“kaş” için sonuçlar
Arama sonuçları
Kaş'ın İçindeki Aşk
Hümeyra📚
Bazen beklenmedik yerlerde beklenmedik zamanlarda hayatımizin bas rolü olucak insanlar gelebilir önemli olan doğru karar
buz tutmuş kelebek || texting
Özlem
Bir kelebek nasıl buz tutar biliyor musun? Yaşarken ilk önce ruhunu öldürürler... Peki bir kelebek nasıl buzdan kurtulur biliyor musun? İlk aşkı onu bulur, buzları eritir. Ona tekrar sevilmenin ne demek olduğunu hatırlatır. O an kelebek özgürlüğe uçmak istercesine yıldızlara doğru kanat çırpmaya başlar. 🌟🦋🌟 "Kelebek, özgürlüğe uçma vakti... Artık bir yıldız kadar bana uzak ve özgürsün." "Ben senden bir milim dahi uzaklaşamadım, gökyüzüm. Ben hep sana doğru uçtum."
RUH YANMASI
Simge
"Çocukluk aşkım, gönlüme kurduğum bir salıncaktı..." Sonra büyüdük, ben 5 yaşındayken o 10 yaşındaydı. Ben 10 yaşındayken de o 15. O zamanlar anlamasam da, yanında bir kız gördüğümde deliye dönerdim. Kıskanıp saçma sapan hareketler yapardım. Ailemiz bunu hep "abisini kıskanıyor" şeklinde yorumladığı için, ben de bu şekilde zannediyordum. Ta ki benim 13. Yaş günümde, ve Mert 18 yaşındayken doğum günümü kutlamak için yanağıma bir öpücük kondurana kadar. O gün karnımda uçuşan kelebekleri hala çok net bir şekilde hatırlıyorum. O gün anlamıştım bunun adının aşk olduğunu. Sonrasında kız arkadaşları oldu. Ve ben hepsine şahit olup, uzaktan izlerken hiç bir şey yapamadım. Söyleyebilecek yaşa geldiğimde, aşkımın arkasında durabilecek yaşa geldiğimde ise artık Mert yoktu.
Zerdali Çiçeği (Berdel-Kitap Oldu)
Rana Babaoğlan Taşlı
Gözlerimi bir sabah görmemek için açtım. Karanlık tüm düşüncemi mahkûm etmişti siyaha. Yol bitmiş, izim silinmiş, sıfırı tüketmiştim. Dallarda gezen beyaz çiçeklerin adı değildi artık adım. Umudum, hayallerim, güzelliğe dair tüm sermayem, sabırla bekleyişlerim... Döküldü inciler gibi birer birer, tutamadım. Ama tek bir şeyi kazıyamadılar ruhumdan: "Sevgi!" Allah'a, dünyaya, denize, "İnsana!" Gözlerimi bu kez görmek için kapadım ve ben beni yine bende buldum. Göz kapaklarımda kanat çırpan bir kuş ve kanadında kalbime akan keşfedilmemiş gözlerin orman yeşilleri...
MİHRİMAH/yarı texting
Angel
...
Tek Yumruk
Rabia
Yeni okuluma başladım.İlk günüm. Önceki okulum'dan ayrılmam'ın nedeni ise bir kız ile kavga etmem,ama ben haklıydım. “Pşt pşt şu kıza bak” “Yeni gelmiş” “Yalnız kız güzel ha” Ben İdil naz Çakır. İnsanların deyişiyle ‘soğuk,ruhsuz’ olan. Bakalım beni yeni okulumda neler bekleyecek.
