“fethi” için sonuçlar
Arama sonuçları
Şam'ın İslami Fethi:
Mustafa
Şam nasıl fethedildi?
Fatih Aegonun fethi
Zeynep
Taht oyunlarında yasanan olaylardan yuzyillar önce... Valyria Kiyameti'nden sağ çıkan tek ejder lordlari ailesi olan Targaryen hanesi, Ejderha kafasına yerleşmişti. Batidiyar tarihinin en şanlı ama bi o kadar da tartışmalı hanesinin öyküsü, Ateş ve kan'da, Ateş ve kanla yazılıyor. Ejderhanin ejderhayla, kardeşin kardeşle savaştığı,bildiğimiz anlamda batidiyari batidiyar yapan bu dönem, Demir Tahtın yaratıcısı efsanevi Aegon'la başlıyor. Fatihte sonra gelen alimler ve zalimler,korkaklar ve kahramanlar ama en çokta muazzam ejderhalar o tahtı elinde tutmak isteyen kral ve kralicelerin hırslarını bir parçası oluyor. Takvimler geriye dönüyor, haneler yükselip yıkılıyor ve taht oyunlarının hem en kolay hemde en zor olduğu dönemde Targaryen tarihinin bütün detayları ilk kez gözlerimizin önüne seriliyor. Tanrılar,Targaryenler için bir kez daha Yazı tura atıyor. Ya kan ya da ateş.... (Normalde bu uygulamada insanlar kendi yazmış oldukları hikayeleri paylaşıyor ama ben yazılmış bir kitabı paylaşmayı tercih ettim çünkü bildiğiniz üzere turkiyede kitap fiyatları uçuşa geçmiş durumda, geçen sene 60 tlye aldığım Ateş ve Kan kitabı şuan 240 tl ve çevremde bu kitabı okumak isteyen ama fiyatından dolayı pdf indirip okumaya çalışan birsuru kişi var o yüzden bende bu uygulama üzerinden Ateş ve kan kitabini okumak isteyen ama ayrı ayrı uygulamalarla pdf indirmekten uğraşmaya üşenen kişiler için kitabın sayfalarını bolum bolum yayınlamaya karar verdim. Umarım okursunuz bende boş yere vaktimi ayırıp yazmakla uğraşmış olmam. İyi okumalar.)
İspanya'nın Müslümanlar tarafından fethi
Mustafa
İspanya'nın Tarık ibn Ziyad el-Arabi tarafından fethi
Fethi Gemuhluoğlu Koridorlarında Bir Yangın: Esma
Fatih Yüce
Normalde insanların yüzüne bakarken bile cümlenin ortasında tıkanıp kalan, anksiyeteyle baş etmeye çalışan sıradan bir lise öğrencisiyim. Kalabalık ortamlarda sesim çıkmaz, içimdekilar kafamın içinde yankılanır ama dışarıya tek kelime yansımaz. Ta ki Fethi Gemuhluoğlu'nun koridorlarında Esma'yı görene kadar. Herkes rahatça konuşup gülerken, ben içimdeki bu fırtınayla nasıl baş edeceğimi bilemiyorum. Bu kitap, dışarıdan sessiz sanılan ama içeride her saniye kendiyle savaşan bir gencin, içindeki o gerçek ve ham duygunun hikayesi.
MAFET
Zeynep
Sevdiğiyle arasında mesafeler olup , senede birkaç kez buluşup sarılabilmek mi daha acıdır , yoksa aralarında hiç mesafe bulunmayıp senelerce bir kere bile dokunamamak mı... İlkokul sonlarına doğru Mahperi tarafından Fethi ye karşı platonik olarak başlayan aşk ortaokulun sonuna kadar sürer , Mahperinin açılmasının ardından aldığı cevap ile yıllarca görüşmezler . Ancak geçen yılların ardından karşılaştıkları o gün hayatlarının dönüm noktası olur... İçlerinde ki çocuk ruhu değişmemiştir ancak görünüşleri ve hayatları değişmiştir. Mahperi artık Eczacı Mahperi SORUT Fethi ise artık Teğmen Fethi KARADUMAN olmuştur... "Ben o gün verdiğim kararın ne kadar yanlış olduğunu şimdi daha net anlıyorum güzel eczacım" "biraz geç olmadı mı komutanım" "Her ne kadar geç olmuş olsada benim seni tekrardan bulduğum o gün tekrardan doğduğum gündür , hiçbir şey için geç değil"... *bu ilk kitabım hatalarım varsa şimdiden özür dilerim *beni destekleyen herkese teşekkürler
Konstantinopolis
PARA HAYATTIR
**Konstantinopolis, 1452** Yıl 1452'ydi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun gözü Konstantinopolis üzerindeydi. Şehir, Batı ve Doğu'nun kesişim noktasıydı ve Bizans İmparatorluğu'nun son kalesiydi. İçerisinde, büyük surların ardında, bin yıllık bir tarih gizliydi. Genç bir Bizans subayı olan Aleksios, şehrin kaderini değiştirebilecek bir sırrı taşıyordu. Babasından kalma bir harita, Bizans İmparatorluğu'nun kayıp hazinelerinin yerini işaret ediyordu. Ancak haritanın peşinde olan tek kişi o değildi. Osmanlı Sultanı II. Mehmet de bu hazinenin peşindeydi, çünkü hazinenin şehri ele geçirmek için gereken son anahtar olduğuna inanıyordu. Aleksios, gizemli haritayı çözmeye çalışırken, Bizans'ın kâhinlerinden biri olan Anna'nın yardımına ihtiyaç duydu. Anna, hem kehanetleri hem de bilgelikleriyle tanınan, ancak sırlarla dolu bir kadındı. İkili, haritayı çözmek için zamanla yarışırken, şehirdeki gerilim de giderek artıyordu. Osmanlı ordusu her geçen gün daha da yaklaşıyor, Bizans halkı ise umutla ve korkuyla doluyordu. Anna, Aleksios'a dönerek, "Bu haritanın sırrını çözersek, şehrimizi kurtarabiliriz. Ama bu yol tehlikelerle dolu, dikkatli olmalıyız," dedi. Aleksios, "Ne pahasına olursa olsun, şehrimizi savunacağız. Babam bu haritayı bana güvenerek verdi, onu hayal kırıklığına uğratmayacağım," diye yanıtladı. İkili, haritanın işaret ettiği ilk noktaya doğru yola çıktılar. Şehrin en eski kütüphanesine doğru ilerlerken, tarihin derinliklerine gömülü bir sır onları bekliyordu. Bu sır, sadece Konstantinopolis'in değil, tüm dünyanın kaderini değiştirebilirdi. ---

