“istanbul” için sonuçlar
Arama sonuçları
İstanbul
Mustafa Çelenk
Bir istanbul macerası
istanbul gibi
Barlas
şiir

İSTANBUL
Lalsidelwwwy_
İstanbul .hem eski hemde yeniydi . Huzur ve mutluluk içerebilirdi ama aynı zamanda hüzün ve ayrılıkda içerirdi . Liva Aksal ise mutluluk dolu bir hayat yaşıyordu . Zengin ve şımarık bir kızdı . Aslan Kurt ise sadece hüzün ve ayrılıktan oluşuyordu . Geçmişi içinde tek sevdiği kişiyi bekliyor ve onun kokusunu arıyordu . Kader her ikisinide birleştirebilir miydi ? Ayrı evrenlerin içinde kendilerine ait bir evren kurabilirler miydi ? Liva aslan'ı sevebilir miydi ? Her ikisi içinde ihtimaller fazla ,kararları ise azdı . _________ * Her hafta Çarşamba ve cuma günleri bölümler gelecek . * Kitabımda reklam istemiyorum ve başka kitaplardan da bahsetmeyin * Çalınması ve taklit edilmesi durumunda gerekli birim ve kurumlara şikayet edililicektir . * Kitabımı Eleştire bilir ve sahne fikirlerini de özel olarak bana yazabilirsiniz . * Linç edilmek istemiyorum hiç niyetim yok lütfen. İyi okumalar bebişler
İstanbul
Zineti SEVER
Bbdn hhsjs sjjsj
İstanbul'un bir köşesi
Abdulsamet
Ben Abdulsamet İstanbul Arnavutköy de yaşıyorum lise son sınıf öğrencisiyim İstanbul'u kendimi ailemi hayatımı yaptıklarımı yapacaklarımı anlatacağım bir kitap yazacağım galiba
İstanbul macerası
Emrecan
İstanbul hatırası
İstanbul'dan Rizeye
🎀
Ailesi yurt dışına kaçan Açelya en sonunda dayanamaz ve hiç görmediği kuzenlerinin yanina yerleşmeye karar verir. İstanbuldan Rizeye taşınan Açelyanın yaşadığı kültür şoku,yeni tanıştığı akrabaları ve Karadeniz'in hırçın ortamı. ______________________________________________________ Ben Açelya. Bir haftadır ailesinden haber almaya çalışan ve en sonunda kaçtıklarını öğrenen Açelya. İki amcam ve bir halam olduğunu dahi yeni öğreniyorum. Babamların kaçtığını duyduğu için benimle tanışmak istediler. İyi anlaşabilir bilir miyim onlarla bilemiyorum. Ama sanırım İstanbul'dan kaçmak istiyorum. Bu benim İstanbul'dan geçmişimden ve en çok da kendimden kaçma hikayem.
İstanbul'un SPİDERMANI
Deniz
İstanbulda olan melihin yaşadıkları ve macerası
İstanbul beyfendisi
Deniz
Karekterimiz olan Barışın aksiyonlu ve maceralı serüvenini beraber tanık olucaz
İSTANBUL BEYEFENDİSİ
Aylin
Çocukluktan tanışan Gece ve Bulut'un ailelerinin arasında çıkan kavga sonucu birbirlerini yıllar boyunca göremiyorlar. Taa ki 7 yıl sonra Gece'nin yeni lisesinde karşılaşana kadar... Gece Bulut'u tanıyamaz ama Bulut onu gece gibi kara saçlarından, ay gibi parlayan teni, orman gibi yeşil gözlerinde ve bakışlarından hemen tanır. Okulda çıkan dedikoduları duyan Gece babasıyla kavgaya tutuşur. Ailesi ile arası açılır. Tabi o sırada Bulut ile kalpleri birbirine bağlanmıştır... Aileler aşka engel olmak ister, birbirinden uzaklaştırmaya çalışır. Engellere rağmen pes edecekler mi? Yoksa kalpleri aşk ateşinde kavrulurken pes etmeyecekler mi? (Az texting) --- İSTANBUL BEYEFENDİSİ
İstanbul - 1987
Sümeye İlterli
Sadece kaderin bana verdiğiyle...