Unutama Beni
blanco_s
Yağmurlu bir günde, yağmur tanelerinin arasında tanışıp yağmurun durmasıyla bir daha samimi olamamıştılar. Hilal, lise yıllarının çoğunu Serkan'a aşık geçirmişti ama Serkan, o yağmurlu günden sonra bir kez olsun kızın yüzüne bakmamış, onu hiç hatırlamamıştı. Hilal, Serkan'ın son darbesinden sonra ona olan aşkını nefretle örtmüş ve 7 yıldır onu hiç görmemiştir. Ta ki ikisi de aynı şirkette çalışmaya başlayana kadar. Yıllar önce 𝑢𝑛𝑢𝑡𝑎𝑚𝑎 𝑏𝑒𝑛𝑖, diye Serkan'ın kulağına fısıldayan Hilal, şimdi Serkan'a kendini hatırlatacak mıdır yoksa yüzüne bile bakmayacak mıdır? ⏳
VİRAN
TÜLAY DEMİRKOL
Kızı odaya sokan adam , gözü dönmüş bir vahşilikle kızı odadaki yatağın üzerine attı. Bir taraftan üstünü çıkarırken bir taraftan da yatağa doğru gitmeye başladı. Kızın yataktan kalkmasını görüp hızla kızı tutup tekrar yatağa attı. Kızın ağlamalarını, yalvarmalarını aldırmayıp üzerine çıktı.Kızın kendini iteklemeye çalışmasına aldırış etmeden ona saldırmaya başladı. Kızın üzerindeki tişörtü çıkarmaya çalışan adam kızın çırpınmaları yüzünden bunu başaramayınca hırsla tişörtü ön kısımdan yarıya kadar yırtmıştı. Adamın son yaptığıyla çığlık atıp daha çok çırpınmaya başladı. Adamdan bu şekilde kurtulamayacağını anlayan kız bir süre durdu ,etrafında kendini koruyacak bir şey aramaya başladı. Adam kızın pes ettiğini düşünerek kadının bedeni üzerindeki iğrenç dokunuşlarına devam etti.Ne kadar üzerindeki adamdan tiksinse de kurtulmak için yol arıyordu. En son yatağın yanındaki gece lambasını buldu gözleri. Yaşadıkların dehşetiyle lambayı tuttuğu gibi adamın kafasına geçirdi. Bayılan adamla hızla yataktan kalkıp, nasıl bir halde olduğunu bile umursamadan kendini evden dışarı attı. Yalın ayak koşmaya başladı. dakikalarca koştu ve en sonunda kendini çalıştığı restoranda buldu. Hızla içeri girdi.Gizlenecek yer ararken kendine arkadan bir ses duymuştu.Giray’ın sesiydi bu.Onu arkasından tanıyamadığından seslenmişti genç adam. “Sen de kimsin ? Ne işin var burada? Sana diyor-” Arkasını dönen kızla neye uğradığını şaşırdı .Kaşları anında çatılmıştı.Kızın üzerini baştan aşağı incelemişti. Geçen her dakika siniri artıyordu. Konuşmadan bile bir insanı korkutabilecek bir potansiyel vardı şuan Giray da . İleriki bir bölümden kesit...
YAZ YAĞMUR’U
R. Rabia Oduncu
Hayatımdaki en büyük doğruydu Aren Soykan. En büyük yanlışım olduğu gibi. Yıllardır kalbimin en derininde saklı kalan gizli bir duyguydu benim için. Sakladığım bu gizli gerçeği ortaya çıkaran bir canavar olduğu gibi. Aren Soykan. Kalbinde Dalgaları Taşıyan Canavar. En derin arzum. En gizli gerçeğim. En yakınım, bir o kadar da uzağım. Bir Yaz Yağmuru’nda ortaya çıkan itirafım. Aren Soykan. Hikayemin başı, ortası, sonu. Elimi Aren’in kalbinin üzerinindeki doğum lekesinin üstüne koydum. Gözlerinin içine baktığımda hissettim onunla aynı duyguyu. Tüm o soğukluğun nedenini. “Kalbinde dalgaları taşıyan canavar.” Devam ettirdi beni. “Yara izleri ve doğum lekeleri.” Her Canavarın Kalbi Kötü Değildir!
