“bağlılık” için sonuçlar
Arama sonuçları
Kalben Bağlılık
Meryem
Yıllar önce yapılan bir deney. Kalpleri birbirine bağlı iki kişi. Birinin ölümü diğerinin yıkımı olacak bu yüzden birbirlerini korumak zorundalar
En güzel dileğim
Yakamoz
Ailesi tarafından kafası kırık deli dolu enerjik bir kız olarak anılan maysa yıllarıdır okuduğu kurt adam, vampir kitaplarıyla ve yaptığı araştırmalarla bu efsanevi varlıkların gerçek olduğuna inanır ve 18 yaş doğum gününde dilek hakkını bir kurt adam ile karşılamayı kitaplardaki gibi bir aşk yaşamak üzere kullanır Hiç bir doğum gününde dileği kabul olmayan maysa'nın 18 yaş doğum günü dileğiyle tüm hayatı değişir... Kitabın kapağı için İnstagram @dilhungüzeli ne teşekkür ederimmm bu konulu ilk kurt adam kitabıdır Hikayemin konusunu başka bir yerde görmek istemiyorum!!!! Kitap bana aittir çalınması ve kopyalanması durumda yasal işlem başlatılacaktır!!
Yaraların Günlüğü
Umut
Kitap,karşılıksız aşka kendini alıştırmış,birini imkansızlıklarını bile bile sevmeyi göze almış insanlar üzerinedir.Umutsuz bir aşk, tıpkı dümensiz bir gemi misali değil midir? İlerler ama sonucunu sen değil önüne çıkan ve sonu olacak şey belirler. Kitap,gerçek yaşamda şahit olduğum olayların kurgu ile harmanlanmasıyla oluşturulmuştur.Okuyan herkesin beğenmesi dileğiyle.
Bir Tek Sen (+18)
urenustengelenn
Üniversite öğrencisi olan Ece ailesinin baskısından dolayı eski sevgilisi Uzay ile zorla evlendirilir. Ece ile Uzay'ın eskiden beri olan sorunları vardır ancak bu evlilikle beraber sorunları çözülmeye başlar. Yani öyle sanarlar...
Bilinmeyen Numara
Ceylin Kumsal
0533 : Selam güzellik. 0533 : Nasılsın? Siz : Pardon da siz kim oluyorsunuz da bana böyle bir mesaj gönderiyorsunuz. 0533 : Ben kim miyim? Şimdiki sevgilin, gelecekteki kocanım. --- Atlas Kaya üniversiteden 2 yıl önce mezun olmuştur. Fakat 2 yıldır aşık olduğu kıza cesaret edip açılamamıştır. Atlas cesaretini toplayıp anonim olarak aşık olduğu kıza mesaj atar ve ona açılır. +13 Kişiler için uygundur. Kapak fotoğrafı için SonayEyllOflu 'uya teşekkür ediyorum. 20/6/24
SESSİZLİK'
Sevim.gemci
Bazen bir bakış, bir sır, bir dokunuş... her şeyin başlangıcı olur. Benimkisi de öyle başladı. Sessizdi, fark edilmeyecek kadar sıradan… ama altında çok şey saklıydı.d Ben Duru. İsmim gibi dingin sandılar, öyle sandım belki ben de. Ama bazı şeyler vardır, insanın içini kemiren, sesi çıkmayan ama hep konuşan. Onlardan biriydim. Gülümserken bile içimde kıpırdayan bir fırtına vardı. Hiç kimse görmedi. Görmek istemedi. Ama hayat, bir gün sustuğum ne varsa önüme koydu. Bazen tek bir an yeter.Tek bir kart, tek bir kapı, tek bir karar… Ve insan, kendini tanımaya başlar. Şimdi soruyorum: Bu tahtada kim piyon, kim şah?
