“Siren” için sonuçlar
Arama sonuçları
SİREN
hazel
su yüzeyinden yüzlerce kat altına hoşgeldiniz! Suyun yüzlerce kat altında yaşayan Elna bir siren fakat kimsenin bilmediği bir sorun var, Elna diğer sirenlere göre yetenekli...
Siren
Betülll
Hasret akar serdar hazar ikisi bir çift karşılaşırlar ve birbirlerini tanırlar Hasret kız kardeşi ile aynı evde yaşıyor kardeşi gözde akar, ailesi ile uzun süredir görüşmüyor. serdar Abisi ile yaşıyor uzun süredir birlikte yaşıyordur abisi erkan hazar ailesini serdar küçükken depremde kaybetmiştir hasret ile serdar karşılaşacak devamını okuyun dilerim...
Siren
Efsa kalkan
Teles'in annesini arama serüveni
Siren Kafa
Hakan Akca
Siren kafanın şehri yok etmesini engellemek.
Sirenden Sonra
Cenk Cengiz
Lise yıllarında, 10. sınıftayken yaşanan o korkunç gecenin birbirine mühürlediği iki yabancı. Biri çocukluğunun ruhsuz ve kaos dolu evinden kaçıp her şeyi kontrol etmek isteyen biri; diğeri ise en büyük kahramanı olan babasının ayak izlerini takip eden gizemli biri. İstanbul’daki öğrenci evlerinde sıradan bir sınav haftasına hazırlanırken, televizyon ekranlarından odalarına sızan o kırmızı kodlu siren sesiyle dünyaları başlarına yıkıldı. Ülke genelinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı, yaklaşan kıyametin sadece ilk perdesiydi. Sokaklar delirdiğinde, insanlık kendi vahşetiyle yüzleştiğinde hayatta kalmak için zekadan fazlası gerekecekti. Siren sesleri kesildiğinde, asıl oyun başlayacaktı. !!! UYARI !!! Bu serideki tüm senaryo tamamen kurgudan ibarettir. Bahsi geçen herhangi bir olay, durum, söz, karakter veya eylem; gerçek dünyadaki herhangi bir kişi, kurum, kuruluş ve olayla tamamen bağlantısızdır.
SİRENİN LANETİ
Müfine
Bir zamanlar denizlerin derinliklerinde bir prenses yaşardı. Adı Elaris'ti. Gözleri su kadar berrak, sesi dalgalar kadar büyüleyiciydi. Kaderi ise... şarkısına sığmayacak kadar karışıktı. Elaris, insanların dünyasını merak eden, kalbinde gökyüzüne uzanma hayali taşıyan bir deniz kızıdır. Ama kalbinin atışını hızlandıran bir aşk, onu özgürlüğe değil lanete sürükler. İhanet... ve ardından gelen büyü. Artık o, denizlerin sevilen prensesi değil; sesiyle ölümleri çağıran bir siren. Yalnızlıkla çevrili bir adada, sadece kuşlarla ve dalgalarla baş başa. Her notasında acı olan bir şarkıyı söyler. Her sesi duyan... onun tuzağına düşer. Ta ki, bir gemi kıyılarına yanaşana kadar. Draven, gözleri deniz kadar karanlık, kalbi yel kadar özgür bir korsan kaptanı. Onunla karşılaştığında, Elaris ilk kez şarkısını söylemek istemez. Ama lanet onu bırakmaz. Kalbini susturmak isterken, içindeki eski benliğe prensesliğine, insani duygularına yeniden tutunur. Ancak bir siren, bir korsana âşık olabilir mi? Ve aşk gerçekten kurtarır mı, yoksa ikinci bir laneti mi getirir? "Sirenin Laneti" Güçlü bir kadının, lanetle savaşının, aşkın ve affetmenin hikâyesi. Kimi zaman masalsı, kimi zaman karanlık. Ama her kelimesi su kadar derin.
