“genelkurgu” için sonuçlar
Arama sonuçları
LAYEMUT || TEXTİNG
Özlem
"Layemut." Diye fısıldadım. O devam ettirdi beni. "Şehitler ölümsüzdür." 🐺 📌Bilgilendirme *Kurgu Ankara da geçmektedir.* *Görücü usulü evlilik vardır.* *Çoğu kısımda WhatsApp üzerinden konuşmalara yer verildi.* *Belli kısımlar düz yazı şeklinde olacaktır.(Nişan, kına, düğün, operasyona gidiş-dönüş)* *Operasyonlar istek yönünde düz yazı biçiminde anlatılabilir.* *Texting hikayesi olduğu için nişan, kına, düğün ve operasyonları iki veya üç bölüme ayırabilirim. İsteme bölümünü aynen bu şekilde yaptım.* *Bu yüzden whatsapp kanalında dediğim 50 bölüm bir 70 bölüme yükselip, finali 70.bölüm olabilir.*
buz tutmuş kelebek || texting
Özlem
Bir kelebek nasıl buz tutar biliyor musun? Yaşarken ilk önce ruhunu öldürürler... Peki bir kelebek nasıl buzdan kurtulur biliyor musun? İlk aşkı onu bulur, buzları eritir. Ona tekrar sevilmenin ne demek olduğunu hatırlatır. O an kelebek özgürlüğe uçmak istercesine yıldızlara doğru kanat çırpmaya başlar. 🌟🦋🌟 "Kelebek, özgürlüğe uçma vakti... Artık bir yıldız kadar bana uzak ve özgürsün." "Ben senden bir milim dahi uzaklaşamadım, gökyüzüm. Ben hep sana doğru uçtum."
MİHRİMAH/yarı texting
Angel
...
MANKEN +18 | Texting
Sude
*ceylin bir fotoğraf gönderi* Barış:Yuh amına koyayım Barış:Siktir Barış:Bu vücut gerçekten senin mi? Ceylin:Benim Ceylin:Seninde olsun ister misin? ~Kitap içerisinde yetişkin içerikli konuşmalar,küfür ve argo bulunacaktır~ "İyi okumalar:)"
Ezber Bozan || Texting
Özlem
tutunsenbana: Geceden kalma insanlara tutunsenbana: İçtikten sonra başı dönmüş başka yerde uyanmışlaraaa tutunsenbana: Günaydınnn ezber bozaannn Deren: Siktir lan oradan. Deren: Gün aymış gibi mi görünüyor yüzüme? 《D♥︎D》
Dar Kafa
Zeynep
✨Wattpad'de +350.000 okunma✨ Şu an sap gibi kalmıştım gerçekten. Neyse canım. Başa gelen çekilir. Yapacak bir şey yok, mecbur ıslanacağız. Gidebildiğim yere kadar kaldırımın yağmur gelmeyen yerlerinden ilerledim. O da işte beş on metre falan. Artık ıslanma vakti gelmişti. Ne diyelim, gazamız mübarek olsun. Tam besmele çekip koşmaya başlamıştım ki yağmur durdu birden. Yani durdu herhalde, yoksa ıslanmam gerekirdi. Ama hala yağıyordu. Gökyüzüne bakıp kontrol yapacağım sırada bir şey fark ettim. Islanmama sebebim şemsiyeymiş. Onun da sahibi... Yine bu çocuk! "Ne yapıyorsun?" diye çıkıştığımda sert sesiyle cevap verdi. "Boşuna direnme. Ya beraber böyle gideriz, ya da sen şemsiyeyi alıp tek gidersin. Karar senin." Allah Allah! Beyefendiye bak ya! Hayır yani kim bu çocuk? Ne derdi var benle? "Ya sen kimsin? Kimsin ki böyle bir şeyi bana söyleme hakkını kendinde görüyorsun? Derdin ne senin?" diye çıkıştığımda düz bir şekilde yanıt verdi. "Seni ilgilendirmez." "Manyak mıdır nedir ya?" diye söylenip hızla uzaklaştım yanından. Fakat hala ıslanmıyordum. "Sen bilirsin, beraber gideriz o halde."
