“mistik” için sonuçlar
Arama sonuçları
Saqallı mistik
simon perz
Benim adım nurten gidek. Selenanin soyundan geliyorum. Evet ,dorğu gördünüz.selenanin soyundan geliyorum.mistik yeteneklerim var.ama daha onunki kadar değil.onu seviyesine gelmek için okulda okuyorum.okulumun adı da THE BEST SELENAS HADES GEBES. Acayip ünlü bir okul. Bu hikaye de benim oradaki anılarımı içeriyor...☺😜🧚♀️🧚♀️🧚♀️🧜♂️👳♂️🤳💅💅

Komik ve mistik
Miray Sönmez
Sadece gül
KAOS
AYTEN OKAY
Her şey Güz’ün işlediği bir cinayetle başlar. O akşamüzeri kitapçının sahibini vurmasıyla ve görgü tanıklarından kaçarak kendini suya bırakmasıyla koca bir gizem yaratır. Cinayet Büro Amiri Gürsan Alacan, maktul Erden Çetin’in cinayetini soruşturmaya başladığında çok geçmeden esrarengiz olayların içinde kendini bulur. Erken doğum yapan eşi, bebeğinin boynundaki sembol ve yıllardır çocukluğunun sıkışıp kaldığı o evin kapılarıyla Kaos’un ilk perdesi artık aralanıyordur. Yüzyıllardır bilinen, hatta birçok dinde ve mitolojide söz edilen büyücüler; günümüz adıyla Medyumlar yeniden bir araya gelmek zorundadır. Güz, yıllardır Nova Cemiyeti’nden saklanan Asi’ye ulaşabilmek için başka yollar dener fakat bu, kendilerini ve Medyumlar’ı tehlike atacak bir seçimdir. İkiz alevi Asi’yle yolları birleştirebilse de büyü güçlerini kontrol edebilecek bir iradeye sahip değillerdir çünkü diğerlerine tezat Asi’nin üçüncü gözü kapalıdır. Zamanın kayıp bekçisi, geri dönmeyi başaran Gecenin Efendisi, adaleti iradesizce sağlayan sürgün melekler ve yedi mührü kıran Mahşerin Dört Atlısı’na rağmen Şeytan’ın söyleyecekleri çoktan bellidir: “Bilin ki Dünya’ya cehennemi ben değil, insanlar getirdi.”

Zehir ve Çiçek
BUSE DEMİRKOL
Topkapı Sarayı’nın altın varaklı duvarlarının ardında, kokusu genzi yakan bir sessizlik hüküm sürer. Burası, çiçeklerin sadece güzellik için değil, nefesleri kesmek için yetiştirildiği bir yerdir. Meryem, imparatorluğun en karanlık köşesinde, baş eczacının gölgesinde büyümüş bir hayalet. Elleri şifalı otlara dokunurken zihni, ailesini bir gece yarısı cellatlara teslim eden padişahın kanını dökeceği günü planlıyor. Onun için dünya, sadece dozajlardan ibaret. Tahtın gölgesinde, çiçeklerin arasında saklanan bir başka sır daha var: Şehzade Bayezid. Şiirlerinde ölümden ve adaletten bahseden bu genç adam, babasının deliliğinin imparatorluğu bir uçuruma sürüklediğinin farkında. Şehzade, babasının sonunu getirecek ittifakı kurarken, sarayın zehir laboratuvarında tanıştığı o esrarengiz çırakta kendi karanlığının aynasını görür. Meryem’in intikam ateşi, Bayezid’in taht tutkusuyla birleştiğinde; ikisi de aşkın, zehir kadar ölümcül ve çiçek kadar kırılgan olabileceğini öğrenecek.
