“Müze” için sonuçlar
Arama sonuçları
Müze gizemi
Tuan
Bu müzede ne var?
Müze Parçası
Poyraz Oğuz
Tamamen özgün bir yapıt olan bu kitap size body horror temasını iliklerinize kadar hissettirecek
Kanayan Kalpler Müzesi
hira
Jrjdjfdk
Gece yarısı müzeyi
Melose•☆○°
Muzey gəzintisi zamanı Melek adlı gənc qız təsadüfən qədim və sirli bir eksponatı sındırır. Bu hadisədən sonra muzeyin hər küncündən qaranlıq, kölgəli varlıqlar peyda olur və Meleki təqib etməyə başlayırlar. Muzeyin küncündə gizlənən Melek qorxu içindəykən, Aras adında sirli bir gənc peyda olur. Aras Melekə bu qaranlıq sirri açır və ona muzeydən xilas olmaqda kömək edəcəyini vəd edir. Amma kölgəli varlıqlar Aras və Meleki hər addımda izləyirlər. İndi Aras və Melek muzeyin qaranlıq künclərindən keçərək muzeydən xilas ola biləcəklərmi? Yoxsa kölgəli varlıqlar onları əbədi olaraq əsir alacaqlar?
GECEMİZ GÜNDÜZÜMÜZE
Sevda bulut
Bu bir sözdür ağlamayınız
21..
Anlamadık sankii
Bir arkadaş grubu müzeye geziye çıkarlar. Fakat müzede beklenmedik bir şekilde garip bir yere düşerler. Buradan çıkmak imkansızdır. Şimdi buradan çıkmak için buradaki gizemi çözmelilerdir..

Müzedeki Küller
☆{Mira Arslan}★
Bir yangın. Bir kadın. Ve adaletin soğuk yüzüyle karşılaşan bir savcı… Efsun Atalay, masum mu yoksa ustaca saklanan bir sır mı? Pars Ünal, doğru bildiği her şeyle kalbi arasında kalacak. Gerçekler açığa çıktıkça sadece suçlular değil, kalpler de yargılanacak. Adaletin Soğuk Yüzü Aşkın, sırrın ve intikamın tam ortasında bir hikâye.
Kırık Kalpler Müzesi
Lura
Bir aşkın kalıntıları üzerine yazılan bir hikaye...
MÜZEDEKİ ELMAS
Taha Donmez
MÜZEDEKİ ELMAS Ünlü bir dedektif, müzeden çalınan 1 kilogramlık Kaşıkçı Elması’nı bulmak için tehlikeli bir soruşturmaya başlar. İzler onu New York’tan Paris’e, oradan da Afrika’ya götürür. Ancak soruşturmanın en büyük şüphelisinin kendi kardeşi olduğunu öğrenince işler tamamen değişir. Kardeşi ve suç çetesi tarafından kaçırılan dedektif, Mac ve Max adlı iki kişinin yardımıyla kaçmaya çalışır. Milyonlarca dolar, mücevherler ve tehlikeli paralı askerlerle dolu bu macerada artık mesele yalnızca kayıp elmas değildir. Çünkü dedektifin karşısındaki en büyük gizem, kendi kardeşidir.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İNSAN AKLI
Harun Demhat Temel
Geçmişten şimdiye kadar bir şeyin değiştiğini söyleyemem ama değişen bir şey varsa ise benim değişmediğini düşündüğüm tek şey insanların ön yargıları ve kendilerini her şeyden üstün görmeleri bunu tüm insanlara genelleme yaparak söylememek gerekiyor geçmişte nasıl ki insanlar kendilerini siyah insanlardan üstün gördülerse şimdide değişen bir şeyin olmadığını düşünüyorum. “Siyahın beyazdan üstünlüğü olmadığı gibi beyazında siyahtan üstünlüğü yoktur”. Benim bazımda ön yargılı insanlar cahil insanlardır. Kendilerini her konuda akıllı sanmaları onları toplum içinde rezil olmalarının önünü açıyor. Bir ortamda ön yargılı daha doğrusu benim tabirimle cahil birisi varsa o kişiyle münakaşaya girilmemeli aksi takdirde mağlup olan kişi siz olursunuz. Hz. Mevlana’nın bir sözü vardır “Cahille girme münakaşaya ya sinirini zıplatır tavana ya da yazık olur adabına” yani uzun lafın kısası o kafaya sahip bir insanla gireceğiniz tartışmada olan sizin saygın kişiliğinize ve adabınıza olacaktır. Her insan bu seviyeye düşmemeli, başkalarının gözünde bu özelliklere sahip olmamalı. Yazımın başında anlattığım bu özelliklere sahip kişiliklerin nasıl bir durum ve yokluk içinde olduklarının kanıtıdır. İnsanlar toplum içinde saygınlığını korumalı, kişiliğini bir ortam içerisinde bu tür özelliklere kaptırıp kendini zayıf düşürecek hamleler yapmayıp kişiliğini ve benliğini koruması gerekir aksi takdirde hezimete uğrayacak kişi olacaktır. Geçmişten günümüze insanlığa birçok faydalı aynı zamanda zararlı olan icatlar buluşlar yapıldı, mesela telgraftan, ev telefonuna, ev telefonundan, cep telefona daha sonra dokunmatik telefona geçiş yapıldı aynı zamanda ateşten, meşaleye, meşaleden, ampule