“karadeniz” için sonuçlar
Arama sonuçları
İZLER KARADENİZ
D.T.
Kader bizi bir yerden alıp başka bir yere savurur. İşte benim hikayemde böyle başlamıştı. Bir görev için kader beni Karadeniz'in o sert havasına o hırçın denizine ve o puslu dağlarına götürmüştü...
Hırçın karadeniz
Gülbahar zengin
Defne ve karanın fırtınalı aşkı
DALGALAN KARADENİZ
eva green
Aşka olan bütün inancını kaybetmiş bir kadın ve onu aşka inandırmaya yemin etmiş bir adamın hikayesi.
Sen anlat karadeniz
Elçin Altınsoy
Bu bir bir alinti bir dizidir.
KARADENİZ AŞKI
Recep Bayram
Mesleği polis olan Nefes Zorlu'nun ataması Trabzon'a çıkmıştır. Trabzon'un delikanlısı Deli Tahir ile destansı aşkı.
Hırçın karadeniz
Gülbahar zengin
Küllerinden doğan karadeniz aşkı....

Karadeniz’in Fırtınası
ybtps9bdkmnull
Fırtına ve Laranın hem geçmişini hem şimdiki durumlarını okuyacağız ve bu kitap askeri ve mafyatik bir kitaptır DİKKAT SMUT SAHNELER VARDIR rahatsız olanlar okumasın yada geçsin Dilerim ki beğenirsinizzzz❤️❤️❤️ Oylarınızı bol bol kullanır mısınız🙏🏼
Bir Karadeniz Masalı
Melike
Bazen meceralı bazen komik arkadaşların sevdaları ve yaşadıkları olaylar

Karadenizin Yasak Rüzgarı
Rainshii
"Kaderin yazıldığı topraklarda, aşk bir uçurum kenarıdır." Rize'nin sisli dağları arasına hapsolmuş iki düşman aile: Karadenizler ve Soranlar. Yıllardır süren kan davası, genç bir hukuk mezunu olan Larin'in İstanbul'dan Rize'ye dönmesiyle yeniden alevlenir. Ancak bu kez savaş sadece topraklar için değil, ruhlar için verilecektir. Bir yanda kanunu temsil eden, gri gözleriyle fırtınayı durdurmaya çalışan Demir; diğer yanda ise fırtınanın ta kendisi olan, yasak tutkunun izlerini taşıyan Rüzgar.
Karadeniz'in neşeli kahraman'ı temel.
Sevgi Neydi
Köye turist geleceğini duyan temel iş başına koyulur.
KARADENIZ ESİNTİSİ (DÜŞMANDAN AŞKA)
Libelune
Bulutlar buralarda gökyüzünün değil, toprağın malıdır. Kendimi bildim bileli Rize’nin bu dik, dumanlı yamaçlarında nefes alırım. Adım Suzan. Bu dağların çayı gibi sert, toprağı gibi inatçı bir kızım. Saçlarım Karadeniz’in hırçın dalgaları gibi darmadağın, ellerim ise daha kendimi keşfetmeden toprağın kokusuyla nasır tutmuş ellerdir. Biz buralarda acıyı da neşeyi de saklamayı bilmeyiz; her şey gökyüzü gibi aniden dökülür içimizden.
