“dram” için sonuçlar
Arama sonuçları
yalnız dram
arif
yalnız hissedenin yalnız hissiyatları

Bu bir dram kitabı
Sidika eylul Basaran
Bu bir kimsenin umrunda olmayan ailenin en küçük çocuğu artık hayata gözlerini açmaya başlamasının hikayesi.
Dram kuyusu
Camal Suleymanov
Boş
DRAM SALONU
Semranur Ceryan
Açelya tüm bunları haketmiş miydi? Bu küçük yaşta bunları kaldırabilecek miydi? Eğer tüm bunları merak ediyorsanız bir göz atın...
VERDA
Gece Sanyeli
Bir evlilik ile kaç kişinin hayatı kurtulabilir?
CLOVER
Ahmet Arif Safir
Kendi hayallerinin peşinde, kendi hayat mücadelelerini veren dört gencin yolları tesadüfen kesişir. Aşk, dördü için de bulundukları durumda bir öncelik değildir ama neler olacağını kim bilebilir?
GÖKYÜZÜNE BAK
Üm
Düştüm. Daha sonra büyüdüm. Çok erken büyüdüm... Gökyüzünden bir bulut aldım, ince, uzun çubuğuma sardım. Sırtıma vurup, ayağıma düşen taşları aldım, kayacık oynadım. Denize bedenimi bıraktım. Deniz kızı oldum. Daha sonra, masallardaki gibi, karadaki bir prense aşık oldum. Ama ben kazandım. "Gökyüzüne bak," dedi bana. "Penceren hâlâ açık." Yaptım. Pencerelerimizi birleştirdim. Tek çatı altında, ortak bir pencerede izledik gökyüzünü. Sonra kapandı pencerem. Gökyüzüm soldu. Denizim çekildikten sonra tsunami olup, çarptı bedenime. Onu, asfaltların teker izlerinde aradım. İzlerden bir harita yapıp, kaşifi oldum. Ve buldum. "Gökyüzüne bak," dedi bana yeniden. "Penceren hâlâ açık."
ELYSIAN
Merve Pınar Kılıç
İnsanlar, duygularının kaynağını bilmezler; hiç de düşünmezler. Merhum hükümdar, Elysian'in kralı olarak yüzyıllarca Dünya'daki duygu dengesini korumaya çalışmıştı. Zaafına yenilene kadar her şey yolundaydı. Dünya'yı istemeden savaşa sürüklediği vakit beş kızını bir sınava tabii tutmaya karar vermişti. En büyük kızı Bilun; Dünya’dayken hor görülen bilgiyi kurtardığı için sınavı geçememiş, Elysian’e bilgeliğin ve adaletin temsilcisi olarak dönmüştü. Hesna; aşkın büyüsüne kapılmış, sevginin ve sadakatin temsilcisi olarak geri dönmüştü. Eva, Dünya’dan ölümsüzlüğü çalmış ve evrendeki tek ölümsüz canlı olarak Elysian’e döndüğünde nefretten aldığı güçle yenilmez olmuştu. Felin, Dünya’nın çetin şartlarına dayanamayıp kaybolmuştu. Sona kalan kız ise bir zaaf edinemeyecek kadar güçlü olandı, veliahttı.
MİNEL
Imposiblety
Kaba saba, ailesine bile fazla gülümsemeyen bir adam 3 yaşında bir kızı olduğunu öğrenirse ne olur?
Yıldızlı Bileklik
Rezmalle
Kaybolduklarını sanan o güzel kızımız ve yakışıklı erkeğimiz karşılarındaki kişinin ilk çocukluk aşkları olduklarını bilmiyordu. Trenimiz kalkmak üzere.Sınırsız koltuklarımız ve büyük trenimiz sizi bekliyor.
