“hırsız” için sonuçlar
Arama sonuçları
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Zerrin
Bir hirsiz sevdim kalbimi de caldi evimi de arabami da ama onu hala seviyorummm
hırsız
Tırnak Kağıt
Merhaba ben 16 yaşındayım adım emiy niko diye bir çocukla tanıştık çocuktan hoslanıyordum benim bı arkadaşım ve nikonun arkadaşı bize geldi ve gece oldu yatiyorduk yüzüğümï banyoda birakmıştım sabah yoktu ertesi günü niconun annesinin elinde gördüm yüzügü ona Emiy;bu yüzüm benim olabilirmi Niko;ne saçmalıyosun Emiy;bu yüzük sizin bize geldiğiniz gün kayboldu senle ilgisi varmı? Niko;öhmm Emiy;sana soruyorum Niko;senin değil ben bunu anneme aldım Emiy;benim yüzüğümün içinde "emiy" yaziyo bakalım benimmi diye Niko;ne gerek var Emiy;hadii Niko tamam Emiy;merhaba iki dakikalık yüzüğünüzü rica edebilir miyim? Niko annesi ;aaa bana bu yüzüğü niko aldı gerçemmiş tabi bakabilirsin Emiy okur Niko yüzük benim seni birdaha görmek istemiyorum Niko;amk banane yürü git
Düşler Hırsızı
Rumeysa Menteşe
O insanların hayallerini çalan bir canavardı.
Kalp hırsızı
Elif Ekin
insanları öldürüp kalplerini çıkarıp saklayan bir suçlunun hikayesi dedektif ve polis bu cinayeti işleyenin kim olduğunu bulmaya çalışıyorlar ama cinayeti işleyen adam da çok zeki olduğu için bütün delileri kaybeder
Aşk Hırsızı
Damla
Bts aşık oluyorum
YIDIZLARIN HIRSIZLARI
Hira
Ben Hira 14 yaşındayım yazar veya voleybol'cu olmak istiyorum. Hobilerim;kitap okumak,şarkı dinlemek, yemek yemek, gezmek,maç izlemek. İlk kitabımı burda şimdi yazıcam umarım beğenirsiniz.🌺💗
Cennet Hırsızı
Burcu Yıldırım
Her güçlü kadının içinde bir enkaz, her güçlü erkeğin arkasında ise kayıp vardır. *** Buket tatil için gittiği İspanya'da yaralı bir adamla karşılaşır. Yardım etmek istediği bu adam ise geçmişinin hiç bilmediği sırlarını ortaya çıkaracak Alexander'dan başkası değildir. Hayatını daima bir denge üzerinde yaşamaya çalışan genç kız için Alexander'ın hiçbir çizgisi yoktur. İyi veya kötü, cellat veya kurtarıcı, hayatında bir yere koymaya çalıştığı bu adamın, acaba bir yere ihtiyacı var mıydı?
°Kalp hırsızı°
★Melodi★
Yapamadım. Başaramadım. Hayata küskünlüğüm devam ederken yaşayamazdım. Bitti...
Evrenin Hırsızları
Şerif
Hunter sevgilisi Victoria'ı onu bırakıp giderken gördüğünde evreni sanki üstüne yıkılmıştı.Hayatını sevgilisini bulmaya adamıştı.
