“Leydi” için sonuçlar
Arama sonuçları
Crazy Leydi
Selen Narcı
İkinci hayatına reenkarne olan leydi Elin,sahip olduğu bir hastalık yüzünde delirmeye başlar.Kendi kendine olan savaşında bakalım eski hayatında yaşananları değiştirebilecek mi?

Sırsız Leydi
KarDelen
Bu hikaye tamamen ve her ayrıntısına kadar kurgudan ibarettir geçmiş, gelecek ve şimdiki zamanla hiç bir bağlantısı yoktur! Küçükken bir köleye yardım eden ailesi,Köleliğe layık görüldü kölelik sistemini inkâr ettiklerinden dolayı tüm ailesi katledildi Kral ve Kraliçe sözümüzün konusu. Prenses olan İlluminaya bu gerçekleri dolaylı yoldan anlattılar. Kral ve Kraliçenin doğal yollarla öldüğünü inandırdılar böylece geçmişini boyanan İlluminayı rütbe düşürerek -ki onun geçmişi boyanırken o daha küçük olduğu için hatırlamıyor- Leydi yapan yeni kral ve kraliçe -yani eski dük ve düşes- ise bu gerçeği saklamaları için tüm diyara tehtitler gönderdi, artık sarayda bile "Leydi İllumina" ismi vardı prenses kaybolmuştu. Fakat gerçek geleceğin gölgesini takipler derler. İllumina artık 'küçük kız' değildir. Eskiden beri sarayda ona dışlama ve horgörülme hakimdi artık bu günlerin geride kalması için intikam almayı ve geleceğin Acımasız Kraliçesi olmayı hedefliyor. !DİKKAT KİTAPTA ÖLÜMLER VARDIR!
Leydi Meydi
Rana Avdatek
Leydi isimli genç kız (gerçek ismi Esmanaz) lisede zorbalığa uğruyordu ve aniden hayatına seksi bir erkek girdi, NELER OLACAK?! (Hikaye mizah amaçlıdır ciddiye almayınız efenim iyi okumalar)
KIZIL LEYDİ
Gülsima
Bölge liderlerinin toplandığı bu masada tek kadın bölge lideri olan Selen Soyder, babasının ilk göz ağrı ve liderlik vârisiydi. Bir erkek kardeşi olmadığı için zamanı geldiğinde soyunun liderliğinin başına geçecek olan Selen, düşmanları ile baş edecekti. Yakarların lideri olan Koran Yakar, Soyderler ile büyük bir düşmanlık içindeydi. Yıllardır süren bu düşmanlık, Selen ve Koran ile devam edecekti. Yeraltının ve üstünün sahibi olan bu liderler arasında bir kadın lider vardı. Peki ya şimdi ne olacaktı? İlk kadın bölge lideri olan Selen Soyder, kendi bildiklerini yapacaktı.
