“Sözleşme” için sonuçlar
Arama sonuçları
Sözleşme
Yağmur
"Hayat değişir tabi değiştiren de değişirse"
sözleşme
Seloş
İki yabancı, bir sözleşme ve beklenmedik bir bağ… defne ve aras, hayatlarını birbirlerinden bağımsız sürdürürken, tesadüfler onları sahte bir ilişkiye sürükler. Başlangıçta sadece bir anlaşma olan bu bağ, zamanla ikisinin de kalbini sorgulatacak bir yolculuğa dönüşür. Bazen en güçlü duygular, en zayıf sözlerden doğar. Sahte bir sevgi, gerçek bir aşka dönüşebilir mi?
Sözleşme
SARİİ
Bu şirkette mesai hiç bitmez. Çünkü buraya bir kez imza attığında, ruhun artık sana ait değildir.
KANLI SÖZLEŞME
Büşra
Bazı savaşlar silahla değil, kalple kazanılır… Ve bazı sözleşmelerin tek bedeli, insanın kendisidir. Bir gecede değişen hayatlar, uğruna her şeyden vazgeçilen insanlar ve geri dönüşü olmayan kararlar… Gücün, tutkunun ve intikamın iç içe geçtiği bu hikâyede hiçbir seçim masum değildir. Kimin kazanacağı belli olmayan bu savaşta, bazen en büyük bedel özgürlük, bazen de kalptir. Çünkü bazı imzalar kâğıda değil, kadere atılır. Ve o kaderden kaçmak sandığın kadar kolay değildir.
Sözleşme bitti güzelim
Amy~
Cumartesi: Sabah Ballam beni uyandırdı, saat 09.07'di. Ballam benimle birlikte işe geleceğini söyledi kızlardan haber alamadığım için gidip gitmiyeceğimi bilmiyordum. Ballam ile çıkıp işe doğru yürümeye başladık, yolda eğlenerek gidiyorduk ki önümüze Ballamın dün akşam ayrıldığı ex çıktı. Ballam kızı umursamayıp benimle uğraşmaya devam etti, kız bize kötü kötü bakıyordu ama umursamayarak işe doğru gittik. İş yerine geldiğimizde kızlarda oraday dı, Rosé bana sarılarak; -Sonunda gelebildiniz be bebeğim müşteriler baya yoğun, hadi çabuk olda önlüğünü giyin. Dedi Ballamla beraber önlüklerimizi giydik, ben kasiyer, Ballam ve Lia garson ve Rosé ise şefe yardım ediyordu. Nerdeyse öğlen olacakken içeriye bir müşteri girdi, iyi ve şık giyimli bir beyfendiy di kasaya yaklaşarak bir kahfe söyle di, ona detayları sorarken gözlerimin içine bakıyordu, bu gerçekten iğrençti adam şöyle dedi; -Hey güzelim bu geceyi benimle geçirmeye ne dersin? Adama dönerek; -Beyfendi lütfen sadece siparişinizi verin. Adam sırıtmaya başlayarak; -Sevgilin mi var yoksa? Awww bu hiç sorun değil güzelim bende de çok var. Bir an arkamdan biri bana sarılarak kafasını başıma koydu ve şöyle dedi; -Beyfendi rahatsız edecekseniz şiddet kullanmak zorunda kalacağım. Adam umursamayarak bir yere oturdu Ballama dönerek; -Saol kanks Dedim, Ballam saçlarımı okşayarak dağıtmıştı ona vuracakken içeriden; -Sipariş hazır! Denildi, Lia servis yaptıyor du ki adam Liayı tutup kullağına birşeyler fısılda dı merak etmiştim açıkcası acaba ne demişti? Lia kullağını adamdan çekerek adamın kafasına tespiyi vurdu nerdeyse yüz izi çıkaracaktı ama ne yazik ki çıkamamış. Adamın burnu kanamaya başladı, etraftakiler gülüyordu. Adam ayağıya kalkıp Lia ya bağırmaya başladı adamın yanına gelip ona tokat attım haketmişti, adam tekrar bağırmaya başladı ve telofonunu çıkarıp birini aradı, şöyle dedi; -Şiddet ihbarında bulunacaktım memur bey Adam telefonu kapatıp; -Polisler 5 dakikaya burada olur, bittiniz siz. Biz öylece durduk çünkü adam sözlü tacize yanaşmıştı ve bu durumda suçlu olan oydu. Dakikalar sonra polis geldi, bana ve Lia ya bakarak; -Hanımlar karakola kadar gideceğiz, buyrun. Polis memuru kolumuzu tutmuş götürüyodu ki arkadan biri polisin kolunu tutarak çevirdi ve şöyle dedi; -Polis bey olayı açıklamadan