“Yetim çocuklar” için sonuçlar
Arama sonuçları
Yetim
Ali uğuz
Bu roman komedi,aksiyon dan oluşmaktadır
Yetime
Nurdisina
Yetime ve ossurcanın hikayesi...
YETİM:(
Elif IRMAK TV
O gün ayça ter içerisin'de uyandı . Çünkü rüyasında aile'si ile yolda kaza yaptıklarını bir şeyin sisli havada onlara çarptığını görmüştü. Bunun üzerine ayça'nın annesi merve hanım ayça'yı yanına çağır'dı. Ayça annesinin yanına gitti. Annesi ayça'ya en korktuğu şeyi söyledi:𝚋𝚞 𝚐𝚞̈𝚗 𝚊𝚛𝚊𝚋𝚊 𝚒𝚕𝚎 𝚐𝚎𝚣𝚒 𝚢𝚊𝚙ェ𝚌𝚊𝚐̆ェ𝚣 demişti. Bunun üzerine ayça buz kesildi. Ayça annesine ve babasına kâbusunu anlattı. Ve ailesi ayçaya saçmaladığını söylediler.Ayça bunun bir saçmalık olmadığını onlara üstünü çizerek anlattı. Ama ailesi ona inanmamıştı.Ve bunun üzerine ailesi ayçayı arabaya zorla bindirdiler. Yol giderek sisli ve karanlık olmuştu. Ve yerden çok yüksektelerdi.Ayçanın babası metin bey arabayı uçurumun kenarında durdurdu. Ama ayçanın babasının bilmediği bir şey vardı:𝕖𝕥𝕣𝕒𝕗 𝕠 𝕜𝕒𝕕𝕒𝕣 𝕤𝕚𝕤𝕝𝕚𝕪𝕕𝕚'𝕜𝕚 𝕒𝕪𝕔̧𝕒𝕟ı𝕟 𝕓𝕒𝕓𝕒𝕤ı 𝕦𝕔̧𝕦𝕣𝕦𝕞𝕦𝕟 𝕜𝕖𝕟𝕒𝕣ı𝕟𝕕𝕒 𝕕𝕦𝕣𝕕𝕦𝕘̆𝕦𝕟𝕦 𝕓𝕚𝕝𝕞𝕚𝕪𝕠𝕣𝕕𝕦.Ve bir anda o şey arabaya çarptı. Araba uçurumdan aşağıya yuvarlandı ve bir anda güçlü bir şekilde alev aldı. Ayçanın anne ve babası hayatını kaybetmişti.Ama ayça bir şekilde arabadan çıkmayı başardı.Büyük darbeler almıştı.Ama bu onun umrunda değildi.Onun umrunda olan sadece Ailesi olmuştu.polis ve ambulanslar gelmişti.Ama artık çok geçti.Ayça'yı bir yetimhaneye verdiler. SİZCE ARABAYA ÇARPAN ŞEY NEYDİ????? 𝚍𝙴𝚅𝙰𝙼 𝙴𝙳𝙴𝙲𝙴𝙺𝙺...
Yetim
Softwendy
Karakterler olarak anne Maria baba Alex çocuk jimin abla Sofia ve yetimhane müdürü Kedy ve yetimin arkadaşı leya
Yetim kız
Just do it
Yetimhaneden tam 1 hafta önce ayırlan Nisan ailesi aramak için ipuçları takip edir sizde Nisan in bu heyecanlı serüvenine katılın.
Yetim Kurşun
Soli
Yalnızlığın ağırlığını omuzlarında taşıyan bir adam... Kalbine saplanan ihanetin sesini sadece tetiği çekerken duydu. Bir adam... Bir kurşun... Ve arkasında kalan sessizlik...
Yetim kaçış
Pluzn
O mafya olmayı seçti peki ya sen ?