KANAL İSTANBUL
Uğur Özsakarya
"Bir grup paraya muhtaç genç, akıl hastası bir adam ve dev bir arena... KANAL İSTANBUL 'dan arda kalanlar... Yürüyen cesetler ve gizli kameralar..." Barış, gençliğinin baharında, yeni evli, hayatı yerine oturmuş, genç mutlu bir keman öğretmenidir. Bir çocuk sahibi olmanın heyecanını üzerinde taşımaktadır ve doğum anını dört gözle beklemektedir. Gün gelir, nurtopu gibi bir kız bebek Barış'ın kucağına verilir. Fakat şöyle bir sorun vardır :Küçük kız hastadır ve tedavisi çok pahalıdır. Peki Barış, kızının canı pahasına bu parayı nerede bulacaktır? "Asansörlerle suyun altına indirileceksiniz ve oyun başlayacak. Kentin dört bir yanına dağılacaksınız. Herkes kendi hayatını kurtaracak ve kazanan büyük ödülün sahibi olacak..."
istanbul’un aşkı
nisa su dursun
herkesin kızın bi isteği vardı.her istanbul şarkısında özellikle istanbul beyefendisi gibi şarkılarda o kişiyi bulmaktı.belki de hikayedeki kahraman onu bulmuştu ama hiçbir zaman bundan emin olamayacaktı…
Bir İstanbul Gecesi
İdil
Yüzümdeki gülümseme görülmediği için karanlığa minnettar olurken "beni bu karanlıkta nasıl buldun?" Diye sordum. Tesadüfen falan olduğunu söylerse rezil olacağım bir saniye sonra aklıma geldi .ama neyseki Ayaz öyle demedi "parlıyorsun"dedi.yumuşacık benden başka kimsenin duyamayacağı kadar alçak bir sesle "ışığına çekildim"
İstanbul’un Aşkı
A.Fati
.
İstanbul Beyefendisi
Elanur Güzey
"Siktir et Beyaz Atlı Prens'i, bana kumral bir İstanbul Beyefendisi verin yeter" diyen tüm kızlara
İstanbul beyfendisi
Deniz
Karekterimiz olan Barışın aksiyonlu ve maceralı serüvenini beraber tanık olucaz
İstanbul Sırları
cihan doğan
2. Dünya savaşını giren Türkiye ve bombalara esir olan İstanbul bakalım Türkiye tekrar yurdunu işgal gölgesinden kurtarabilecek mi?
İSTANBUL KIRMIZISI
Yagmur Sena Kaya
Bazen, savaşmak yerine yenilmek gerekir. Sadece huzurlu kalabilmek için. Nefesimi içime çekip suya daldım. Derine, en derine. Pes ettiğim sırada tekrar su üstüne çıkmak istedim. Biri ayaklarımdan tutup beni suyun en dibine çekmeye başladı. Nefes alamıyordum. Gözlerim yanıyor, kulaklarım çınlıyor, görüşüm bulanıklaşıyordu. Kendimi zorlayıp gözlerimi araladım. Son göreceğim insan, katilim olsun istedim. Yavaşça araladığım gözlerimi, önümdeki hırslı, hayattan nötrleşmiş adama diktim. Biraz daha çabalayıp iyice yanına sokuldum. Ellerimle yüzünü tuttum. Yeşil gözleri adeta ormandan farksızdı. +18 içerikler bulunmaktadır. Fiziksel, psikolojik şiddet ve argo içeriklidir. Hoşlanmayanlar okumasınlar lütfen!!!