AYNA HIRSIZLARI
Defne Ece Acar
Gece çökerken şehir alev alev yanıyordu. Prenses,elbiselerinden geriye kalan yırtıkları rüzgara bırakmıştı.Parmaklarındaki göze çarpan kızıl renkteki kanın kardeşine ait olduğuna inanmak istemiyordu. Her adımda,her kaçışında ayaklarına çamur değil, paramparça olan geçmişi batıyordu. O artık bir kraliçe olmalıydı, tabi kader her zaman yazıldığı gibi ilerlemezdi. Kader, prenses için onun artık bir kaçak olacağını yazmıştı bile…

Rüya Hırsızı
PINAR YALÇIN
İstanbul, binlerce yıllık katmanların üzerine inşa edilmiş devasa bir hapishane. Gündüzleri modern, kaotik ve yorucu; ancak gece, güneş battığında, şehrin altında gizli bir damar atıyor. O damar, rüyaların Osmanlı ihtişamıyla harmanlandığı, zamanın akışını yitirdiği paralel bir İstanbul’a açılıyor. Lara Erdem, bir uyku kliniğinde insanların zihin kıvrımlarında kaybolan, uyuyamayan, huzuru arayan ruhları tedavi eden bir psikolog. Ancak onun asıl yeteneği, hastalarının zihinlerine sızıp rüyalarını bir terzi gibi dikmek. Fakat bu yetenek, bir lanete dönüşmek üzere. Lara, her girişinde kendine ait olmayan parçaları zihninde taşımaya başlıyor; gerçekliğin sınırları, bir camın çatlaması gibi ufalanıyor. Yaman Reis ise bu gölge şehrin değişmez bekçisi. İki yüzyıl önce bir savaş meydanında kılıcını bırakıp, bu puslu rüya İstanbul’unda hapsolmuş bir ruhun koruyucusu. O, rüya hırsızlarının avcısı. Lara’nın zihinlerin labirentinde tehlikeli bir şekilde dolaştığını fark ettiğinde, iki dünya ar
HIRSIZ GRUBU
Yaren
Hırsız ve arkadaş olan 5 kişi hırsızlık yaparken arkadaşlarından birinin önemli bir işi olur ve başka şehire gider geriye kalan 4 kisi parayı çaldıktan sonra zengin olduktan 2 yıl sonra başka şehire giden arkadaş arkadaşlarının zengin olduğunu görür ve payını ister arkadaşları ise onun parasını toplamak için maceralar yasarlar

KALP HIRSIZLARI
HİRA Kaya
Zeynep 17 yedi yaşında Berk adında bi sevgilisi var berk onu bi kızla aldatıyor .
Kalp Hırsızı
Kraliçe
Bir erkeğin kızın aşık olmasıdır

Rüya Hırsızı
Bidos
Eva, kaybettiği sevgilisiyle tekrar bir araya gelmenin rüyasını görürken, rüya hırsızları, insanların duygusal anılarını çalarak karmaşık bir dünyaya adım atarlar. Ancak, çaldıkları anılarla başkalarının hayatını etkilemenin ve kendi iç savaşlarıyla yüzleşmenin bedelini ödemek zorunda kalacaklar.
Kalp hırsızı
Sude
Bölüm haftaya gelecek
Hırsız ini
Furkan
Ben Carmen hırsızlık olayı hep böyle başladi V ile. Kısaca hırsız okulu orada dişi kaplan,paper star en büyük duşmanlarimdan birtanesi. Ama ben onlar gibi değilde demokrasiyi destekleyenler denim. Yani hırsıslardan çalan bı hırsız. İlk durağımız Japonya tokyodaki bir cadılar bayramı. Kimseye görünmeden cadı kostümü içeri dizdim ppaper star da oradaydı görünmeden yanına yaklaşıp başka biri gibi davranıp ona sağ gösterip sol vurarak cebindeki eseri aldım. Olan üstü bir yelpaze idi. Eskiden özel tiyatrolarda kullanılan bir eser. Neyse, tap kapıdan kaçarken paper star farketti ve bana o keskin kağıtlarından fırlattı. Herkesin önünde. Bu kız delirmiş. Ben kaçmak zorunda kaldım . Ama kaçarken dişi kaplana yakalandım. Oküçük ve sivri peçeleriyle tırmalamaya çalıştı araya sıkışmıştım. Derken tam o anda nedeni bilinmeyen bir patlama oldu paper star patlamaya gitti. Bizde teke tek dövüşmek zorundakaldım. Onu kolaylıkla geçerek yelpazeyi bizim ortağa fırlattım. Ha bu arada bizim ortağın adı Robaert kendisi çevik ve bukalemun gibi hemen ortadan kaybolan bir tip neyse bu iş tamam. Sonraki durak ise Netflixten izleyip bilgi edinebilirsiniz sevgili hırsz okurları🎃
Kalp Hırsızı
Sema
Kalpleri yerinden söken kız. Kızı yakalamak için savaşan adam.