icatlar yapıldı. Bu icatlar insan aklının geçmişten günümüze nasıl geliştiğini gösterir. Bazen insan aklına farklı sorular gelebiliyor mesela; -Neden geçmişte insan aklına bu tür icatlar gelmiyordu? Ya da -Neden geçmişten şimdiye kadar ki bilim insanlar bu tür icatlara yönelik çalışmadılar? Bu soruları sormamın nedeni bu tür icatların 20.yy değil de mesela neden geçmiş yüzyıllarda yapılmamasıdır geçmişte insan aklı yok muydu? Bence benim şahsi düşüncem şu; İnsanoğlunun geçmişte bu tür şeyleri düşünmemesinin nedeni eskiden insanların kafası toprak fethetmeye ve savaşa dönük olarak çalıştığı ve o dönemde yaşayan birçok bilim insanının devlet adamları ve hükümdarlar tarafından kendi ve devlet çıkarları doğrultusunda himayelerine alındığını söyleyebiliriz. Şimdiki Avrupa’nın orta Asya ve orta Doğu ülkelerinden hem teknolojik hem de medeniyet bakımından üstün olmasının nedenlerinden biriside budur. Çünkü eskiden orta Asya ülkelerinde kullanılan ve biraz önce bahsettiğim düşünce yapısı o zamanki Avrupa ülkelerinde uygulanmıyordu. Şimdiki zamanda her ülkenin bilim insanı kendi ülkesinde değil de başka bir ülkede faaliyet gösteriyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri ise kendi ülkelerindeki eğitim sisteminin zayıf olmasıdır. Şimdiki insanların ve şimdiki devletlerin düşünce yapısı ise tamamen psikolojik savaşa dönmüş durumda okumamış insan nasıl okumuş insan karşısında zayıf düşüyorsa gelişmemiş devletler ise gelişmiş devletler karşısında zayıf kalıyor. Yani geçmişteki dünya aklı ile şimdiki dünya aklı arasında hiçbir fark yoktur ve geçmişten günümüze insan ve dünya aklını Baz alarak konuşursak değişen hiçbir şeyin olmadığını açık bir şekilde görürüz. Büyüklerimiz eskileri anlatırken duymuşuzdur eskiden büyüklere hürmet vardı, eskiden komşuluk hatırı vardı diye hep anlatırlardı. Eski toprak insanların geçmişte yaşadıkları ve hoşnut kaldıkları bu tür şeyleri şimdiki zamanda görememeleri hem onlar için hem de bizler için çok üzüntü verici bir olay. Bu durum büyüklerimizin gelecek kuşaktaki ve yeni nesil çocuklardan pek ümitlerinin kalmadığına ve gelecek neslin kendilerine eskisi gibi hürmet edemeyeceklerini gösterir. Bu durum söz konusu olduğunda bizlerin görevi onların bu tür yanılgılara düşmelerini engellemektir. Onların geçmişten günümüze kendilerine tahsil ettikleri tüm bilgileri, tüm öğrenimleri, tüm ilimleri öğrenmek ve dahi gelecek nesillere aktarmak için bizlere altın tepside sunulan bir fırsat olduğunu unutmayalım. Bizlerin amacı bu olmalıdır. İnsanoğlu’nun hiçbir şeyi küçük görmemesi lazım. Senin bazında küçük olan şey başkasının gözünde büyük bir şey olabilir. Cengiz Han’ın bir sözü vardır “Asla bir çiviyi küçük görmeyin bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı, bir komutan orduyu, bir ordu koca bir ülkeyi kurtarır”. Bizlerin bu sözden çıkaracağı ders şudur; nasıl ki bir çivi koca bir ülkeyi kurtarıyorsa, bizimde küçük gördüğümüz şeyin çivi değerinde dahi değeri olmasa bile öyle bir düşünceyle yaklaşmak bizler için yanlış bir yaklaşım olur. İnsan yaratılmışların birçoğundan üstündür melekler bile yaratılan ilk insana secde etmişken bizler neden bunun kıymetini bilmiyoruz ve neden hala bizi yaratan üstün varlığa inanmakta veya secde etmekte zorluk çekiyoruz? İşte tüm bunların tek cevabı şu “İNSAN AKLI” Allah düşünüp tutalım diye bizlere öğüt veriyor. -Allah tarafından insanlara neden akıl verildi omuzumuzun üstünde taşıyalım mı diye? HAYIR! Onun bizlere verdiği nimetlere şükredelim diye. Neden secde etmemizi istedi onun huzurunda şükredelim diye, neden imam etmemizi istedi temize ve huzura kavuşalım diye ama insan ona verilen akılla bunları düşünemiyorsa ne işe yarar ki? Velhasıl Kelam yazımın başından beri bahsettiğim her şeyin anahtar kelimesi “İNSAN AKLI” nasıl insan aklı, geçmişten günümüze bazı toplum ve kesimlerde gelişemeyen “İNSAN AKLI”. “ Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkâr eder” “İBN-İ HALDUN” SON… HARUN DEMHAT TEMEL

