“Heyecan yaşam.” için sonuçlar
Arama sonuçları
Heyecan
Yiğit
Bdhdyfur

Heyecan dorukta
Emircan
Mehmet 18 yaşına girmesine 2 ay kalmış heyecanlı bir genç oldukça başarılı bir öğrenci fakat herkeste olduğu gibi mehmette birtakım sıkıntılar var mesela hiç kız arkadaşı olmadı ve mehmet bu durumdan oldukça sıkıldı kendini derslere oldukça iyi adapte etmesine rağmen bu soru işareti kafasını uzun zamandır karıştırmakta akşamları okuldan çıkan mehmet hemen atakum sahile iner ve bu tarz dertlerini denize anlatır çünkü onun derdini dinleyeni bile yoktur tabi deniz hariç deniz onu büyük bi zevkle dinler yeri gelir taşlara dalga atar derdine ortak olur yeri gelir durulur üzüldüğünü gösterir mehmet ise tek arkadaşı olan denize duyduğu ilgiden ötürü her akşam okul çıkışı onu ziyaret eder ve dertleşir fakat mehmetin bu akşam okul çıkışı deniz kenarında yaşayacakları sıradan bir gün olmayacak gibi...
ilk heyecanım sana..
Cansel
Bazen bazı şeyleri anlamak zor geliyor.. fazlasıyla.. Hoşlandığım bir çocuk, çok güzel bir çocuk.. uykusunda bile tatlı görünen bir çocuk.. Ben bu çocuğa karşı yeterli miyim? Güzellik algılarına değil, onun algısına uygun muyum? Biliyorum böyle demek çok acınasına gelebilir ama, ezik bir tip olduğum söylenemez. Arkadaş çevrem genişdir ve özgüvenim kolay kolay düşmez.. Ama Konu "o" olunca karşından geçerken bile çenem titriyor.. istemsizce dik bakıyorum ve bunu farkediyor.. Belkide bu yazıları yazarken gelecekte utanacağım.. ve eşimle birlikte bunları okuyup güleceğiz. Ne olamaz mı? Sesini duymadığım bir çocuk.. yakınında kız görmediğim bir çocuk.. adını dahi bilmediğim bu çocuk.. benim için sadece beyenti mi? Yoksa hoşlantı mı? Saf bir heyecan veya büyüyecek bir takıntı da olabilir.. ama "aşk" dediğimiz şey zaten bunların tanımı değil miydi? Öyleyse benim kararsızlıklarla dolu bu hikayem aşık olmanın iyi kötü yanlarını ele alan ve gençlere umut veya yol gösterebilecek bir kitap olsun( ꈍᴗꈍ)୧( ˵ ° ~ ° ˵ )୨
YAŞAM
Beyza
Eve kendisinin farklı olduğunu biliyordu. Sessiz sakin bir hayatına karşılık gördüğü kabusun her şeyi değiştireceğinden habersizdi. Büyüdüğü yerden gitmek zorunda kaldığında ormanda bulduğu yaralı adamı ölümün pençesinden kurtarması tesadüf olamayacak karşılaşmalara neden olmuştu. Gerçekte kim olduğunu, sahip olduğu güçlerin kökenlerini bulmak için çabalarken tahmin edilemeyecek tehlikeler onları bekliyordu. Kader bir kez daha taşlarını oynattı. Ölüm kaderin oyununu izledi. Yaşam bu oyunun ilk kuralıydı. 🌱 Bilindik ve bilinmedik fantastik dünyaya hoş geldiniz.
Yaşam
Halil Efe
Hayat bir sınavdır
Yaşam
Amine
Güzel içerik
Yaşam
Sonnur
İstediklerini alamazsın ama çabalardan o sana gelir .
Yaşam
Yusuf Yılmaz
Yaşamımı anlatıyorum.
Yaşam
Sanane
S
Yaşantım
Naliş
Yaşantım
Yaşam
Duru Bıçakçı
Bu hikaye herkesin yaşadığı gençlik zamanlarında imkansiz ilişkisini anlatıyor. tabiki saçma nedenlerden bitmeseydi belki mutlu bir kitap olurdu.
