Namlunun Ucundaki Sessizlik
Ali Özkavak
Sıradan bir hayatın, sıradan dertleri... Pencereden yağmuru izlemek, sıcak bir kahve içmek, sokakta telaşsızca yürümek. Tüm bunlar, Suriye sınırının ötesinde, haritadan silinmiş bir kasabanın tozlu ve yıkık dökük sokaklarında ne anlama gelir? Hiçbir şey.
Yeşil ekranlı gece görüş gözlüklerinin ardında parlayan yorgun gözler, otuz kiloluk teçhizatın ağırlığıyla ezilen omuzlar ve genzi yakan keskin barut kokusu... Namlunun Ucundaki Sessizlik, büyük nutukların ve sahte kahramanlık masallarının bittiği yerde başlıyor. Burası, tetiğe basılmadan hemen önceki o sağır edici bekleyişin, korkuyu bastıran kas hafızasının ve ölümle yaşamı ayıran o incecik, acımasız çizginin gerçeği.
Bu kitapta süslü zaferler yok; sadece çelik, yıkım, zeytin ağaçları ve karanlığın içinde birbirinin sırtını kollayan isimsiz gölgeler var.
Nefesini tut. Çünkü ilk mermi namludan çıktığı an, o sessizlik sonsuza dek bozulacak.
RomanDevam ediyorAksiyon
21Görüntüleme2Beğeni1Bölümler5,0Oylama