FINDIK GÜZELİ-Yarı texting
Sunrise
Giresunlu bir kızın, arkadaşı sandığı bir numaraya mesaj atmasıyla başlıyor her şey..... Peki bu numaranın sahibi başkası çıkarsa... *********** 0528**: Lan Recep nerde kaldın ? 0528**: İyi ki bi çişin geldi. 10 saatir ortalıkta yoksun Recep Malı: Kimsiniz? 0528**: Lan Recep fındık toplamamak için bahane mi üretiyon. Zaten sinirlerim tepemde Recep Malı: Yine soruyorum kimsiniz? Ben Recep değilim. 0528**: Boş konuşma Recep. Gel hadiiiii *********
NEVA
Sinem
Bir ölümle başlayan aşk hikayesi…🖤🖤 Neva & Timur
KAPIZADE
Maysa
Karadeniz'in karanlık ve soğuk denizinin kirlenmesiyle başlayan hayattı onların ki. Herkes sıcak çay içerken onlar soğuk hatta buz gibi çay içmeye mahkumdu. Çırılçıplak halde kışın geçmesini bekler gibi... Sahil Külbasar; ablasının cinayetine kendini adamış yaralı bir martı. Katil diye sandığı ablasının eşi ile evlenmeye zorlanır. Sıradan maddi gelirin artmasının devamı için sanan diğerleri gibi düşünmedi Sahil. Katil olduğundan emindi, oysa ki kanıtlara ihtiyacı vardı. Sahi, gerçektende katil ablasın eşi Pakkan mıydı? Ya değilse, Evran Acatay; takside gördüğü sıradan birisi. Ya da katili bulmak için çabalayan sıradan bir polis. Belki her şey sıradan olmak için fazla gizemliydi. Bu iki ilişkinin geçmişi varsa her şey aynı devam edecek miydi? Tarih tekrarlanırsa herkes hayatta kalacak mıydı? Belki de tüm gerçekler sadece bir katilin kim olduğu değildir. Belki gerçekler, bildiğiniz birinin gerçekte kim olduğudur. Herkesi yeniden tanımaya benimle birlikte başlar mısınız? Haydi hel birlikte Sahil'in ablası olalım ve Evran'ın nesi olduğumuzu ögrenelim. Acaba bedenimizi ve ruhumuzu öldüren katilimiz kim? ■ kurgu ve karakterler şahsıma aittir ■
Küçük Hanım
Efulim
Kaç yaşınızda olursanız olun, anne ve baba eksikliği herkesin en büyük acısı olur. Bir çocuk, anne baba eksikliğini tadarken bir esinti gelir, kızı duman eder. Bir dalga gelir, oğlanı duman eder. Ancak hayat bu, üstesinden gelmek gerekir. Zamanla öğrenilir boşlukların nasıl doldurulacağı. Belkide onlar bu hikayeyle çoktan bulmuştur açık yaralarını nasıl kapatacağını. Poyraz Ay, yüzme bilmiyordur ancak en yakın arkadaşının kız kardeşine kapılmış, dalgalar nereye götürürse oraya gidiyordur. Ya o kadınla yüzmeyi öğrenecektir, ya da dalgalar onu en sonunda dibe çekecektir.

ALADENİZ
Bilge
1990 yazıydı okul hazırlıkları ülkenin dört bir yanını sarmıştı. Ordu’nun en uç köylerinden birinde ise gerginlik hakimdi. Köy ağasının kardeşi onun baş düşmanı ile aynı okula tayin olmuştu. İkisi meslektaş olacak, belki de ders aralarında sohbet edeceklerdi. Bunu düşündüğünde bile deliriyordu. Kardeşi öğretmendi kendisi ise doktor, onu nasıl koruyacaktı. Aklına en güvendiği arkadaşları geldi hepi topu dört taneydi zaten. Yasin savcıydı, Çağrı polis. Atay Türkçe öğretmeniydi ama memleketinden dolayı koyu Trabzonsporluydu olmazdı, takım her kaybettiğinde şuurunu yitiriyordu. Son olarak Kutay matematik öğretmeniydi aklına geldiğinde sırıttı, kardeşi Ece ile ondan daha iyi ilgilenebilecek biri yoktu. Sorun çözülene kadar Ece’ye göz kulak olabilirdi. Hemen numarayı tuşladı ancak konuşmaya diğerlerinin de katılacağından ve Trabzonspor’u iki dakika önceki maçtan yenilgiyle ayrıldığından bihaberdi. Emir Ağa, Atay tarafından özenle sunulan eziyeti çekerken komşu köyün ağası Turgut ise sağ kolu Ömer’in söylediklerini dinliyordu. Yardımcısı gerçekten felaket tellalıydı! Bir tane bile iyi haber yoktu. Vay efendim şu şunun tavuğunu kaçırmış, yok şunun tarlası yanmış. En sonunda dayanamadı, “Ömer bunaldum da bi tane mu iyu haberun yok!” “Yani yok sanırım söylemediğim son bir şey kaldı zaten.” İç çekti böyle bir cevabı anca Ömer verirdi zaten. “Komşu köyün ağasının kardeşi senin okula tayin olmuş.” Duraksadı Turgut bu kötü bir haber değildi onun için, aksine sırf aynı mesleği yapabilmek uğruna en sevmediği meslek için uğraştığı çocukluk arkadaşıyla yıllar sonra buluşabileceğini öğrenmesi uzun zamandır duyduğu en iyi haberdi. Ömer kedi olalı bir fare tutmuş, ilk defa güzel bir haber vermeyi becermişti. “Aloo düşman köyün ağasinun kardeşidur dirum! Ne diye sırıtırsen!”