İstanbul Rüyası
Esra Polat
“Hani herkes düşünür ya kardeşi olanlar şanssızdır aileleri daha çok üstlerine düşer diye. İlk başta katılmıyordum ama artık katılıyorum. Ben Mavi,Mavi Uysal. Amerika’da ailemle birlikte yaşıyorum. Annem ve babam kardeşim Sinan 2 yaşındayken ayrıldı ve babam bizi alıp Amerika’ya götürdü. Her şey normalken asıl olaylar orada başladı…”
Bir İstanbul aşkı
salam sucuk
İstanbul'da yaşayan genç bir liseli kızın Aşk hayatını anlatan bir kitap Umarım beğenirsiniz ve okursunuz o zaman başlayalım
İstanbul yolculuğu
سالم حمو
İstanbul'a gezinti için giden deniz ve akrabası çıkan yağmurun aşkı
İstanbul Katili
Son_anka
Yüzümdeki kar maskesinden dolayı görmeyeceğini bilsem de tek kaşımı kaldırdım. "Niye beni kaybetmek istemiyormuşsun? Yoksa elinde şantaj yapıp kullanabileceğin kimse kalmadı mı?" Cümlemi bitirir bitirmez kafamı araba camından çıkarıp arkamızdaki polis arabasına bir el daha ateş ettim. "Ne kadar dramatiksin. Ama aynı zamanda ironik." Mermilerimin bitmesiyle tekrar arabanın içine girdim. Torpido gözünü açıp içinden mermileri aldım. Hızlıca şarjörü değiştirirken laf yetiştirmeyi de ihmal etmiyordum. "İroni yapmayı severim. Sen de sorulardan kaçmayı seversin galiba? Sorduğum soruya cevap vermediğin ilk an değil bu." Şarjörü yenilediğimde tekrar kafamı çıkarıp ateş etmeye devam ettim. "Seni kaybetmek istemiyorum." Direksiyonu aniden sağa kırmasıyla dengemi kaybedip geri koltuğa yapıştım. Sinirle kafamı ona çevirdim. Yüzündeki kar maskesine rağmen içinde bulunduğumuz şu durumdan fazlasıyla eğlendiğini hissedebiliyordum. "Çünkü iyi bir müzik bulmak hiç de kolay değil dedektif." | Kitapta şarkı sözlerine yer verilmiştir! |

Gölgeler içinde İstanbul
Aylin
Gaye, geçmişinin ağırlığını sessizce taşıyan bir üniversite öğrencisiydi. Bir gecede yeni tanışmış olduğu o yabancı adam, hayatını altüst edecekti. yanlış zamanda doğru yere gelmişti. Ve o anda, iki hayatın yönü bir daha asla değişmeyecekti. Çünkü bazı karşılaşmalar tesadüf değildir... Ve bazen, kader en karanlık anda fısıldar.
Zümrüdü Anka yeniden doğuş
Naz Yılmaz
Küçüklüğümüzden bu yana, bize kader ile ilgili öğretilen üç gerçek vardır. Birincisi: doğacağın gün. İkincisi: öleceğin gün. Üçüncüsü ise: evlenip, hayatının geriye kalan yaşamını geçireceğiniz insandır. Sen daha göze güzel gelen bu kirli dünyaya gözlerini açmadan bu üç şey senin alın yazın olarak yazılır, kaderin olarak bilinir. Yengem her zaman alnına yazılan kişi senin karşına çıkınca dilin lal olur, ağzına mühür vurulur derdi. Çünkü kaderi yaradan yazar, senin için en hayırlısını alnına yazar, derdi. Benim dilim ne lal oldu, nede ağzıma mühür vuruldu. Sesim çıktı, isyan ettim ama beni ne görenim nede duyanım oldu. Karar alındı, hüküm verildi. Ellerime kelepçe değil, ayaklarıma prangalar vuruldu. Henüz on yedi yaşımda benden kadın olmam istendi. Kirli zihinler altında töre adı verilen bu ateşe benide acımadan attılar. Ailem dediğim insanlar ben o ateşte cayır cayır yanarken üzerime birde onlar odun attı. Ateşimi harlayıp o ateşin içinde kül oluşumu izlediler. Ama ben o küllerden yeniden doğacağım, beni yakanları bende yakacağım, onlar bana nasıl acımadılar ise bende acımayacağım. Yanımda oturan adamın, alın yazım, kaderim olmadığını herkese göstereceğim. ______________________ Küçük bir kız çocuğunun ne kadar güçlü olduğunu anlatan bir kitaptır. Okudukça o güçlü kızı görüp onunla beraber yaşayacağız
İstanbul Beyefendisi [] SunSun
sun
Annesiyle babası boşandığı için annesiyle İstanbul'a yerleşen Sunoo babasından ayrı kaldığı için çok üzülüyordu.Ta ki o güne kadar... Yazım yanlışı vardır heralde takmayın Sunghoon-Sunoo Yan shipler Jay-Jungwon Heeseung-Jake Teahyung-Jungkook Nana-Reina Eunwoo-Sanha Bang Chan-Seungmin Changbin-Jeongin Hyunjin-Felix Minho-Jisung Nayeon-Momo Sana-Dahyun Chaeyong-Mina Jihyo-Tzuyu
İSTANBULLU
hnehirclk
Berdel'e kurban giden bir kadın eğer gerçekleri ôğrenirse ne olur? Kulağına doğru yaklaştım ve "Zaafların temeli hayattır, aksini iddia eden mahkumdur" dedim iddialı bir şekilde sırıtarak fakat onun dudaklarının arasından çıkan kelimeler beni şaşırttı. "Zaaf'ın ben olunca görüşeceğiz" dedi ve benim aksime masumca sırıttı. ★★★ "Beni korumanı istemiyorum" dedim yeşil harelerine sertçe bakarak "Ne yapmamı arzularsın" dedi ve bir elini kapıya yasladı. Yüzünü yüzüme yaklaştırdığında yeşil harelerinin koyulaştığını gördüm. Gôzlerimi yumduğumda dudaklarımın üstünde bir baskı hissettim. İtiraz etmeden karşılık verdim. Bir eli kapıya dayalı, diğer eli ise belime dolanmıştı. Ellerim saçlarını çekiştirirken dudağımı ısırması ile kısıkça inledim.
