“damga” için sonuçlar
Arama sonuçları
Damga
Delen
Gencecik yaşımda kolumda hissettiğim dayanılmaz acı yüzünden öldüğümü zannetmiştim. Tekrardan uyandığımda bambaşka bir yatakta, bambaşka bir evde ve bambaşka bir yüzyıldaydım. Ben buraya ait değildim. Bu dünya o kadar farklıydı ki buraya adapte olmaya çalışmak çok zordu. Geri dönmek istedim. Kefenime sarılıp toprağın altına girmeyi çok istedim. Sonra o geldi ve bana kaderi inkar etmemem gerektiğini söyledi. Ben, Sultan Mehmet’in çocukluk arkadaşı, onun gizli yardımcısı ve Çandarlı Halil Paşa’nın sözde hain kızıydım. Fakat şimdi ben, cahil bir Esma’yım. Neden buraya geldiğimi öğrenmem lazımdı.
Damga
Sıla
Küçük bir bebeğin işlediği en büyük günah ne olabilir? Bebekler günahsız değil mi oysa ki? Büyüklerimiz bize bunu öğretmemişler miydi? Ya anne karnında kaderleriyle kumar oynanan bebekler? Onlarda günahsız mıydı ? Gece gibi parlak gözleri olan bir kız çocuğu , tüm herkesin petunyası olabilir misin sen? Daha kendini kurtaramamışken. Çığlıkları boğazında parçalanıp bir cam parçası gibi kalbine saplanmış olan bir vahşi kadın , güzel kadife çiçeği. Küçük yaşta kadın olmak zorunda kalan tek çiçeksin sen. Tüm acılara rağmen hiç bir izi belli olmayan genç kız , beyaz krizantemimsin sen benim. Çok mu kırdılar seni? Öfken yüzünden kendine bile güvenemezsen kardeşlerine tüm sadakatini verebilir misin ? Ya herkesin kurtuluşu senin elindeyse? Bir gece vakti , bir adam yüzünden dünyanın kıyameti gerçekleşmek üzere zaman sayacını geriye sardı. Altı kader yazıldı. Hepsinin de sonu belliydi. Hiçbirinin kurtarılma şansı yoktu. Onlar birer kuklaydı. Kurbandı. Denekti onlar. Onlar damgalılardı. Peki ya bir melek onları kurtarmak isterse ? Kader değişebilir miydi sahiden? Kurtarılabilecek miydi dünyanın kaderi?
SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ DAMGA
Mükremin Sultan
SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ DAMGA Bazı yaralar görünmez. Bazı sırlar ise ömür boyu insanın peşini bırakmaz... Azra, yıllardır sustuğu karanlığın içinde yaşamaya alıştığını sanıyordu. Ta ki hayatına Demir girene kadar. Demir'in gelişi, yalnızca Azra'nın kalbinde yeni duygular uyandırmakla kalmaz; geçmişin kilitli kapılarını da birer birer aralar. Ancak her evin kapalı kapıları ardında sakladığı sırlar vardır. Azra'nın taşıdığı damga, sıradan bir iz değildir. O damga, geçmişin suskun çığlıklarını, kaybolan gerçekleri ve unutulması imkânsız geceleri saklamaktadır. Gerçekler ortaya çıktığında, kimse eskisi gibi kalmayacaktır. Çünkü bazı sessizlikler insanı korumaz... Mahveder.
Karanlığa Hükmeden
İlayda Akçay
M.Ö. 700’lü yıllarda, vampirler karanlığın gölgesinde gizlenerek yaşamak zorundaydı. Kan açlıklarıyla kıvranıyor, yok olmanın eşiğinde bir yaşam sürüyorlardı. Özgürlükleri ellerinden alınmış, varlıklarını saklamak zorunda bırakılmışlardı. Ta ki kralın oğlu Markus, bu acı sona bir dur diyene kadar. Markus, vampir halkına seslendi. Onlara artık gizlenmeyeceklerini, insanlardan üstün olduklarını haykırdı. Bu çağrı, vampirler arasında büyük bir uyanış başlattı. Artık sabretmeyecek, diz çökmeyeceklerdi. Kısa sürede insanlar ve vampirler arasında kanlı bir savaş patlak verdi. İki taraf da ağır kayıplar verdi. Sonunda, daha fazla yıkımı önlemek amacıyla bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre, vampirler insanları öldürmeyecek, onların arasında birer insan gibi yaşayacaklardı. Yüzyıllar boyunca bu barış sürdü. Ta ki Alaric doğana kadar.
