“Koca Yürek” için sonuçlar
Arama sonuçları
Yürek
Aybüke
Birlerden birgün bir çoçuk doğuyor bir kaç yıl sonra kız büyüyor abisi hep arkasında duruyor ilk okulda bile arkasında duruyor
Yürek
Antevorte
Ünlü bir şarkıcı olan Hakan Özsoy, adının bir suça karışması sonucu menajerinin yardımıyla bir avukat tutar. Tuttuğu avukat lisede delicesine aşık olduğu ve dikkatsiz bir araba yüzünden hayatını kaybettiğini düşündüğü Açelya'dır. "Hayat tesadüfleri ve mucizeleri sever, Açelya. Sende bunun en büyük örneğisin."
zengin koca
melek okutansoy
fakir olan kezbansu zengin olmak için zengin koca arar ve sonunda bulur onların hayatına şait olun
ŞU KOCA DÜNYADA
Umut
Şu koca dünyada her şeye ama her şeye sahip olabilme olasılığımız vardır.Peki, ya mutluluk?Ona sahip olabilir miydik şu koca dünyada?
Koca dünya
Irmak
Sinir
Koca Babalık
Larpergizli31yazar
Bir dövüşçünün hikayesi
Koca bir orman
Gülce naz
Bir kız 15 yaşına kadar çok mutluymuş fakat kız bir anda piknikte ateş yakmak için ormana gitmiş odunları fazla abartrığı için kaybolmuş ve burada yaşadıkları
Tatlı yürek
Ecrin
Onu tanıyor muydum? Bazen en istemediğimiz şeyler başımıza gelir. Peki ama neden?
Yüreklerde Savaş
🦋
Asker~Doktor "Aşk ve nefret, merhamet ve öfkenin hikayesi...✨" Doktor Şilan Aslan ve yüzbaşı Çağan Meriç Göktürk... *Arkadaşlar okuduğunuzda yıldıza basar mısınız rica ediyorum🥺*

KIZIL YÜREK
Elif Alruna
Bir zamanlar dost içinde yaşayan iki adanın bir anda birinin diğerine ihanet etmesi ile kan ve vahşetle dolu savaşlar başlar. Bu savaşların başlamasından yüzyıllar sonra hala aynı vahşilikle devam eder. Bu sırada birbirini korumaya çalışan varlıklı bir ailenin hikâyesini okuyor olacaksınız. Ama bu hikâye gittikçe karanlıklaşıyor. Aile arasında ihanetler artıyor ve durmuyordu. Henüz küçük bir yaştayken babasını kaybeden Nox annesi ile savaştan uzak bir yerde yaşıyordu. Fakat bir gün annesinin orduya katılıp komutan olması ile her şey değişmişti. Nox, annesi hakkında zamanla öğrendiği sırlar ile güneşli günleri geride bırakıp iki adayı da geceye mahkûm etmişti. “Burada herkes maske takıyordu. Zalimliğini ve içindeki acımasız canavarı gizlemek için. Peki, biri bu maskeyi çıkarırsa ne olur? Ya da bu maskeyi hiç takmazsa?”
Taç ve Yürek
Gece Our
Kraliçe olmak, Gece için sadece bir taç giymekten çok daha fazlasını gerektirir. Genç yaşında babasının ölümü üzerine tahtı zalim amcasından devralan Kraliçe Gece, altın işlemeli salonların ardında gizlenen gerçekleri keşfetmek için sarayın dört duvarını ardında bırakır. Açık mavi gözleri ve saf kalbiyle, krallığın en kuytu köşelerine doğru tehlikeli ve keşif dolu bir yolculuğa çıkar. Bu epik hikaye, Gece’nin güvenilir şövalyesi Jack ve sadık nedimesi Hera ile birlikte, bir kraliçenin taç ve tahtın getirdiği yükümlülüklerle nasıl başa çıktığını ve halkı için neleri göze alabileceğini gözler önüne seriyor. "Taht ve Yürek", zorluklarla dolu bu yolculukta, aşk, dostluk ve ihanetin iç içe geçtiği bir kurgu sunarken, kaderin nasıl şekillendirildiğine dair sürükleyici bir bakış açısıyla büyülüyor. Kraliçe Gece’nin cesur hikayesini keşfedin ve bir kraliyetin gösterişli dünyasının ötesindeki gerçekleri, onun gözlerinden birlikte öğrenin.
