“karanlıkakademi” için sonuçlar
Arama sonuçları
KÜLLERİN ARASINDA
Hand of Zarathos
KÜLLERİN ARASINDA "Her şeyini kaybetmiş bir kızın küllerinden tek bir şey doğabilir: Yakıcı bir intikam." Bige için Koru Akademisi geleceğe açılan tek kapıydı. Tırnaklarıyla kazandığı bursu bir komployla elinden alınınca karanlıkta çaresiz kaldı. Karşılaşacağı tek çıkış yolu ise okulun görünmez kralı Barlas Karahan’dı.Gece yarısı kütüphanede fısıldanan tehlikeli anlaşma, Bige’yi nefret ettiği bu adamın gölgesi olmaya zorladı. Güçlü bir "enemies-to-lovers" girdabında nefret yerini tutkuya bırakırken, Bige kalbini Barlas’a teslim etti.Ancak Karahan dünyasında aşk, en büyük tuzaktı. Uçurumdan bizzat Barlas tarafından itildiğini anlayan Bige için şimdi maskeler düşecek ve güven paramparça olacaktır. 📌 SERİ BİLGİSİ: • 3 Kitaplık Koru Akademisi Serisi'nin ilk kitabıdır. • 1. Kitap toplam 25 bölümden oluşacaktır. • Tür: Romantizm / Genç Yetişkin / Gizem / İntikam • Her yeni gün yeni bölüm!

BOZKIRIN SESSİZLİĞİ: LEKELER
Lalii
"Herkesin sevdiği birinin yokluğu, herkesin sakladığı bir gerçeği doğurur." Seçkin Işıklar Koleji’nin altın çocuğu Ege ortadan kaybolduğunda, geride sadece ağır bir sessizlik bıraktı. Ama bu sessizliği bozan biri var. Kazakistan’ın sert rüzgarlarını ruhunda taşıyan Ayana, Ege’nin dolabında o siyah zarfı bulduğunda, hayatının en tehlikeli oyununa davet edildiğini biliyordu: "Hepiniz oradaydınız." Biri dahi ama yıkıcı, diğeri kusursuz ama korkak iki çocukla; Barın ve Demir ile zoraki bir ittifak kuran Ayana, koridorlarda yankılanan çığlıkları dindirebilecek mi? Yoksa bu karlı şehir, yabancı bir kızın feryadını da mı yutacak? Dostlukların ihanetle, aşkın şüpheyle sınandığı bu okulda; katil sadece aralarından biri değil, belki de tam yanlarındaki kişidir.
ANTALYA GÜNCESİ
AYBİGE ÇALIŞKAN
"Beni bir canavardan kaçıp başka bir canavarın ateşine sığınmakla suçlama. Ankara'da küllerim kalmıştı, Antalya'da ise sadece yanmamı istemeyen bir hayalet..." Zehra Toprak Eyüpoğlu, ailesinin Ankara'daki yıkıcı iflasının ve dağılan yuvasının enkazını arkasında bırakarak 1992 sonbaharında Akdeniz'in tuzlu rüzgarlarına sığınır. Ankara'nın isli soğuğundan kaçarken sığındığı bu sıcak sahil kenti, ona vaat edilen huzurlu bir liman değil; geçmişin günahlarıyla örülmüş fırtınalı bir sürgün yeri olacaktır. Kampüsün tekinsiz zarafeti içinde iki farklı uçurum Zehra'yı kuşatır: Bir yanda Bozkurt hanedanlığının her şeye sahip olabileceğine inanan, Zehra'yı tüm okulun gözü önünde kendi mülkü ilan eden karanlık veliahdı Doruk; diğer yanda ise yüzünü gizleyip gölgelerden fısıldayan, cebine "Yanmanı istemiyorum" notunu bırakıp kaçan meçhul bir yabancı... Toprak, Doruk'un yakıcı kafesinde mi kül olacaktır, yoksa onu uzaktan izleyen o sessiz hayaletin sırrında mı boğulacaktır?