Yetim Katil
Riya İsabella
İngiltere Kraliyet Ailesi için yetimhanelerde yetişen prens ve prenseslerden Riya İsabella’nın gittiği “Ladies and Gentlemen's” yetimhanesinde bir sorun vardır. Sorun şu ki; birden fazla katil vardır…
Yetim Mafya
Damla
Bir gün joy adında 2 yalındaki bir çocuk yetimhaneye bırakıldı ve bu çocuk biraz çirkindi ailesi onu çirkşn diye yetimhaneye bırakmış ve herkes onunla bu durum yüzünden dalga geçmiş o hiç kulak asmadan hayatına devam etmiş bundan 5 yıl sonra joy 7.sınıfa geçmiş 12 yaşında bir kızdı onu kimse sevmiyordu hem yettim hemde çirkin diye ve bir gün sınıftaki bütün kızlar bir plan yapıp onu okuldan attırmaya çalışıyorlardı akıllarındaki planı yapmak için sınıf öğretmenlerinin dolabındaki altın kolyesini alıp gizlice joy’un çantasına koydular ve ders başlayınca hocaları kolyemi bulamıyorum gören varmı demiş sınıftaki bütün herkes hocam joy teneffüste çantasına koydu diyerek şikayet ettiler ve hoca joy çantanı açarmısın dedi joy tereddüt ederek açtı ve kolye içinden çıktı okuldan atıldı ve hiçbir okul onu kabul etmedi ve joy eğitimine devam etmedi joy çok bunalmıştı ve yetimhaneden kaçmaya çalıştı ve kaçtı sokakta 3 erek çocuk ile tanıştı ve arkadaş oldular beraber yaşıyorlardı ve bu 3 çocuk hırsızlık yaparak para kazanıyorlardı bir köpekleri vardı bir gün otobüse bindiler köpekleri Max otobüsteki adamın ayağını ısırıken john joy ve noah o sırada asamın cüzdanını çaldılar ve onlar bir ev buldular terk edilmişti onlarda birşeyler yaparak evi temizlemişlerdi ve artık orada kalıyorlardı bundan 8 yıl sonra joy 20 yaşındaydı aynı zamanda arkadaşlarıda aynı yaşarlardı joy hırsızlıktan pek para kazanamayınca kiralık katil olmaya karar verdiler ve mafya ile anlaşma yaparak mafyaya joy ve arkadaşları katıldı patron mafyayı öldürüm patronun yerine geçti ve kağıtları okuyum herkese öldürmesi için görev veriyordu bunlardan biri ise görevde olan gizli polis maxti operasyona geçip bu mafyanın işini bitireceklerdi ve joy ondan şüpelenip onu gözetlemeye başladı max telefonda komserim bugün operasyona başalaya biliriz diyordu ve joy yavaşça ona yaklaşıp tam bıçağı kalbine vuracakken max bıçağı tutup mafya hanım orada dur diyim joyu kelepçeledi joy kelepçeden kurtulamıyordu polisler onu mahkumların bindiği arabaya bindirip ceza evine gidiyorlardı o sırada mafya ekibi polis arabasının altına bomba yerleştirdiler ve polis arabasının önünü kesip silahla arkada olan mahkum arabasını mermileyip kapıyı açtılar ve joy arabadan atalyıp üstünü sirkeledi ve düğmeye basmalarını söyledi ve bastıklarında bir anda araba patladı joy mafyanın toplandığı yere gidip orada max’i vurmaya gitti ve max yakalanmamış olabilirsin diyip onu vuracakken noah silahı alıp max’i vurdu ve max hastaneye kaldırıldı ve uyandığında hafızasını kaybetmişti aslında max’te yetimdi bundan 5 ay sonra hafızasını geri kazandı ve bir kardeşi olduğunu hatırladı ve onu bulmaya çalıştı ve bir gün gecenin 3’ünde ona bir mesaj geldi mesajda şöyle yazıyordu eğer kardeşini bulmak istiyorsan attığım konuma git konumdaki kişi kardeşin dedi ve max hemen evden çıkıp gitti ama konum onu joyun mekanına götürdü max joyu hatırlamıyordu koşarak joya sarılıp kardeşim dedi ve joy ne diyorsun be sen yediğin mermi yetmedi mi dedi ve max ona telefonu gösterdi joy şaşırdı ve sana inanmıyorum dedi ve ona arabaya bin dedi max nereye gideceklerini bilmesene bindi ve hastaneye gittiler joy bir poşet uzatarak saçının bir telini bu poşete koy diyerek uzattı ve max koydu joy DNA testi yaptırdı ve 3 gün sonra hastaneye gitti Kağıthane baktı ve mutluluktan ağlamaya başladı max’e kağıtın fotoğrafını attı ve kardeş olduklarını öğrendi joy ve max bundan 2 yıl sonra annelerini bulmuşlardı aslında annesi onu çirkin olduğu için yurda bırakmamıştı onu ve max’i çalmışlardı ve joy büyüyünce çok güzel bir koz olmuştu gökyüzü gibi gözleri gece gibi saçları ve güneş gibi parlak dişleri vardı
