“kendini bulma” için sonuçlar
Arama sonuçları
Aşkı bulma
Yılmaz
Eski zamanlarda yaşayan iki gencin hikayesi ve birbirlerini tanırken Yeni maceraları atılıp ve Gizem çözdükçe birbirlerini daha fazla tanıma yoluna girerler
X'i Bulmam Gerek
Ecrin
"... Hastayım sana. Sen yanımdan uzaklaştığında gözlerim doluyor. Seni gördüğümde kalbim ölüyormuş gibi atıyor. Yüzüne baktığımda içimdeki çiçekler yeşeriyor. Ben sana çok aşık oldum..."
Asla pes etmeden devam et aşkı bulmaya
Irmak
Her geçmişin bir hikayesi vardır...
Kendini Bulmak
İlsu Akkuş
" Bir insan doğduğundan beri var olur muydu yoksa sadece kendini bulduğunda mı var olmuş sayılırdı ?" Peyda Aktaş on dokuz yaşında Kaş'ın Kalkan isimli sahil kasabasında yaşamını süren bir genç kızdır. Yıllarca anne ile babası tarafından tam anlaşılamamış ve ablasının gölgesinde kalmış, tek aşkı dans ve müzik olan bu genç kız kendine bir arayış yolculuğundadır. Bir gün sahil kenarında koşu yaparken tanıştığı biri onu bu yolculuğunda nasıl etkileyecektir ? Bildiğiniz tüm romantik komedi kitaplarını unuttun. Ve hepimizin içinde bulunan o hisse odaklanın kendinizi bulmak kendiniz tam olarak bulabildiniz mi Yoksa hala bir arayışta mısınız ? Acaba Peyda'nın hikayesi size nasıl yardımcı olacak ?
Kaçıklar Sirki
Jasmin N. U.
En baştan başlayayım. Her şey 2036 yılında Chris Houser adında m4nyak bir herif prestijli bir üniversitede arkeoloji bölümünü bitirmek üzereyken kafayı iyice uçurttuktan sonra kendi spermini fosil kalıntılarından çıkartılan ve okulunun müzesinde sergilenen DNA'lara enjekte edip oluşturduğu ve "Yeniliğin Küpleri" olarak isimlendirdiği yaşam formlarını, yaşlı ve Chris'in DNA'ların işleyişiyle oynama t4kıntısına maruz kalan, köp3k boyutunda olup ortalama bir insan kafası büyüklüğünde yumurtlayan horozlarına kuluçkaya yatırtmasıyla başladı. Muhteşem fikirlere sahip Chris'in yaptığı tek hata bu değildi. Kullandığı son iki fosil tamamı ile doğal sebeplerden ötürü ölmüş kırlangıçlara aitti. Fakat diğer dördünün aslında var bile olmaması gerekiyordu. Mankafa Chris Houser o diğer dört fosili yasaklı raflardan almıştı. Çünkü o fosiller, efsanelerin varlığını ortaya çıkaranlardı. Çünkü o fosiller, yarı yaratıkların soyunu oluşturanlardı. O fosiller, efsanevi yaratıkların fosilleriydi.
Bir Güz Masalı
Fatma
Bir güz masalı Eylül'ün gelişiyle başladı her şey. Hafif esintisiyle sallandı yapraklar, minik minik düştü damlalar her bir fidana, sahte umutlar dağıtırcasına. Gidişi de gelişi gibiydi. İç gıdıklayan soğukluğu, gölgeli bakışlarının altındaki nemli gözleri, ifadesiz suratı. Kışın habercisi olduğunu bangır bangır bağırırken, bir gülüşüyle son değil ilkbahar oluşuna inanmaya çalışmakta benim acizliğimdi.
Aynada Gördüğüm Kişi Ben Miyim?
Sinop MANTISI
Ben hâlâ aynı kişiyim, sadece sevdiğim şeyler biraz daha farklı
BİR DAMLA IŞIK
Halime Aygören
“Bir Damla Işık”, modern insanın iç sıkışmasını, yönsüzlüğünü ve kendini arayışını yalın ama derin bir anlatıyla gözler önüne seren etkileyici bir kısa hikâye. Günlük hayatın sıradan anları içinde kaybolmuş bir zihnin; işsizlik, tükenmişlik, karar verememe hali ve anlam arayışıyla nasıl sessizce boğulduğunu takip ederken, hikâye bir yandan da küçük bir kıvılcımın insanı nasıl yeniden harekete geçirebileceğini gösteriyor. Bir market yolculuğu, bir YouTube videosu ve tesadüfen karşılaşılan bir fikir… Hepsi, hayatın büyük değişimlerinin çoğu zaman “büyük olaylarla değil”, küçük fark edişlerle başladığını hatırlatıyor. İnsanın en zor yüzleşmesinin kendisiyle olduğunu sade bir psikolojik diyalog üzerinden anlatan bu hikâye, okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: “Değişim gerçekten dışarıda mı, yoksa hep içeride miydi?” “Bir Damla Işık”, umudun büyük olmadığında bile nasıl yaşattığını; bazen devam edebilmek için yalnızca küçük bir ihtimale tutunmanın yeterli olduğunu anlatan bir hikaye.
Hayatın Anlamı Ne ?
Pelin
Günlük

