“Hüküm” için sonuçlar
Arama sonuçları
HÜKÜM
ESN_NSRN_
Önceden okunan selayı duymadılar akıp gidecek kanı görmediler ne zaman Aliz canına kıydı işte o zaman çıkacak cenazeyi gördüler ama bende onların evinden cenaze çıkartacaktım hem de yavaş yavaş, herkes kan kusarken kızılcık şerbeti içtim diyecekler. Eğer' ki ben bu cihanın sahibi isem intikamımı almadan durmam, herkes kendi cenazesinin çıkacağı günü bekleyecekler ama bir şey yapamayacaklar, onları yaptıkları hatanın içinde boğacaktım tıpkı bir insan denizde ne kadar hızlı ve kontrolsüz kulaç atıp kendilerini batırırlar işte diğer ağalarda kurtulmak için kulaç atıp batacaklar. Ben KANER KAMİROĞULLARI intikamımı almadan durmam akacak kanı' da damarda tutmam. - Hiçbir kimse başkasını kendi hayatının baş karakteri yapmaz sadece onun esiri olursun ama ben öyle biri değilim bırak başkasının hayatında esir olmayı yancı bile olmam . Acıysa acı, intikamsa eğer misliyle intikam ama geri durmam canımı yakanların canını yakardım esir olmamak, hür olmak içinde her şeyi fazlasıyla yapacağım, gerekirse kendi sonumu yazacaktım ama başkasının esiri olmayacaktım.
Elementler şehri :şehre hüküm
Malik
Element güçleri olan bir çok karakter ve bu şehre karşı savunma, liderlik bu sefer kimin? Kötü karakter kim olacak? Başlasın o zaman.
güçlü asistan aşkı
Sude Yıldız
'Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz 'daki karakterler olucak sadece ufak değişiklik olucak Ana karakterler Alpaslan çakırbeyli Sanem zorlu #alsa Konu Alpaslan ve sanem arasında geçen olaylar Acı ve aşk bir arada
Sonsuz Hükümler
Delen
Akrepler İmparatorluğu'nun aziz ve azizeleri Arcelisa'nın imparatoriçe olmasını istiyordu. Azizler ve azizeler onun, Henry'nin göbeğinden Han'ın merkezine kadar uzanan yolda liderlik etmesini istiyorlardı. İmparator Cadoc, cariyenin kızı olan Arcelisa'yı istemeye istemeye imparatoriçe yapacaktı. İmparatoriçe Morgana, alt kademedeki cariyenin kızının imparatoriçe olmasına dayanamadı. Kızı öldürmek için planlar hazırlamaya başladı. Sinek Soyu, kızı kukla yapmak için ellerini ovuşturarak onun imparatoriçe olmasını beklediler. Regulus, bara gelerek ondan yardım dilenen kızın yardımına koştu. Kız ise imparatorluktaki entrikaları çözemeye and içti. Ve tarih, hükmünü sonsuzluğa kazıdı.
SAHİPSİZ KALPLER MEZARLIĞI
gecenin karanlığında, ikimizden başka hiç kimse yoktu. Nefes alıp verişlerimiz, birbirine karışıyor , onun teninin kokusunu her rüzgar estiğinde daha net bir şekilde soluya biliyordum. Zehir yeşili gözlerini tehlikeli bir şekilde kısıp, yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Boğuk bir fısıltıyla "zehir." dedi. Etli koyu renk dudakları tekrar aralandı, ılık nefesini yüzüme doğru üfleyip, başladığı cümleyi tamamladı. "BURASI SAHİPSİZ KALPLER MEZARLIĞI, KALBİ OLAN KİMSE BURADA BARINAMAZ".
Hükümdarlar
Mert
Ne kadar
Seni Asla Bırakmam
Cemile Huseynzade
Berdel(Sonradan Gelen Aşk )
Gigi
Jiyan abisinin aşkının kurbanı olup istemediği bir evliliğe bir ömür mahkum oldu . Ciwan ağa tüm Mardinin korktuğu sert gözü kara genç ağası Jiyanı karısı olarak kabul edip sevebilecek mi . Jiyan istemediği bu evlilikte mutlu olup Ciwana aşık olacakmı tüm bu soruların cevabı hikayenin içinde .
Karanlığa Hükmeden
İlayda Akçay
M.Ö. 700’lü yıllarda, vampirler karanlığın gölgesinde gizlenerek yaşamak zorundaydı. Kan açlıklarıyla kıvranıyor, yok olmanın eşiğinde bir yaşam sürüyorlardı. Özgürlükleri ellerinden alınmış, varlıklarını saklamak zorunda bırakılmışlardı. Ta ki kralın oğlu Markus, bu acı sona bir dur diyene kadar. Markus, vampir halkına seslendi. Onlara artık gizlenmeyeceklerini, insanlardan üstün olduklarını haykırdı. Bu çağrı, vampirler arasında büyük bir uyanış başlattı. Artık sabretmeyecek, diz çökmeyeceklerdi. Kısa sürede insanlar ve vampirler arasında kanlı bir savaş patlak verdi. İki taraf da ağır kayıplar verdi. Sonunda, daha fazla yıkımı önlemek amacıyla bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre, vampirler insanları öldürmeyecek, onların arasında birer insan gibi yaşayacaklardı. Yüzyıllar boyunca bu barış sürdü. Ta ki Alaric doğana kadar.
