“Lanetli Prenses” için sonuçlar
Arama sonuçları
Lanetli Köyün Prensesi
Pembenin Ötesi
Bir prensesin köyü lanetleyen cadıyla nasıl savaştığını anlatıyor. Kısa öz ve muhteşem bir kitap. Fikirlerinizi yorumlara yazmayı unutmayın. İyi okumalar.
Lanetli
Hatice Tusem Güdem
Bir kitap düşünün asılar boyu lanetli. Kitap tüm kurbanlarını teker teker öldürdü ve şimdi sıra Şarlatan ve Martı' da kitap ve kurban aynı anda var olamaz ikisinden biri ölecek ya kitap ya Şarlatan ...
lanetli
Gülsüm
Evdeki lanet
Sen prensessin!
Rüya
-Bu bir son mu? Elveda mı demem gerekiyor? -Bu bir savaş, bizim savaşımız prenses
Beni Kim Prenses Yaptı?
Moon
Güzel Athanasia kendi biyolojik babası Claude de Alger Obelia’nın elleriyle öldürüldü, soğukkanlı imparator! Saçma bir uyku hikayesi bu… Ta ki bir kadın uyanıp da aniden o talihsiz prenses olduğunu bulana kadar! Kaderini atlatmak için bir plana ihtiyacı var ve zaman tükeniyor. A Planı’nı uygulayıp, kötü şöhretli imparator tarafından fark edilmeden olabildiğince sessiz mi yaşayacak? B planı, saraydan kaçacak kadar para biriktirmek? Yoksa babasının sevecen tavrına bürünüp C planına uyacak mı?!
Prenses
Saige Nerth♡
Yıllar önce Kar Krallığı'nın varisi olan Asena, ormana kaçar ve yıllar boyunca orada yaşar. Onunla arkadaşlık yapan bir sürü kişi tanır. Fakat bir gün krallığın muhafızı tarafından aranır ve bulunur. Muhafız onu krallığa gelmesi için ikna eder ve yola çıkarlar. Ama ormanda tehlikeli canavarlar vardır.
Prenses ve ben
Eda gunes Kuzoluk
Merhaba ben sude ve bu gün yine dolaşmaya çıktım ve saraydan kaçmış bir prensesle tanıştım. Prenses bana benim yerime geçmek istermisin dedi ben olur dedim ozaman geçebilirsindedi üstlerimizi çıkarıp birbirimize verdik sonra prenses bana benzedi bende ona. benzedim. .
Prenses Gibi
Tuana
Daha 4 aylıkken farklı ailelerin evlat edindiği 3 kız kardeş yıllar sonra tesadüfen bir araya gelmeleri ve dünyanın kaderinin onların elinde olması ve bu yüzden takım halinde çalışıp gerçekleri öğrenmeleri
LANETLİ AŞK
Fadime nur güzel
LANETLE BİRBİRİNE BAĞLANAN İKİ GENÇ BİRBİRLERİNE GİT GİDE DAHA ÇOK BAĞLANIR VE MACERA BAŞLAR
Lanetli Köy
Elf01
Elif 15 yaşında dünyanın yüzde birinde olan hastalığa yakalanıyo ve psikolojisi bozuluyor sadece Elifin hikayesini okumak istiyor isen hemen tıkla
LANETLİ OKUL
Nisa
1955 yılında Kore'de bir lise öğrencisi okul arkasındaki eski nükleer santral girdi. Burda gezinen kız öğrenci bütün odaları gezdi ama bir oda dikkatini çekti. Çünkü oda zehir ama güzel bir koku vardı. Güzel koku onu ondan aldı sonra garip birşey hissetmeye başlar kendini zar zor dışarı atan kız evine doğru ilerlerken karşısına çıkan bir öğrenciyi ısırdı ve öğrenci zombi diye bildiğimiz şeye dönüştü. Efsane bu kadardı ama derler ki gece 12'de okula gelirseniz onu görebilirsiniz.
lanetli ev
Gece
Evinizin lanetli olduğunu düşünmüyormusunuz... Düşünmelisiniz...