ÖLÜLER DE SEVER
B
"Gerçekten de ölülerin de sevdiğini düşünüyor musun?" Duraksadım. Bir kez daha utandım. Bu dediklerimi duymasını istemezdim. Bu kadar acınası ve zavallı bir insan olduğumu bilmesini istemezdim. "Evet. İnsanlar ruhlarıyla sever, bedenleriyle değil. Bedenler ölür, ruhlar değil." Dedim gözlerine bakmaya çalışarak fakat yapamadım. Simsiyah gözlerinde sonsuzluk var gibiydi ve ben o sonsuzlukta kayboluyor gibiydim. Gülümsediğini gördüm. Kalbim tekledi. İlk defa gülümsediğini görüyordum. Çok güzel gülümsüyordu. "Ölüler de sever," Dedi ve iç çekti. "Bu lafı sevdim."
BEYAZ KRİZANTEM
sevgi ANT
Başarılı bir mimar olan Leyla Alara Aktaş aynı zamanda karanlık bir aile sırrına sahiptir. Bu zamana kadar halasının desteğiyle ve öfkesiyle olduğu konuma gelmiş gibi gözüken Leyla'nın dış dünyadan haberi pek yoktur. Kendini başarılara ve statüsüne adayan Leyla'nın kendini gizleme şekli budur. Sakladığı, kendisinin bile dönüp bakmadığı yaraları vardır. Tibet Ateş Ulukan ise yaşadığı aile trajedisi yüzünden kendini saklayan, asıl benliğini karanlıklarda koruyan, dışarıda gamsızlık ve aptallık maskesi takarak gezen bir adamdır. Leyla'ya duyduğu saplantılı aşk onu Leyla için her şeyi yapacak hale getirmiştir; umursamadığı yarım kalmış hesapları kapatmaya, karanlıklara sakladığı benliğinin katili olmaya itmiştir. Tibet, Leyla'yla olduğu, huzur dolu bir dünya istese de yaşadıkları ülke ve var olan sorunlar bunu imkansız hale getirir. KTÖ ve Devletlerin savaşı ikisinin de aşkını ve sadakatini sonuna kadar sınar.
Çığlık Atılsa Duyulmaz
Masall
Biz asla kopmaz dediğimiz bir iplik gibiydik. Yeşim, Bade ve Mete. İstemeden bu ipliğin bir parçası koptu. Çaresizdik, kaderimize yazılıydı sonuçta, değiştiremezdik. Yazdığım ama göndermeye cesaret edemediğim mektuplarımı, anılarımızı, gülümsemeni, yufka yürekli kardelenimi gönlümde saklayacağım ...
AYNADAKİ YANSIMAM
Suden_208
İlk kurgum bu yüzden lütfen ön yargıyla yaklaşmayın!
Aşk'ın dişleri
Azra
Sıcak bir sonbahar akşamıydı, dışarda ılık bir rüzgar esiyor kuş sesleri yankılanıyordu, gece olmasına rağmen adeta gündüzü andıran bir havaya sahipti ortam .hayatımın en güzel günlerinden biriydi hele de çatı katımın penceresinden geçtiği günler ... herzamanki gibi o gecede pencere başında hayal kurmaya başladım hiç gerçekleşmeyeceğini bilsem de bunu yapmak bana büyük bir zevk veriyordu .rüzgar tenim'i okşuyor, hafif hafif saçlarımı uçuşturuyordu ; göz yaşları akıyordu penbeleşmiş çilli yanaklarımdan. o geliyordu aklıma, yüreğim yanıyordu yandıkça göz yaşlarım ardına ardına akıyordu. kullağımda onun sesi ... bense onsuzken oda bensizdi, bu çok acı vericiydi .bir iki sokak uzağımda olmasına rağmen ona çok uzaktım sanki ,sanki olur ya balonunuz elinizden kaçıverir ve o her ne kadar yakınınızda olsada ona ulaşamazsınız ya uzanırsınız, tutmaya; dokunmaya çalışırsınız ama hiç ulaşamazsınız. işte öyle birşey benim aşkım ama bu aşk karşılıksız bir aşk. Bu yüzden ulaşamam ona. beni hiç görmedi yada görmezden geldi Hayal gibi değilmi.  