Elzem||Yarı Texting
Nycto🍷
054********: çıkar o ipi boynundan 054********: bu kadar aciz misin yani 054********: bu kadar korkak mısın 054********: bu kadar mısın sen 054********: yapma 054********: lütfen yapma 054********: bunu kendine yapma 054********: Elzem... Görüldü
Hacker
Son_anka
"Kahretsin! Bu nasıl bir sistem!?" Sinirle arkama yaslanıp ellerimle yüzümü avuçladım. Saatlerdir sisteme giriş yapmakla uğraşıyordum ama bir türlü giremiyordum. Sistemleri fazla kuvvetliydi. Hemde bir şirkete göre fazlasıyla kuvvetliydi. Bu daha çok şüphelenmeme neden oluyordu. Tam tekrar deneyeceğim sırada telefonum çaldı. Arayan Maske idi. Telefonu hızlıca açtım. "Ne buldun?" Ses değiştirme cihazını kullanıyordu. Bu yüzdende sesi çok cızırtılıydı. "Daha giriş yapamadım." Yürek yedim belki de ama doğruyu söylemiştim. "Şafağa kadar kayda değer bir şey bulamazsan kendine kaçacak delik ara." "Efendim, sistemleri çok güçlü. Normalde bu kadar uzun sürmezdi. Lütfen, biraz daha süre verin." "Sana yeterince süre verdim." "Bir gün daha efendim. Lütfen." Telefondan cızırtılı sesler gelmişti. Sanırım nefes veriyordu. "Yarın şafağa kadar vaktin var." Bir şey dememi beklemeden telefonu suratıma kapatmıştı. Hızla tekrar işe koyuldum. Umarım yarın şafağa kadar kayda değer bir şey bulabilirim...
ULUBEYLER
Gül
Her şey ölen annesi'nin ona bıraktığı Bir mektup'la başlamıştı... Alisa 16 yaşında Annesinin ona anlattıkları yüzünden yıllarca babasından nefret Eden genç bir kız. Arslan ULUBEY... ULUBEY ailesi'nin 2.büyük oğlu... Yıllar önce yaptığı bir hatadan dolayı dünyaya gelen kızından habersiz karısı ve çocuklarıyla yaşayan Bir adam.
Keknek (+18)
Violet
Eylül, yıllardır abisi olarak gördüğü Kerem'in minik bebeğine annelik ederken, bu durum nelere yol açabilir?
ŞEHİRLİ DAMAT
hayalrafya
İclal, Mardin'in köklü aşiretlerinden Meran ailesinin en büyük kızıdır. Çevresindekilerden farklı olarak; kurallara uymaktansa kendi kurallarını yazarak yaşamayı tercih etmiştir. Ancak bulunduğu coğrafyanın bedelini ödemek mecburiyetindedir. Berkay, Mardin'in bir başka isim yapmış aşireti olan Karaevrenler'dendir. Lise yıllarında ailesini bırakıp yurt dışına çıkmıştır. Kendini töreye göre değil, farklı kültürlerin farklı medeniyet anlayışlarına göre yetiştirmiştir. Ancak geride bıraktığını sandığı hayatı, ansızın, onu yeniden çağırır. Günlerden bir gün, aralarındaki kan davasını bitirmek isteyen Meran ve Karaevren aşiretleri kan berdeli yapmaya karar verir. Fakat planlamadıkları bir şey vardır: Berdeli gerçekleştirmek için töreye kurban vermeyi düşündükleri İclal ve Berkay, aykırı kişilikleriyle yıllardır süregelmiş olan formatı bozacaktır. "Bir varmış bir yokmuş diye başlar mutlu sonla biten masallar. Bizimki bir zamanlar diye başladı."
Kaybolan Yıllar| Asker & Savcı
mutlusonsuz222_
Kaybolan Yıllar| Asker & Savcı Geçen yıllar yaşanan her şeyi unutturur muydu? Akan giden zaman, aradan geçen onca gün birbirini seven iki kişinin içindeki aşkı bitirir miydi? Ya iki taraftan biri mezara girse, hiç kavuşamayacağını bile bile insan bir insanı sevmeye, beklemeye devam eder miydi? Aşk gerçekten bütün engelleri aşar mıydı? Cumhuriyet Savcısı Devrim Akyol ve Kıdemli Üsteğmen Pamir Arslan'ın hikayesidir. Kapak ve kurgu şahsime aittir. Bir wattpad kurgusudur.
HİNDİBA
Merve Bahar
2024 ‘Yaz aşkı’ yarışması üçüncüsü🥉 Üniversitede İşletme bölümü okuyan son sınıf öğrencisi Melike, iki kız arkadaşı Nur ve Hilal ile beraber aynı evde kalmaktadır. Aynı zamanda sınıflarından grubuna dahil olan iki kız arkadaşları daha vardır. Bunlar Sena ve Cemredir. Beş kişilik arkadaş grubu olarak her birinin farklı yaşam hikayeleri vardır. Özellikle Melike'nin hikayesi belki de en zor olanıdır. Küçük yaşta geçirdiği bir kaza sonrası ne yazık ki insanların yüzlerini hatırlayamıyordur . Ailesi ve yakın arkadaşları dışında kimse bu hastalığını bilmemektedir. Sessiz sedasız bir şekilde bitirmek isterken okulu, karşısına çıkan kişiyle beraber hiç beklemediği bir şey olur. On bir yıl sonra ilk defa bir yüzü hatırlar ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Tesadüf zinciri ardı ardına kurulurken aynı ders ve aynı grupta olmalarıyla beraber daha da yakınlaşırlar. Hayatına bomba etkisi yapan kişi okulun yakışıklıları arasında yer alan Samet'tir. On bir yaşında kaybolan annesi ve öldüğünü sandığı ilk aşkından sonra kendi kabuğunda yaşamını sürdürürken Melike'nin hayatına girmesiyle beraber geçmişin sır perdesi aralanmaya başlayacaktır.