Le bağımlı
Hatce
--- Yine ve yeniden bu kafamın içindeki sesler… Ne yapsam çıkmıyor. Yapmalıyım… Bu iğrenç bağımlılık beni mahvetti. Arkadaşlarımı yavaş yavaş kaybediyordum. Ailem en büyük destekçim, ama onlar da yavaş yavaş benden uzaklaşıyor gibi. Artık kendimden nefret ediyorum. Odamdan çıkamıyorum artık. Bir yerlere gidemiyorum. Ne zaman odamdan çıkmaya çalışsam hep onu düşünüyorum… O, beni kendine bağlayan, o, beni kendine hapseden ve yine o, beni benden çok seven… Ama olmaz, daha fazla kendime zarar veremem. Bu illeti bir an önce yenmem lazım. Bugün evden çıkmaya çalışacağım ama korkuyorum. İnsanların yüzüne nasıl bakacağım? Utanıyorum ama yapacağım. Bu gözler, bu gözler… Her şeyi anlatıyor. Nasılda bakıyorlar öyle acımasızca… Neyse, hızla uzaklaşmam gerek. Nereye gitsem bilemiyorum. Bildiğim tek şey: İnsanlarınKasada durdum. Kırmızı kapağın soğukluğunu avucumda hissediyordum; plastik yüzey bir tür çağrıydı, eski ve tanıdık. Kasiyer kartla bir şeyler konuşuyor, benim seslerimse göğsümde bir davul gibi atıyordu. İnsanların arka planda hareket eden siluetleri gibiydim — parlak ışıklar, rafların renkleri, hepsi anlamsız bir perde. Tam o sırada, önümde sırada bekleyen yaşlı bir kadının gözleri benimkilerle karıştı. Gözlerinin içindeki şaşkınlık ve yorgunluk, benimkinden farklı değildi; belki de yılların bıraktığı izlerdi. Bana baktı, küçük bir gülümseme belirdi yüzünde — suçlayıcı değil, yumuşak bir merak. İçimdeki bir şey, o gülümsemeyi tanıdı: belki de daha önce unuttuğum bir güveniş. Elimi sıkıca kapattım, parmaklarım arasındaki nesne yavaşça ısındı. Dışarıda hava serindi; marketin cam kapısından görünen sokak, yaşamın küçük hareketleriyle doluydu: iki çocuk bisiklet çalıyor, köpeğini gezdiren bir adam, açık pencereden yayılan yemek kokusu. Hepsi, başka hikâyelerdi — benimkinden ayrı, ama aynı zamanda bağlı. Kasiyer çantasına koyarken içimde bir çatlama oldu. O an düşündüm: “Bunu alırsam ne olacak? Almazsam ne değişecek?” Cevap hemen gelmedi; sadece bir boşluk, sonra bir başka ses — nazik, sessiz — fısıldadı: “Bir adım daha atmadan önce kendine bir şans ver.” Çıkış kapısına yürüdüm. Kapı kolunu tutarken ellerim hâlâ titriyordu. Dışarı adımımı attığımda, soğuk hava yüzüme çarptı; nefesim buharlı bir perde gibi önümde yükseldi. Ayağım geri dönmek istemedi. Marketin dışında durdum, bir an için bir bankın üzerine oturdum. Kırmızı kapak hala cebimdeydi, ama elimde değildi. Cebimde sıcak bir ağırlık, ancak artık bir karar anıydı: bu nesne benim zincirim miydi, yoksa beni kendime getirecek bir kıvılcım mı? Bir adam köşeden geçti; yanında küçük bir çanta, yüzünde düşünceli bir ifade vardı. Bana bakıp, “İyi misin?” diye sordu — sadece sözle, yormadan. Sordukça sesler geri çekildi; sorunun basitliği, gücünün büyüklüğünü kırdı. “Evet,” dedim, doğru değildi ama söylemeye çalıştığım bir başlangıçtı. “Sadece… biraz kötü hissediyorum.” Adam bir şey söylemedi, sadece telefonunu çıkardı ve bir numara çevirdi. “Kızımı arıyorum,” dedi, “aynı şeyleri o da yaşadı, yardım etti bize.” Bana bir isim söyledi, sonra nazikçe, “Bir iki dakika konuşmak ister misin? Ben buradayım,” diye ekledi. Sessizliği dolduran o küçük jest, içimde başka bir kapıyı araladı. O gün, kırmızı kapağı eve götürdüm ama kullanmadım. Akşam olduğunda, ailemle oturdum ve çıplak gerçekleri paylaştım — sesleri, korkuları, utanmayı. Onların yüzündeki şaşkınlık ve endişe, beni ürkütmedi; aksine, biraz olsun hafifletti. Konuştukça, yalnız olmadığımı hissettim. Birisi elini tuttu, birisi sessizce ağladı, birisi dışarı çıkıp taze hava aldı getirdi. Küçük, yavaş adımlar attım o gece: telefonu elime alıp bir destek hattını aradım, kendime bir randevu aldım; profesyonel birine ulaşmak için ilk adımı attım. Her biri tek başına büyük görünmüyordu, ama bir araya geldiklerinde beni yerimde sayan o sis çözülmeye başladı. O sesler hâlâ var — bazen daha şiddetli, bazen daha uzakta. Ancak o günden sonra öğrendim ki sesleri tamamen susturmak değil, onlarla baş etmeyi öğrenmek de bir zaferdir. Her “hayır” dediğimde, her elimi birisine uzattığımda, o kırılgan umut büyüdü. Tekrar düştüğümde, kalkmayı öğrendim; kalkmak küçük bir karar, ama tekrar tekrar verilebilir.