ama sesini ,yüzünü ,bana aşkla olmasada gülümseyişini , ay kadar güzel yüzünü özledim .gözlerini özledim sadece onu özledim dedim ya onu düşünüyordum hep. düşünüyorum zaten... ben onu düşünürken o geçiverdi penceremin önünden bu kez hayal değildi gerçekten bu oydu. Onu ilk gördüğüm kadar yakışıklıydı ondan deliler gibi hoşlanıyordum Ama bir yandan Onun benden hoşlanmadığını bilmek acı veriyordu bana. Benim Yüreğime acı verbveriyordu .ne yazık ki sadece bana veriyordu asfalta dökülen turuncu sonbahar yapraklarının arasından adım atışını dahi ezberlemiştim.ılık Rüzgar'ın etkisiyle saçları savruluyor Bu sırada saçlarını düzeltiyordu ,yüzünde Küçük bir çocuğun masumiyeti vardı Onu ilk gördüğüm gibi güzel Hayır doğrusu yakışıklı olacaktı değil mi ne önemi vardı o benim için bir o kadar da güzel.Penceremin önünden geçtiği süre boyunca hayatımın en huzurlu anlarını geçirmiştim çünkü onu görmek bana huzur veriyordu. Onun yüzünü görmek, Onu hissetmek ,onu bilmek En azından orada olduğunu bilmek ,işte insana acı veren de bu orada olduğunu biliyorsun ama onunla olamıyorsun .ellerini tutamıyorsun gözlerinin içine bakamıyorsun. öpemiyorsun.Gerçi ben onu öpmeye kıyamam ki İnsan sevdiğine zarar verebilir mi O benim sadece sevdiğim değil, o benim ailem de .o benim her şeyim her ne kadar olduğunu bilmese de öyleydi. benim onu sevmem benim için o kadar değerliydi ki o bunu bilmese de benim onu sevmem her şeye değerdi her şeye bedeldi. İyi ki sevmiştim Onu ya hiç sevmeseydim ne yapardım o zaman Onunla bir defa daha konuşma şansım olsaydı Ona teşekkür ederdim İyi ki varsın derdim İyi ki doğmuşsun, İyi ki sevmişim seni derdim, Çünkü gerçekler buydu hatta bildiğim tek gerçek buydu. Sabah telefonumun alarm sesi ile  uyandığımda aklımda ve yüreğimde hala o vardı. aklım ve yüreğimin bir köşesinde hala o vardı .rüyalarımda bile onu görüyordum bazen istemesem de görüyordum .onu uyurken bile görmek ne büyük şanstı benim için Bu yüzden bilinçaltıma Teşekkür ederim İyi ki Onu aklıma sokuyorsun İyi ki onu rüyamda görüyorum Teşekkür ederim demek isterdim. Tabii ki hayatım Ondan ibaret değildi.ismini söylesem, ismini söylerken Ellerim titrer heyecanlanırım ama bir defa daha söylemeden bir şey olmaz.ismi Özgür hayatında duyduğum en güzel ritim olsa gerek Neyse ki onunla okulda tekrar görüşeceğiz Bunun için sevinçliyim hızlıca kalkıp üstümü giyindim sonra annemin seslenmesi ile merdivenleri ikişer ikişer atlayıp kahvaltı için aşağı indim her ne kadar beni sevmediğimi bilsemde onun için süslenmeyi seviyordum. O gün de her zamanki gibi süslenip öyle inmiştim aşağı Annem meraklı gözlerle bana bakıp: _ niye bu kadar süslendiğini anlayamıyorum biraz daha derslerine mi özen göstersen Çok haklıydı Biraz da derslerime Özen göstermem gerekiyordu ama Özgür hepsine bedeldi Hangi üniversiteye gideceğim Umurumda bile değildi o olsun hayatımda olmasa bile en azından görsün beni isterdim. Tabii beni gördüğü sırada pasaklı ve çirkin birini görmesini istemezdim. O yüzden gayet alımlı ve hoş birini görmesini tercih ederdim .işte bütün bundan dolayı tüm bu süslenmelerim. yoksa onu etkileyip kendime çekmek gibi bir bir niyetim yok. E tabii çeksem hoş olurdu ama o niyetle yapmıyordum bütün