Yetim aşk
Oktay Küpeli
Bir yetim eseri
ZAMANIN YETİMİ
kitapgibibiri
"Asya gözünü açtığında kendini tarihin en büyük destanlarından birinin içinde bulur. Ama o destanda onun adı yoktur... Bir başkasının vardır." Geçmişe gelişi bir tesadüf değildir. Tarih derslerinde defalarca okuduğu Ali'nin büyük aşkı, büyük savaşları, büyük kaderi... Hepsi Asya'nın hafızasında dimdik durmaktadır. Fakat Asya obaya adım attığı anda kader çatırdamaya başlar. İnsanlar onu sever, ona güvenir. Ali'nin gözleri ise hiç bakmaması gereken bir kadında takılı kalır. Her adımda tarih yeniden yazılırken Asya gerçeği fark eder: Ali ile yaşadığı her yakınlık, bir kadını kaderden siliyordur. Bir aşk doğarken... bir başka hayat yok olmaktadır. Asya şimdi en ağır soruyla karşı karşıyadır: Kaderi değiştirmek mucize midir, yoksa birini tarihten silmek pahasına işlenen en büyük günah mı?
ZAMANIN YETİMİ
kitapgibibiri
"Asya gözünü açtığında kendini tarihin en büyük destanlarından birinin içinde bulur. Ama o destanda onun adı yoktur... Bir başkasının vardır." Geçmişe gelişi bir tesadüf değildir. Tarih derslerinde defalarca okuduğu Ali'nin büyük aşkı, büyük savaşları, büyük kaderi... Hepsi Asya'nın hafızasında dimdik durmaktadır. Fakat Asya obaya adım attığı anda kader çatırdamaya başlar. İnsanlar onu sever, ona güvenir. Ali'nin gözleri ise hiç bakmaması gereken bir kadında takılı kalır. Her adımda tarih yeniden yazılırken Asya gerçeği fark eder: Ali ile yaşadığı her yakınlık, bir kadını kaderden siliyordur. Bir aşk doğarken... bir başka hayat yok olmaktadır. Asya şimdi en ağır soruyla karşı karşıyadır: Kaderi değiştirmek mucize midir, yoksa birini tarihten silmek pahasına işlenen en büyük günah mı?
Yetim/Hyunlix
Hwyunlixw
Felix doğduğu günden beri yetimhanede kalan bir çocuktu artık 17 yaşındaydı ve birkaç gün sonra 18 yaşına girecekti burayı terk etmesi gerekiyordu.O bunları düşünürken kaderin onun için başka planları vardı
O çocuk
Şule
Kiminin hikayesi macera ile başlar kiminin aşk ile veya başka bişey ama benim hikayem aşk ile bitti.Yada ben öyle sanmıştım... Merhaba ben Melek korkut adımı hiç sorgulamadım.Neden sorgulayayım ki delimiyim ben yada deliyim delirdim yada delirttiler bunuda hiç düşünmedim... Hahaha depresyon günüme hoş geldiniz dedim parkta tek başıma otururken. birden aglamaya başladım sebepsizce yagmurun altında. "Depresyona girmiştim sonuçta aglamam gerek gülmem degil diye bagırdım kendime yaşantıma, aileme, dostlarıma bütün hayatıma." Allah'tan parkta kimse yoktu yoksa çok fena rezil olurdum diye düşündüm aglayarak eve doğru yürüdüm. Daha mahalleye girmeden göz yaşlarımı silip eski neşeme kavuşmaya çalıştım en azından numara yapmam gerekiyordu. Numara yapmayı bırakırsam ailem fark ederdi. Eve varmıştım kapıyı çaldım içimi endişe sarmıştı ya kapı açıldığında annem numara yaptıgımı anlarsa diye. endişem kısa sürmüştü annem kapıyı açtı ve "hoş geldin kızım"dedi