Ayın Eşsiz Etkisi: Aysar
nisanurr'
Doğum günü kutlamasında afili şarkılar söyleyen kadını hayranlıkla izleyen adam, adamın katlanılması güç olan melankolik haline rağmen kadının lisede ona takıntılı derecede meftun olduğundan ve yılların ardından ışıltılı gözleriyle karşılaştığından bihaberdir. Taşlı, engebeli, yokuşlarla donatılmış yollarının birbirlerine tekrardan bağlanması ve yeni bir yol ortaya çıkarmaları ne kadar sürerdi? Özgürlüğünü kaybetmiş ruhların üstlerindeki oklardan temelli arınmaları ne kadar sürerdi? Peki ya ufak bedenlerin buzlarını eritip kendi benliklerini bulmaları ne kadar sürerdi?
Benim Hayalet Sevgilim
A.
"Beni güzel hatırla sevgilim..." 📻
ERİM (bxb)
Elwsky | BL YAZARI
Savaşın ortasında savrulup giden bir kalp...
Kalbin Ofsaytı/ Uzay Sultan
Efsun
Ofsayt... Gol olacak sanırsın. Sonra bir düdük çalar ve kendini yine en başında bulursun. Hilal ve Uzay'ın hikayesi de bundan ibaret. Çok yaklaştıklarında ofsayta düşüyorlar. Ve kendilerini en başında buluyorlar. Bir maçta gol olmazsa kazananda olmaz. Ama belki ofsayt da maçı kazandırır. Kim bilir?
YILDIZLAR SÖNDÜĞÜNDE ✦
muse
Elim kapı ziline uzandıktan sonra bir süre durdum. Bu öyle uzun bir süreydi ki, bu süre boyunca ruhum defalarca kez cennetle cehennem arasında gidip geldi. İki tarafın da kapısını çaldım, içeri alınmak için bekledim. Ama bunun yerine arafta sıkışıp kaldım ve yüz binlerce yıl kayıp bir ruh olarak dolanmanın ızdırabını çektim. En sonunda Tanrı bana acıdı ve sivri parmağının ucuyla beni Cehennem'in kapısına doğru itti. "İşte," dedi. "Senin ait olduğun yer burası." Yalvardım ona. "İyi bir insan olmak istiyorum ben. Affedilmek istiyorum." dedim. Dedi ki, "Sen öylesine kirlisin ki, cehennemde yürürken yollarıma bıraktığın izleri ben bile temizleyemem." Pencereden dışarıya vuran sıcak sarı ışığın altında hareketlenmeler gördüm. Geçti bir silüet perdenin arkasından... "Çok yoruldum. Biri artık beni evine kabul etsin istiyorum." dedim. Kim olduğumdan habersiz adım sesleri bana doğru yaklaştı. Dedi ki, "Seni ben bile kabul etmiyorum, rahat bırak temiz olanları." Kapı yavaşça aralandı. Yalvardım Tanrı'ya... "Senden bir şey istemeyi bırakalı çok oldu, anladım beni sevmediğini... Ama n'olur bu sefer izin ver, bir evim olsun." Cevap vermedi. ✦ Kumru yirmi üç yaşında, dünya denen bu toprak parçasının üzerinde gezinen kayıp bir ruh olarak İtalyan mafyası için hırsızlık yaptığı sıralarda Monte Carlo'nun ihtişamlı kumarhanelerinden birinde çocukluk aşkıyla, bütün iyi hatıralarının sahibiyle, Koraltan Merkan ile karşılaştı ve bedelini çok ağır ödeyeceği bir suça bulaştı. Geçmişin, tozlu bataklığa gömdüğü insanlar karşısına bir düşman gibi dikildiğinde elindeki kanlı silahı ateş etmekten başka çaresi yoktu. Eğer o kurşunun erkek kardeşi Özgür'e geleceğini bilseydi yine de onu sırtından vurur muydu yoksa daha ilk sayfadan kendini öldürüp bu hikayeye bir son verir miydi? ✦ Yakında senaryolaştırılacaktır!
