben, hep bana yazılan senaryoya uymak zorunda kalan sefil bir oyuncuymuşum gibiydi. Sanki şizofren senaristin yazdıklarından memnun olmamasına rağmen susan biriymiş gibi. O şizofren senaristin kaleminden çıkanlarla ben, yıllarca nedenini bilmeden psikolojik şiddet gördüm. Yıllarca masumluğumu kanıtlamaya uğraştım. Yıllar boyu tüm çabalar tek tek ve acı bir şekilde boşa gitti. Daha sonra o şizofren senarist daha da delirdi ve bana tüm her şeyin boşa olduğunu söyledi. Bir anda kendimi Eryiğitlerin içinde buldum. Şizofren senarist ise hayatımı daha da zorlaştırmak için kendi parçalarından oluşturduğu birilerini hayatıma soktu. Bense bir kez daha susup senaryoya uydum ve hem onlara alışmaya çalışırken hem de yaşamaya çalıştım.