Hain Yüreğim
Kitaplarevreninde♡
Aşil aile baskısından ve maruz kaldığı yoğun şiddetten dolayı küçük yaşta evden kaçar. Anksiyete hastası olan Aşil kaçtığı günden beri sokakta kalır ve bir gün yemek bulmak için evlere bakmaya başlar. Gördüğü siyah ve büyük eve korkarak girer ama o evden bidaha çıkamaz...
YÜREĞİMİN AYNASI
salami
Güzel ; Çirkin'in hilkat garibesi yüzü , pençeleri , kıllı gövdesi aydınlıkta açığa çıkarken geceyi bekledi ve bulutlar ayı kapattığında kaybolan çirkinlikte gerçek hislerini buldu . Güneş tekrar açtığında , güller tomurcuklandığında , büyü tersine döndüğünde...Çirkin , Güzel'i yine sevecek miydi ? Bu sefer farklıydı büyü masalların kadınını bulmuştu .
Yalnız Yürek
ReydMix Group
Konu: genç bir kadın olan Elif'in hikayesini anlatıyor. Elif, hayatındaki tüm zorluklara rağmen hayatta kalmayı başaran güçlü bir kadındır. Ancak, genç yaşta annesini kaybettikten sonra, babası tarafından da terk edilir ve yalnız yaşamak zorunda kalır. Elif, hayatta kalabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Ancak, hayatta kalmanın bedelinin ne kadar ağır olabileceğini fark eder.
Yürek çıkmazı
Sepetu Fay
Bir kadını acı dolu hayatı
Yüreğimin Sesi
Zeynep Mutlu
Devamı gelecek...
Yürekten Sözler
Burak Zeynel Dane
Uzun zamandır üzerinde çalışmakta olduğum e kitap projemi sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum.
Bir Yürek Ve Bir Katil
Azra
Sadece göz boyamak için söylenilen sevgi sözcükleri,bilinmeye zorlanılan gerçekler ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir kadın... Annesi,babası ve iki abisi ile yaşayan Ada, çözüm odaklı ve başarılı bir kadındır.Gelecekteki olmasını istediği şeyler ikiye ayrılır; Uluslararası bir aşçı olmak ve ailesiyle beraber huzurlu bir yaşam... Peki, abisinin eski pislikleri yüzünden kana susamış bir katil var mıydı hayalinde?
Yüreğin yolu
İnci
Bu benim ilk romanım hep hikayeler yazardım çocukluktan bu sevdiğim iş ilk defa paylaşıcam sizlerle umarım hoşunuza gider fikirlerinizi çok merak ediyorum. --- Bölüm 1: Fırtına Öncesi Sessizlik Küçük sahil kasabası, yazın son demlerini yaşıyordu. Eylül ayının serin rüzgarları, denizden gelen iyot kokusunu kıyılara taşıyordu. İnsanlar yazın bitişini kabul etmek zorundaymış gibi aceleci adımlarla evlerine dönüyorlardı. Gün batımı, bulutların arasında kızıl bir iz bırakırken, kasabanın üzerine hafif bir sessizlik çökmüştü. 16 yaşındaki Efe, kayaların üzerinde oturmuş denizi izliyordu. Dalgalara kapılan bir kayık gibi, zihni de karmakarışıktı. Kasaba onun için hep huzurun simgesi olmuştu, ama bu kez içindeki karmaşa, dış dünyayla zıt bir hâl alıyordu. Annesinin iş nedeniyle başka bir şehre taşınma kararı, onun tüm düzenini bozmuştu. Arkadaşlarını, alıştığı hayatı geride bırakma düşüncesi onu her geçen gün daha fazla sıkıyordu. “Efe?” Yumuşak bir ses, düşüncelerini bölerek onu gerçek dünyaya geri getirdi. Efe başını çevirip sesin sahibine baktı. Esmer, uzun saçları omzuna dökülmüş, gözleri deniz kadar derin olan genç kız ona doğru geliyordu. Zeynep… Efe'nin en yakın arkadaşıydı, ama bu yaz, Zeynep’in onun için sadece bir arkadaş olmadığını fark etmişti. Oysa, bu hisleri açığa vurmak Efe için büyük bir belirsizlik demekti. Hele ki taşınacakken… “Ne yapıyorsun burada?” Zeynep, kayaların üzerine oturarak ona baktı. “Dalgaları mı dinliyorsun?” Efe, gülümseyerek omuz silkti. “Biraz öyle… biraz da