Lanetli köy
İrem
Ben ranso bir zamanlar bir köy vardı şimdi o köyün hikayesini anlatıcam.lanetli köy adında bir köy vardı ama aslında bu köyün evvel zaman önceki ismi gece köyüydü gece köyü olmasının sebebi geceleri dışarı çıkılmamasıydı nedeni geceleri bu köye bir yaratık gelirdi o yaratığı sadece Addison adında bir adam görmüştü. Addison denilen adam o yaratığı görür görmez korktuğunu düşünüyorlar.o adam o günden sonra bulunamadı.Bu yüzden bu köyün adı lanetli köy oldu.sonra adair adında bir adam o yaratığı merak edip akşam dışarı çıkmaya karar verdi 😳.ve adam kararını vermişti bile akşamliğin dışarı çıktı o yaratığı aradı ama bulamadı on sonunda çok uykusu geldiği için bir ağacın gövdesine uzandı o uyuduğu zaman yaratık gelmişti.ve adamı tam yakalıyacağı zaman adam uyandı.ve adam çığlık attığını durmuşlar çünkü artık bu köye bir kamera takmışlar.bu yaratığı ikinci gören adam adam oldu bir gün bende aklımdan bir plan kurup o yaratığı öldürme kararı aldım ve planım şöyleydi o büyüyü yapan kişiyi sabahın 07:00saatleri gibi arama yapacaktım Ve sabah olmuştu kalktım ve aramaya başladım sonra bir mağaraya geldim ve mağara nin önüne taşlar düşmüştü ben çok korktum ve ileri doğru gittim orda beyaz saçlı dişleri sivri yüzünde kan olan bir kadın gördüm ve bana doğru koştu beni ısırmaya çalıştı ama dedi ki dur siz kimsiniz dedim ve o laneti sizi yaptınız diye sordum oda şöyle cevap verdi:evet ben yaptim dedi bende dedimki niye böyle bisey yaptınız oda şöyle cevap bu köyde Atron adında bir adam var 13 yıl önce bana bir bıçak sapladı ve ben ölmedim oyuzden ondan intikam almak için böyle bir büyü yaptım ve bu büyü işe yaradı ben de bu büyüyü bozmadım ben de kadına şöyle cevap verdim lütfen bu büyüyü bozun o adamı size getiriyim dedim oda kabul etti ve büyüyü bozdu bende bir kaç sonra buldum onu öldürdü.ve büyü bozulmuştu ama maalesef canavar ölmemisti bu yaratığın ismi lanetcaros canavarın iş ama maalesef hale kimse akşamları dışarı cikamiyor
lanetli krallık
atabey
2 kardeş, 2 genç kız herşeyden habersiz günlerini geçirmekte. Kasabalarında saklı olan karanlıktan habersiz. Ama bu döngünün kırılmasına az kalmıştır iyilik ve kötülük çirkin yüzünü göstermek için vuslatta. Bir dünyayı karartmak için pusuda. Saf sevginin arasına şeytani tohumlarını ekmekte. Ama daha tehlikeli Bir şey var hiç görülmemiş duyulmamış masallarda bile. 2 genç bu kötülükle baş edebilecek mi yoksa aklını mi kaçıracak kim iyi kim kötü işte asıl bilmece

lanetli rüya
Ali
Genç bir erkeğin lanetli rüyaları

lanetli rüya
Ali
Genç bir erkeğin lanetli rüyaları

Lanetli Gözyaşları