VİRAN
TÜLAY DEMİRKOL
Kızı odaya sokan adam , gözü dönmüş bir vahşilikle kızı odadaki yatağın üzerine attı. Bir taraftan üstünü çıkarırken bir taraftan da yatağa doğru gitmeye başladı. Kızın yataktan kalkmasını görüp hızla kızı tutup tekrar yatağa attı. Kızın ağlamalarını, yalvarmalarını aldırmayıp üzerine çıktı.Kızın kendini iteklemeye çalışmasına aldırış etmeden ona saldırmaya başladı. Kızın üzerindeki tişörtü çıkarmaya çalışan adam kızın çırpınmaları yüzünden bunu başaramayınca hırsla tişörtü ön kısımdan yarıya kadar yırtmıştı. Adamın son yaptığıyla çığlık atıp daha çok çırpınmaya başladı. Adamdan bu şekilde kurtulamayacağını anlayan kız bir süre durdu ,etrafında kendini koruyacak bir şey aramaya başladı. Adam kızın pes ettiğini düşünerek kadının bedeni üzerindeki iğrenç dokunuşlarına devam etti.Ne kadar üzerindeki adamdan tiksinse de kurtulmak için yol arıyordu. En son yatağın yanındaki gece lambasını buldu gözleri. Yaşadıkların dehşetiyle lambayı tuttuğu gibi adamın kafasına geçirdi. Bayılan adamla hızla yataktan kalkıp, nasıl bir halde olduğunu bile umursamadan kendini evden dışarı attı. Yalın ayak koşmaya başladı. dakikalarca koştu ve en sonunda kendini çalıştığı restoranda buldu. Hızla içeri girdi.Gizlenecek yer ararken kendine arkadan bir ses duymuştu.Giray’ın sesiydi bu.Onu arkasından tanıyamadığından seslenmişti genç adam. “Sen de kimsin ? Ne işin var burada? Sana diyor-” Arkasını dönen kızla neye uğradığını şaşırdı .Kaşları anında çatılmıştı.Kızın üzerini baştan aşağı incelemişti. Geçen her dakika siniri artıyordu. Konuşmadan bile bir insanı korkutabilecek bir potansiyel vardı şuan Giray da . İleriki bir bölümden kesit...
SANA YAZDIKLARIM
Özlem
bidakika: GERİ VER LAN HESABIMI bidakika: GERİ VER WATTPADİMİ loveandwar: Vermeyeceğim.
Hayatına Böyle Girsem Ne Yapabilirsin Ki?
Madam Moon
Üzerimde pofuduk tulumla aşırı sevimliydim. Bahçede oturan abim ve babamı görüp koşarak oraya gittim. Karşılarına geçip ellerimi belime koydum. Ne yaptığıma anlam vermeye çalışırlarken konuştum. " Hayatına böyye giysem ne yapayiysin ki?" (UYARI: Wattpad ile başlayıp wattpad kapanınca buraya geçilmiştir.)
ÇEVİKÇİ BEY
Özlem
Güneş: Polis ol, polisle birlikte ol ama asla polislik olma demişler ya Güneş: Halt etmişler Güneş: Tutuklayanım sen olacaksan polislik olmaya razıyım Çevikçi Bey çevrim içi (01.52) Görüldü (01.52)
Ailem mi?
Adelmira_
Arya Gürsoy , Gerçek sandığı ailesinin aslında üvey ailesi olduğunu koskoca 17 yılının yalan olduğunu öğrenir... Arya ne yapacağını bilemez bir halde arafta kalır, gerçek ailesini kabul edicek mi? ya gerçek ailesi arya'yı kabullenecekler mi? yoksa hayatına gerçek sandığı ailesiyle devam mı edicek? Gelin hep beraber arya' nın hayatını okuyalım!! Başlangıç tarihi: 31.12.2023
Kayıp Renk
Mira
''Asla hoş karşılanmayacak.'' Hepsi bana döndüğünde babam hak verir gibi başını salladı. ''Berdel..'' Annemin mırıldandığı şey bütün gözlerin ona dönmesine neden olmuştu.
Ayın Eşsiz Etkisi: Aysar
nisanurr'
Doğum günü kutlamasında afili şarkılar söyleyen kadını hayranlıkla izleyen adam, adamın katlanılması güç olan melankolik haline rağmen kadının lisede ona takıntılı derecede meftun olduğundan ve yılların ardından ışıltılı gözleriyle karşılaştığından bihaberdir. Taşlı, engebeli, yokuşlarla donatılmış yollarının birbirlerine tekrardan bağlanması ve yeni bir yol ortaya çıkarmaları ne kadar sürerdi? Özgürlüğünü kaybetmiş ruhların üstlerindeki oklardan temelli arınmaları ne kadar sürerdi? Peki ya ufak bedenlerin buzlarını eritip kendi benliklerini bulmaları ne kadar sürerdi?