gülümseyerek. bişey farketmemiş olmalıydı "hoş buldum" dedim ve içeri geçtim babam geldimi diye düşünürken içerden ses geldi "kim o" bu ses babamın sesiydi babamın yanına gittim ve ıslak bir melek geldi diye bagırdım espiri yapmaya çalışmıştım o halde ancak bu kadar oluyordu.Hemen odama gittim kıyafetlerini alıp duşa girdim sıcak suyun altında rahatlamıştım tüm sinirlerim yatışmıştı duştan sonra yatagıma girdim ve depresyon kutumu açtım içindeki çikolataları yemeye başlamıştım yerken uykuya dalmıştım. Yarın sabah okulum vardı. yaz tatilindeyiz ne okulu dediginizi duyar gibiyim aslında bu yaz kursu lgs'ye hazırlıktı ve bende mecbur gitmem gerekiyordu sabah babama yürüme gideceğim diyip evden çıktım yol uzundu düşünmem gereken şeylerde çoktu bu konuda şanslıydım. Yürürken gözlerim doldu arkadanda bir ses"bu gün demi depresyondasın yoksa"bu sesi tanımıyordum arkamı hızlıca döndüm sarı ve kıvırcık saçlı açık tenli bir çocuk gördüm karşımda simsiyah ve bol giyimi ile beni şok etmişti çocugun yüzüne şaşkınlıkla bakarken refleksle "sen kimsin" dedim "Ben karan " "Karan mı?" "Bu kadar şaşırdığına göre ilk defa duymuş olmalısın" "E-evet" "Hmmmm:) " Kısa konuşmanın ardından bişey demeden yürümeye başladım.okula vardıgımda kızlar kantinde oturuyorlardı yanlarına gittim ve konuşmaya başladık zil çoktan çalmış olmalıydı kızları zorla kaldırıp derse girdik derslerde çok sıkıldık. "Son derste bittigine göre ne yapacaksınız"dedi eslem"Eve gidicez "dedim şaşkınlıkla başka ne yapmamızı istiyordu ki"okulda kalıp oyun oynamaya ne dersiniz"dedi aslı biraz düşündükten sonra herkes kalmak istediğini söyledi benim telefonumla sırayla ailelerimizi aradık ilk meltem aradı meltemin ailesi baskıcıdır herkes cevabı bilmesine rağmen bekledik meltemin ailesi izin vermemişti meltem bizimle kalamayacagını söyleyip evine gitti sıra Eslemdeydi Eslemin aileside baskıcıydı melteminki kadar olmasa da Eslem annesini aradı ancak 1 saat izin almıştı. Bahar kendi telefonundan aradı annesini o izin almıştı Bengü evet sıra Bengüdeydi ama Bengü ailesinden izin almadan okulda kalmıştı çünkü ailesi izin vermiyecekti ama o saatte evlerinde kimse olmadıgı için farkedilmeyecekti Eslem,Bengü,bahar ve ben izin almıştık iki kişi kalmıştı Bengünün kuzeni yani duruda kalacaktı zaten Bengü bişey yapınca otomatikmen Duruda yapıyor.Son bir kişi kalmıştı Asya Asyaların evi uzaktı buna rağmen şansını denedi ve izin aldı ama dağıldıktan sonra evine degil ananesine gidecekti.herkes izin aldığına göre okulun bahçesine geçtik ve bengünün topuyla aynamaya başladık aradan yarım saat geçti ve arkamdan gene aynı ses tonuyla aynı ses "Ooo voleybol " Bu karan'ın sesiydi duyunca birden arkamı döndüm ve baktım Bengü hemen"evet voleybol oynamak istemisin?"dedi Ve karan hemen bize katıldı Duru ve Bengü Karan'a sorular sormaya başladılar karanda kısa kısa cevaplar vererek meraklarını gideriyordu bi süre sonra top sadece karan duru ve bengünün arasında dönmeye başladı ben ve digerleri buna çok sinirlendik bunu ortama her erkek girdiginde yapıyorlardı "Ben oynamıcam"dedim sinirle merdivenlere oturdum Asya,Eslem ve bahar oyundan çıkarak yanıma oturdular hepsi sag tarafıma oturarak konuşma başlattılar bense Bengü,Duru ve Karanı izleyerek bu kızların neden böyle yaptıklarını düşündüm her seferinde böyle yapmaları çok sinirimi bozmuştu biz kantine geçiyoruz diye bağırdık Bengüyle Duruya tınlamadılar bile.