düşünüyordum.” “Belli, yüzünden anlaşılıyor. Neyin var?” diye sordu Zeynep, sesinde endişeli bir ton vardı. O her zaman Efe'nin ruh halini kolayca anlardı. Çocukluklarından beri birbirlerine hep destek olmuşlardı, ama son zamanlarda aralarındaki bağ daha farklı bir hâl almıştı. “Annem taşınma işini ciddileştirdi,” dedi Efe, bakışlarını tekrar denize çevirerek. “Birkaç hafta içinde buradan gitmemiz gerekebilir.” Zeynep’in yüzündeki gülümseme soldu. “Gerçekten mi? Nereye gideceksiniz?” “İzmir’e. Orada annem için yeni bir iş fırsatı çıktı. Başka çaremiz yok sanırım.” Zeynep derin bir nefes aldı ve sessizce denize bakmaya başladı. Efe’nin gitmesi, onun için de zor bir karardı. Çocuklukları birlikte geçmişti, en iyi arkadaşını kaybetmek gibi hissettiriyordu. Ama Zeynep, içinde başka bir korkuyu daha saklıyordu: Bu yaz boyunca hissettikleri, kalbinde yeşermeye başlayan o hisler… Efe'yi kaybetme düşüncesi, ona bu duygularını tamamen açığa çıkarması gerektiğini hatırlatıyordu. “Gitmeni istemiyorum,” dedi Zeynep bir anlık cesaretle, gözlerini yere dikerek. Efe, şaşkınlıkla ona baktı. Zeynep’in bu kadar doğrudan konuşması beklenmedik bir şeydi. Sessizlik bir süre aralarında asılı kaldı. Rüzgar, saçlarını hafifçe savururken, iki genç de birbirlerine ne söyleyeceklerini bilmiyordu. “Ben de gitmek istemiyorum,” dedi Efe, içini çekerek. “Ama sanki her şey elimden kayıp gidiyor. Kontrol edemediğim bir rüzgar bizi alıp götürüyor gibi.” Zeynep, bir an için ona daha yakın oturdu. “Bazı şeyler elimizde olmayabilir, ama… bazı şeyler tamamen bizim elimizde. Ne olursa olsun, bu bağ kopmayacak. İster İzmir olsun, ister başka bir yer… Biz hep aynı kalırız, değil mi?” Efe, bu sözlerle biraz rahatladı, ama yine de Zeynep’in gözlerine baktığında derinlerde bir şeylerin değiştiğini hissediyordu. Bu sadece arkadaşlık değildi artık. Zeynep'in gözlerinde yeni bir anlam, yeni bir his vardı. O akşam, Efe ve Zeynep kasabanın kıyılarında yürüdüler. Kıyı boyunca, hiç konuşmadan yan yana yürüyerek sessiz bir anlaşmaya vardılar. Zeynep, Efe’nin yanında olacağını, ne olursa olsun aralarındaki bağın kopmayacağını biliyordu. Ama ikisi de hislerini tamamen açığa vurmak için doğru zamanı bekliyorlardı. Kasabanın loş ışıkları altında, yollarının ayrılıp ayrılmayacağını bilmeden, ama içten içe birbirlerine tutunarak o geceyi geçirdiler. Ancak kaderin onları nereye götüreceği hala büyük bir soru işaretiydi. Ve bu belirsizlik, Efe’nin içini kemiren bir huzursuzluğa dönüştü. ---

Çelik Yürek
Ela Çakır
Sefil hayatı boyunca birçok ölüm görmüştü. Kimisi, kafasındaki gürültü nedeniyle sağır olan kulaklarının duymadığı yakarışlarda bulunmuştu. Kimisi kelimelerin kullanılmadığı çığlıklar atmıştı. Bazıları sadece susmuştu, susmuş ve ölümün onları bulmasını beklemişti. Ancak her biri gözlerine yayılan ölümle kafasındaki gürültüyü tatmin etmiş kısacık bir an bile olsa sessizliğin tadını çıkarmasını sağlamıştı. Ve bu onu buna bağımlı hale getirmişti. Belki de bu bağımlılık onu insanlıktan çıkarmıştı. İnsanlar onun masumları katleden kalpsiz, ruhsuz bir canavar olarak görmeye başlamıştı. O, bunu asla reddetmemişti. Çünkü doğruydu. Bundan pişmanlık duysa da başka seçeneği yoktu. Herşeyi çoktan kabullenmiş canavar olduğuna inanmıştı. Duygulardan yoksun benliğini kabullenmişti. Ama kabullenmesi öyle olduğu anlamına gelmezdi. Ve bu onun ya sonu ya da başlangıcı olacaktı...