DAMGALI RUHLAR
Elif su Çelik
𝐺𝑒𝑐𝑒, 𝑑𝑒𝑛𝑖𝑧𝑖𝑛 ü𝑧𝑒𝑟𝑖𝑛𝑒 𝑠𝑒𝑟𝑖𝑙𝑚𝑖ş 𝑦ı𝑙𝑑ı𝑧𝑙𝑎𝑟 𝑣𝑒 𝑎𝑦, 𝑜𝑛𝑢𝑛 𝑟𝑢ℎ𝑢𝑛𝑎 𝑖𝑛𝑎𝑡 𝑝𝑎𝑟ı𝑙𝑑ı𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢. 𝐷𝑒𝑛𝑖𝑧𝑖𝑛 𝑘𝑒𝑠𝑘𝑖𝑛 𝑡𝑢𝑧 𝑘𝑜𝑘𝑢𝑠𝑢 𝑣𝑒 𝑘𝑎𝑛ı𝑛 𝑎ğı𝑟 𝑘𝑜𝑘𝑢𝑠𝑢 𝑚𝑖𝑑𝑒𝑚𝑖 𝑎𝑙𝑡ü𝑠𝑡 𝑒𝑑𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢. 𝐺𝑒𝑚𝑖 ℎ𝑎𝑟𝑒𝑘𝑒𝑡 𝑒𝑡𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢; 𝑠𝑎𝑛𝑘𝑖 𝑏𝑖𝑟𝑖 𝑏𝑖𝑧𝑖 𝑑𝑜𝑙𝑎𝑏ı𝑛𝑎 𝑎𝑠𝑚ış 𝑔𝑖𝑏𝑖𝑦𝑑𝑖. 𝑆𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑏𝑒𝑛 𝑚𝑖 𝑓𝑎𝑟𝑘 𝑒𝑑𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢𝑚 𝑏𝑢 𝑑𝑢𝑟𝑢𝑚𝑢? 𝑌𝑢𝑡𝑘𝑢𝑛𝑚𝑎𝑚ı 𝑒𝑛𝑔𝑒𝑙𝑙𝑒𝑦𝑒𝑛 𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦 𝑣𝑎𝑟𝑑ı… 𝑁𝑒𝑦𝑑𝑖 𝑏𝑢? 𝐴𝑦𝑎𝑘 𝑠𝑒𝑠𝑙𝑒𝑟𝑖 𝑦𝑒𝑡𝑒𝑟𝑖𝑛𝑐𝑒 𝑛𝑒𝑡𝑡𝑖. 𝐾𝑎𝑙𝑏𝑖𝑚 𝑦𝑒𝑟𝑖𝑛𝑑𝑒𝑛 çı𝑘𝑎𝑐𝑎𝑘𝑚ış 𝑔𝑖𝑏𝑖 ç𝑎𝑟𝑝ı𝑦𝑜𝑟, 𝑛𝑒𝑓𝑒𝑠𝑖𝑚 𝑎𝑟𝑎 𝑎𝑟𝑎 𝑘𝑒𝑠𝑖𝑙𝑖𝑦𝑜𝑟, 𝑠𝑜ğ𝑢𝑘 𝑡𝑒𝑟𝑙𝑒𝑟 𝑑ö𝑘ü𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢𝑚. 𝐵𝑖𝑟 𝑎𝑛𝑙ı𝑘 𝑠𝑒𝑠𝑠𝑖𝑧𝑙𝑖𝑘 𝑜𝑙𝑑𝑢. 𝑉𝑒 𝑠𝑜𝑛𝑟𝑎, 𝑦𝑒𝑟𝑑𝑒 𝑦𝑎𝑡𝑎𝑛 𝑎𝑑𝑎𝑚ı𝑛 𝑔ö𝑚𝑙𝑒ğ𝑖𝑛𝑑𝑒, 𝑘𝑎𝑛ı𝑛 𝑖ç𝑖𝑛𝑑𝑒𝑛 ç𝑖𝑧𝑖𝑙𝑚𝑖ş 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑑𝑢𝑟𝑎𝑛 𝑜 ş𝑒𝑘𝑙𝑖 𝑔ö𝑟𝑑ü𝑚 .𝐵𝑖𝑟 𝑦𝑎𝑝𝑟𝑎𝑘..