Çekirdek ve cipsi aldık bir masaya oturduk dedikodu yapmaya başladık aniden karan geldi sandalye çekip yanıma oturdu "Selam"dedi "Selam"dedi Asya bütün saflıgıyla Ardından Duru ve Bengü geldi Karan"kusura bakmayın izin almadan oturdum"demeye kalmadan Bengü"sorun yok oturabilirsin"dedi Çok sinirlenmiştim çantamı alıp masadan kalkmıştım cebimden telefonumu alıp bestime yani nisaya yazdım nisa görmemişti telefonumu cebine attım yürümeye devam ettim arkamdan karan gelmişti cebimden telefonumu almaya çalışıyordu "Napıyorsun"dedim merakla "Telefonun düşecekti"diyerek elime verdi ben tekrardan telefonu cebime koydum ve "Düşmez ben her zaman eşofman giyiyorum ve cebime koyuyorum" "Hmmm biraz sinirliyiz galiba" "Ne siniri ben sinirli falan degilim"dedim ve telefonum çaldı besttim arıyordu hemen açtım karan hala yanımdaydı konuşmamızı duymasını istemediğim için bestime müsait olmadığımı onu daha sonra arayacagımı dedim ardından büssürü mesaj geldi kızlar atmış olmalıydı ne diye baktım mesajların hepsi karanla ilgiliydi endişelendim çünkü karan hemen yanımdaydı telefonun ekranını hızlıca kapattım ardından alaycı bir ses tonuyla "Kızlar beni çok begenmiş olmalı"dedi "Ne alakası var "diye çevirmeye başladı ama çoktan mesajları görmüştü "Mesajları hepsinde benim adım var " "Dünyadaki tek karan senmisin hem yazım yanlışı da yapmış olabilirler" "Hahaha tamam tamam dünyadaki tek karan ben degilim " "Komik mi?hem sen hala benimle nere geliyorsun" "Ben evime gidiyorum de sen nere" "Karan dalga geçme benimle nereye gidiyorsun"diye bagırdım "Evime gidiyorum dedim ya " "Senin evin nerde?" "Sizin evin karşısında" Şaşkınlıkla"neee"diyi verdim "Ne yani karşı komşuna böylemi davranıyorsun ne kadar kabasın peremses" "Ne premsesi iyi misin"dedim şaşkınlıkla hala olanları atlamamıştım "Eee adını söylemdin ne diyim ki sana karşı komşu mu?" Sanırım burda biraz haklıydı ama premses de dememeliydi "Tamam ben Melek korkut oldu mu" "Oldu oldu hemde çok güzelll" Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım eve varmıştık artık ben içeri geçtim hemen karan ise benim eve geçmemi bekliyordu sanki.hemen odama geçtim ve kızlardan gelen mesajları okudum gerçekten hepsinin içinde karan kelimesi vardı hepsi etkilenmiş olmalıydı guruba bişey yazmadım çok yorulmuştum odamdan çıkıp yemek yedim ve bir kupa suyla odama geldim ders çalışmaya başladım odamın penceresi ve perdesi açıktı tam derse başlamışken penceremden içeri kağıt uçak geldi endişe ve merakla penceremden karşı tarafa baktım karşımda duran karan'dı karşı komşunum derken dalga geçmiyormuş. ardından 1 tane daha kağıt uçak attı kağıt uçakların üstünde mesaj vardı hepsini teker teker açtım ve okudum yüzümü bir tebessüm sardı uçakların hepsinde başka mesaj vardı ve göndermeye devam ediyordu elimle dur işareti yapmama rağmen durmamıştı en sonunda penceremi kapattım.yeni gelen uçaklarda ki mesajlarıda okumaya başladım her birini okurken yüzümü bir tebessüm sardı en sonuncu uçakta bir numara vardı altında öyle bir not Bu benim numaram ne zaman depresyona girip parkta ağlamak istersen arkandaki bankta oturuyor olucam küçük premses Karşı komşun karan:) Notu okuduktan hemen sonra camdan baktım hayla ordaydı perdemi çekip içeri girdim ders çalışmaya başladım annen mutfaktan seslendi "Kızım karşı apartmana birileri taşınmış gelse pasta börek yapıp hoş geldine gidelim giderken sevim teyzeleride çagrırız "bunu duyar