“pınar” için sonuçlar
Arama sonuçları
GÖNÜL PINARI
Abdülsamet urtekin
Şiirlerin doruğa ulaştığı kitabı kim okumak istemez ki? Sevgi, aşk, vatan, nefret, üzüntü, sevinç, şaşırma, hiciv gibi; şiirler sizlerle. iyi okumalar....
Sırık Oğlan ve Saf Kız
Duygu
Yaz Aşkı 2024 Birincisi 🥇 Lisenin en güzel zamanlarını düşünün. Sınav kaygısı yok, gelecek kaygısı yok… Sadece geçlik eğlence ve aşk var. İşte tam o yıllarda iki kişi giriyor kızımızın hayatına. Biri hiç tanımadığı sadece aynı okulda olduğu bir anonim, diğeri ise dünya yakışıklısı üst komşusu. Bu kızımız kimi seçer ne olur bilmem ama aşkın kazanacağından eminim.
ŞİRKETLERİN SAVAŞI
limanihaye
Kanada'daki en karanlık iki şirket ve ikisinin de kaderini değiştiren bir Türk... Polislik yaparken karanlık mafya işlerine bulaşan ve meslekten atılan İlker, Kanada'ya yerleşip iki yıl boyunca temiz bir yaşam sürer. Fakat orada başına gelenler onu çok daha karanlık bir şirkete götürür. İspanyol kökenli bir suç liderinin sıradan bir koruması olan İlker, yapılan bir saldırıyı engelleyince bir anda bu suç liderinin en önemli korumalarından birisi olur ve hayatı baştan aşağı değişir. Bundan sonra İlker'in, herkesin birbirine ihanet edip taraf değiştirdiği iki büyük şirket arasındaki tehlikeli ve ölümcül savaşta hayatta kalması ve kendi intikam hikayesini tamamlamak için çok korkunç sonuçlara yol açabilecek kararlar alması gerekmektedir. Aksiyon, suç ve gizem dolu bu hikayeyi okurken şok olacaksınız.
Tutulma
FATMISS
"Ben... Ben yapamam!!" demiştim. Oysa o beni hiç dinliyor gibi görünmüyordu. "Sadece işini yap doktor." Pınar Soydan 25 yaşında İstanbul'da çalışan bir doktordu. Bir gün bir çatışmada yaralanan bir adama yadım etmek için kaçırılır ama Pınar'ın bilmediği şey bu adam Türkiye'nin en büyük mafyası olan Murat Karasoy'dur. Pınar'ın bundan sonra hayattı tamamen değişir...
çekmecemde ölü bir demet...
zeyna
birkaç satır işte...
Kimsin sen?
KEYSİ TİANA KİRKORYAN
Akşam için hazırlanıyordum fakat koyu yeşil mi yoksa siyah elbisemi mi giysem karar veremiyordum. İlk önce yeşil olanı üstüme doğru tuttum ve aynadan kendime baktım. Çok kararsız bir insan olduğum için normalde bizim kızları arar onlara sorardım ama akşam gideceğimiz yer lüks bir yer olduğu için onların da dertleri başlarından aşkındı. Bir süre sonra siyah olanı elime aldım ve yeşilin yerine koydum. Koyu yeşil çok güzel uymuştu ama siyah rengini de çoğu kişi bana çok yakıştırdığı için "siyah mı olsa acaba?" diye düşünüyordum. Kararsızlığımı kesen ses ile durdum ve arkamdaki yatağın tam ortasında duran telefonuma baktım. Konuştuğum çok kişi yoktu, kızlar da hazırlanmakla meşgul olduğu için telefonlarının olduğunu bile unutmuşlardır. Boş boş bakmak ile ir yere varamayacağımı anlayınca telefonuma gelen mesaja baktım. +90(533): Yeşil beyaz tenine çok yakışıyor. +90(533): Onu giy. Kısa bir şok yaşadıktan sonra etrafıma hızlıca bir göz gezdirdim. +90(533): Beni göremezsin. siz: Kimsin sen? Ellerim titriyordu, kalbim koşuya çıkmışçasına hızlı atıyordu. Gözlerim perdeleri açık olan pencereme takıldı. Yavaş adımlarımla oraya vardığımda etrafa bir göz gezdirdim ama kimseyi göremedim. Telefonumun ekranı parladığında bakışlarımı oraya çevirdim. +90(533): Öncelikle eğer kim olduğumu sana söylemek için cesaretim olsaydı bunu direkt karşına çıkarak yapardım. +90(533): İkinci olarak sana beni göremiceğini söylemiştim. Cevap vermedim. Geri çekilip pencerenin perdelerini bir hışım ile kapadım ve yavaş adımlarımla yatağımın üstüne oturdum. kimdi ki o? +90(533): Merak etme sana zarar vermem. Bu en son isteyeceğim şey bile değil. Aksine seni korumak için uğraşıyorum. siz: Lütfen bana yazmayın. +90(533): Sana yazmak için uzun zamandır kendimde küçük bir cesaret arıyordum. Sonunda buldum ve yolumdan geri dönmeyeceğim. +90(533): seni bırakamam. Ne düşünmeliydim?
Gecenin Poyrazı
ALYA PINAR
Bu kitap yazın geçen bir aşk hikayesidir. susarak sevenlerin, doğru zamanda yanlış insan olanların, aynı cümlede hem haklı hem kırık kalabilenlerin hikâyesi. Her karakter biraz cesaret, biraz korku, biraz da yarım kalmış cümlelerden oluşuyor. Kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil; herkes insanca. Ben bu hikâyeyi yazarken mükemmel sonlara inanmadım. Çünkü hayat çoğu zaman kavuşarak değil, öğrenerek bitiyor. Gece’nin gidişi, Poyraz’ın kalışı, Kumsal ve Deniz’in sessiz başlangıcı; hepsi başka başka gerçeklerin yansıması. Bu kitapta bazı aşklar yarım kaldı, bazı dostluklar güçlendi, bazı yollar sonsuza kadar ayrıldı. Ama hiçbir duygu boşa yaşanmadı. Her bakışın, her suskunluğun, her kırılmanın bir anlamı vardı. Belki kendini bir karakterde buldun. Belki bir cümle sana dokundu. Belki de sadece hissettin. Eğer öyleyse, bu hikâye amacına ulaştı. Çünkü bu kitap, okunduğu sürece bitmez. Ve bu kitabın 2. versiyonuda gelecektir. Bu kadar güzel bir hikaye burada bitemez.