Koca Sultan'ın Dehası
Bekir
Ceddim diyecek... Dedelerim diyecek... Abdülhamid han diyecek... Vatanım diyeceksin.
MAŞA İLE KOCA AYI
Nurgül Ceferli
Çoculuğumuzda izlediyimiz maşa ile koca ayı artıq kitab umarım severek okursunuz
Şehirli koca ayak
Edip Ahmet
Şehirden bıkan adam bir gün sakin bir dağ kasabasına gider ve yavaş yavaş koca ayak gibi olmaya başlar
Koca Ömürden Bir Gün
Beyza
Dövüş sanatları ve dansa ilgisi olan Betül'ün yaşadığı bir depremden sonra tüm ailesini kaybeder. Bu olayda Betül'ü kurtaran Kore'li bir aramakurtarma ekibinde olan Kim Namseok Betül' evlat edinir. Betül Kore'de yaşamaya başlar ve onu yeni maceralar bekler.
Yolcular
Beyza Sude Çetin
'Gelecek' sandığımız gelmeyecek bir zamandır, gelecek. Acılar mı büyütürdü insanı, insan mı büyütürdü acılarını? İkilem içerisinde yaşamaya alışmış birkaç bedendi onlar; ya da bu halde yaşamaya zorlandılar. Başka insanların sevdası delerken dağları, onlarınsa yaşadıkları belki de yaşayacakları deler geçerdi dağları, taşları. Yıllar devrilmiş kader denen bu şey çıkarmıştı karşılarına o geleceği. Gözler görmüş gönüllerse dolup taşmıştı. Devrilen bu yılların enkazının altında ise o güzel anılar kalmıştı. Toprağa gömülmüş, kurtarılmayı bekliyorlardı. İçinde çırpınan birçok çocuğun bedeni de yok oluyordu bu enkazın altında. Çırpınıyorlardı. Bağırıyorlardı. Ama seslerini duyan olmuyordu. Kurtarın! Biz hep buradaydık, ama sesimiz bastırıldı! Sessizliğimiz çığlıklarımız oldu şimdi! "Yıllardır buradaydım sen neredeydin? Seni hep bekledim, burada!". "Elma ağacı vitamin olmuyor artık ona!". " Hasret kaldım ben ona; suçlusuysa sendin, sen!". "O uçurumdan ben atlasaydım beni sever miydin?". "Masmavi okyanusunda tek boğulan kişi bendim. Sevginle değil bu sevgiyi göremeyişinle...". "Beyaz, gelinlik mi olacak yoksa kefen mi anne? Bu çeyiz mi yoksa son günlerimin huzuru için serilen birkaç parça eşya mı?" Kim kurtaracak beni? Kim kurtaracak bizi bu kendi çıkarları için kullanılmış, sevgisiz, kimsesiz bedenleri? Yıllar beklendi belki açık yaraya deva olur diye. Kabuk bağlayan yaralar yine darbe aldı. Neden mi? Ne zaman iyi gelmişti ne de tozlanmış anılar. Ne mi gerek? Sen be acımasız adam. Sen ve senin sözlerin. Belki de beni gördüğünde tüttürdüğün dumanın. 🕛 Zihnimin içinde olup bitenler bana saklıdır Bay Asi. Kimse karışamaz içindekilere. Lütfen o ela gözlerini üzerimden ayır." Parlayan hareleri ne etrafı aydınlatıyor ne de karanlık düşüncelerimi. Hala bakmayı sürdürüyordu deniz gözlerime. "Ne o, çok mu beğendin yüzümü, yoksa bu üstünlüğümü mü? Kaleni fethetmeye çalışan hiç olmadı mı?" Film çevriliyordu sanki de herkes izliyordu bizi. Bir film çevrilecekse yönetmeni de tek oyuncusu da bendim. Neden mi? Bu filmin başka yaralara ihtiyacı yoktu. Kendi yeterde artardı bile. Filmimi işgal edecek tek insan ise