İstanbul'dan Rizeye
🎀
Ailesi yurt dışına kaçan Açelya en sonunda dayanamaz ve hiç görmediği kuzenlerinin yanina yerleşmeye karar verir. İstanbuldan Rizeye taşınan Açelyanın yaşadığı kültür şoku,yeni tanıştığı akrabaları ve Karadeniz'in hırçın ortamı. ______________________________________________________ Ben Açelya. Bir haftadır ailesinden haber almaya çalışan ve en sonunda kaçtıklarını öğrenen Açelya. İki amcam ve bir halam olduğunu dahi yeni öğreniyorum. Babamların kaçtığını duyduğu için benimle tanışmak istediler. İyi anlaşabilir bilir miyim onlarla bilemiyorum. Ama sanırım İstanbul'dan kaçmak istiyorum. Bu benim İstanbul'dan geçmişimden ve en çok da kendimden kaçma hikayem.
Bir Aşkın Numarası 18
Rosa
Pera yıldız, Türkiye’nin ilk kadın futbol menajeri olarak kariyerinin doruklarını yaşarken en yakın arkadaşının nişanlısı ile ihanetini öğrendiği gün yıllarca yüzleşmek için bekleyen duyguları ile büyük bir savaşa girdi. Aşk, ihanet, medya baskısı ve borçlar… 18 yaşında yağmurlu bir Karadeniz akşamında terk ettiği sevgilisinin transfer haberleri medyada büyük yankı uyandırırken onun menajeri olacağını kimse tahmin bile etmemişti. O gün geldi, intikam çanları çalarken sahne ışıkları bu kez onlar için yandı. Kağan sarı kırmızı formasının arkasına 18 numarayı yazdırdı ve bu sefer sahaya intikam için çıktı. Pera… İstanbul’un karmaşıklığı içerisinde kaybettiği benliğini bulabilmek için o sözleşmeye imza attı. Ve Bora Yalın! Galatasaray’ın 9 numarası, yenilgisiz sezon sürdürürken tek bir kadına yenildi. Bir kadın tüm oyunu baştan yazdı!
On Sekiz
Gizem Ustaalioğlu
Adeta gelecek kaygısıyla yoğurulmuş bir senenin ardından, üniversite sınavının bitmesiyle koskoca bir boşluğa düşen Barış... Kafası karışık henüz yeni reşit olmuş her genç gibi yaz tatilinde farklı bir şeyler arayışına girer. 18 yaşında olan kişiler için 18 günlük bir Karadeniz turu olduğunu öğrenmesiyle kendini ve 19 yeni arkadaşını ufak bir otobüste bulması bir olur. Yeni aşklar, dostluklar ve kırgınlıkların yanında aile tablosunu oluşturmakta Necla ablalarının katkısı sonsuz olacaktır. Karadeniz Bölgesi'nin 18 ilini 18 günde gezmeye çalışacak ekibin başına bakalım neler gelecek...
Yüreklerde Savaş
🦋
Asker~Doktor "Aşk ve nefret, merhamet ve öfkenin hikayesi...✨" Doktor Şilan Aslan ve yüzbaşı Çağan Meriç Göktürk... *Arkadaşlar okuduğunuzda yıldıza basar mısınız rica ediyorum🥺*

Yankı Yeni Tim
Burçe umay
"Merağınız geçti mi komutanım ? " " Geçmedi Tomris .Garip bir şekilde sen anlattıkça ve bu kadar hayatıma dahil olmaya devam ettikçe sana olan merakım artıyor " **************** Timini bir patlamada kaybeden kıdemli üsteğmen Tomris Yücel yeni atandığı time ve yeni görev yeri olan Şırnağa alışması gerektiğini biliyordu ama geçmişi unutabilecek miydi?
Hazal Vakti
Mariposa
Hazal, adalet için savaşan cesur bir savcıdır. Hayatın acımasız darbelerine karşı güçlü durmak zorunda kalan Hazal, içindeki yaraları iyileştirmek için büyük bir mücadele verir. Her adımında karşısına çıkan zorluklara rağmen, yılmadan yoluna devam eder. Uraz Aslan ise cesaretiyle nam salmış bir bordo berelidir. Tehlikelerin içinden korkusuzca geçerken, kalbindeki sevgiyle Hazal'a bağlanıp, birbirlerinin ruhlarına sıkı sıkıya bağlanırlar. Bu kitap, iki güçlü karakterin acılarla yoğrulmuş hayatlarında, aşkın ve cesaretin nasıl filizlendiğini anlatıyor. Hazal ve Uraz'ın destansı hikayesine hoşgeldiniz.
Gönül Yarası
Yasemin Oğurlu
Karadeniz insanları aşkta yenik düştüklerinde mavi sularda huzuru bulur, yeşillerinde nefes alır. Babam her zaman bana böyle derdi. "Her zaman aşkta yenildiğinde bu mavi sularda huzurunu bul, yeşillerinde nefes al. Anlat kendini bu Karadeniz'e, dök içini. Günün sonunda seni anlayan ve dinleyen yine o olacak."