TURUNCU
Yağmur Yabalak
Sert ve kesin bakışlarını suratıma dikti. "Söylesene Turuncu! Neden bu kadar nefret ediyorsun benden?" düz bakışlarımı kömür renginde ki gözlerine diktim. "Görmüyor musun sana olan aşkımı?" sesinde garip bir tını vardı. "Birbirimize zıt insanlarız." histerik bir gülüş attı. "Zaten zıt renklerdir Turuncu ve Siyah. Turuncunun içindeki siyah veya siyahın içindeki turuncu çok dikkat çeker." sigaranın zehrini derince çekti içine. "Ama unutma Turuncu ve Siyah birbirleri için yaratılmış gibi yakışırlar. Ve sen turuncu, benim için yaratıldın."
Şeytanın Vârisi
İrem
"Savaşı krallar başlatır, ölenler piyonlar olur." 21. Yüzyıl, felaketlerin yüzyılı... İnsanlar yakıp yıkma derdindeler. Yeni yuva arıyorlar, ama yuvalarını ararlarken ana yuvayı öldürüyorlar. Ormanlar yakılıyor, kesiliyor. Yeşillikler yok oluyor. Hava kirleniyor. Doğa Ana insanlardan intikam almak için salgın hastalıkları var ediyor. İnsanlar bilinçlenmek yerine doğayı öldürüyorlar. Ve yeni bir felaket, Ölüm Taşı ortadan ikiye ayrıldı. Dokuz Kuyruklu Tilkinin ruhu serbest. Tamamo-no-Mae'nin cesedi yer alan taş... Serbest kalan ruh, Vârisi Ateş Lorduna götürecek. "Karanlık Lord Vârisini alıcak!" Ateş, Su, Toprak, Hava, Hangisi en güçlü? Bence hepsi eşit. Ama onlara göre en güçlü Ateş... Ben kimim?! Ben Şeytanın Vârisi Oyuna getirilmiş bir Lordun Vârisi Aslında Ateş Lordu olan ama 'Karanlık Lord' denilen Lordun Vârisi Kendi dünyamdan kaçırılıp, Asgard denilen yere götürülen bir vâris, Anka kuşu beni çağırıyor. Onun yanına gitmek istemiyorum!
Bir Yazarın Hayatı
Aristokrat CanlıBey
19 yıllık hayatının neredeyse tamamını yazmakla geçirmiş olan Ayaz ve arkadaşlarının gün içindeki eğlenceli zamanlarını anlatan eğlenceli bir hikayeye var mısınız?
MAROBİS
Zeynnn
Bir krallık düşer, bir diğeri yükselir. Ancak bu savaş, kanla değil; sırlarla, ihanetlerle ve feda edilen canlarla yazılacak. Buzlarla kaplı topraklardan yükselen bir isyan, yeryüzüne meydan okuyor. Herkesin kaderi, gizemli bir ada ve orada saklanan bir kitapta gizli... Ve bu kitap, dünyayı sonsuza kadar değiştirebilir. Kadim yaratıklar, kurtarıcı lordlar, ve adım attığın her yerde yankılanan bir savaşın çığlığı... Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlamak için fazla geç olabilir. Uğruna savaşılan her şeyin bir yalan olduğunu öğrenmek ne kadar can yakar? Ya da gerçekleri öğrenmek için ne kadar ileri gidebilirsin? Bu hikayede kahraman yok, sadece hayatta kalmaya çalışanlar var. Ada'da hapsedilenler uyanıyor, ve her şey kaosa sürükleniyor. O kitabı kim ele geçirirse, kaderi o yazacak. Ama bir bedeli var... Ve bu bedel, bir can olacak. ''Yükselen güneşe ve akıp giden nehirlere yemin olsun ki toprak kana doyacak ve Ülgen Han insanı yarattığına pişman olacak'' Kral Akman ... ! Türk Mitolojisi temelli Fantastik Kurgu kitabıdır... ! Muhafızlar Serisinin temel kitabıdır.
-Dut güzeli-
İrem
Aşkın tarifini yazmaya hazır mısınız? Aşkı doruklarınıza kadar yaşamak ister misiniz? Ne demişler; -Gülü seven dikenine katlanır-
Bende Sevilecek Miyim..?