karşımdaki bedendi. "Çok beğendim canım. Asla küfürlerimle doldurmak istemiyorum o beyaz tenini." Daha da fazla yaklaştı yüzüme. Nefesi suratımda siniri ise ruhuma işliyordu; ya da ben öyle sanıyordum. "Benim kalem, benim krallığım, benim üstünlüğüm, benim piyonlarım... Burada ne görmeyi ya da ne hayal etmeyi düşünüyorsan hepsi bana ait. Kalemi fethetmek isteyen mi var? Yılların deviremediği bu şeyi eğer cesareti varsa devirsin. Devrilsin bu kaleler, boş şişeler. Ben burada olduğum sürece izin vermem; kimse buna cesaret edemez bile." Adımlar yavaştı ancak şu an hızlı olabilecek tek şey adrenalindi. Ardını döndü bana ve ellerini iki yanına açtı, başı ise geriye savruldu. "O cesareti bulana iletin, benim olmayan yatağıma bile ölüp ölüp biten varken, ayağımın tozu bile olamayacağa değil zeytin dalı tek bir gül bile uzatmam." İşaret parmağı havadaki egosunu savurmaya devam ediyor showunu sergiliyordu. "Ha şunu da ekleyeyim. Eğer o kişiyi ben davet ediyorsam krallığıma yanımdan eksik etmeyeceğim bir gülümün olur o zaman. Tabii bu da imkansız da. Ben imkansız severim." Büyük cüssesini tekrar çevirmişti ortaya. Yeniden yüzünü görebiliyordum. O görmek için can attığım yüzü(!) Yıllar etkisiyle büyüyüp gelişmiş bedeni, geniş omuzları, yüzümden eksik etmediği ela gözleri ile karşımdaydı. Ancak bu koca bedenin bilmediği ufak şeyler vardı ama yanımdan eksik olmayan zamanımla ona gösterecektim. " Neyi severseniz sevin ancak ben kendi kurallarına göre yaşayan bir insanım. Kim ne derse desin bu kendini bir şey sana bir asi olsa bile." Bu dediğimle histerik gülüş savurmuş ardından bu gülüşünü daha da büyütmüştü. Kahkahası bu sessizlikle daha da ortaya çıkarmıştı kendini. "Küçük hanım bence siz bu tatsızlık daha fazla büyümeden bu fikirden çıkın. Çünkü bu yol, yol değildir." "Bende kendi yolumu kendim yaparım. Bu zamana kadar kime ihtiyaç duydum. Benimle olan benimle gelir ardımla ilgilenmem." Uzaklaşan adımları yine yakınlaşmıştı bedenime. Dolaşan inat keçileri ikimize de etkisi altına alıyordu. "Fazla heveslenme derim, üzerine ben ve benim olan her şey devrilir, vazgeçersin" "Ben bu davamdan vazgeçmem. Neyden vazgeçtim? Hangi sözümü tutmadım? Bilemezsin." Hırsım ve sinirimle kollarımı bağladım. Emindim. Bu zamana kadar neyden emin olmamıştım ki? Bir yola çıktıysam bu yolu devam ettirir, yarıda bırakamazdım. Kural tanımayana kurallarımı tanıtmakla kalmayacak, baştan yazacaktım. Krallıksa krallık, varlıksa varlık... Kimin umurunda? Gerekirse yoktan var ederdim ama yine de kimseye boyun eğmez, onun piyonu olmazdım. "Göreceğiz küçük hanım. Bu koca zaman sana küçük gelmez umarım." Uzattığı eli kendime olan tüm güvenimle sıktım. "Göreceğiz Bay Asi. İsterse un ufak olsun ben yine de kendi ekmeğimi bir yerden bulur çıkarırım." "O ekmekler kolay yenir mi, kader izin verir mi ki?"