böyle bir şey yapamazsınız. Polis gülümseyerek; -Şidete teşebüs olarak ihbar aldık, ne yapmamızı bekliyorsun. Ballam şöyle dedi; -Pekala madem götüreceksiniz ben de geliyorum. Diyerek önlüğünü çıkardı ve yürümeye başlayarak yanımıza geldi. Polis bizi karakola götürerek sorguya soktu, adam kendisine vurduğumuzu söyledi, oradan Lia şöyle atıldı; -Siparişini verirken kullağıma eğilerek arkadaşımı ona satmamı istedi, ben kendimi tutamayıp vurdum ve bu sözlü tacize girer efendim. Adam oradan bağırmaya başladı, bizim suçumuz sadece adama vurmaktı. Ballam oradan adamın söylediği diğer şeyleri söyledi, adam suçlu bulundu ve bizi bıraktılar yolsa ben, Lia ve Ballam ilerliyorduk, Ballam kolunu omzuma atarak beni kendine çekti ve; -Ne kadar yorucusun be güzelim, senin sayende karakolukta oldum, rahatça ölebilirim. Kolumla onu itip; -Ne konuşuyon lan sen bizimle gelmek isteyen babanmıy dı? Biz birbirimizi yerken Lia; -Agh hadi ama burda dışlanmış hisediyorum. Diyerek beni kendine çekti, ben ona sarıldım. İş yerine gelmiştik, Rosé koşarak yanımıza geldi ve hepimize sarıldı, olayı tam bilmediği için bizden dinledi, anlatmamızın üzerine adama hakaret ediyordu ki; -Boş ver nefesine yazık. Dedim akşam olmuştu ve eve gitmeliydik, eve gitmek istemiyordum ya onlar ordaysa? Bilmiyordum ve bildiğim üzere o eve gitmek istemiyordum. Ne yapacağımıda bilmiyodum ama Ballamda tekrar kalıp rahatsızlık veremezdim. Güzel bir ev bulana kadar kirada oturuyordu, heralde eve gitmekten başka seçeneğim yoktu. Çocuklarla vedalaşıp eve doğru yürüyordum, telefonum evde olduğu için canım çok sıkılıyor du evin kapısına gelmiştim, kapıyı açtım ve içeriye bir göz gezdirdim. Kimse yoktu ve kendi kendime; -Şükürler olsun! Diye bağırdım içeriye geçip telefonumu aradım ve buldum. Aramalar ve mesajlar birikmişti telefonun şarjı 12 di hemen şarja takıp watsapp a girdim en yukarıda Janne den gelen bir mesaj vardı görüldü atmamak için okumaya çalıştım ama olma dı boş veriyim diyecekken telefonu kapatırken Janne nin mesajına bastım. Tırsmıştım ama umursamamaya çalıştım mesajları şöyledi 'Yarın sana birşeyler anlatacağım evde ol' ve bir de 'Sözleşme bitti güzelim' yazıyordu anladım ki ölüm fermanım yazılmış bile mesajları umursamamaya çalışıp yatağıma geçtim ve telefonuma bir mesaj geldi, mesaj Ballamdan dı şöyle yazıyordu 'Kapı da dur seni almaya geliyorum dolaşalım.' elbiselerimi değiştirip kalın giyindim çünkü dışarısı esiyodu, hazırlanıp kapıya çıktım ve Ballamın geldiğini gördüm, tek sıkıntı yanında başka kişilerde vardı, yaklaştıklarında gördüm ki 5 kişiler di ve aralarından biri Barbaray dı Ballam koşmaya diğerleri arkadan gülmeye başla dı Ballam yanıma gelip bana sarıl dı ve; -Bir kaç arkadaş getirdim, sorun olurmu? Sanki olur desem bir şeyler değişecekti, ona kafamı hayır anlamında salladım. Barbara yanıma gelerek bana sarıldı ve; -Güzelim nasılsın? 2 gündür görüsemiyoruz. Kolunu itip; -İyiyim. Dedim ve Ballamın yanına geçtim, Barbara şöyle dedi; -Hadi ama utanma be güzelim. Ballama sarıldım, o da bana sarıldı ve arkadakiler şöyle bağırdı; -Ooooooo ne tatlısınız siz de ha Barbara telefonunu çıkarıp biriyle mesajlaşmaya başladı ben Ballamın elini tuttum, Ballam zıplamaya başladı bende eşlik ettim, mutluydum gerçekten de mutluydum. Arkaya bakmak istemiyordum ama Barbaranın neler yapacağını bilmiyordum. Bir markete girip atıştırmalık aldık, çıkıp bir yerde oturup yiyelim dedik. Bir banka oturduk