AŞKIM ÇİÇEK AÇTIĞINDA
Cankız000
Güneş, Dünya için ilk kalp atışı demekti... Kirpiğinin ucunda asılı duran gözyaşıydı... Çocukluktu. Gençlikti. Dündü. Bugündü. Yarındı... Ama Güneş bu hayatta en çok, canını acıtanıydı. Hayattaki her şey onun adıyla başlardı. Gün onunla doğardı. Çiçekler onunla açardı. Bahar onunla gelirdi... Dünya gözlerini Güneşle açmıştı. Onunla düşmüş, onunla ayağa kalkmış, ilk uçurtmasını onunla uçurmuş, ilk kavgasını onunla yapmıştı. Kısacası Güneş, Dünya için hayattaki her şeyin karşılığı demekti. Ne yazık ki bir kişi bir diğerinin her şeyi oldu diye de hayattaki tüm sorunlar çözülmüyordu. Hele de aralarında Çin Seddi'nden daha geçilmez kocaman bir geçmiş duruyorken. Yine de kim bilebilirdi ki; belki de her şey sevmekle hallolurdu. *** "Birine acı verip birinden acı aldığımızda, bir şeylerin pişmanlığını yaşadığımızda, düşüp bir yerlerimizi incittiğimizde bunların hepsi bize bir ders verir Güneş. Bize büyümeyi öğretirler. Yaşadıklarımızdan, yaşabileceklerimizden korkup kaçarsak, hiçbir acıyla, hiçbir sorunla yüzleşmezsek, bunların üstesinden gelmek için çaba göstermezsek o zaman asla büyüyemeyiz. O zaman hep çocuk kalırız" diye açıklamayı bıraktığımda içimden ona cevap vermeye devam ettim: "Seni sevmek beni büyüttü. Bu yüzden ondan vazgeçemem. Acısına, kederine, sızısına rağmen sevmeye devam etmemi sağlayan şey mutlu olmamın da tek nedenin bu, seni seviyor olmam gerçeği" dedim Güneş'in gözlerinin içine bakmaya devam ederken.
Aşk çıkmazı: yalan umutlar
Sare izgi
Sare, komşusu Efe'yi uzaktan beğenmekle yetinirken, cesaretini toplayıp sahte bir kimlikle onunla mesajlaşmaya başlar. Başta masum bir oyun gibi görünen bu durum, kısa sürede Sare'nin duygusal dünyasında karmaşık bir hale gelir. Efe'yle kurduğu bu gizemli bağ, Sare'yi kendi hisleriyle yüzleşmeye zorlar. Ancak, gerçek kimliğini açıklamaktan korkar. İki genç arasında gelişen bu beklenmedik ilişki, sırların ve itirafların arasında şekillenirken, Sare, doğru olanı yapıp yapmamak arasında kalır. Gerçeği söylemek her şeyi mahvedecek mi? Yoksa, bu sırlar ilişkilerini daha da derinleştirecek mi?
Gözyaşlarını Kalbimde Sakladım
Gemma
Beren on sekiz yaşına bastığında hayatının en güzel dönemine başlayacağını düşünüyordu. Hayatının aşkını bulmuştu, iyi arkadaşları vardı ve seneye üniversiteye başlayacaktı. Ancak peşine düşen bir sapık yüzünden hem kendisinin hem de ailesinin hayatı mahvolacaktı. (Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanmıştır. Gerekli kişilerin izni alınarak yazılmıştır. Kişilerin kimliklerini gizli tutmak için bazı kişisel bilgiler ve mekanlar değiştirilmiştir.)
Zevahir Kasrı
Güneş Erdem
Her kötülük yapan kötü müdür?
GÖNLÜMDEKİ SAKLI DUA
Cankız000
Kaderleri kesişen iki insanın kalplerinin birleşmesi an meselesidir... *** Tüm masalsı hikayeler bir varmış bir yokmuş ile başlardı. Ancak bu topraklarda tüm hikayeler kan ile başlar, kan ile son bulurdu. Bu yüzden babası, kızına Şehrazat adını vermişti. Kendi hikayesini yazabilmesi ve anlatabilmesi için ona Şehrazat demişti. Tıpkı taşıdığı ismin anlamı gibi özgür bir ruha sahip olmasını dilemişti. Ancak dilediği gibi olmamıştı. Şehrazat, tutsak bir bedendi. Tüm yaşamı boyunca sessizliğe itilmiş, hor görülmüştü. Sonra bir gün hikayesi baştan yazılmaya başlamıştı. Bu kez gözyaşları acıdan değil, mutluluktan akar olmuştu. Ve o gün Şehrazat, tüm hikayelerin mutlu sona sahip olduğuna emin olmuştu.