AİDİYET - ADEN & DEVRİM
Ruyam
''Yıllardır beni görmeni bekliyorum.'' Bir eli çıplak sırtımdayken diğer eli bacağımı okşuyordu. Sıcak nefesi dudaklarıma vururken ifadesiz kalmak benim için çok zordu. İçimden yükselen duygularla ona teslim olmak istiyordum. ''Her zaman bir adım arkandaydım. Sadece bir kere... kafanı çevirseydin beni görürdün, Aden.'' Sesindeki muhtaçlık ona hiç yakışmıyordu. Herkes onun gücünden ve ne kadar yenilmez olduğundan bahsederken onun tek istediği bendim. Hem de yıllardır. Hislerini bilmediğimi ve onu görmediğimi düşünüyordu. Ne kadar yanıldığını ah bir bilse! ''Kokunu özledim.'' Kafası boynuma sokulurken bedenim istemsiz olarak titredi. Ben... daha önce bu hislerle hiç kuşatılmamıştım. Bedenim benden bağımsız hareket ediyordu. ''Devrim...'' Anında işaret parmağıyla dudaklarımın üzerini örttü. ''Şhhh,'' ''Bugün benim sıram, Aden Özkan.'' Hem aklımı başımdan alıyor hem de konuşmama izin vermiyordu. ''Ben Devrim Soypak, seni kendime alacağım.'' ''Hazırlan Aden, çok yakında gelinim olacaksın.''
MİHRİMAH/yarı texting
Angel
...
Prenses Milora 1: Kralların Savaşı
Merve Pınar Kılıç
4. Dünya Savaşı’nın ardından ayakta kalabilen yedi krallık, bir barış antlaşmasıyla savaşı bitirmiş olsalar da içlerindeki kini ve nefreti hiç söndüremedi. Yüzlerde sahte gülümsemeler, ruhlarda saf nefretler ve o ortak arzu: Dünyanın tamamına sahip olabilmek… 208 ülkeden yalnızca yedi krallık ayakta kalabildiyse bu sayının teke inmesi imkânsız değildi. Yine de 113 yıldır yedi krallığın hepsi, “dünya savaşlarının beşincisini başlatan krallık” unvanını almaktan kaçındı. Bunun yerine erkek çocuklarını yetiştirdiler, birbirleriyle savaştırdılar ve düellonun ödülünü aldılar. Yirmi beş yılda bir düzenlenen Medeniyetler Arası Barış Düellosunu kazanan ülke, dünyayla ilgili temel kararlar alınan heyetin başkanı oluyordu ki bu günümüz şartlarında dünyaya hükmetmeye çok yakın olmak demekti. Tarih 2160’ı gösterdi, Beşinci Medeniyetler Arası Barış Düellosunun vakti geldi… Böylesi önemli bir yılda Elvis Krallığının büyük bir sorunu vardı; düelloya katılabilecek yaşta erkek vârise sahip olmamak.