bunları. _ Hayır anne biliyorsun beni Tabii ki derslerine özen göstereceğim sen beni merak etme meleğim . _ Tamam biraz daha hızlı ol çünkü otobüsün kalkmak üzere haberin olsun sonra yeni bir Veli toplantısına çağrılmak istemeyiz değil mi Annemin bu sözü ortamı bayağı bir yumuşatmıştı neyseki. o gün annemi dinleyip hızlıca dışarı çıkmaya karar verdim otobüsün kalkmasına sanırım yarım saat kala evden çıkmayı başarmıştım. hızlıca otobüs durağına koştum oh Neyse ki yetişebilmiştim. Tamam vaktinde okula varmayı başardım sınıfa girer girmez Her zamanki gibi gözüm Yine Özgürü aradı .o yine her zamanki yerindeydi, her zamanki arka sıralarda otururdu. o ve Arkadaşları, çok fazla konuşmaz iletişim kurmazlardı. yalnızca birbirleriyle konuşur eğlenirlerdi. Ama kimse onların ne dediğini asla bilmezdi. bazen bende çok merak ediyorum. acaba ne konuşuyorlar bazen Özgür bana tuhaf tuhaf bakar hafifçe Gülümser yanındakiler de bir şeyler der ,özgür bunları pek takmaz bir şeye odaklandı mı odağını ondan kesmezdi .Özgür fazla Soğuktu. bana karşı bile ama bir bilse ona karşı ne kadar sıcak hislerimin olduğunu Eminim o da çok sevicekti beni. muhtemelen hem bana karşı hem de Diğerlerine karşı bu şekilde biraz daha sıcakkanlı biri olabilirdi. Neyse dedim ya Hayal. Okul sandığımdanda sıkıcı geçmişti. ama özgürün yakınımda olduğunu bilmem hoşuma gidiyordu .o gün son ders boş olduğu için erkenden çantamı alıp çıkmaya karar verdim. extra birşey olmuyordu çünkü.sınıfa bir hışımla girdiğimde özgür ve arkadaşları'nın önemli birşeyi konuşurken onları böldüğümü farkettim .ben sınıfa girince bora sert bir tepkiyle _bu saate burda ne işin var dışarda olman gerekmiyor muydu? _evet fakat eve gitmeye karar verdim hoş eve gidebilmek için yada sınıfa ne zaman gidiceğim hakında senden izin alıcağımı hiç sanmıyorum!.. Eminim ki özgür araya girmeseydi tanrı şahit daha fazla şey diyecektim. _uzatmaya gerek yok bora! ayla da şimdi gider.değilmi ayla? _aynen gidiyorum .sizi daha fazla rahatsız etmiyim . Canım çok sıkıştı bu duruma. ne konuştuklarını merak ediyordum ama eğer yanılmıyorsam içeri girdiğim anda duyduğum bir cümle, gurubun bir diğer üyesi alisin dediği bir cümleydi. dediği cümle aynen şuydu, "intikam bir çözüm olamaz ." neyin intikamıydı bu yada kimin ? Herşey çok normaldi taki onun bir vampir olduğundan şüphelenmeme dek.ve asıl acı veren şey onun benim gibi biri olmamasıydı.
Ekranda Kalan Kokun
ecr★n
Bir insanın sesini ezberlemek, kokusunu hayal etmekten daha kolaydı. Ecrin ve Ege... Aralarındaki yüzlerce kilometreye rağmen kalpleri yan yana atan iki genç. Onların aşkına Ege’nin ailesi ve Ecrin’in annesinden başka kimse inanmıyordu. Dünyanın geri kalanı ise çoktan 'imkansız' etiketini yapıştırmıştı bile. Sadece soğuk telefon ekranlarından birbirlerinin hayatına dokunabilen bu iki kalp, arkalarındaki az sayıda ama güçlü destekle tüm dünyaya meydan okumaya hazır. 'Çünkü aşk, dokunamadığın bir tenin kokusunu ekranın arkasından bile duyabilmektir.'"
Gece'ye.
anemone
Gece'ye notlar.

Teslimiyyet
Maya Habibova
Bu sadece bir aşk hikayesi değildi. Bu teslim olmamakla başlayan bağlılıktı.