YALGIZ
Hatice Okumuş
Çocuk yaşta, birbirinden farklı hikayeleri olan bir çeteyle yolu kesişen Hamza ve onların içerisinde geçirdiği arayış dolu yıllar... Dünyasına giren yeni hayatlarla takip edeceği bir ışık buldu. Öte yandan Hukuk okuyan Gül Seda ailesinin içinde bulunduğu durumu çözmeye çalışırken pek çok sırrın perdesi aralanıyor. Hamza ve ekibini ne gibi sıkıntılar bekliyor? Gül Seda çıktığı bu yolda nelerle karşılaşacak? Kayıp aile, kardeş ve duygular sahiplerine kavuşacak mı? Ne bir dakika öncemize gücümüz yeter ne bir dakika sonramıza. Vakitsiz gelen insanlar ansızın ortaya çıkan duygular. Sonsuz ihtimaller çerçevesinde toplanmış gerçekler... Eski dönemlerde yetim çocuklarına Yalgız derlermiş, yalnızlığı simgeleyen anlamında. Yıldız sözcüğüyle birleşmiş yalnızlık göklerde gece vakti gözlerimizi kamaştıran yıldızlar, kalabalıklar içinde tek başınadır fark ettiyseniz. Hepimiz birer Yalgız mıyız yoksa?
YEKPARE
sev
Gözlerimden yaşlar akarken kapının önünde onu gördüm. Kendinden emin yürüyüşüyle karakolun içine girdi. Elimle göz yaşlarımı sildim hemen. Beni görünce yüzündeki sert bakışlar yumuşamıştı, hızlı adımlarla yanıma geldi. “Üzülme daha fazla, kimsenin canını sıkmasına izin vermicem.” Gözümden akan yaşlara inat ona gülümsedim ve kafamı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım.
SEFİL
Edanur
Islanmış bandajlarımın üzerine küçük bir öpücük bıraktı. Ağlamak istedim. Bir ile bin anlam katıyordu. Karşısında küçücük kalıyordum. Bir edebiyat kitabından fırlamış gibiydi. Yaralarımı yıkadı yağmur. Sonra kabuk bağladı acıların üzeri. Ve Hırsız; dudaklarının ucundaki hırsızlarına öğüt verdi. İlaç olsun diye. Kısacası, şiir adam; bu şehri ruhuma sığdırıyordu. "Yarın güneş doğsun yine. Şu kaldırımda oturup saçlarını tarayalım. Sonra o kokusunu içine çekmeye korktuğun kahveye gidelim. Bir 40 yıllık köprü kuralım. Dondurma yiyelim seninle. Sen yine benim dondurmam bitmeden gevezelik yap. Yeniden sokağın nefes alsın Sefil." Sokağın; sokağım olsun Hırsız...
YANKESİCİ ( KALP HIRSIZI SERİSİ 1)
Onur_rr
14.02.2022 Yorgunum, bulanık ve kirli. Düşüncelerimin beni ihanete uğrattığı saatlerdeyim. Gözlerim karanlığa adapte olmuş, stor perdeden kaçan ay ışığı huzmeleri evin siyah parkesine konmuştu. Küçük tozlar ışığın içinde dans ediyor, karlı bir geceyi anımsatıyordu. Bu güzel gecede karanlığın içinde saklanan canavar bendim. Sıkışıp kaldığım karanlıkta iyice sessizliğe büründüm. İzinsizce girdiğim evde her sesi dinliyor; her titreşimi yaslandığım duvarda hissediyordum. Sırtımda bana ait olmayanların ağırlığı altında ezilirken sahip olduğum şeyleri korumanın tek yoluydu buydu biliyordum. Titreşimler arttı ve güçlendi. Kapı yavaşça aralandı. Çıplak ayakları zemine basarken ses çıkarmıyordu. Girdiğim karanlıktan çıkmamam gerektiğini biliyordum. Yine de ihanet etti bana gözlerim ve karşımdaki vücudu izinsizce soydu irislerim. Büyük ve güçlüydü. Ay ışığı teniyle buluştuğunda yeni bir renk oluşturmuştu. Büyüleyici görünüyordu ama nefesimi kesen görüntüsü olmamıştı. Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisiydi gözleri. Öyle bir bakıyorlardı ki denizler kıskanırdı derinliğini. Çıkartamadığım bir anlam yatıyordu o derinlikte. Hareket etti ve ışıktan çıktı. Karanlıkta, odanın köşedeki piyanoya doğru gitti ve oturdu. Elleri havada kaldı bir süre. Zihnindekileri merak ettim. Belirsizlik kaybolduğunda müzik doldurdu odayı. O an hayatım ellerimde değildi. Müzik yönetiyordu adeta. Hoş melodinin elinde kukla olmuştum. Parmakları bastığı her tuşta kalbime akıtıyordu gecenin kalıntılarını. Küçük bir ses kanlı ve cızırtılı. Dağınık gülümsemeler ve hafiften yok oluşlar. Varoluş sancısının ortasında yıkılış hikâyesi.. Sarhoşluk öyle güçlüydü ki fark edememiştim gidişiyle beraberinde getirdiği sessizliği. Yokluğundan emin oldum bir süre. Bacaklarım kuvvet bulduğunda saklandığım karanlıktan çıktım ve ondan çaldığım bu geceye girmemi sağlayan pencereye yöneldim. Çıkarken fazlaca ses yaptım, kendime kızmam gerekse de ses etmedim. Tenha sokaklara döndüğümde ondan yanıma aldıklarımla ilerledim. Yine de sırtımdaki bu denli ağırlığa rağmen o gece ondan çaldıklarıma nazaran o benden çok daha fazlasını almış gibi hissetmeden edemedim. ***** 1 AY SONRA.. 14.03.2022 Önümde duran iki kıza baktım. Şansım varsa kurtulurdum. Yoksa ölür! Bu malikaneden çıkmak isteyen üç kişi.. Bir erkek vardı, bizi elindeki cihazla arayan Eşit değildik. Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu değerli zincire? İşte burada eşitlik bozuluyordu. Şüphesiz ki benim bu zincire ondan daha çok ihtiyacım vardı; Ablamı ve yeğenimi o çukurdan kurtarmam gerekiyordu. Tüm umutlarım şuan yaptığım hırsızlığa bağlıydı. Yüzde elli ya ablamı ve doğmamış yeğenimi kurtarırdım yada onlarla beraber ölürdüm. Ölürken en azından bunun mücadelesini verdiğim için mutlu olurdum. Hakan Kankırmızı merdivenleri indi. Bizlere bakmadan karşıda ki odalarından birine rastgele girdi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu.. O odaya neden girmişti. Onun için değersiz bir zincir değil miydi bu?! Bizi bıraksalar da gitseydik. Zenginler her zaman cimriydi ve açgözlü! Göğsümün içinde duran zincir ile gözlerimi saat bir yönünde yukarıda bize çevrili olan kameraya çevirdim. Kameranın kırmızı ışığına kaydı gözlerim ne güzel yanıp sönüyordu. O piti piti kim aldı zinciri? "Kim aldıysa çıksın.", yanımdan geçen adamın koluma değmesi ile gözlerimi kameradan çektim. Hakan Kankırmızı Bey odadan çıktı, bakışları bana değdi yakalanmış mıydım? Ben ki sokaklarda neler neler çalan kız Yankesici Kraliçesi Canan şurada yakalanırsam yazıklar olsundu bana. Yazıklar olsun Babamın benim üzerindeki ilmek ilmek işlediği öğrettiği yankesicilik emeklerine. Hakan Kankırmızı Bey karşımıza geçerek aynanın hemen altında altın işlemeli ultra zengin duran masaya bile söylenmek istedim. Sen masasın masa kendine gel bu ne gösteriş! Hakan Bey kıymetli uzun masaya kıymetli poposunu yaslayarak kollarını bağdaş yapıp durdu. Küçük bir şey olsa o masayı da çalabilirdim aslında. Kendine gel Canan şuradan kelleni kurtar sonrası önemli değildi. "Abi ben hallediyorum sen içerideki toplantının bölmeseydin.", dedi adam elinde ki cihazı en önde duran kızın üstünden çekti. Patronuna baktı. En önde ki kız mutfağa doğru yürüdü. Geriye kaldı ben ve önümde ki Rus kız. Rahattım beni yakalayamazlardı. O cihaz