Ordunin en yakışıklisu
Zeliha durmaz
Küçüklükten beri bizim yayla evinin hemen önünde yaşayan Bulut'a aşıktım. Ama bulut İzmire taşınınca hayallerim suya düştü . Ve tam onu unutmuş iyi bir liseye gitmek için çok çalışırken ailesiyle birlikte eve döndüklerinde gördüm
Zamanın kıyısında:Karadeniz
Ada
Aşk kırıldıktan sonra tamir etmek zordur peki geçmişe gidip tamir edebilirmiyiz
BİLAMA SEVDUM SENU
Müzeyyen Enseli
Tüm Rize toplanmış, ablamın düğünü için ama ablam ve damat ortada yok. Onu aramak için yaylaya çıkmıştım, "Abula, Neredesun?" Diye bağırdım Rize'nin soğuk sisli dağlarına. Abla, senin yaylaya kaçan aklına... "Senu bulduğumda yakacağum çıranu!" Kendi kendime söylendim sinirle. Yayla evine kaçmıştı. Üzerimdeki elbise, beni deli ediyordu. Kırmızı saten uzun bir elbiseydi. Boyum yüzünden ayağıma dolanıyordu. Ayağımda ki topukluyu bir hışımla çıkarıp, elime almıştım.
Dedektifin Sırrı
Nisa Aslan
Ajan ve aynı zamanda dedektif olan Asra Kaya verilen öldür emri ile aşk yolu başlar. Tabii aynı zamanda dedektiflik rolündeyken ise ayrı bir dosya düşer ve kendisine aşık bir katille tanışır
HER ŞEYE RAĞMEN
Deleted account
Kaya ailesi'nin aldığı karar sonucu yaşadıkları şehirden başka bir şehire taşınacaklardı. Aile bağları hep ön plandaydı fakat bir kişinin bazı sırları vardı. Kimse bilmezdi. Bu sırlar geçmişten kalmıştı. Zamanın ilerlemesi bu sırrın yükünü almıyordu fakat unutturuyordu. Ancak yıllar sonra bu sır yüzüne bir tokat gibi çarpmıştı. Kendince çok büyük bir sır gibi gelirdi, kimseye söylememişti. Fakat hatırladıkça kalbini acıtırdı. Kaya ailesi taşındıkları şehirde önce yabancılık çekseler de zamanla alışacaklardı. En azından böyle düşünüyorlardı. Hiç gitmek istemeyen evin kızı Ela ise orada kalacak mıydı yoksa o da arkalarında bıraktıkları şehirde bazı ihanetleri öğrenip kalacak mıydı. Her şeye rağmen kalmak, Her şeye rağmen direnmek, Her şeye rağmen mutlu olabilmek çok önemliydi. Biz birbirimizi bulamasak da Kalplerimiz birbirini bulur.
Dilriş
Ayşenur Muti
Azad, avlunun ortasında resmen konuşmam için yalvarıyordu. Koskoca aşiret ağası Azad Yücel, bana yalvarıyordu. "Anlat bana! Yalvarırım konuş, ben ufacık bir tebessümüne bile hasretken kim soldurdu gülüşlerini? Susma! Bağır, çağır, ağzına geleni söyle ama susma! Ben, ayağına taş değmesin, saçının tek teli kopmasın diye çırpınırken kim canını katledip de koydu kara toprağa?" Daha fazla sessiz kalamamıştım. "Çok mu merak ediyorsun, Azad ağa ? Beni bu hale koyanı mı bilmek istiyorsun? Ben, gözlerimi açtığımdan beri koca bir yalanı yaşamışım hayat diye! Döktüğüm gözyaşları, ettiğim ah, çektiğim acı, hepsi yalanmış! Koca bir yalan! Sevilmemișim ben, Azad! Abimden başka benim halimi anlayan yok, annem bildiğim kadın ve kalbimi söküp ayakları altında çiğneyen o alçak, beni hiç bir kadının yaşamaması gereken bir acıyla sınadı! Bunları sen de biliyorsun, Azad. Bilmiyormuş gibi yapma! " Gözyaşlarımı tutamıyordum, üstelik bağırmaktan boğazım acıyordu ama bunu umursamıyordum. Azad bana sıkıca sarıldığında, ne arkasına saklandığım duvarlar kalmıştı geriye, ne de yüzüme taktığım o duygusuz maskem. Hepsi paramparça olmuştu. "Ahdım olsun, Șana! Bütün Urfa şahittir ki, döktüğün her damla gözyaşının hesabını verecekler!"