TUHAF KASABA
ᴍüʜüʙᴇ
İnsanlardan uzak olmak için gittiğim kasabada yaşadığım olayları ele alıyor
BEYAZ KEKLİK [AĞA SERİSİ 1]
Este
Bir zamanlar hayatım boyunca kimseden hissedemeyeceğim o sevgi gözlerinde parıldarken şimdi aynı gözlerde idam ipini boynuma geçirmeye çalışan bir adamın silüeti gizliydi. Doğrularımız ve zorla bize öğretilen doğrular. Yaşamayı unuttuğumuz, kendimizi başkasına göre yönettiğimiz, uğruna boşluğa düştüğümüz uzun yıllar... Çocukluğumu ve gençliğimi verdiğim adamın gördüğüm, görmek zorunda bırakıldığım diğer yüzü. "Duru." Demişti o gün bana "Duru beni bir gün anlayacaksın." Küçüktüm , kimsem yoktu. Seni de aldılar, büyüdüm. Kimsenin adımı kullanmasına izin vermedim. Büyürken küçük Duru'yu öldürdüm, Yüsra oldum. Senin öğrettiğin doğruların yanlış olduğunu söylediler hep. İnanmadım, inanmak istemedim. Savundum, seni yanında başka bir kadınla görene kadar hep savundum. Sonra gördüm ki ne benim sana verdiğim değere saygın kalmış ne de yaşattığın duygulara.
ÜÇGEN KüLOT FABRİKASI
Aressukee
Simli tanrıça mutsuzdu.Kaybetmişdi onu..Hayatındaki en önemli şeyi kaybetmişdi.İlk göz nuru simli üçgen kilot.Çalmışlardı onu. Geçmişini ona hatırlatan tek şey oydu..Bilirsiniz insanlar bazen geçmişi hatırlamak ister çünki geldikleri şıllık pembesi hayaller ardında ter kokulu hayatlarını gizlemek daha iyidir..

Ateşle Mühürlü
8.
Bazı güçler seçilmez. Bazı aşklar yasaktır. Bazı kaderler ise yakarak yazılır. Lina, ateşe dokunduğunda yanmayan bir kızdı. Kael ise buzla mühürlenmiş bir kalbin varisiydi. Dört element krallığının dengesi, bir gecede gökyüzünü yaran kızıl bir alevle bozuldu. Kadim kehanet yeniden fısıldanmaya başladı: “Ateşle mühürlenen, dünyayı ya kurtaracak… ya da küle çevirecek.” Ama kehanetlerin söylemediği bir şey vardı: Aşk, her mührü kırabilir. İhanetle sınanan bir bağ, düşmanlıktan doğan bir yakınlık ve her dokunuşta büyüyen bir felaket… Ateşle Mühürlü, fantastik bir dünyanın tam kalbinde filizlenen, yakıcı ve kaçınılmaz bir aşkın hikâyesi.
BAȘKASININ YÂRİ GXG
Dd
Rastgele tanışan iki kızın imkansızlıkları...
Gecenin İzi
Hazell
"Yaptık mı?" Vücudum hâlâ dün gecenin hisleriyle yanıp tutuşurken bunu sormam hataydı. Ve etrafımızdaki dağınıklığa baktığımda...
karışık kaset
Aybel Cevher
yaralarım açılmakta şarkılar değiştikçe
TURUNCU
Yağmur Yabalak
Sert ve kesin bakışlarını suratıma dikti. "Söylesene Turuncu! Neden bu kadar nefret ediyorsun benden?" düz bakışlarımı kömür renginde ki gözlerine diktim. "Görmüyor musun sana olan aşkımı?" sesinde garip bir tını vardı. "Birbirimize zıt insanlarız." histerik bir gülüş attı. "Zaten zıt renklerdir Turuncu ve Siyah. Turuncunun içindeki siyah veya siyahın içindeki turuncu çok dikkat çeker." sigaranın zehrini derince çekti içine. "Ama unutma Turuncu ve Siyah birbirleri için yaratılmış gibi yakışırlar. Ve sen turuncu, benim için yaratıldın."