Orijinal Ailem
sevipgidenbirisi
klasik abilerim ve aile kurgusudur. Avşar, sabahın ilk ışıklarında hamile olan karısının suyu geldiği için hastaneye getirmişti. O gün Ayla' nın son çocuğu olan Elfida doğacaktı. Her ikisinde de büyük bir heyecan vardı. Doğacak kardeşlerini sevinçle bekleyen abiler büyük bir hüsranla karşılacağını bilmeden hastane kapısının önünde bekliyorlardı. Aradan geçen iki saatin ardından doğumhane kapısı açılmıştı. Doktorun yüz ifadesi iyi şeyler söyleyemeyecek gibi duruyordu. "Doktor bey, karım ve çocuğumun durumu nasıl şu anda? İkisi de sağlıklı dimi?" Doktor, Avşarın suratına hüzünle baktı. Durumu nasıl söyleyeceğini bilemiyordu. İlk defa başına böyle bir olay geliyordu. "Karınızın durumu şu an stabil. Her şey yolunda. Doğumda hiçbir sıkıntı çıkmadı. Ancak bebeği hemşireye verdim ve bebek şu anda yok. Hastane kayıtlarına baktığımızda öyle bir hemşirenin bizim hastanede çalışmadığı tespit edildi. Yani anlayacağınız bebeğinizin kaçırılma olasılığı çok yüksek." Avşar derin bir sessizliğe büründü. Bu fırtına öncesi sessizlikti. Asker olduğundan ayakları yere sağlam basıyordu ve kızını bulamamaktan değilde karısına "kızım nerde?" dediğinde ne cevap vereceğini bilememekten korkuyordu. Tek temennisi bir an önce kızını bulup ona kavuşmalı ve kokusunu içine çekmeliydi. O gece gökyüzünden bir yıldız kaydı ve o yıldız bir kızın hayatını darmadağın etti. O gün kaçırılan bebeğim bir daha hayatı yüzune hiçbir zaman gülmedi. Kaçıran kişinin amacı belliydi. Geçmişte yaşanan olaylardan ötürü Avşardan intikam almaktı. Küçücük bedene büyük acılar yükleyen teröristi asker Avşar bulup kemiklerini lime lime edecek miydi? Hadi gelin birlikte okuyalım. Selamlar yeni kurguyla geldim. Tanıtımı nasıl buldunuzz? Selamlar, yeni kurguyla yine ben geldim. Klişe bir kurgu olsa da dedim benim diğerlerinden ne eksiğim var? Bende yazayım ve bir anlık hevesle başladım. İlk iki üç bölüm üçüncü kişi ağzından olacak. Sonrasında kızın ağzından okuyacağız. Karakter fotoğraflarını da koyacağım bu bölümden sonra. Keyifli okumalar diliyorum. Umarım beğenirsiniz. Birde bir oturuşta çok uzun bölümler yazamadığım için bölümler maksimum 1500 kelime olacak. Baştan söyleyeyim de ona göre okuyun. Bana sövmeyin. Kitapla ilgili düşüncelerinizi de yorumlarda belirtebilirsiniz.
Fotoğrafçı Kız | TEXTİNG
A
Fotoğrafcı_kız : Birini öldürdüğünü biliyorum ve eğer istediklerimi yapmazsan herkes bir katil olduğunu öğrenir
Fotoğraf Sanatçısı
Şeyma
"Ben çoğunlukla gecenin, günden daha canlı ve daha zengince renklendirilmiş olduğunu düşünürüm," dedi yıldızları izlerken. Onun aksine ben onu izliyordum. "Bu sözleri Van Gogh mu söyledi?" Bakışlarımız buluştu ve dudaklarında tebessüm oluştu. "Bir keresinde Van Gogh şöyle bir şeyde söylemişti 'İnsan hayatta gerçekten aşık oldu mu yeni bir kıta keşfetmiş gibi oluyor.' Peki biz bundan sonra ne yapacağız? Seni keşfedebilecek miyim?" "Belki de bu sefer birbirimizin keşfedilmemiş sokaklarında kayboluruz." Bu sözlerine güvendim, kalbimi ona verdim. Onu ne kadar beklemem gerekirse gereksin beklemeye devam edecektim. Kader onları Somali'de bir araya getirmişti. Evlerinden kilometrelerce uzaklıkta ki ülkede birbirlerini bulsalar bile Türkiye'ye dönünce hayat onların kavuşmasını geciktirdi. Peki Derin ne yapacaktı? Ne zaman geleceği belli olmayan Fotoğraf Sanatçısı'nı beklemeye devam mı edecekti yoksa karşısına çıkan Hakan ile yeni bir yol mu izleyecekti. Hüzün ve dram dolu bir romantik hikaye... Fotoğraf Sanatçısı.