Esma
Bildirimlerden haberdar olmak için takip etmeyi unutmayın 🤍🤍

SAPLANTI Bir Aşk Hikayesi
Aycan
Sevdiği kadının ölmesiyle yasa boğulan bir aşık... En yakın arkadaşına sırılsıklam aşık, gözü yaşlı bir adam... Sevdiği erkek uğruna canından olan bir kadın... Aşkın uğruna neyi göze alırsın... •• (Geçmiş) "Beni bırak. Gideyim." Genç adamın psikopat gülüşü çok korkutucuydu. Gülüşünü bozmadan genç kıza yaklaştı. Saçlarını arkadan sıkıca tutarak kafasını arkaya attırdı. "Ahh! Yapma." Gülüşünü genişleterek kafasını iki yana salladı. Tuttuğu saçları daha da çekerek kızın kafasını iyice arkaya çekti. "Zavallısın." "Asıl sen zavallısın! Doruk beni seviyor! Bana aşk! Seni asla sevmeyecek! Katilsin sen!" Sinirlerine hakim olamayan Ardin, büyük bir tokat yapıştırarak kızın kafasının yere vurmasına sebep oldu. "O piç gibi seni de geberteceğim!" Ağlayan genç kız kaybettiği bebeğini yeniden hatırlayınca hıçkırıklara boğuldu. "Ağla! Daha çok ağla! Dünyanı cehenneme çevireceğim! Ağla!" Yüzü gözü kıpkırmızı olan genç kız sinirle bağırdı. "Seni hiç bir zaman sevmeyecek! Hep en yakın arkadaşı olarak kalacaksın! Benim yaşadıklarımı sende yaşayacaksın!" "Hepsi senin yüzünden! Tam kalbinde yer edindim derken, sen çıktın ortaya! Sevdiğim adamı elimden aldın! Yaşatmam! Aşkımı elimden alanı yaşatmam!" Öfkeyle kalkıp odanın bir köşesinde olan mutfaktan küçük dolabı açıp içinden kalın bir urgan çıkarttı. Hırsla gelip hala ağlayan genç kızın ellerini ve bacaklarını sımsıkı bağladı. "Şimdi otur haline ağla! Belki Doruk beni hiç bir zaman sevmeyecek ama sana da yâr olmayacak!"
YAYINCIM/Yarı texting
Zamanın ötesinde
O BİR YAYINCIYDI BEN İSE ONUN SADECE BİR TAKİPÇİSİYDİM

SAPLANTI Bir Aşk Hikayesi
Aycan
Sevdiği kadının ölmesiyle yasa boğulan bir aşık... En yakın arkadaşına sırılsıklam aşık, gözü yaşlı bir adam... Sevdiği erkek uğruna canından olan bir kadın... Aşkın uğruna neyi göze alırsın... •• (Geçmiş) "Beni bırak. Gideyim." Genç adamın psikopat gülüşü çok korkutucuydu. Gülüşünü bozmadan genç kıza yaklaştı. Saçlarını arkadan sıkıca tutarak kafasını arkaya attırdı. "Ahh! Yapma." Gülüşünü genişleterek kafasını iki yana salladı. Tuttuğu saçları daha da çekerek kızın kafasını iyice arkaya çekti. "Zavallısın." "Asıl sen zavallısın! Doruk beni seviyor! Bana aşk! Seni asla sevmeyecek! Katilsin sen!" Sinirlerine hakim olamayan Ardin, büyük bir tokat yapıştırarak kızın kafasının yere vurmasına sebep oldu. "O piç gibi seni de geberteceğim!" Ağlayan genç kız kaybettiği bebeğini yeniden hatırlayınca hıçkırıklara boğuldu. "Ağla! Daha çok ağla! Dünyanı cehenneme çevireceğim! Ağla!" Yüzü gözü kıpkırmızı olan genç kız sinirle bağırdı. "Seni hiç bir zaman sevmeyecek! Hep en yakın arkadaşı olarak kalacaksın! Benim yaşadıklarımı sende yaşayacaksın!" "Hepsi senin yüzünden! Tam kalbinde yer edindim derken, sen çıktın ortaya! Sevdiğim adamı elimden aldın! Yaşatmam! Aşkımı elimden alanı yaşatmam!" Öfkeyle kalkıp odanın bir köşesinde olan mutfaktan küçük dolabı açıp içinden kalın bir urgan çıkarttı. Hırsla gelip hala ağlayan genç kızın ellerini ve bacaklarını sımsıkı bağladı. "Şimdi otur haline ağla! Belki Doruk beni hiç bir zaman sevmeyecek ama sana da yâr olmayacak!"