bende sökmezdi. "Mert şu kızı sal.", dedi Hakan Kankırmızı Bey eliyle önümdeki Rus kızı gösterdi. Sonra gözlerini gözlerime odaklayarak baktı. Adam Rus kıza eliyle gitmesini işaret etti. Önümdeki kız derin bir nefes alarak hemen çıkıp gitti. Bakışlarımı soğuk bir edayla Hakan Bey'in gri gözlerine çevirdim. "Çıkar." Dedi soğuk sesi ile ürpersem de yardım etmesi umuduyla gözlerim birilerini aradı ama kaçırdığım küçük bir nokta vardı burası benim çöplüğüm değildi. Sokaklarda herkes birbirinin arkasını kollardı burada yalnız kalmıştım galiba. "Neyi?", diyerek sordum. Aslında bilipte bilmezlikten gelmek benim mesleğimdi. "Mert, üstünü ara.",dedi yanında ki sarışın yeşil gözlü adam kafasını sallayarak yanıma geldi. Kaşları çatılı buzdolabı gibi elindeki cihazı boynumdan başlayarak mini eteğimin bitiş ucuna kadar tuttu. Sırt bölgemde de aynı işlemi yaptı. Hakan Bey'in yüz hatları kasıldı. Cihaz uslu uslu görevini yapıyordu. Mert cihazı kafama da tuttu bu beklemediğim hamlede cihazın sesi ortama yayıldı. Hakan beyin dudakları kıvrıldı. "Saçlarını aç.", dedi yüzünde ifadede zinciri bulduğuna çok emin bir eda vardı. Kafamı salladım Mert bir adım öteme beklemeye başladı. Elimi at kuyruğumun yanına koyarak kançalı tokamı çözmeye başladım. Açtığım uzun saçlarım ile elimle saçıma şekil verdim. Merdivenlerden gelen ayak sesleri ile gözümü Hakan Kankırmızıdan çektim. Hızlı adımlarla üstünde ki beyaz gömleği ile inen göktaşı da kimdi? Siyah gözleri.. Derinden etkilemişti beni sanki ilk kez siyah gözler görüyordum. Kirli sakalı yüz hatlarını çok güzel belli ediyordu. Açılan ağzımı kapatarak kendime geldim. Buraya neden geldiğimi üstümdeki baskıyı unutmamam gerekti. "Abi gidiyor musun?", Hakan Bey merdivenlerin yanına doğru yürüdü yürüyen göktaşı ile konuştu. Abi dediğine göre bu yürüyen göktaşı üvey abisi Atakan Bey miydi! Telaşla gözlerimi kaçırdım .Kardeşi gibi gözlere sahip değildi ama iki kardeşin tek benzeyen özelliği ifadesiz simalarıydı. Babaları bir olunca demek ki. Berna hanımında gözleri maviydi neden hepsinin gözleri farklıydı? Mert'in de yeşil. Ben burada kahverenkli gözlerimle sönük kalmıştım galiba.. "Hakan hadi abiciğim geç bile kaldım.", dedi ifadesiz yüzüyle gözlerini ilk kez gördüğü bana bir saniye baktı. Gözlerimi tekrar önüme çevirdim. Şuan şurada Atakan beyin radarına yakalanırsam kötü olurdu. Ne güzel Hakan bey fark etmeden çıkıp gidecektim. "Ne iş buldun mu?", dedi tam önümde durdular sonrada kafalarını çevirip bana tekrar baktı. "Buldum buldum. Hanımefendi de şimdi zinciri veriyordu.", dedi Hakan beyin bu ısrarları beni üzüyordu. "Dediklerinizden hiçbir şey anlamıyorum.", dedim şirin bir edayla. Gözümün önüne gelen saçları kulağımın arkasına sıkıştırdım. "Mert sen yardım et hanımefendiye anlasın ben ne demek istiyorum.", dedi Hakan Bey bana doğru göz kırptı. Son sözlerini bir mana ile söylemişti. Bu sefer sert taşa mı toslamıştım. Boku yemiştim galiba. "Lütfen benimle gelin..", dedi eliyle yürümem için hangi tarafa gideceğimi gösterdi yüzümde ki yapmacık gülümseme ile Mert'in dediği tarafa doğru yürüdüm! Yardım etmesi umuduyla gözlerim tekrar birilerini ararken Atakan Atabeyin gözlerine takıldı. Hakan