PSİKOPAT ACIMASIZ MAFYA
Hilal
Bir mafya ile olan şahane hayatım. Çok aşık ve birazda kıskançlığın getirdiği ile psikopat. Uzun ve kaslı. Esmer ve mükemmel gözlere sahip. En çok gözleri özeldi benim için… Ne duruyorsun? BAŞLA OKUMAYA!🔥
İntikam Ateşi
🧝🏻♀️
İntikam Ateşi Mert, ailesinin gözleri önünde acımasızca öldürülmesinin ardından duygusuz bir dede tarafından yetiştirilmiştir. İntikam yemini etmiş ve hayatını bu amaca adayan Mert, hiç bilmediği duyguları keşfedeceği bir döneme adım atmaktadır. "Sara, benim çocukluğumu geri getiriyor." Sara, Mert'in hayatına girdiğinde, onun duygularını yeniden canlandırır. Ancak Sara'nın babasının uyuşturucu ticaretiyle ilişkisi ortaya çıktığında, Mert'in kararları zorlaşır. Aşkı ve intikam arasında bocalarken, Mert'in hedefi olan adam, yıllar önce Mert'in ailesini öldürenler arasında yer alır. Bu gerilim ve aksiyon dolu hikayede, Mert'in içsel çatışmaları ve duygusal mücadelesi sizi soluksuz bırakacak. İntikam Ateşi, intikamın soğukluğuyla aşkın sıcaklığının kesiştiği noktada, bir adamın kendi kalbini ve hayatını yeniden bulma, içsel mücadelesini ve aşkın gücünü keşfetme hikayesidir.
Kopya | Texting
alice
Elçin: O gün senden kopya çekmemiştim Elçin: Ama şimdi çekebilirim Elçin: Verirsen tabi Pars: Yanındaki çocuğu kaldır Pars: Sol tarafa otur "İnsan akademik başarı hırsı arasında duygularına yenilip kalbinin kapılarını aşka açar mı, açarsa ne olur?" bunun üzerinde duracağız.
Kanadı Kırık Kız
Esma
Bir kız düşünün kolunu kanadını kırmışlar 17 yıllık hayatında türlü zorluklara katlanmış buna rağmen hep umudu olan... Bir kız düşünün 17 yıllık hayatında rahatlık , zenginlik içinde yaşamış buna rağmen kıymet bilmeyen... Ve iki aile birisi yanlarında ki kıza kötü davranan, kıymet vermeyen... Diğeri ise kızlarına gözü gibi bakıp sarıp sarmalayan... .... Okuyacak abi aile kitabınız kalmadıysa sizi içeri alalım.
Bi Umut
Zeynep
"Bilmezsin tabii! Nereden bileceksin ki? Anlamazsın o yüzden, boş ver!" diye kestirip attım. Ne yaşadığımdan zerre haberi yoktu. "Neyi bilmiyorum ben? Söyle de anlayalım!" dedi o da yakınarak. Şöyle bi baktım ona. Bazen kendime o kadar kızıyordum ki! Sanki dünyada insan kalmamış gibi neden gidip onu sevdim ki? Hiçbir zaman beni anlamayacaktı işte. Görmeyecekti beni hiç. Böyle uzaktan sorup duracaktı sadece. Sonrasında cevapsız sorularıyla beraber hayatına kaldığı yerden devam edecekti. İşte bu kadar umurundaydım onun. "Neyse ne. Gidiyorum ben." dedim umursamazca. Artık ona açıklama yapacak kadar takatim kalmamıştı. Madem umurunda değilim, o zaman benimle vaktini boş harcamasındı. Arkamı dönüp kapıya ilerledim. Birkaç adımdan sonra tam kapıyı biraz aralamıştım ki duyduğum ayak sesi ve hemen ardından az açılan kapının sertçe kapatılmasıyla olduğum yerde kaldım. Kapının sert sesi yüzünden ve onun ani hareketlerinden dolayı biraz yerimde sıçramıştım. Daha ne olduğunu anlayamadan kolumdan tuttuğu gibi beni kendine çevirip dibime kadar girdi ve tam olarak gözlerimin içine baktı. "Hiçbir yere gitmiyorsun!" diye tısladı adeta. "Bu mesele hemen şimdi çözülecek! Başka bir alternatifi yok!" Yakınlığından dolayı elim ayağım titremeye başlamıştı bile. Her ne kadar kocam da olsa bu yakınlık fazlaydı benim için. Alışkın değildim bi kere. Yine de yutkunup gözlerimi kaçırdım. "Halledecek ne var ki sanki?" diye konuştum kendi kendime. O ise biraz daha yaklaşıp beni iyice kapıyla kendi arasına sıkıştırmıştı. Kendimi kapıyla bütünleştirmeye çalışırken o hala gözlerimin en içine bakıyor beni çok daha zor bir duruma sokuyordu. "Bu tavırların sebebini öğrenmeden seni bırakmaya niyetim yok. Ya bana neler olduğunu anlatırsın ya da bu şekilde sabaha kadar seni bekleriz. Seçim senin karıcığım."