duymaz yerimden irkildim anneme itiraz etmeye başladım ama annem beni dinlemedi sevim teyzeleri çağırdı sevim teyze yanında kaan'ıda getirmişti birazda olsa sevindim kaan benim bebeklik arkadaşımdı sevim teyzeyle annemde öyle onlarda da çocukluk arkadaşıymışlar bizde kaanla birlikte büyüdük.annem pasta börek yaptı ve akşam üstü hoş geldine gittik kapıyı karan açmıştı bizi öyle görünce şaşırmıştı annem "annen evde mi ?"dedi karanda "malesef annem işte buyrun içeri gelin "dedi içeri geçtik annemle biraz konuştu bizde kaanla aramızda konuşuyorduk annemler birden kalktı bizde kalktık sonunda gidiyorduk tahmin ettiğinden daha iyi geçmişti tam çıkarken "Siz gitmeseniz olurmu tek başıma canım sıkılıyor "dedi karan Kaan bana baktı bende bişey demiyimce sevim teyzede siz kalın dedi ben itiraz ettim "ben kalamam ders çalışmam gerek" kaanda beni onaylarcasına kafasını salladı "Burda çalışabiliriz yada isterseniz dışarı çıkarız"dedi sinirli bir şekilde karana baktım "Olur"dedi kağan bende mecburen orda kaldım karanlarda büssürü test kitabı ve kalme vardı annemlerin yaptıgı yemeklerden getirdi karan ders yapmaya başladık telefonuma bildirim gelmeye başladı hemen açıp baktım karan bana bakıyordu bildirimlerimden rahatsız olmuş olmalıydı mesajlara baktım kızlar karanla ilgili konuşuyorlardı kimsenin karanın karşımda oldugundan haberi yoktu hemen foto attım guruba karanı çekmiştim neden yaptığımı bilmiyorum açıkcası bi anda çekmeme rağmen karan çok güzel çıkmıştı.kızlar gurupta kuduruyorlardı sanki bizim evin karşısında oldugumu söylesem hepsi ışınlanacak gibiydi. "Melek birşey mi oldu"dedi karan "Yooo ne olacak ki kızlarla konuşuyorum " dedim endişe içinde sanki onu çektiğimi anlamıştı "Hmmm pekala bınaldıysanız dışarıya çıkabiliriz" "Benim için farketmez "dedi Kaan "Bence çıkalım çıkalım ben çok bunaldım çünkü"dedim bi anda "Hadi çıkalım o zaman"dedi karan eşyalarımızı toplayıp çıktık dışarı ben ordan ayrılmayı düşündüm ama yanımda kaanda vardı onu bırakamazdım bana çok kızardı amaaa orda arkadaşlarımla karşılaşsam hemen guruba yazdım "Kızlar ben parka geçiyorum gelmek isteyen gelsin konuşuruz" atmakla atmamak arasında çok kararsızım attım gitti artık acaba kim gelecekti yada geleceklermiydi gelmeyabilirlerdi umarım gelirdiler 1 kişide olsa.parka gittik karanla Kaan konuşmaya başladılar bende saf saf etrafa bakıyordum karşımda bengüyü gördüm sevinsem mi üzülsem mi bilemedim bengüydü sonuçta gene aynısını yapacak biliyordum ginede çaktırmadım bengü "selammmm" dedi mutlu bir ses tonuyla "selam"dedim bengünün yüzü düştü sanki bana dememişti hahah tabi bana dememişti yanımda kaanla karan vardı ama ikiside bengüyü takmamıştı Bengü onlara sürekli laf atıyordu her seferinde de tersliyorlardı çaktırmasamda bundan zevk alıyordum. Bi anda gök gürledi sanırım yapmur atıştırcaktı "Gidelim mi?"dedi karan kimse cevap vermeden kalktık bi anda yağmur başladı karan ve Kaan ceketinş çıkartıp şemşiye şeklinde kullandılar ikiside benim üstüme tutuyorlardı Bengü kendi ceketini çıkarıp kendini örttü bengi bana kötü kötü bakıyordu "ne oldu" diye sordum bengüye "İstersen benim ceketini al öyle rahat edemessin sen"diyi verdi ben bu kadarına da şok olmuştum şok içinde yüzüne bakarken karan girdi lafa "sen al benim ceketimi kendine tut ben ıslanmayı seviyorum"şaşkınlıkla ona bakarken"asıl sen al ben alışkınım" dedim karan beni dinlemeyip ceketini bana giydirdi ve