ile aralarında ki sohbete dönüp devam etti. Mert beni aşağı kata doğru merdivenlerden indirdi. Vazonun olduğu yerde durdu duvara dokunup bana baktı, dekorla kaplanmış kapı olduğunun bile farkında olmadığım bir yerden içeri doğru sürükledi. Şansım yoktu. Bende ölecektim. "Geç bakalım küçük fare.", diyerek beni boş bir odaya fırlattı. Dizlerimin üstüne yere düştüm. Avuç işlerimi son anda yere koyarak kafamı çarpmadan korumuştum. Başımı yerden kaldırıp bana fare diyen sıçana baktım! Eğilerek çenemi tuttu kafamı havaya kaldırdı. "Söyle bakalım anladın mı şimdi?", diyerek bağırdı. "Ne diyorsunuz sizi hiç anlamıyorum.", dedim. Saf masum ayağına yatmaya devamdı. Canan mücadeleye pes etmek yok kızım devam. Son umudum için öle de bilirdim. Hayatının kontrolünü eline almazsan, başkalarını senin hayatını kontrol eder. "Anlamıyorsun demek?", dedi elini çenemden çekti sözlerime inandığını düşünürken suratıma yediğim güçlü bir tokatla yere yapıştım. Dudağımda ki kanın tadıyla gözlerimi sıkıca yumdum. **** BEKLEMEDE KALIN. DEVAMI GELECEK.. ŞİMDİDEN KİTABI KÜTÜPHANELERİNİZE EKLEYEREK GÜZEL YORUMLARINIZI AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ. YAKINDA..
CEHENNEMDEN ÖNCEKİ SON DURAK
ilayda ulaş
Adeline ve Austen. Bir birlerine yasak ama muhtaç olan iki genç. Bir kağıdın iki yüzü gibiler.Hep bir arada ama hep ayrı.Birlikteler ama kavuşmaları imkansız. Aşk ve şehvet. "Cehennem ateşi yakar Adeline."dedi ve kısa bir es vererek konuşmaya devam etti."Ama senin ateşin daha yakıcı."
Yasmin bir hırsızlık olayı
Seungie
Yasmin yurtdışında okuyan güzel kibar bir kızdır bir gün ailesi Türkiye'den arayıp taşınmasını ister şanslarına okuldaki aksaklıklar sebebi ile okulları 1senelik kapanır Yasmin bu fırsattan yararlanarak Türkiye'ye ailesinin yanına gider orada bir sürü arkadaş edinir ancak bir gün arkadaşları ile otururlarken kızlardan birinin cüzdanı çalınır kızlarda bunun peşine düşerler ancak bilmiyorlardı ki olaylar iplik söküğü gibi gelecek :)
Düş İçinde Kelebek
Sidelya
Küçük sokak çocukları güzel sokak çocukları ,sevgiye aç sokak çocukları ayakları yara içinde olan sevgi pıtırcıkları çok mu kırdılar sizi? tuzla eşelediler mi yaralarınızı?. küçük saf kalpler kirlendi mi ?artık küçük masum eller kana mı bulandı ? neredesin adaletin hükmü? nerede son sözün karar kıldığı dudaklar? nerede küçük aklın verdiği yemini veremeyen büyük akıllar. kırılmış her sokak çocuğu bir gün büyür ve kararlar alır çok canları yandı yakmak isterler yakmak üzereyim yanmak üzereyiz
fala inanma falsız kalma
Dicle
Her şey bir falcıya gitme ile başlamıştı aslında. Her şey sıradanken masal gibi bir hayat, şaka şaka falcının söylediklerinden etkilenip beyaz Atlı prensimi bulmaya çalışmıştım, ama çok yanlış yerde aramışım. ne var canım beyaz atlı prensimi bulmak için en doğru yere gitmiştim bence. POLİS KARAKOLUNA .Sonuçta prensimin elimde bir resmi ya da çizim olması gerekiyordu. Hem polislerden daha iyi bir kişiyi kim bulabilir ki değil mi ama. İşte bizim hikayemiz böyle başladı falcının tarif ettiği kişi Uras başkomiser. Komedilerle dolu bir hikayeye var mısınız? Bu uras başkomiser ve didemin hikayesi, Bu portakal ve çikolatanın hikayesi...