Son Cadılar
Ayşenur
Cadılar dengeyi sağlamak için gönderilmiş insanüstü varlıklardır . Tıpkı insan gibi görünürler . Beş farklı cadı vardır ilki Ateş cadısı , ateşe hükmedenler kendi içinde ateş cadılarıda üçe ayrılır cehennem ateşi cadıları , kızıl ateş cadıları ve mavi ateş cadıları en tehlikelileri Cehennem ateşi cadılarıdır efsanelerde onların tanrının cehenneme sürdüğü meleklerinin şeytana dönüştükten sonraki elçileri olduklarını inanılır, Cehennem ateşi ancak bir cehennem ateşi cadısı ile söndürülebilecek sadık ve güçlü olduğu bilinir. İkincisi Su cadıları en naifleridirler kibar ve naziktirler ancak damarına basarsanız cehennem ateşini bile söndürecek dalgalar yaratabileceklerine inanılır . Üçüncü Hava caddıları , asi ve asosyal olanlardır , bulaşmadığınız sürece zaraları dokunmaz. Toprak cadıları , doğaya tapanlar , en sakinler inanışlar onları sinirlendirebilmenin tek yolu doğaya bir zarar vermektir . Beşinci cadı Selis cadısı 100 yılda bir kehanet cadısı ortaya çıkar ve tüm cadılar ise ona tapar . Selis cadısı bilinenlere göre kainatın ya sonu ya da sahibi olacaktır . Selis cadısı tek bir ruhtur 100 yılda bir beden değiştirir ve yeni geçtiği bedenler yeni doğanların bedenleri olur bu nedenle Selis cadılarını çift kişiliği olur . Kehanetlere göre son Selis cadısı sadece cadıların değil tüm kainatın taptığı bir varlık haline gelecek fakat o zamana kadar çok büyük savaşlar görmek zorunda kalacak . Bu dünya ile yeni tanıştım ve şunu biliyorum ki 24 yıl boyunca cam fanusun içinde büyümüş bir kız olarak içimde bir yerlerde bu günün geleceğini biliyordum .
Alessia
Nidanur
Toprak oldukça soğuktu, etrafta gri bir toz dumanı vardı . Etrafındaki herkes çığlık atıyordu bazıları yardım isterken bazıları da nefret içinde bağırıyordu .Eldivenlerini çıkarmaya çalışıyordu. İçindeki son güç ile savaşmaya devam etmeliydi. Böyle bir son olamazdı. Alessia bu savaşta yerde ölemezdi. Kalkmalıydı...Hikayedeki kahraman olmadığını biliyordu fakat bir konuda haksız değildi. Bu Alessia için bir son değildi . Tüm gücüyle bedenini yerden kaldırdı . Ayakta durmaya çalışırken eldivenlerini çıkarttı ve odaklandı. Gücü hissedebiliyordu. Ağaca doğru ilerledi . Ağaca dokunduğunda tüm amacına ulaşmış olucaktı. Sonunda tüm güç onun olucaktı. Güç gözünü öyle boyamıştı ki önündeki tuzağı göremedi.. Ve her şey tekrardan karardı .
MHYRON
Alpaslan
SES tarafından tasarlanan Mhyron gezegeninde başladı bu destansı serüven. Birbirinden farklı ırkların kendi amaçları doğrultusunda verdikleri yaşamlarını ele alan bu hikayede gezegen Mhyron’un, iyilik ile kötülüğün ne olduğuna karar verildiği o vakitlerde 1.Çağ başlar. Bu hikayeyi yazarken ilham aldığım kişi J.R.R Tolkien olup, okuduğum şaheseri olan Silmarillion’u benzer bir hava vermek istedim. Kendi yorumlarımı katarak. Umarım beğenir ve zevkle okursunuz.
Basit Bir Peri Masalı
FReYa
Yazım becerilerimi geliştirmek ve sınamak için yazıp atıyor olacağım. Çoğunlukla peri masalı tarzı fantastik olacak. Eleştirileriniz varsa serbestçe yorumlara yazın.
