İçeriğe geç
Kami

“Yönetim” için sonuçlar

Arama sonuçları

Algı Yönetimi

Büyümek

Algı Yönetimi

RomanDevam ediyorAksiyon
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Boynumdaki Sıkı Yönetim

Yiğit

1980 Eylül’ünün soğuk ve tekinsiz İstanbul’unda, idealleri uğruna yaşayan solcu Jale ile rejimin sadık koruyucusu Teğmen Demir’in yolları Beyazıt Meydanı'nda kesişir. Normal şartlarda birbirlerinin sonunu hazırlaması gereken bu iki zıt kutup, ilk temaslarında kanunların ötesinde bir çekimin esiri olurlar. Demir, Jale'nin çantasındaki yasaklı bildirileri görmezden gelip onu serbest bıraktığında, aralarında sadece siyasi bir sır değil, tehlikeli bir arzunun da tohumu atılır.

RomanTamamlandıRomantik
11Görüntüleme17Beğeni8Bölümler5,0Oylama

YAPAY ZEKA YÖNETİMİ ALTINDA

Sene

YAPAY zekanın bizi nasıl yönetiği ve bizi nelerden mahrum bıraktığı ele alınır. Hala bunları yapmaya devam eden ve hiçbir şekilde gelişmeyen yerel teknolojiye bağımlı insanlar. Bu insanlar güneş ışığı ile değil büyük jeneratörlerin birleşmesiyle oluşan bir toplumda yaşayan insanlar ve bu insanları yapay zekanın kontrol etmesi. Vücutlarının bir kısmının yapay zekaya bağlı olarak yaşamanın zorluğu ve gerçek bir insan olmanın güzel yanları. Acaba bu toplumda insandan bir kalıntı varmı. Tüm bu sorular gerçek bir insanın doğumu ve ölümü tüm bu soruları açıklar.

RomanDevam ediyorGenç Kurgu
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

invitis

Büşra

"Ben kimim Sara?" "Sen Invitis'sin!" fısıltı halinde çıkıyordu sesim. Geri adımlamaya başladığımda aynı ritimde üzerime adımlıyordu o da. "Evet, Sara. Doğru biliyorsun." Yüzünde geniş bir sırıtma belirdi. Dağılmış saçları, bozuk makyajıyla yüzüne oturan gülümsemesi korkmama yetmişti.

RomanAksiyon
100Görüntüleme0Beğeni1Bölümler

-GRİ- (Siyah ve Beyaz'ın savaşı)

Bekdemir

“İntikam almak, sevgisiz bir ruhun işidir.” -Eleanor Roosevelt-

RomanDevam ediyorGizem
30Görüntüleme15Beğeni0Bölümler4,4Oylama

Fetih Sanatları:Kanlı Kral

Burak Sabancılar

GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.

RomanDevam ediyorFantastik
4Görüntüleme1Beğeni

BENDEN BANA

Night

𖠺Unutma senin hayatında sadece sen varsın.. 𖠺Sadece içinde bulunduğun duygulara tercüman istiyorsan okumalısın. 𖠺Duygular kolaylıkla tarif edilemez. Bazen bir tercümana ihtiyaç duyarsın. 𖠺Bu dünya da herkes yanlızdır. Sadece hiç tanımadığı, güvenilir bir yer ister..

RomanDevam ediyorGenç Kurgu
3Görüntüleme1Beğeni4,7Oylama

GÖLGENİN İZİ

Aybüke

Bir ülke, korkuyla yönetiliyorsa gerçeği söylemek ne kadar kolaydır? Tonabirsa'da herkes bir şeylerin yanlış olduğunu biliyor, fakat kimse sesini çıkaramıyordu. Ta ki bazı gerçekler ortaya çıkmaya başlayana kadar. Çünkü görünen düşman, her zaman gerçek düşman değildi. Ve bazı izler, silinmek için bırakılmamıştı.

RomanDevam ediyorAksiyon
2Görüntüleme1Beğeni1Bölümler5,0Oylama