Lanetli Gözyaşları, kendisine ve ailesine musallat olan doğaüstü varlıktan kurtulmaya çalışan Anna’nın hikayesini anlatıyor. Anna Garcia, 1973 Los Angeles'ta yaşayan bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davalardan biri onu oldukça zorlamaktadır. Davanın derinlerine indikçe, karmaşık davanın içinde ürkütücü doğaüstü güçler olduğunu fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güçlerin yarattığı etkiler, Anna'nın kendi ailesinin başına gelenlere benzer izler taşımaktadır. Bu doğaüstü izler, kendi eliyle mühürlenmiş korkunç bir kaderde sıkışıp kalan, korkunç görünüşü ve ölümle yaşam arasında sıkışan ruhu ile dehşet salan La Llorona'nın izleridir. La Llorona, yani "Ağlayan Kadın", gerçek hayatta bir kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur. Acı içinde ağlarken kendini de azgın nehre atan kadının ismi, nesiller boyunca dehşetin kendisi olmuştur. Artık gözyaşları sonsuzdur ve geceleri onun ölüm çağrısını duyanların kurtuluşu yoktur. Kendi çocuklarının yerine geçirmek için çaresizce çocukları avlayan La Llorona, yüzyıllar geçtikçe arzusunda daha da vahşileşmiş ve yöntemleri daha da acımasız olmuştur. Çocuklarını tehlikeye soktuğundan şüphelenilen sorunlu bir annenin ürkütücü uyarısını göz ardı eden Anna ve küçük çocukları, korkutucu bir doğaüstü dünyaya çekilir. La Llorona’nın ölümcül gazabından kurtulmak için umutları, inançları sarsılmış bir rahip ve onun korkunun ve inancın çarpıştığı uçurumlarda sallanan mistisizmi olabilir. Anna'nın ailesini kurtarmak için inançlarına sıkı sıkı sarılması ve ruhsal bir mücadele vermesi gerekecektir...

Lanetli Gözyaşları
Lanetli Gözyaşları, kendisine ve ailesine musallat olan doğaüstü varlıktan kurtulmaya çalışan Anna’nın hikayesini anlatıyor. Anna Garcia, 1973 Los Angeles'ta yaşayan bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davalardan biri onu oldukça zorlamaktadır. Davanın derinlerine indikçe, karmaşık davanın içinde ürkütücü doğaüstü güçler olduğunu fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güçlerin yarattığı etkiler, Anna'nın kendi ailesinin başına gelenlere benzer izler taşımaktadır. Bu doğaüstü izler, kendi eliyle mühürlenmiş korkunç bir kaderde sıkışıp kalan, korkunç görünüşü ve ölümle yaşam arasında sıkışan ruhu ile dehşet salan La Llorona'nın izleridir. La Llorona, yani "Ağlayan Kadın", gerçek hayatta bir kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur. Acı içinde ağlarken kendini de azgın nehre atan kadının ismi, nesiller boyunca dehşetin kendisi olmuştur. Artık gözyaşları sonsuzdur ve geceleri onun ölüm çağrısını duyanların kurtuluşu yoktur. Kendi çocuklarının yerine geçirmek için çaresizce çocukları avlayan La Llorona, yüzyıllar geçtikçe arzusunda daha da vahşileşmiş ve yöntemleri daha da acımasız olmuştur. Çocuklarını tehlikeye soktuğundan şüphelenilen sorunlu bir annenin ürkütücü uyarısını göz ardı eden Anna ve küçük çocukları, korkutucu bir doğaüstü dünyaya çekilir. La Llorona’nın ölümcül gazabından kurtulmak için umutları, inançları sarsılmış bir rahip ve onun korkunun ve inancın çarpıştığı uçurumlarda sallanan mistisizmi olabilir. Anna'nın ailesini kurtarmak için inançlarına sıkı sıkı sarılması ve ruhsal bir mücadele vermesi gerekecektir...