ve Barbara ayakta kaldı, Barbara bana bakarak; -Amy kalk. Dedi, ben birşey demeden kalktım Barbara oturdu ve oradan Ballam; -Güzelim gel dizlerime otur ayakta kalma. Dedi ben giderken Barbara; -Ballam sen dur benimle otursun. Dedi, Ballam kafasını tamam anlamında salla dı ve Barbara bana gel dedi, ikna olmasamda dizlerine oturdum. Barbara telefonunu çıkarıp; -Hey biriniz selfi çeksin. Dedi, en başta bir çocuk vardı telefonu alıp fotoğraf çekmeye başla dı, telefonu Barbaraya verdi ve Barbara herkese fotoğrafı gönderdi. Ardından fotoğrafı açarak zoom attı, gülümseyerek fotoğrafı Janneye gönderdi, Barbara kullağıma eğilerek; -Eğleneceğiz. Dedi, ve elini montumun içine sokmaya başla dı elini çekmeye çalışmadım çünkü diğerleri görebilir di Barbara bir cips alıp bana uzattı kendi eliyle tutuyordu elime alacakken; -Al işte böyle elini kirletme. Dedi ağzımı ısırmak için uzattım ve ısırdım hepsini yiyememiştim, geri kalanını ağzına atıp parmağını yalla dı, etraftakiler ooo yapmaya başla dı ben ağlayacaktım ama yapmadım, Ballama bakarak; -Ben gideceğim geç oldu. Dedim, Ballam kalkarak; -Gençler siz isterseniz durun ben Amyyi bırakıp eve geçeceğim. Onlar tamam diyerek yemeye devam ettiler. Barbaranın kolunu çekip kalktım ve arkamdan; -İyi akşamlar bebeğim;) Ben yürümeye devam ettim, Ballamın koluna girmiş giderken Ballam söyle sordu; -İstediğin bir şeyler varmı? alıp öyle eve geçelim. Ona dönerek; -Aslında gazoz alabiliriz. Dedim, Ballam gülümseyerek kafasını tamam anlamında salladı. Markete girdiğimizde Ballam alışveriş arabası aldı, ona bakarak; -Sadece 2 tane gazoz alıcaz araba ne alaka. Bana gülümseyerek arabayı sürmeye devam etti, gazoz reonuna geldiğimizde koli şeklinde çeşit çeşit gazoz almaya başla dı ona; -Ne yapıyon lan O koymaya devam etti, 6 koli gazoz almıştı ve kasaya geçti, ona bakarak; -Ben öderim sen dur. Dedim o ise kartını çıkarıp okutmaya başlamıştı bile, poşetlere doldurup dışarıya çıktık ve ona; -Harbi malsın sen. Dedim, o ise bana gülümseyerek; -Gazoz istedin aldım, şimdi mal mı oluyorum? Şöyle dedim; -İnsan sadece 2 tane alır çıkar sen niye koli koli aldın acaba? Diyerek, gülmeye başladı sesi tüm mahalleyi sarmıştı. Kafasına vurarak; -Sus. Dedim, o ise; -Bari 1 poşet al yaw. Dedi, ben ise poşetten sadece 1 gazoz alarak ilerlemeye başladım, arkadan Ballama baktığımda havalı havalı yürümeye çalışıyo du. Yanına gidip elinden bir poşet aldım e tekrar yürümeye başladım, yanıma yetişip şöyle dedi; -İyi ki varsın be güzelim. Ona gülümseyerek; -Sen de iyi ki varsın canım. Eve gelmiştim ona gazoz felan içeriz birşeyler atıştırırız diye eve gelmesini söyledim ama rahatsızlık vermek istemediğini söyle di, zorladım ama nafile. Evinde doğru gitmeye başlayınca arkasından seslendim; -EVE GİDİNCE ARA ULAN! Kapıya anahtarı sokmuş, kilidini açarken içeriden bir ses geldi. Umursamayıp içeriye girdim ve poşetleri yere bırakarak ayakkabılarımı çıkardım, başımı kaldırdığımda karşıma dikilen birini gördüm, korkup kapıyı açmak için dönecekken kişi beni kapı ile arasına aldı. Güzü pek gözükmüyor du ama sesi duyunca anladım ki o Janne di, şöyle dedi; -Saatlerdir seni bekliyorum, nerelerdeydin? Kafamı yere eğerek; -Neden evimdesin?! Diye kısık bir sesle bağırdım. Janne bana; -Bu gece tekrar beraberiz güzelim, yarın büyük gün. Ne dediğini anlamaya çalışsamda anlamadım, Janne kullağıma eğilerek; -Kapı önünde eğlenceli olmaz ha? Yatağa geçelim~. (DEVAM EDECEK<3♡)
