Sesleri Sustur
Hawin
Küçük bir kızdı o zamanlar.
Sahi kaç yaşından sonra küçük olmaktan çıkardı insan. Neye göre? Kime göre? Belirli bir yaşı geçtikten sonra büyümek mümkün müydü? Yada o güya belirli olan yaşa kadar çocuk kalmak mümkün müydü? İçindeki çocuğu yaşatmak veya öldürmek bu kadar kolay mıydı? Değildi. İçindeki çocuğu yaşatmak ne kadar zorsa öldürmek de o kadar zordu. Hera zorlanmamıştı. Çünkü o bunun için doğmuştu. O bir katil olarak doğmuştu. Denemişti. Hera çok kez denemişti. Normal olmayı, öldürme iç güdüsünü bastırmayı. Olmamıştı. Olmadığı gibi daha çok öldürmeye itmişti onu. Sonra Hera durdu, Hera düşündü, Hera vazgeçti, çünkü Hera farkına vardı. Her vazgeçiş bir farkındalık değil miydi zaten? Düşündüğü şeyleri kimse hiçbir zaman bilemedi, farkına vardığı şeyin ne olduğunu vazgeçtiği şeyin ne olduğunu kimseye söylemedi. O zeki bir kızdı ama bir o kadar da aptal. O dikkatli bir kızdı ama bir o kadar da dalgın. O güçlü bir kızdı ama bir o kadar da bitmiş. Kimseye söylemezse kimsenin bilmeyeceğini sanıyordu, kimseye anlatmazsa kimsenin anlamayacağını sanıyordu.
Hayat adil değildi, Hera'nın yaptıkları adil değildi, Hera'ya yapılanlar adil değildi. Adaletsizlik beraberinde hırsı getirirdi. Hırs insanı değiştirirdi, hırs insanın kendini kaybetmesine neden olurdu, hırs insanın ruhunu çürütürdü. Hırs insana her şeyi yaptırırdı, zamanla yaptığı şeylerin altında ezilmesine neden olurdu. Hera'nın hatası buydu: Hırs. Kimsenin akıl erdiremeyeceği bir hırsa sahipti. Asıl tehlikeli olan şey ise bunu kimseye göstermiyor oluşuydu. Hera yok etmeye proglamlanmış bir robot gibiydi. Bu onun suçu değildi, bu ruhunun suçu değildi, bu şeytanın suçu değildi, bu kimsenin suçu değildi ama acı affedilmezdi kimse ruhsal acıyı hak etmezdi ve suçlu acıyı oluşturan olurdu. İstemeyerek yapmış oluşu yapmadığı anlamına gelmezdi. Hera bu yüzden söylemezdi. Ne kadar itiraz etse de Hera korkardı. Suçlu olmaktan, yargılanmaktan. İtiraf edemediği şeyler Hera'nın sonu olacaktı.
Küçükken bunun bir hastalık olduğunu düşündü Hera. Kötü, lanetli bir hastalık. Bu Hera'yı rahatsız etmedi. O sevgi doluymuş gibi davrandı, umutluymuş gibi davrandı. Geçiceğini düşündü, bu acınasıydı. Ruhundaki yaraları yok sayıp geçiceğini düşünmek acınasıydı. Kimseye anlatmadı, anlatamadı. Sahi kim dinlerdi küçük Hera'yı. Dinlese bile kim ciddiye alırdı. Küçük bir çocuğun öldürmek, yok etmek isteyişi kime gerçekçi gelirdi. Anlatmaya çalışmadı Hera, inanmamalarından korktu, anlamaya çalışmamalarından korktu, dinlememelerinden korktu. Hera aptal değildi, inanmayacaklarını biliyordu, anlamayacaklarını biliyordu, dinlemeyeceklerini biliyordu. Bir şeyi bilmekle yaşamak aynı şey değildi. Bildiğiniz bir şeyi yok sayabilirdiniz, yaşanmışlıkları yok sayamazdınız. Hera korkaktı, belki de yeryüzündeki tüm canlılardan daha korkak. Kimse bilmezdi. Çünkü Hera gizlerdi. Hera çoğu şeyi gizlerdi. Ağladığını, üzüldüğünü, kırıldığını, korktuğunu. Gizlediği hissetmediği anlamına gelmiyordu. İnsanlar anlamıyordu, ben anlıyordum. Birini öldürmek için önce onu anlamanız gerekirdi. Ve benim amacım buydu: Hera'yı öldürmek.
Hera'yı dinle.
Hera'yı anla.
Hera'yı yaşat.
Hera'yı öldür.
Katiller öldürmek istediği kişiyi yaşatmaya çalışmazdı. Çünkü genelde canlı insanları öldürürlerdi. Hera yaşamıyordu, yaşamayan birini öldüremezdin. İnsanların ölmesi için önce yaşaması lazımdı. Nefesinin kesilmesi için önce nefes alman gerekirdi.
RomanDevam ediyorAksiyon
1Görüntüleme1Beğeni0Bölümler5,0Oylama