GÖREVİMİZ: HIRSIZLIK
Elmina
Birinden tamemen farklı 7 yabancının hikayesi.. "Usta" lakaplı birisi kendi düşmanlarından öc almak ve daha fazla para elde etmek için bir çete kurar, hırsızlık çetesi. Bu çetenin üyeleriyse başta hiç bir şeyden doğru dürüst haberdar olmasalar bile, her şeyi öğrendiklerinde artık çok geçti. Usta, onları polise şikayet etmekle tehdit eder..Çetenin Lideri olan Lacivert'se buna kolayca baş eğmeyecektir. Çünkü onun ailesi bu çeteydi, onun çeteden başka kimi-kimsesi yoktu. Onlar için her şeyi yapmağı göze almıştı. Bir polisle iş birliği yapmayı bile.. Lacivert, Yağız, Emirhan, Batuhan, Tuna, Merve ve Rüzgar'la başladığımız bu yola bizimle devam etmeye ne dersiniz? *hırsız olmayı biz seçmemiştik, hayat bize seçim sunmamıştı. Ama geleceği, değiştireceğiz.* *** *Güçlü bir kadının hikayesi* *Bir hırsız çetesi* *Arkadaşlık* *Aile olmak* *Aksiyon*
YILDIZLAR SÖNDÜĞÜNDE ✦
muse
Elim kapı ziline uzandıktan sonra bir süre durdum. Bu öyle uzun bir süreydi ki, bu süre boyunca ruhum defalarca kez cennetle cehennem arasında gidip geldi. İki tarafın da kapısını çaldım, içeri alınmak için bekledim. Ama bunun yerine arafta sıkışıp kaldım ve yüz binlerce yıl kayıp bir ruh olarak dolanmanın ızdırabını çektim. En sonunda Tanrı bana acıdı ve sivri parmağının ucuyla beni Cehennem'in kapısına doğru itti. "İşte," dedi. "Senin ait olduğun yer burası." Yalvardım ona. "İyi bir insan olmak istiyorum ben. Affedilmek istiyorum." dedim. Dedi ki, "Sen öylesine kirlisin ki, cehennemde yürürken yollarıma bıraktığın izleri ben bile temizleyemem." Pencereden dışarıya vuran sıcak sarı ışığın altında hareketlenmeler gördüm. Geçti bir silüet perdenin arkasından... "Çok yoruldum. Biri artık beni evine kabul etsin istiyorum." dedim. Kim olduğumdan habersiz adım sesleri bana doğru yaklaştı. Dedi ki, "Seni ben bile kabul etmiyorum, rahat bırak temiz olanları." Kapı yavaşça aralandı. Yalvardım Tanrı'ya... "Senden bir şey istemeyi bırakalı çok oldu, anladım beni sevmediğini... Ama n'olur bu sefer izin ver, bir evim olsun." Cevap vermedi. ✦ Kumru yirmi üç yaşında, dünya denen bu toprak parçasının üzerinde gezinen kayıp bir ruh olarak İtalyan mafyası için hırsızlık yaptığı sıralarda Monte Carlo'nun ihtişamlı kumarhanelerinden birinde çocukluk aşkıyla, bütün iyi hatıralarının sahibiyle, Koraltan Merkan ile karşılaştı ve bedelini çok ağır ödeyeceği bir suça bulaştı. Geçmişin, tozlu bataklığa gömdüğü insanlar karşısına bir düşman gibi dikildiğinde elindeki kanlı silahı ateş etmekten başka çaresi yoktu. Eğer o kurşunun erkek kardeşi Özgür'e geleceğini bilseydi yine de onu sırtından vurur muydu yoksa daha ilk sayfadan kendini öldürüp bu hikayeye bir son verir miydi? ✦ Yakında senaryolaştırılacaktır!
HIRSIZLIK
Nisa
2 arkadaşın 1isi kötü kalpli Janshon imiş. Diğeri ise michat imiş . Bu kötü kalpli arkadaş hırsızlık yapmaya karar vermiş ama 2. Arkadaş başlarına kötü birsey geleceğini bildiği için onaylamamis. Kötü kalpli arkadaşın tehditi üzerine bunu yapmak zorunda kalmış. Ve başlarına çok kötü birsey gelmiş. Soyduklari kişi aslında onları arayan bir polis imiş.
AVM polisinin oglu hırsızlara dans
Özge Naz Bakir
Babası avmede polis ve o nöbete babasıyla kalıcak