Leydi Yaşamak İstiyor
Fa
"Alın kellesini!" O an son defa yaşamak için bir şeyler yapmaya çalıştım ama ne gücümün, ne de sebebimin olduğunu farkedince kafamı eğip çaresizce bekledim. Ölmek istemiyordum, kesinlikle ölmek istemiyordum...Kendimi bu konuda teselli etmeye çalışsam da yapamıyordum. En azından o zalim halkın önüde idam edilmeyecek oluşuma sevindim ve ölümümden saniyeler önce gülümsedim. 3...2...1... Gözlerimi iki kişilik yatakta açtım. Nerdeydim ben? Daha önemlisi kimim ben? Sera Albayrak mı, yoksa Valeria Ernest mi?
Karanlık leydi "Anlaşma"
beyazleydi
Yüksek statüye sahip bir büyücünün kızı olan Vera hogwars büyücülük okulundan mektup almasıyla okula transver olur. Birçok dost ve düşman edinen Vera geçmişin gizemli kapılarını aralar. Peki bu sırların altından kalkabilecek mi?

Leydi Ashbourne’nin Yükselişi
Açelya
Mira boğularak öldüğünde kendini yıllar önce yaşayan bir kadının bedeninde buldu. Sosyetenin paramparça ettiği, unuttuğu, adını lekelediği Leydi Elowen Ashbourne artık yok. İntikam alacak, görmezden gelinmeyecek, susturulmayacak ve aynı hatayı yapmayacaktı. Bu kez, kimse onu yok edemeyecekti. Ve herkes, unuttukları leydinin nasıl yükseldiğini görecekti.
Seungmin le soğuk espiriler
Binpower
Soğuk espiri

Straykids x itzy le yemekteyiz
Binpower
Straykids üyeleri ve itzy üyeleri kendi aralarında yemek yarışması yapıyolar Başlangıç tarihi:15/11/2025 Final tarih;28/11/2025
SEÇKİN KRALİÇE
elise clorance
Gözleri soluk beyaz tende ve rengini yitiren kızıl saçlarda dolandı. Zayıf bedeni göğsüne çekerken gözyaşları haykırışlarıyla karıştı ve geçtiği her yeri yaktı. İmparatorluğu huzurlu bir güne uyandırmış olsa da kendi sonsuz bir karanlığa ve acıya gömülmüştü. Bir daha hiç çıkmamak üzere. © Tüm Hakları Saklıdır.
Yılanların Leydisi
Pelin Kula
Üç Gorgon kız kardeşin arasında en küçük ve tek ölümlü olan Medusa, Pallas Athena'nın tapınağında yaşıyor; günlerini tanrılara methiyeler düzerek geçiriyordu. Oldukça sade bir yaşam sürmeye çalışmasına karşın ona insanların arasında bir ün kazandıran tanrısal güzelliği, kendini tanrılara adamış olmasına rağmen tanrıça Athena'nın garezini kazanmasına sebep olmuştu. Oldukça güçlü bir erkek tanrının özel ilgisine sahip olduğunu bile bilmeyen Medusa onu bekleyen felaketlerden habersizdi. Fakat hikaye sahiden de erkekler tarafından yazılmış destanlarda olduğu şekilde mi bitmek zorundaydı?