Kaudupul
Moon
"Ben bu hayatı istemedim.." "Üzgünüm malysh, seni ben yanımda istedim.." "Sen katilsin.." "Bir tek senin olmayacağım.." "Senden nefret ediyorum!" "Seni sonsuz bir aşkla seviyorum lyubov moya!" OKUNULMASI GEREK! NOT1: Hikayenin isminin anlamını geçtiğimiz bölümlerde öğreneceksiniz, daha da ilginç olsun diye önceden bilgi vermek istemiyorum..) NOT2: Bu hikaye Rus mafyasıyla ilgili olduğu için bazı rus kelimeleriyle karşılaşacaksınız. Ama bölümün hemen sonunda kullanılmış kelimelerin anlamları verilecekdir..) NOT3: Başrol kadın Azerbaycanlı olduğu için bazı azeri kelimeleriyle de karşılaşacaksınızdır. Onların da anlamını bölüm sonunda vereceğim..) NOT4: Hikaye 18+ ve yaş aralığı, küfür ve şiddet içerir. Bunları göz önünde bulundurarak hikayeye başlarsanız daha iyi olur..) NOT'ları okuduğunuz için teşekkürler.. İyi eğlenceler arkadaşlar..) Başlama tarihi : 01.03.2024 Bitme tarihi : 07.07.2025
2 Yıllık Yalan
Rosary stone
2 YILLIK YALAN İki yıl sürecek bir evlilik… Birbirinden hiçbir şey beklemeyen iki yabancı… Ve kimsenin hesaba katmadığı bir kalp. Zehra'nın hayatı, ailesinin aldığı bir kararla hiç tanımadığı Fatih'le evlenmesiyle değişir. Bu evliliğin tek bir şartı vardır: İki yıl. İki yıl boyunca aynı çatı altında yaşayacak, ailelerine mutlu bir çift olduklarını gösterecek, ardından herkes kendi yoluna gidecektir. Başlangıçta ikisi de bu anlaşmaya razıdır. Çünkü ortada aşk yoktur. Fatih için Zehra, hayatına zorunlu olarak giren bir kadındır. Zehra içinse Fatih, katlanması gereken iki yıllık bir yabancıdır. Fakat aynı evde geçirilen günler, saklanan acılar ve birbirlerinin hiç bilmedikleri yönlerini keşfetmeleri, aralarındaki mesafeyi yavaş yavaş değiştirmeye başlar.
Sözleşmeli İzdivaç
Fatma Bilgin
Mardinin kavurucu sıcakların ailesi ile yaşayan Naz ağa olan babasının isteği üzeriyle yakın arkadaşının abisi ile yanı Efe Çakır ile sözleşmeli izdivaç yapacaktır fakat kendisini kaosun ve karmaşanınortasındabulur . Naz=23yaşında Mardinde güzeliği ile anılan bir genç kızdır Efe=26 yaşında Mardinde istanbulda elde ettiği başarılar ve yakışıklılığıyla konuşulmakta
Okul Sahibinin Oğlu
Neslihan
Üst düzey bir öğrenci olan Neslihan ve Zengin kendini beğenmiş Sefa arasında geçen tartışmaları ve aşkı anlatır. Olay; Sefa, Neslihan'ın okul giriş kağıdını almasıyla başlar ve Neslihan okula girmek için Sefa'nın dediklerini yapmak zorunda kalır.
Sözleşmeli Aşk
Duru Su Şahin
"Gir" sesini duydum üstüme son kez baktım. Üstümde yeşil bol boğazlı kazak, altımda ise deri bol bir pantolon vardı kendimden emin olduğum an kapıyı açtım. İçeri girdiğimde adamın arkası dönüktü. "Merhaba ben Avukat Melis Ak" ve arkası döndüğü an ağızım açık kaldı. "N-ne" dedim ve o güldü evet sadece güldü. "Merhaba. Demek avukatsın ama suçlu olmana rağmen gaza basıp gittin." Kahkaha Atmamak için dudağını ısıtırdı. "Arsen Kaya" dedi ve ellini uzattı. Melis&Arsen
TELEFON ÇALDIĞINDA
Feyza Aslan
İnci ve Atlas... Dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bir evlilik, içeride ise birbirini tanımayan iki yabancı. Her şey, gece yarısı gelen bilinmeyen bir telefonla değişir. "Atlas'a gerçekten güveniyor musun?" sorusuyla başlayan olaylar, yıllardır saklanan sırları ve tehlikeli gerçekleri birer birer gün yüzüne çıkarır. İnci, kime güveneceğini bilemezken her yeni telefon onu geri dönüşü olmayan bir yolun içine sürükler. Bazen tek bir arama, bütün hayatınızı değiştirmeye değer.