Asterlin: Yedi Mühür
Merve Kızıldağ
"Günahkarlar ormanında Yedi yaşam var olacak Ruhsal ağacının altında Yedi kan akıtılacak Karanlık madalyona Madalyon karanlığa Yedi mühürle esir olacak" Atalarımız, asırlardır süregelen bir kehanetin mirasçıları olduğumuzu söylerdi. Bu diyarın ötesindeki ruhsal evimize hizmet etmek için doğmuştuk. Değersiz bedenlerimiz, ilahi ruhlarımızı taşıyan bir araçtı. Benliğini dünyevi günahlardan arındıramayanlar azap çekerdi. Biz bu diyarda; koruyucu, eşlikçi, kurtarıcı ve kutsaldık. Her şey olmamızı istediler, yalnızca insan olmamıza izin vermediler. Bize "Yedi Mühür" dediler. Birimiz olmadan hepimiz hiçtik, Hepimiz bir olunca birimiz hiç oldu. Kapak Tasarımı; efiadesign
Hastanın ilacı
Sena
Psikiyatriste takıntılı olan Lucifer'in herkese zarar verme zorunluluğu olan birisinin gerçekten birine aşık olabilir miydi? Acaba gazel'e zarar verebilicek cesareti var mı ?
fjell
Akina Kiirami
fjell, bir dağın ve bir kızın öyküsü.
IŞIĞIN FISILTISI
dye
Gök gürledi, şimşek çaktı. Vacuarium Adası'nın kaderi o gün belirlendi. Somniorum Okulu Ada'nın kaderini tekrar belirleyecekti...

Çöl Gülü
can
Üvey bir kız olan Alara, eski bir tapınağa adım attığında içine bir iblis girer. Bir iblis avcısı olan Gökay, Alara'yı kurtarmaya karar verdiğinde ikili, aynı kaderi paylaşan yol arkadaşlarına dönüşür. Büyülü bir kız. İçinde bir iblis. Ve onu öldürmek için tetikte bekleyen bir avcı... ✨ Ne beklemeli? ✨ ✧ Büyülü çölde zorlu bir yolculuk. ✧ Yozlaşmış dünyadan sağ çıkabilecek mi? ✧ Alara ve Gökay birbirlerine güvenebilir mi? ✧ Ve en önemlisi... İblis aslında ne istiyor? Yorumlarınız ve destekleriniz bu çöl yolculuğuna su gibi iyi gelir. 🌵
ZARİT
Damlanur Gazitepe
Yavaşça önümde eğilerek yüzünü yüzüme hizaladı. Bu adam burnumun dibine kadar girerek neyi amaçlıyordu cidden. O yaklaştıkça daha çok sıcakladığımı fark ettim. Sanki tuhaf davranışlarda bulunan o değil de benmişim gibi hayretle gözlerime odaklandı. Beni kafasında anlamlandırmaya çalışır gibi bir hali vardı. Sessiz ve soğukça 'Sen..' dedi. Şu an gerginlikten ağlamak istiyordum. Voldemort bile bu yabancının yanında daha sempatik kalıyordu. 'Beni görebiliyorsun.' Daha çok kendine sorduğu bir soru gibi çıkmıştı dudaklarından. Bu adam cidden hasta dedim içimden. Pardon da burnumun ucuna kadar giren ve kişisel alanımı ihlal eden beyefendi. Sizi görmemem mi gerekiyordu?

Zihin Büken
zahit mengi
Hiç birine empati beslediğiniz oldu mu? Ya da içinize doğan bir hoşnutsuzlukla beraber çok sevdiğiniz ve sizden uzakta olan birine duyduğunuz özlemin uykularınızı bölmesine şahit oldunuz mu?. İnsanların sürekli empati veya altıncı his diye tarif ettikleri duyguların aslında ne olduğunu merak ettiniz mi hiç? Normal bir köylünün bu tanımlarla geçiştireceği duygular aslında zihinlerimizin Qu denen maddesellikten uzak alternatif bir boyutta serbestçe hareket etmesinden doğan eylemlerin bir sonucu olduğunu söylesem ne dersiniz? Qu hakkında yapılabilecek en yaygın tanım bütün canlıların zihinlerinin birbirleriyle kurduğu ortak bağlantılardan doğan bir evren olduğudur. Günlük yaşantımızda fark etmeden birçok defa zihnimiz bu boyuta geçer ve Qu'nun ufak etkilerine maruz kalırız fakat Zihin Büken olarak adlandırdığımız bazı kimseler bu karanlık boyutta yollarını bulmak ve bu sayede diğer bilinçli varlıkların zihinlerine nüfuz etme konusunda kendilerini özel olarak eğitmiş kimselerdir.