Küçük Hanım
Efulim
Kaç yaşınızda olursanız olun, anne ve baba eksikliği herkesin en büyük acısı olur. Bir çocuk, anne baba eksikliğini tadarken bir esinti gelir, kızı duman eder. Bir dalga gelir, oğlanı duman eder. Ancak hayat bu, üstesinden gelmek gerekir. Zamanla öğrenilir boşlukların nasıl doldurulacağı. Belkide onlar bu hikayeyle çoktan bulmuştur açık yaralarını nasıl kapatacağını. Poyraz Ay, yüzme bilmiyordur ancak en yakın arkadaşının kız kardeşine kapılmış, dalgalar nereye götürürse oraya gidiyordur. Ya o kadınla yüzmeyi öğrenecektir, ya da dalgalar onu en sonunda dibe çekecektir.
Ayasofya'nın Çığlığı
Fesliyan
İki polisin bir gece anons ile keşfettiği gerçek ülkeyi şok edecekti. Ülkenin ünlü şirketlerinden birisinin yöneticisi, bir define için kazılmış gözüken bir çadır içerisinde ölü bulunmuştu. Ankara'dan gelen önemli bir emirle kurulan özel bir ekip, olayın sadece kötü bir sonla noktalanan define cinayeti olduğu kanısında iken, soruşturma sırasında yaşayacakları olaylar ve yaptıkları araştırmalar, hiç de hazır olmadıkları derin ağlar ve sarmalın gün yüzüne çıkmasına sebep olacaktır.

Küllerin Arasında
Rüya Deniz
İstanbul, Boğaz’ın sularına vuran altın yaldızlı ışıkların ardında çürüyen bir ceset gibi kokuyor. Bir yanda lüksün sahte ihtişamı, diğer yanda Balat’ın rutubetli, dertli sokakları. Defne Yılmaz, babasının mezar taşındaki soğuk mermere gömdüğü öfkesiyle hayata tutunmaya çalışan, hukukun sadece kitaplarda adil olduğuna inanan bir genç kadın. Hayatı, Karadağ ailesinin karanlık koridorlarına adım attığı an, intikamın keskin bıçağında yürümeye başladı. Kaan Karadağ ise parıltılı bir altın kafesin tek varisi. Babasının inşa ettiği kanlı imparatorluğu içeriden çökertmek için kendi ruhunu bile feda etmeye hazır bir adam. İkisi de aynı uçurumun kenarında, farklı niyetlerle duruyor. Defne intikam arıyor, Kaan ise kurtuluş. Ancak birbirlerinin sırlarına çarptıklarında, nefretin tutkuyla, sadakatin ihanetle birbirine karıştığı o tehlikeli karanlıkta kaybolmaları kaçınılmaz olacak. Aşk, yaktığı her şeyi küle çevirecek bir ateş mi, yoksa tüm o küllerin arasından doğacak bir mucize mi?
İstanbul'un İki Delisi / Hasan Koru
Efsun
Biri mahalle kekosu biri bebek kızı. İkisinin de ortak özellikleri deli ve Adanalı olmaları. Normal şartlarda ikisinden bir aşk çıkmazdı. Ama bilirsiniz ki deliler normal olamaz. Hasan Koru ve Rüya Kalkanlı birbirleri için hatta İstanbul için büyük birer tehditler. Ve birbirlerinden uzak durmaları için bir sürü işaret var. Ama ikisi de söylenenleri asla dinlemezler.
Sen Ben ve O
Efsun
Hasan ve Emir sarsılmaz bir bağa sahipti. Ama tek bir yanlış anlaşılma bu bağı sarstı. Arkasından da tehlikeli bir yakınlaşma fitili ateşledi.