Düş Kefeni
Sadako
Hepimize bir çocukluk borcunuz var. Aman elalem evde kalmış demesin diye biricik kız çocuklarınızı hiç tanımadığınız adamların koynuna fırlatırken hiç kızarmayan yüzünüz, elalem ne der korkusuyla dört duvarın içinde bir bașına șiddete maruz kalan kızınızın aman rezil olmayın sussun diye ağzını kapadığınız o avuçlarınız, mutsuz ve birbirine ait olmayan yabancıları aile adındaki o dıșarıdan mutlu gözüken tablonun içine zorla tıkan herkes.

Mahşer Günü | Bir Uzay Serüveni
Kemal
Binlerce yıldız kümeleri arasında bir sürü canlı organizma vardır. Bu organizmaların bazıları galaksileri hükmederken bazıları ise evrimlerini bile tamamlayamadılar. Bu evrende bazı yaşam formların kopyaları başka gezegenlerde yaşıyor. Aslında Albert Einstein'ın görelilik teorisi ve Nicolas Jane Marry'nin uzak dünyalar teorisi sayesinde bunların aynı zaman çizelgesinde yaşanabileceğini kanıtladılar. Aslında günümüz dünyasındaki paralel evrenler benziyorlar. İşte bu evrende trilyonlarca ışık yılı uzaklıkta bir gece ansızın paralel olan dünya Alactraların sinsi saldırılarını uğruyor. Başta bu saldırılar kolayca durduruluyor lakin Alactra medeniyeti insan medeniyetini test ediyor. Alactralar yavaş yavaş dünyayı ele geçirmeyi başlıyor. Saldırılar devam ettiğinde dünya medeniyeti bir Alactra ırkı ile savaşırken mahşer gününü öğreniyor. Bu roman işte tam burda başlıyor. Hain Alactra ırkı milyonlarca galaksiyi ele geçirdikten sonra paralel olan insan medeniyetinin galaksisini ele geçirmek ister.Ve bu medeniyetinin kurtulmasını ve Alactra medeniyeti'nin ele geçirdiği galaksilerin özgürlüğe kazandırılmasını tanık olacağız. Bu yolculukta sayısız ölümler,zaferler,aşklar ve sinsilikler göreceğiz. Bu uzay serüveninde çay ve ya kahvelerinizi hazırlayın yolculuğa çıkıyoruz. Evrende trilyonlarca gezegen olabilir lakin en güzeli dünyadır. -Anonim-
CAN KENARIM
ZEYNEP KALE
*Yetişkin içerikli sahneler vardır bunu bilerek okumanızı tavsiye ederim. "Neden bu kadar uğraştın güzelim?" diye sormasıyla bir yudum daha alarak konuştum. "Önümüzde ki yılı garantiye almak için. Yılbaşında kiminle birlikteysen tüm yılın onunla geçermiş ya ben de seninle geçirmek istiyorum." dedim gözlerine bakarak. Söylediklerimle gözlerinden bir duygu geçti ama saniyelikti emin olamadım. Fazla takılmadan gözlerim saati buldu. Saat 9.30'a gelirken elimdeki kadehi tek dikişte içtim. Kendi kadehimi sehpaya bırakırken garip bakışları altında ona döndüm. Gözlerimle kadehini işaret ederken konuşmaya başladım. "Onu iç istersen, dökülsün istemem." dedim kaşlarını hafifçe çatarak bana baksa da dediğimi yaparak içti. Kadehini elinden alıp sehpaya koyarken aynı zamanda da ona yaklaşmıştım. Sağ elimi dirseğinden başlayarak kolundan yukarı çıkardım ve yanağına yasladım. Eli belime sarılırken dudaklarımı dudaklarına yasladım. Alt dudağını dudaklarımın arasına alıp emerken o asla hareket etmiyordu. Buna sinirlenerek alt dudağını ısırdım. Bu tepkimle erkeksi bir şekilde inleyerek resmen dudaklarıma saldırdı. İstediğimi almış olmanın verdiği hazla ben de aynı şekilde karşılık vererek dillerimizi birleştirdim. Koltukta dizlerim üzerinde yükselerek sol bacağımı bacaklarının üzerinden geçirerek kasıklarına oturdum. Bunu hissetmesiyle alt dudağımı çekiştirerek ayrıldı. Elleri belimdeyken sağ elimle sol elini tutarak kalçama götürdüm