SAPLANTI Bir Aşk Hikayesi
Aycan
Sevdiği kadının ölmesiyle yasa boğulan bir aşık... En yakın arkadaşına sırılsıklam aşık, gözü yaşlı bir adam... Sevdiği erkek uğruna canından olan bir kadın... Aşkın uğruna neyi göze alırsın... •• (Geçmiş) "Beni bırak. Gideyim." Genç adamın psikopat gülüşü çok korkutucuydu. Gülüşünü bozmadan genç kıza yaklaştı. Saçlarını arkadan sıkıca tutarak kafasını arkaya attırdı. "Ahh! Yapma." Gülüşünü genişleterek kafasını iki yana salladı. Tuttuğu saçları daha da çekerek kızın kafasını iyice arkaya çekti. "Zavallısın." "Asıl sen zavallısın! Doruk beni seviyor! Bana aşk! Seni asla sevmeyecek! Katilsin sen!" Sinirlerine hakim olamayan Ardin, büyük bir tokat yapıştırarak kızın kafasının yere vurmasına sebep oldu. "O piç gibi seni de geberteceğim!" Ağlayan genç kız kaybettiği bebeğini yeniden hatırlayınca hıçkırıklara boğuldu. "Ağla! Daha çok ağla! Dünyanı cehenneme çevireceğim! Ağla!" Yüzü gözü kıpkırmızı olan genç kız sinirle bağırdı. "Seni hiç bir zaman sevmeyecek! Hep en yakın arkadaşı olarak kalacaksın! Benim yaşadıklarımı sende yaşayacaksın!" "Hepsi senin yüzünden! Tam kalbinde yer edindim derken, sen çıktın ortaya! Sevdiğim adamı elimden aldın! Yaşatmam! Aşkımı elimden alanı yaşatmam!" Öfkeyle kalkıp odanın bir köşesinde olan mutfaktan küçük dolabı açıp içinden kalın bir urgan çıkarttı. Hırsla gelip hala ağlayan genç kızın ellerini ve bacaklarını sımsıkı bağladı. "Şimdi otur haline ağla! Belki Doruk beni hiç bir zaman sevmeyecek ama sana da yâr olmayacak!"

SAPLANTI Bir Aşk Hikayesi
Aycan
Sevdiği kadının ölmesiyle yasa boğulan bir aşık... En yakın arkadaşına sırılsıklam aşık, gözü yaşlı bir adam... Sevdiği erkek uğruna canından olan bir kadın... Aşkın uğruna neyi göze alırsın... •• (Geçmiş) "Beni bırak. Gideyim." Genç adamın psikopat gülüşü çok korkutucuydu. Gülüşünü bozmadan genç kıza yaklaştı. Saçlarını arkadan sıkıca tutarak kafasını arkaya attırdı. "Ahh! Yapma." Gülüşünü genişleterek kafasını iki yana salladı. Tuttuğu saçları daha da çekerek kızın kafasını iyice arkaya çekti. "Zavallısın." "Asıl sen zavallısın! Doruk beni seviyor! Bana aşk! Seni asla sevmeyecek! Katilsin sen!" Sinirlerine hakim olamayan Ardin, büyük bir tokat yapıştırarak kızın kafasının yere vurmasına sebep oldu. "O piç gibi seni de geberteceğim!" Ağlayan genç kız kaybettiği bebeğini yeniden hatırlayınca hıçkırıklara boğuldu. "Ağla! Daha çok ağla! Dünyanı cehenneme çevireceğim! Ağla!" Yüzü gözü kıpkırmızı olan genç kız sinirle bağırdı. "Seni hiç bir zaman sevmeyecek! Hep en yakın arkadaşı olarak kalacaksın! Benim yaşadıklarımı sende yaşayacaksın!" "Hepsi senin yüzünden! Tam kalbinde yer edindim derken, sen çıktın ortaya! Sevdiğim adamı elimden aldın! Yaşatmam! Aşkımı elimden alanı yaşatmam!" Öfkeyle kalkıp odanın bir köşesinde olan mutfaktan küçük dolabı açıp içinden kalın bir urgan çıkarttı. Hırsla gelip hala ağlayan genç kızın ellerini ve bacaklarını sımsıkı bağladı. "Şimdi otur haline ağla! Belki Doruk beni hiç bir zaman sevmeyecek ama sana da yâr olmayacak!"