Kalbimin Laneti
Eddy
Aşk doğru kişiyi bulduğunda mucize, yanlış kişiyi bulduğunda ise lanettir...

🤏MİSTİKUS NİTİKUS HİKAYELER
Encherligth
Benim yazdığım mikrofonun düzelttiği anten hikayeler
Şahmeran
yigithacer
Bu hikâyede 5 bin yıllık bir sükûtun çığlığı vardır. Elli yaşındaki Cevdet, hayatın yorgunluğunu verandasında soğuk bir bira ve bir sigarayla atmaya çalışırken, o kilitli ceviz sandığın açılmasının evrenin tüm dengesini bozacağını bilemezdi. Hiçbir felsefe, hiçbir mantık ve hiçbir ilaç; sandıktan sızan o yeşil ışığın ve zihnine doluşan robotik seslerin karşısında duramazdı. Cevdet, kendi bedeninde bir kiracıya dönüşmeye başlar. İçindeki Cemşid uyandığında, kadim Lokman'ın gölgesi Cevdet'in 50 yıllık hayatını mahşer meydanına çevirir. Sandığın üzerinde yazan "Şahmeran" ismi sadece bir efsane değil, cinlerin bu boyutu istila etmek için beklediği o ince perdenin ta kendisidir. Bir yanda vefa borcu bildiği ablası ve dünyanın diğer ucundaki kızı Firuze, diğer yanda zihnini ele geçiren o kadim ruh... Cevdet, "ben bitti demeden bitmez" diyen Şahmeran'ın mutlak gücüyle yüzleşirken, aslında en büyük savaşın kendi içinde olduğunu fark eder. Dünya boyutlar arası bir kaosa sürüklenirken, Cevdet'in
Galatasaray lı mıstık
Mwmi
Yarrak kafa

Orta Dünya: ALTAR
Alparslan UĞURLU
"Bu eser J.R.R. Tolkien'in yarattığı Orta Dünya evreninden esinlenilmiştir. Tüm haklar Tolkien Estate'e aittir. Bu hikaye ticari amaç gütmeyen bir hayran kurgusudur." "Geçmişin küllerinden doğan bir fısıltı... O, artık Hador'un onurlu soyundan değil, Birinci Çağ'ın en karanlık kurbanı. Altar, kana ve ölümsüzlüğe yazılmış bir lanetin izinde. Çünkü Arda, yalnızca ışıkla değil, aynı zamanda gölgelerin açlığıyla da dönüyor."
Tanrıçanın Yakarışı
Meri
Selendral, 8 krallığın egemenliğine ölümsüz Tanrı ve tanrıçalar tarafından bırakıldı. Yıllar yıllar önce ölümsüzlerde meydana gelen değişim ve ihanet selendralin düzenini bozdu ama insanlar her zaman olduğu gibi başlarındakileri sorgulayacağına kendi krallarında sorunu aradı. Selendral 8 krallığa ve onları düzene soksun diye seçilen varislere bırakıldı ancak tek bir tanrıçanın düşüşü ve tanrının kayboluşu o sözde “Mutlak Düzeni” bozdu. Kehanet gören sybiller bile çok kayıp verdi. Ölümsüzler, kendi ölümsüz hayatlarını ölümlülere uyarlayabileceğini sanıp kuklaların kontrolünü bıraktı belki de en büyük sorun sonuç değil sanılandı…