Sende Mi Böyleydin
Doğa Gülay
Cemre, Feride, Berkay üç kardeşti. Çocukluklarından beri babalarından şiddet görmüş ve dışarıda kollarında morluklarla dolaşmaya mahkum edilmiş ama birbirlerine bağlı, varlıkları birbirine güç vermiş, hep birbirlerine destek çıkmış üç gençti. Daha ailede şiddet görmeye başlayan bu üç çocuktan özelliklede Feride dışarıda da tacize uğramış bu nedenle bu ondada büyük bir travma yaratmış ve kardeşi Berkay'dan başka hiçbir erkeğin ona dokunmasına izin vermemiş, bir erkek ona fiziksel bir temasta bulunduğunda da hemen korkmaya başlamış genç bir kızdır. Çocukluğundan beri hem fiziksel hem de duygusal şiddete maruz kalmış bu üç genç çocuğun en büyük hayali ise bu sene son senelerine başlayacakları liseyi çok çalışarak tamamlamak ve gelecekte kendi ayakları üzerinde durarak babalarından kurtulmak ve hapsoldukları kafesten çıkmaktır.
GÜCÜN LEYDİSİ
Star Moonlight
"Hep çok güçlüydüm. Olduğum her yerde tek bir sözüm bile insanları susturmaya yetti. Benim gibi asil bir leydinin asla nihai güce ulaşamayacağını düşündüler, amaben başardım. Bu krallıkta krala bile söz geçire biliyorum. En güçlü benim. Ama her şeyin bir bedeli vardır. Hep güçlüydüm, ama hep yalnızdım. Her kes güç için benimle arkadaş olur, ama sahte...Hepsi sahte... Ama ben hala gerçek aşka inanıyorum ve onu bulacağım! Ben, Leydi Venessa buna yemin ediyorum!"

Kralın leydisi
Merve
Küçük arkadaşlarının birbirine olan aşkları için ayrılmak zorunda kalmaları
Bir Sonun Yeniden Yazılışı
S.Y.
Kitabın sonunu biliyordu. Ama hikâyenin başına geri dönmüştü. On yedi yaşındaki Lily, bir gün yıllardır okuduğu kitabın içine düşer ve kendisini Lady Eleanor’ın bedeninde bulur. Krallığın en güçlü hanedanlarından birinin kızı olan Eleanor’ın kaderi bellidir: İhanetle suçlanacak ve hayatını Dük Kieran’ın ellerinde kaybedecektir. Fakat Lily artık hikâyenin sonundaki Eleanor değildir. Henüz on üç yaşındadır ve kaderini değiştirmek için yılları vardır. İlk amacı basittir: Hayatta kalmak. Ancak sarayın sırları, ailelerin güç savaşları ve değişen dengeler onu kaçamayacağı bir oyunun içine sürükler. Ve bir zamanlar onun katili olacak Dük Kieran, artık karşısındaki Eleanor’ı tanıyamamaktadır. Lily hikâyenin sonunu değiştirebilecek mi, yoksa değiştirdiği kader onu daha büyük bir sona mı sürükleyecek?
Ayın leydisinin 2 şansı
Merziye ömer
Ay ve güneş prensesi ___ Elestar krallığı tanrının hem kutsamasını hemde lanetini alan bir krallık . Hepsi önceki kralın aç gözlülüğü yüzünden olan bir şey Tanrı prensesler doğmadan önce bir Vahi indirir ve o Vahide ( Güneşin ve ayın prenseslerin doğacağı ve onlardan birisinin yıkımı diğerinin ise bereketi getireceği ) İydir ve bunu duyan kral oldukça tedirgindir ailesi ve halkı için en iyisi yıkımı getirenin yok olmasıydı ama tanrı o kişinin kim olduğunu söylemez . Ama halk güneşin prensesini bereket ayın prensesini ise yılımı getireceğine inanıyordur ve bu yüzden ise kimse ayın prensesini umursamadı ve ilgilenmedi hatta öz babası bile