Yaşam
Hilal Mert
Aslı ormanda araştırma yaparken yolunu kaybetti ormanda heryer birbirine benziyordu ve ormanda gezinirken etrafı kurtlar tarafından sarıldı...
Yaşam
Minel Karaş
Yaşamak zor mu?
Yaşam
Rümeysa Can
Mert ile Nisa nin yaşadiklari
İlk aşk ilk heyecan
ELENİ
Cenk ile alara nin aşkı cenk ile alara çocukluk düşmanı 18+ öge içermektedir
YAŞAM GÜNDELİĞİ
Muharrem
Bir insan Bi günlüğü nelere harcayabilir ki? Onca zaman varken boş işlere uğraşan insanlar var bu hayatta ne işi ne okulu onca zaman varken karı kız peşine düşüp kırılmaya yönelen insanlar var öyle Bi kırarlar li Bi özür bile Dilemez acımasız bu hayat.
Yaşam Ateşi
Mehmet erdem filiz
Bu hikaye güçlü bir Osmanlı askerinin hayat boyu yaşamını anlatan bir tarih romandır
Hayalimdeki Yaşam
Nisa Özel
Doğada yaşamak isteyen fakat yaşayamayan mutsuz bir adam...
Hayalimdeki Yaşam
Nisa Özel
Doğada yaşamak isteyen fakat şehir merkezinde yaşayan ve bundan mutsuz olan bir adam...
Yaşamın sırları
Arda
Yeni🤠
kraliyet yaşamı
Ece
Küçük prensesin kendi kraliyetinden anılar♡
Denizcinin yaşamı
Furkan
Zamana çıkan yolculuk,bir gemi yüzlerce ülke liman güzel zamanlar 🖐🏻
sevilmeyen yaşam
İrem
Herkes aynı hayatı yaşamaz fakat hepimiz eşit olmalıyız kimse kimsenin kölesi olmak zorunda değildir ve kimse zorunlu olmadıkça istemediği hayatı yaşamak zorunda değil.mesela birisi istiyo diye kendi özelliklerinden vazgeçemezsin yada biri seni kullanmaya çalışıyosa buna dur demelisin.Peki bunun için napmalısın,size Ezgi'nin hayatından örnek vereyim.Ezgi küçüklüğünden beri ailesinden şiddet görmektedir ,Ezgi de arkadaşları gibi ailesi ile güzel vakit geçirmek istiyo ama ailesi ezgi'ye şiddet uygulayıp köle gibi çalıştırıyor.Ezgi'nin en yakın arkadaşı olan Gökçe, Ezgi'nin bu durumunu bilmiyo Ezgi arkadaşına söylemek istemiyo çünkü arkadaşlıkları biter diye korkuyo.Ezgi okula hep elleri yara bere içinde geliyo arkadaşları noldu diye soruncada düştüm,çarptım veya kapıya sıkıştı gibi bahaneler uyduruyor.Okulda bi kız grubu ezginin ailesi ile olan sorunlarını biliyo ve ezgi'yi tehdit edip ezgi'yi kullanıyorlar.Ezgi arkadaşları hiçbişey bilmesin diye o kız grubunu arkadaşları gibi gösteriyor.