şapkamı kapattı kaanda ceketini giymişti benim ıslanmıcagımı garantilemişti sonuçta karan eve gidene kadar sırıl sıklam olmuştu üzülmüştüm ona ama kendi istemişti. Bengü yarı yolda bizden ayrılmıştı sonra bi arka mahallemizde oturan kaanı bıraktık ve yanlız kalmıştık "üşüdüm mü "diye sordum"ne üşümesi ya yanından bile geçmiyorum " "dalga geçme ama soru sarmak la ben hata ettim " "kusura bakma premses " "Bana bi daha premses deme fena fena olacak heeee!" "Tamam tamam sakin ol premses" "Yaaa offff anlama özürlüsümüsün acaba?" "Hıhhh evine geldik son durak" "Bunun cevabını alıcam"diye bagırdım ve eve geçtim eve girdiğimde sırıl sıklamdım haliyle annemde ne oldugunu sordu en kısa haliyle cevap verdim annem halimize güldü tabi ki bende hemen ılık bir duş aldım yaz yağmuruydu sonuçta hasta olcak halimiz yok duştan çıkınca yarın için hazırlık yaptım gene okula gidiyordum içimden dua ediyordum bi daha karşılaşmamak için zaten aynı yaşta da değildik annemle konuşurlarken duydum aramızda 3,4 yaş var tek duam aynı sınıfta ve okulda olmamamızdı bizim okulda degilse o zaman neden geçen gün bizim okulda takılıyordu ve nerden biliyordu bizim okula büyükler geliyor ama yeni taşınan birinde bu kadar cesaret beni şok etmişti.gözlerimi açtıgımda sabah olmuştu sanırım bunları düşünerek uyumuştum bi anda aklıma okul oldugu geldi hemen saate baktım geç kalmıştım 5 dk içinde hazırlanıp çıktım yolun yarısını koşarak geçirmiştim içimde biraz pişmanlik hissi vardı keşke yatıp uyusaydım geç kalmışım bu yoluda çekmemiş olurdum gibisinden ama artık çok geçti.Okula vardığımda ders başlamıştı bende kantinde oturup zilin çalmasını bekledim 20dk kadar bekledim tenefüs zili çalar çalmaz girdim hocaya açıklama yapmak zorunda kalmıştım ama ne dersem inanmıyacaktı bende hocadan kaçtım zaten onunla bu gün 1 saat dersimiz vardı onuda girmemiştim öğretmenin odasına ğirdigini görünce rahatladım ve sınıfa çıktım.sınıfata kimse yoktu rahatça eşyalarımı yerleştirdim ve keyfime baktım neredeyse bütün dersler boş geçti keşke gelmeseydim kurslara sadece uykumdan oldum eve gitsemde yatsam diye düşünürken birden bire son dersin zili çaldı ne çabuk çalmıştı hemen eşyalarımı toplayıp kızlarla çıkışa doğru yürüdüm kızlar gene okulda kalsakmı diye konuşuyorlardı kendi aralarında benim ise tek derdim eve gidip yatmaktı düşünürken yürümeyi unutmuşum bahar seslendi bana "Gelmeyi düşünüyormusun" Cevap vermeden hızlı adımlarla onlara yetiştim aralarındaki konuşmada okulda kalacaklarına vardım ben ise eve gidip yatacaktım tekliflerini red etmek zorunda kaldım. Kantinde karanı gördüm onu görmeyi beklemiyordum kalbim yerinden çıkacakmışcasına atıyordu ilk defa böyle birşey olmuştu şaşırmıştım birden bire kızlara dönüp "Yada bende kalıcam yatak kaçmıyor ya sonuçta" Diyi verdim Bengü ve duru haricinde ki her kes gülmeye başladılar sanırım kantindeki karamı görmüşlerdi ve onun için kaldıgımı sandılar ama yani alakası bile yoktu mantıken canım öyle istemişti "Ne gülüyorsunuz söyleyinde bizde gülelim dimi " "Aaaaa kantinde de kim varmış"diyerek olayı kapatmaya çalıştı Bengü çünkü konunun nereye geleceğini biliyordu ya bu olay onu rahatsız ediyordu yada o durumda bana yardım etmek istedi ama bence o durum hoşuna kaçmadı "Kim varmış Bengü?" Bengüye kocaman alkış olayı kapattı ilk defa bana iyilik yapmış oldu ilk defa bir çocuk için
O Çocuk
ceren
okukda tanıdığım cocun hayatıma ne katabilirki ?