Güneşsiz Gökyüzü
Elif naz Özcan
17 yıldır Mardin'de yaşayan, yaptığı her hareketten yargılanan, her gün babasından şiddet gören Ahenk, zorla evlendirilmeye çalışılırken gerçek ailesinin onu bulması üzerine bütün düzenini değiştirip İstanbul'a gider. Burada üç abisi üçüzleri ve iki yaşındaki erkek kardeşine alışabilecek mi? Hep birlikte görelim. ••• Üzerimdeki gelinliğe gözyaşları içinde bir kez daha baktım. Bu bir gelinlik değil kefendi. Kaburgalarımdaki ağrı beni öldürecek cinstendi nefes bile alamıyordum. Ama ayakta durmaya çalışıyordum. Kapımın açılmasıyla içeri abim girdi. Beni kolumdan tuttu ve aşağıya indirdi. Yakın akrabalar ve bir hoca vardı. Yaşım yetmediği için resmi nikah yapmayacaktık. Sadece dini nikah olacaktı. Baran ve ben hocanın yanına oturunca ona yaklaşıp "Aksel'e ne oldu?" dedim. Ellerini yumruk yaptı. Bana döndü buz gibi bir sesle "Öldü." dedi. Hayır yalan söylüyordu ölmüş olamazdı. "Yalan söylüyorsun." dedim. İnanmak istemiyordum. "Öldü." dedi, bir kez daha. Sadece o değil ben de ölmüştüm. Hoca bize döndü nikah akdini başlatacakken kapıdan orta yaşlarında bir kadın ve arkasında aynı yaşlarda bir kadın ve erkek, genç bir çocuk ve benim yaşlarımda bir kız girdi. Salona ilk giren kadın "Bu nikah olamaz. Ahenk sizin kızınız değil." dedi. Ve o an sanki göğüs kafesimdeki ağırlık kalktı ve ben bugün ilk kez içtenlikle gülümsedim. 𝐘𝐚𝐳ı𝐦'𝟎𝟏.𝟎𝟑.𝟐𝟒' 𝐘𝐚𝐲ı𝐦'𝟏𝟎.𝟎𝟒.𝟐𝟒'

İstanbul'u Geziyorum -Şirin Süleymaniye'de-
Fatma
İstanbul hakkında çok şey öğreneceğiniz ve çoook eğleneceğiniz bir kitap lütfen bir göz atın💓💗
İstanbul Cinayet Masası: Gölgedeki Ayin
LEWRONEX
2003’ün İstanbul’unda, sisli sabahlar artık sadece soğuğu değil... bir kehanetin karanlığını da beraberinde getiriyor. Terk edilmiş binalarda bulunan cesetler, tuhaf semboller, yıldızlarla dolu şifreli notlar... İstanbul Cinayet Masası’ndan iki dedektif—geçmişiyle hesaplaşan Mehmet ve karanlığa inat hâlâ umut taşıyan Enes—bu esrarengiz cinayetlerin peşine düşer. Ancak karşılarında yalnızca bir katil değil; yüzlerce yıllık bir inancın izlerini süren, gölgeler içinde büyüyen gizli bir yapı vardır. Kurbanlar rastgele değildir. Ayinler tesadüf değildir. Ve en tehlikelisi: Kimi koruduklarını sandıkları, aslında bu oyunun merkezindedir. “Bu sadece bir cinayet soruşturması değil… Işığın bile yalan söylediği bir şehirde, gerçeği yalnızca gölgeler bilir.”
siyah gözlere
Rahel Katipoğlu
1950'ler Türkiye'sinde, dünyaları isteyen bir genç kızın öyküsü. Nermin, yaşamına son vermek istediği soğuk bir İstanbul gecesinde güzel bir kadınla karşılaşır. Kadın onu evine davet eder ve aralarındaki çekinceye rağmen dertleşirler. Ancak Nermin, kadının köşkünde uykuya daldığı an; 1950'lerin Ankara'sına, hayallerini gerçekleştirmek üzere İstanbul'a kaçma hayalleri kuran 17 yaşındaki Rehiye Ağaçlıtepe'nin hayatına uyanır. Daha önceki tüm yaşamlarında çocuk yaşında ölen ve çok yakında 18 yaşına basar basmaz yine hayatının sonlanacağına inanan Rehiye, ölmeden evvel yapılacaklar listesi hazırlar. Bir gece, çocukluk arkadaşı Üsküdarlı'nın kapısını çalar ve onu İstanbul'a kaçırması için yalvarır. Ancak Rehiye'nin bu masum yolculukta hesaba katamadığı bir şey vardır. Üsküdarlı'ya duyduğu güven, giderek bambaşka hislere dönüşecektir.
İstanbulamıyorum Aradığımı
ŞevRüv
Bazen insanın yaşamaya değil okumaya ihtiyacı vardır..
LAVİNİA
🌕
Al başını, kaç bu şehirden. Ufukta ince bir çizgi gibi gördüğün dağlara, rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git. Git, gidebildiğinin en uzağına, her şeyi ardında bırakarak... 🕊