Yaşam Çiçeği
Davud Nureddin KARASU
Özet Merhaba millet ben Aktan Size kısa bir soru saracağım: Her gece yatağa yatıp gözlerinizi kapattığınıza başka bir dünyaya göz açtığınız oldu mu? Tamam, elbette olmuştur. Ama ben rüyadan bahsetmiyorum. Sanki her ikisinde de farklı hayatlar yaşayan bir birey gibisiniz. Hadi oldu diyelim. Peki hangisinin gerçek olduğunu nasıl anlarsınız? veya hangisinin rüya olduğunu? İşte benim hayatımın özeti de bu arkadaşlar. Tek ruh ama iki farklı hayat. Size şimdi çok havalı geliyor değil mi? Birde benim gözümden bakalım. Tamam, bebekliğimi hatırlamıyorum. Ama yavaş yavaş etrafımdakilerin bilincine varmaya başladığımda işler değişti. Öncelikle kime anne diyeceğim şaşırıyordum. Resmen iki tane annem vardı. En önemlisi bir hayatımda sağlıklı diğer hayatımda da zayıf bir vücudum vardı. Siz şimdi diyeceksiniz ki “Eee bu neyi fark ettirir”. Hemen açıklayayım. Zayıf vücudumu sağlıklı zannedip sürekli yorularak nöbetler geçiriyordum. İşte bunu anlamam baya uzun sürdü. Kültür farkı, bir tarafta zengin bir hayat diğer tarafta köle hayatı. Dil farkı, konuştuğum zaman her iki taraftaki annem, babam bana beni anlamadıkları çok belli bir göz ile bakıyorlardı. Bende hemen yanlış lisan kullandığımı fark edip hemen kendimi düzeltiyordum. Ve artık 9 yaşıma girdiğimde bunları bir rüya misali ailem ve arkadaşlarım ile paylaşıyordum. Zayıf olduğum tarafta annem artık aklı sağlığımın da zayıfladığından korkup beni bir psikoloğa götürmeye karar verdi. Ve kendimi bir anda Dr. Zerrin hanımın odasında buldum. Bu yaşadıklarımı kime anlattıysam hep dalga konusu olmuştum. Sadece bir arkadaşım beni ciddiye alıp dinliyor ve yardım etmeye çalışıyordu. Oda kim mi? Kim olacak tabi ki kankam Asaf. Dr. Zerrin Hanım beni kendisine mesleki açıdan büyük bir tecrübe olarak görüyor ve her hafta gelişimi dört gözle bekliyordu. Bu durum onu bilimsel açıdan büyük bir meraka sokuyor ve beni dinliyordu. Ve sanki her iki taftada hastası gibi davranıyordu. Her iki bene de tavsiyelerde bulunuyordu. Asaf ve Dr. Zerrin Hanım sayesinde artık günlük hayatıma normal devam edebiliyordum. Diğer tarafta da hayatım zaten bir rutine bağlanmıştı. Oda taş taşıma. Pek fazla konuşup düşünecek vaktim olmuyordu. Ama ben neden böyle doğduğumu merak ediyordum. İki beden tek zihin. İki tarafta da çektiğim acı gerçek, mutluluk gerçek, hüzün gerçek. Duyguları kenara bırakın tattığım yemek, hissettiğim hava hepsinin benim için birbirinden bir farkı yoktu. Ama hoşuma da gitmiyor değildi. Sonuçta bir tarafta zayıf bir vücudum varken diğer tarafta da sağlıklı bir vücudum vardı ve bu benim için bir nebzede olsa açığı kapatıyordu. Diğer tarafta yemekler çok kötü iken bu tarafta da harika tatlar veren birbirinden farklı yemekler yiyebiliyordum. Ve 17 me bastığım gün her iki tarafta da bir şeyler değişmeye başladı. Bunu tetikleyen nemi? Galiba benim aptal bir dilek dilemem: Fantastik bir hayat istemem. Hayır, bundan daha fantastik bir hayat nasıl yaşayabilirdim ki. Ellerimden yıldırım falan fırlatmam lazım. Veya her iki hayatımda elime aldığım tek şey. Yaşam Çiçeği! O zamana kadar sürekli gördüğüm ama hiç dikkat etmediğim bir desen. Kaldırım taşlarında, illüzyon için oluşturulan videolarda, sarayın duvarlarında, camilerin çinilerinde, kutsal kitapların kapaklarında… yani aklınıza gelebilecek her yerde olan bir desen. O zaman anladım ki anlamı bizim sürekli kullandığımızdan daha çok derinmiş. Ve bundan sonra neden çift hayat yaşadığımı öğrenmeye başlamış oldum. Aslında cevap çok basit. Her iki hayatımı korumak için birbirlerine ihtiyaçları var. Ve Yaşam Çiçeği bana gerekli olan bilgiyi, gücü veren şeydi. Ama bilmediğim şey: Büyük güç ve Büyük bilgi büyük sorumluluk gerektirir.
Yaşam mı? ölüm mü?
Ilayda
Oku ve kendin gör...