Lanetli Gözyaşları
Lanetli Gözyaşları, kendisine ve ailesine musallat olan doğaüstü varlıktan kurtulmaya çalışan Anna’nın hikayesini anlatıyor. Anna Garcia, 1973 Los Angeles'ta yaşayan bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davalardan biri onu oldukça zorlamaktadır. Davanın derinlerine indikçe, karmaşık davanın içinde ürkütücü doğaüstü güçler olduğunu fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güçlerin yarattığı etkiler, Anna'nın kendi ailesinin başına gelenlere benzer izler taşımaktadır. Bu doğaüstü izler, kendi eliyle mühürlenmiş korkunç bir kaderde sıkışıp kalan, korkunç görünüşü ve ölümle yaşam arasında sıkışan ruhu ile dehşet salan La Llorona'nın izleridir. La Llorona, yani "Ağlayan Kadın", gerçek hayatta bir kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur. Acı içinde ağlarken kendini de azgın nehre atan kadının ismi, nesiller boyunca dehşetin kendisi olmuştur. Artık gözyaşları sonsuzdur ve geceleri onun ölüm çağrısını duyanların kurtuluşu yoktur. Kendi çocuklarının yerine geçirmek için çaresizce çocukları avlayan La Llorona, yüzyıllar geçtikçe arzusunda daha da vahşileşmiş ve yöntemleri daha da acımasız olmuştur. Çocuklarını tehlikeye soktuğundan şüphelenilen sorunlu bir annenin ürkütücü uyarısını göz ardı eden Anna ve küçük çocukları, korkutucu bir doğaüstü dünyaya çekilir. La Llorona’nın ölümcül gazabından kurtulmak için umutları, inançları sarsılmış bir rahip ve onun korkunun ve inancın çarpıştığı uçurumlarda sallanan mistisizmi olabilir. Anna'nın ailesini kurtarmak için inançlarına sıkı sıkı sarılması ve ruhsal bir mücadele vermesi gerekecektir...

Lanetli Gözyaşları
Lanetli Gözyaşları, kendisine ve ailesine musallat olan doğaüstü varlıktan kurtulmaya çalışan Anna’nın hikayesini anlatıyor. Anna Garcia, 1973 Los Angeles'ta yaşayan bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davalardan biri onu oldukça zorlamaktadır. Davanın derinlerine indikçe, karmaşık davanın içinde ürkütücü doğaüstü güçler olduğunu fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güçlerin yarattığı etkiler, Anna'nın kendi ailesinin başına gelenlere benzer izler taşımaktadır. Bu doğaüstü izler, kendi eliyle mühürlenmiş korkunç bir kaderde sıkışıp kalan, korkunç görünüşü ve ölümle yaşam arasında sıkışan ruhu ile dehşet salan La Llorona'nın izleridir. La Llorona, yani "Ağlayan Kadın", gerçek hayatta bir kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur. Acı içinde ağlarken kendini de azgın nehre atan kadının ismi, nesiller boyunca dehşetin kendisi olmuştur. Artık gözyaşları sonsuzdur ve geceleri onun ölüm çağrısını duyanların kurtuluşu yoktur. Kendi çocuklarının yerine geçirmek için çaresizce çocukları avlayan La Llorona, yüzyıllar geçtikçe arzusunda daha da vahşileşmiş ve yöntemleri daha da acımasız olmuştur. Çocuklarını tehlikeye soktuğundan şüphelenilen sorunlu bir annenin ürkütücü uyarısını göz ardı eden Anna ve küçük çocukları, korkutucu bir doğaüstü dünyaya çekilir. La Llorona’nın ölümcül gazabından kurtulmak için umutları, inançları sarsılmış bir rahip ve onun korkunun ve inancın çarpıştığı uçurumlarda sallanan mistisizmi olabilir. Anna'nın ailesini kurtarmak için inançlarına sıkı sıkı sarılması ve ruhsal bir mücadele vermesi gerekecektir...