SİRENLERİN ŞARKISI
Cennet
> Hayatta aşk mı önemli, yoksa tek başına güçlü olup kimseye güvenmeden tek tabanca takılmak mı? Sevgi zayıflık mıdır, aşk insanı bitirir mi? Bir insan, bir korsan veya bir siren; tek başına güçlü olduğunda mı mükemmel olur, yoksa hayatındaki onu büyüleyen kişiye bağlandığında mı? > > Peki birine bağlandığında; kendini dibi görünmeyen, sert dalgalarıyla içine düşeni yok eden bir okyanusun uçurumunda bulursan? Ve arkanda durup seni o dipsiz derinliklere, sonu kaçınılmaz bir ölüme itmek isteyen kişi, tam da o bağlandığın kişiyse? > > Ya bağlandığın kişi o dipsiz bucaksız okyanusa sonu gelmeyen intikam tohumları serptiyse? O intikam tohumları senin neslini etkiler, kardeşini ölüme sürüklerse... Herkes kaderini yaşarmış, peki ya sen kaderini yazmayı seçerek intikamın tohumlarıyla ilerlemeye başlarsan ne olacak? Eski huzurunu, mutluluğunu geri alabilecek misin? > > Ölümün kıyısında yürürken aşık olmak sana yük mü, yoksa ışık mı olmalı? Peki ışık olarak görünen, içi kanlara bürünmüş kar
Denizci, Siren Ve Korsanlar
Mina Karadağ
Larimia; Fırtına Denizi'nin acımasızlığına tezat oluştaracak şekilde naif ve saf bir deniz kızıdır. Birgün bu genç deniz yaratığı mavinin engiliğine yüzerken Elias adında genç bir delikanlıyı görür ve gördüğü gibi de tutulur. Genç delikanlı da, Larimia nihayet ona kendini göstermeye cesaret edebilince, hemencecik aşık oluverir onun okyanusun dibindeki tüm saklı hazinedelerden daha değerli altın gözlerine. Birlikte yaşadıkları maceralar onları iki genç ama vahşi korsan kardeşle buluşturur. Elias hiç istemese de daha büyük ve kötü korsanlara karşı onlarla birlik olmak zorundadır. Uzun yıllar sonra artık yaşlanmış Elias, Fırtına Denizi'nden uzağa, güneye, yerleştikten sonra yaşadığı bu maceraları yerleştiği kasabanın çocuklarına anlatır ve hatta günlüklerinde toparlar. Böylece söylentiler yürür gider. Hadi bilrlikte Elias'ın Günlükleri'ne göz atalım. 4 diyarı sarsan bu hikayeleri birinci ağızdan okuyalım.
Ejderhanın Fısıltısı ve Sirenlerin Şarkısı
Aheron ve Aspera
Ludo Yıldızı'yla mora boyanan gökyüzü eşliğinde sirenlerin şarkılarının kulakları tırmaladığı gün, herkese korku salan ve denizlerin hâkimi olan su ejderhası uyanacaktı. Ve onu kimin durduracağını kimse bilmiyordu... *** Soraya'nın rüyasında bir hayalet görmesinin ardından başka bir evrende uyanmasıyla ejderha saldırısına uğraması bir olur. Tam öleceğini düşünürken elinde beyaz çiçeklerle bir yabancı çıkagelir. Kaderin değiştiğinin ve onları birleştirdiğinin farkında olmayan iki kişi bu gerçeği kabul etmek istemezler. Ama kader bağları çoktan örülmüş, düğüm düğüm olmuştur. Çünkü o bu savaşı en başından kaybetmişti. Çünkü o bedenini bile feda etmişti. *** İnstagram hesabımız: ejderhacik 17/07/2024
DUBOKO
Betül
Babanızın katillerini bulmaya çok az kalmışken arabanızla denize uçsanız ve gözlerinizi hastanede açsanız ne yapardınız? Emela uyanıyor ama gözlerini bambaşka bir alemde açıyor... Bu sürükleyici fantastik kurguyu ama aynı zamanda da geçmişin izlerini taşıyan bu eseri okumaya hazır mısın?
Nehrin kızı
Mark Mack Kanner
Ailemin kraliyetimizin güvenliği için evlenmem ama bu aşk değil lanet o lanet adam benim sonum olucak bir şeyler yapmazsam
la siréne a chanté, jenlisa
ɴᴏᴠᴀ
“Beni özgür bırak.”
Kanatların Gölgesi, Dalgaların Öfkesi
Amala Ratna Dlamini
Yüzyıllardır süregelen bir savaş, masalların karanlık yüzünü kusmak üzere... Periler (Fae): Ormanın derinliklerinde, gölgeleri bükerek yaşayan, cam kırığı kanatlara sahip acımasız avcılar. Deniz Kızları (Sirenler): Okyanusun dipsiz uçurumlarında gizlenen, üç sıra jilet gibi dişe ve insanı çıldırtan çığlıklara sahip pullu canavarlar. İki ırk arasındaki sınır, lanetli **"Sisli Sahil"**dir. Burası, perilerin zehirli okları ile deniz kızlarının ölümcül pençelerinin çarpıştığı bir mezarlıktan farksızdır. Ancak bu dolunayda, deniz kızları sadece sınırları zorlamakla kalmaz; ormanın kalbini söküp almak için karaya ayak basarlar. Kuyrukları güçlü bacaklara dönüşürken, ağızlarından damlayan asitli salyalarla ormanı ateşe verirler. Gözü pek bir peri muhafızı olan Kaelen, gölgelerin içinden bu pullu kabusları avlamaya yeminlidir. Ancak karşılaştığı sıra dışı deniz kızı Talia, bu savaşın sadece bir nefret değil, iki ırktan birinin tamamen yok olmasıyla bitecek bir soykırım olduğunu ona acı bir..