Çocuk
Bedia
Üç arkadaş parkta oynarken yanındaki adamların konuştuklarını duyarlar ve etkilenirler plan yapıp akşam buluşurlar....
çocuk
Mehmet can
çocuğun geleceğiyle ve geçmisiyle ilgili

Çocuk
Minn
Sıradan bir çocuğun hikayesi sadece mutluluk isteyen bir çocuk ailesi ile olan büyük bir sorunu yüzünden evden ayrılmak zorundadır. Evden ayrıldıktan sonra başına gelen tehlikeleri ve başından geçen maceraları anlatıyoruz.
Çocuktum
Ayşegül konu
Bir çocuğun okuyuculara içini döktüğü bir yazıdır,çok kısadır!Hemen okuyup beni an bile olsa anlamanızı rica ediyorum!!!
Çocuk
Ecrn_yldrm
Babası tarafından şiddet gören anne ve kızın aşkı buluyor ve...
Çocuk
Deleted account
bir çocuğun ev içinde yanlızken yaşadığı aksiyon
Çocuk.
𝕸𝖎𝐿o!
┌__~~~~~~~~~~~~__┐
Bir çocuk
Elif Uysal
Merhaba kendi hikayemi anlatcam evet komik olabilir ama okumalısın. Ben hiçbir zaman çocuk olmadım olamadım 6 yaşında en büyük eglencem ananem ile bahçeye gitmek oldu hayatımın yarısını annanemle geçirdim ona birşey olursa galiba benim çocukluğum biter her akşam annem beni almaya gelmesini bekliyordum camın sağ köşesinde hep şevkat istedim arkadaşlarım tarafından hep dışlanan biri oldum ne bilim hep yanlız oldum her gece yastığıma gözyaşı dökerdim neden sevilmemki neden onlar gibi değilim diyordum gün gelcek devran dönecek diyordum ve döndüde herkes peşimde oldu nefret eden herkes birkaç yıl içinde en güzeli oldum peki neden kimse benim ne yaşadığımı bilmiyordu kimseyle iletişim kuramiyordum insanlar tip tip bakışlara nefret dolu bakışları görmek istemiyordum benden nefret ediyordun şimdi neden seviyorsun birini sevmiştim evet çok sevmiştim ne bilim rüyamda yemek yerken uyurken video izlerken okulda heryerde o vardı sadece o olsun demiştim bazen istediğimiz herşey olmuyor dimi sana anlatmak istediğim şey biri senle dalgamı geçiyor bırak geçsin sen kazanırsın birinimi seviyorsun kimseye söyleme kendin yasa herkes senin için ölür hiç merak etme sen gerçekten değerlisin bırak onlar unutsun seni hayatına devam et...
Çocuk
Medine Hatipoğlu
Bir çocuğun hayatinın nasil aksiyon dolu oldığu
Biraz Yorgunum Abisi
Kai
Bu hikaye; anne ve babalarını kaybettikten sonra akrabaları tarafından yapayalnız bırakılan 19 yaşındaki Mert ile 8 yaşındaki kardeşi Burak’ın hayata tutunma mücadelesini anlatıyor Mert, erken yaşta büyümek zorunda kalmış, çocukluğunu ve gençliğini bir kenara bırakarak kardeşine hem anne hem baba olmuş fedakar bir abidir.