Lanetli Gözyaşları
Lanetli Gözyaşları, kendisine ve ailesine musallat olan doğaüstü varlıktan kurtulmaya çalışan Anna’nın hikayesini anlatıyor. Anna Garcia, 1973 Los Angeles'ta yaşayan bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davalardan biri onu oldukça zorlamaktadır. Davanın derinlerine indikçe, karmaşık davanın içinde ürkütücü doğaüstü güçler olduğunu fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güçlerin yarattığı etkiler, Anna'nın kendi ailesinin başına gelenlere benzer izler taşımaktadır. Bu doğaüstü izler, kendi eliyle mühürlenmiş korkunç bir kaderde sıkışıp kalan, korkunç görünüşü ve ölümle yaşam arasında sıkışan ruhu ile dehşet salan La Llorona'nın izleridir. La Llorona, yani "Ağlayan Kadın", gerçek hayatta bir kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur. Acı içinde ağlarken kendini de azgın nehre atan kadının ismi, nesiller boyunca dehşetin kendisi olmuştur. Artık gözyaşları sonsuzdur ve geceleri onun ölüm çağrısını duyanların kurtuluşu yoktur. Kendi çocuklarının yerine geçirmek için çaresizce çocukları avlayan La Llorona, yüzyıllar geçtikçe arzusunda daha da vahşileşmiş ve yöntemleri daha da acımasız olmuştur. Çocuklarını tehlikeye soktuğundan şüphelenilen sorunlu bir annenin ürkütücü uyarısını göz ardı eden Anna ve küçük çocukları, korkutucu bir doğaüstü dünyaya çekilir. La Llorona’nın ölümcül gazabından kurtulmak için umutları, inançları sarsılmış bir rahip ve onun korkunun ve inancın çarpıştığı uçurumlarda sallanan mistisizmi olabilir. Anna'nın ailesini kurtarmak için inançlarına sıkı sıkı sarılması ve ruhsal bir mücadele vermesi gerekecektir...
Lanetli Bedenler
Tugce Ozmen
Buse Kartal, arkadaşlarıyla yaz tatilinde gittiği kamp yerinde hiç hesaba katmadığı bir adam ile tanışır. Aşık olmak gibi bir niyeti olmadığı halde bu yabancıya karşı bir şeyler hisseder. Kampın 2. gecesinde korkunç bir olay ile karşı karşıya kalırlar. Korku filmlerini aratmayacak bu olay karşısında acaba kimler sağ kalabilecek? Gelin birlikte bu olayların sonunu keşfedelim...
lanetli kız
Ezel
Küçük bir köyde doğan bir kız. Doğduktan hemen sonra köyün başına korkunç olaylar gelmeye başlar. Ve kızın lanetli olduğuna inanıp bütün köy onu idam etmeye çalışır ve tam kız öldürülücekken. Bir mücize olur
Lanetli Çocuk
Barış
Asla kuralların dışına çıkma
LANETLİ PRENSESİN İNTİKAMI
Sevgi Kanık
Küçükken hep ailemin hayatta olmasını ve birgün beni bu lanet yetimhaneden almaya gelmelerini dilerdim. Fakat bu asla gerçekleşmedi ve artık ailemin kim olduğunu biliyordum,

Cadı Zili
Jo Ou
Son haftalarda kayıplara karışan bir sürü çocuk... Ve şimdi de Baran'ın en yakını, ruhunu ve zihnini sakinleştiren en iyi arkadaşı kayıplara karıştı. Umutsuzluğunda boğulurken kardeşinin inandığı efsanenin peşine düşmek zorunda kalmıştı. "Geceleri etrafta dolaşan kişilerin kulağına bazı sesler gelirmiş. Bu sesi herkes duyamazmış ve duyan kişiler de 3 saniye sonra bir anda yok olurlarmış. Ufak bir zil sesi ve ardından 'bam'. Lanetli zili duymamak için gece dışarıya çıkmayın!" Bu boş efsanenin yalan olduğunu kanıtlamak ve kardeşinin içini rahatlatmak için dışarıya çıkan Baran, Hakan'ın evine gider. Ve işte o anda duyar. 3...2...1....