Okyanus Kızı - Sirena
Damla Aksızoğlu
" Bilmiyordu,ölüyor muydu? Yoksa yeniden mi doğuyordu bilmiyordu. Okyanus onu ele geçiriyordu ama o buna izin veriyordu, bitmesi istenmeyen bir ferahlık gibi, Okyanus onun saf ve küçük bedenini ele geçirirken onun yaptığı tek şey okyanusa ruhunu feda etmek ve boğulmaktı, bedeni hafifliyordu,ruhu çekiliyordu ama o şikayetçi değildi, Okyanus onu kabul görmüş ve belkide hayatta kimse tarafından bilinmeyen bir kızı kalbi yapıyordu, Okyanus'ta buydu işte Yenilik ve en çokta delilik istiyordu. " O an anlamamıştım belki ama işte o zaman benim sonum sandığım hayatım aslında herşeyin başladığı yermiş...
Polis Sirenleri
Azra Ersüs
Enes sordu Yağmura "konu nedir?" Yağmur cevap verdi "bir cinayet meselesi var ve açıkçası arkadaşım sizin katil olduğunuzu söylüyor" Enes şaşırdı çünkü o bir fenomendi ve itibarını bozucağını bildiği bir şey yapmazdı özellikle bir CİNAYET. Enes tekrar sordu "arkadaşının adı ne?" Yağmur cevap versi " Asel, Asel Kara" Ama o Enesin eski sevgilisi... Bu cinayet romanı değil, bu bir cinayetteen doğma aşk romanı. Bu bir mucize, düşünülmiyeck bir sonuç ama bir yandan düşmanları. Acaba Enes ve Yağmur bu hikayeyi nasıl sonlandıracaklar? Ben Azra Ersüs...
Veral:Siren
Tuana
Bir seri katil sevebilir miydi, ya da severse nasıl severdi? Canını acıtarak mı yoksa canı acıyarak mı? Veya özünde ölü bir kadın tüm acılara bedel miydi? Neva'nın kendi mezar taşına bakarken aklından geçen düşünceler onu güldürmüştü. O kendine acı çekmeyi bile layık görmüyordu. Nasıl sevecekti, veya nasıl sevdirecekti? Bağlı olduğu tek şey alkoldü fakat o da ona zarar veriyordu. Onun sevdiği şey ancak ona zarar verebilirdi zaten. Kendine uygun görmediği hayat onu daha ne kadar yaşatacaktı veya daha ne kadar yaşamaya mahkum edecekti? Onun en büyük zararı kendisineydi fakat bunu bilmiyordu. " Bu dünyada iki tür acı vardır; Seni inciten acı ve seni değiştiren acı. Ben değişmeye zorlandım."
Tanrı'nın Sözü
sadeceintiharlar
Ben Irene babasının bir kere bi saçını okşamadığı annesinin gülümsemeyi bile çok gördüğü zayıf , çelimsiz bir kızım sadece ama insanlar öyle düşünmüyor. Ülkemiz Akertenja, sınırımızda ki ülke Diverania ile savaşta ülkemizde kıtlık baş göstermiş durumda ve kilise kralı koruyabilmek için bütün suçu aramızdaki günahkarlara ,cadılara atmış durumda. Ve evet o günahkar cadılardan biri benim çünkü ben her ne kadar sanılanın aksine büyü gücüne sahip olmasamda siyah saçlara ,siyah gözelere ve beyaz bir tene sahip olduğum için cadı olduğumu söylüyorlar ama değilim sadece annemin o güzel sarı saçlarına sahip olmadım için beni sevmeyen babamın her zaman eve dönüşünü beklerken tünediğim o cam kenarında kendi kendime uydurduğum o şarkılar benim idamımı kesinleştirdi. Ben öleceğim bu kesin ama tanrının bana oyunlar oynayacağı da kesin. Yakılarak öldürüleceğim gün benim o çok sevgili anne ve babama dahi acımayacağımın kesinleştiği gün olacak. Geri döneceğim. Ölsem bile. Çünkü Tanrı bana bir söz verdi...
GİZEMLİ AKADEMİ'NİN YEDİLİSİ
Yaren Nur Aydoğdu
Kurt adam, vampir , siren, deniz kızı, ejderha, centaur ve Dev olan bu yedi arkadaş ailelerinin onları dışlamasıyla yatılı okula gönderiliyor. Ama bu okul normal insanların olduğu bir yer değil güçleri olan bu 7 arkadaş gibi efsanevi yaratıklar. Hadi sizde bu macera dolu kitabı okumaya var mısınız...
Yitik kalp
felix garrot
Doğanın koruyucusu iris bir gün gizemli bir şekilde ortadan kaybolur ve İris’in kızı Aurora halkını korumak için annesini bulmak zorundadır
Tanrı öldü ve yakalandık
Hasan Ay
Tanrı öldü ve yakalandık. Hasan Ay. Bir karavan gezisi nasıl bir kıyamete dönüşürdü? 7. dünya savaşının üstünden yıllar geçti ve Canavarlar, Cadılar, periler ve daha niceleri insanlar ile birlikte yaşıyor. Peki bizim hapsolduğumuz bu kulübe de bizi ve tanrıyı öldürmek isteyen canavar kim? Bu kan ve dehşetli hikaye de bizimle misin?