Yitik Duygular
H.NÇam
Mutlu olmak için önce mutsuzluğu mu tatmalıydık? Peki ya güvenmek için güvensizliği? İnsanların zihnindeki tüm acıyı söküp alıp, yerlerine zorla sahte neşeler eken parıltılı bir krallık... Ve o sahteliğin tam karşısında, karanlığın içinden yükselen zoraki bir lanet. Dünyanın en tehlikeli yalanı, "iyilik" maskesinin ardına gizlendiğinde; ezeli iki düşman, asırlardır ayak basılmamış o sınırda karşı karşıya geldi. Kimin kurtarıcı, kimin canavar olduğunun birbirine karıştığı bu gri savaşta, inandığı her şeyi kaybetmek üzere olan bir prenses ve krallığını önemseyenbir prens...
Shukumei No Ito: Far Görmüş Tavşan
alacaa
"Hiç arabanın önüne atlayıp orada donup kalan bir tavşan görmedin mi? Bir tavşanın kafasının her iki tarafında da gözü bulunduğu için araba farından vuran ışık onun gözünü kamaştırmaya yeter de artar bile. Gözü körleştiğinde kaçması doğal olandır ama bunu yapmaz tavşan. Tehlikeyi hissetmez, belki de umursamaz. Ya da belki de tehlikeyi hissetmesine rağmen kaçmıyordur. Hem nereye kaçsın ki? Ormana geri dönse yırtıcılarla karşılaşmayacak mı? Yavaş yavaş, bütün organlarını parçalayıp yiyen, kendi soyu hariç hiçbir şeyi düşümeyen bir kurt ya da tilki yerine, belki de kısa ve acısız bir ölümü tercih ediyordur..."
RHOSİN
Bet
Rhosin diyarı sonsuz baharın eşlik ettiği büyünün canlılara miras kaldığı gerçek üstü bir dünyadır. On büyük şeytanın zulmünden kurtulduğundan beri diyara huzur ve barış hükmetmektedir. 22 yaşındaki Helia Farewell babasının yasını tutarken bir yandan da annesinin giderek artan halüsinasyonları ile uğraşıyordur. Hayatının iplerini kendi eline almayı beklerken kaderinin başka bir diyarda yazılı olduğu gerçeği ile yüzleşmesine saniyeler kalmıştır. Diyarın en tehlikeli yadigarı ve en kanlı Cellat'ı yazgısında onu beklemektedir. Konuşan yansımalar, tehlikeli gölgeler, tutsak edilmiş şeytanların tohumları, sır tutan nehirler ve daha fazlası... Kurtarılmaya ihtiyacı olmayan bir evreni değiştiren bu yolculukta yok oluşa aralanan kapılara dikkat edin. Yansımalar yolunuzu aydınlatırken Cellatların kızıl gözleri üzerinizde, Hükümdarların gölgeleri zihninizde olacak. Ve sakın unutmayın, Rhosin'de yeterince kan döküldüğü sürece her şey mümkündür. ˚*・༓☾ ☽༓・*˚ • Düzenli bölüm gelmektedir. • Hikayede kendi oluşturduğum ırklar ve evren kullanılmıştır. (Ç)almayınız. • Başlangıç tarihi: 30 Ekim 2022 • Hikaye yetişkin temalar (cinsellik/argo/şiddet vb) içermektedir. Hikaye +18 bir kitleye hitap etmektedir.
Acıların hukumdari
Ömer Yesilyaprakbn
Bir kizin köle olarak geldiği hayata en sonunda tüm ülkenin kraliçesi olacağını ve tüm halkın ona saygı duyacağını.
Hükümdarlığın Emri
ryuubea
SERİNİN İLK KİTABI - HÜKÜMDARLIĞIN EMRİ Öleceğim söylendikten sonra bile hiçbir şey değişmedi. Ölüm veya yıkım gibi göremeyeceğiniz şeyler sizi korkutmaz ama bunlar gözle görüldüğünde korku gerçek olur. Acı gerçek olur. Fakat bu hikayede kimsenin tahmin edemeyeceği bir şey vardı: Tanrı benim tarafımda olmak zorundaydı.
Hükümdar
anormalbirokur340
Normal bir güne uyandığını zanneden Ellia aldığı haberle hayatının değişeceğinden haberdar değildir. İhanet ve aşkın yüksek olduğu bu dünya da bizimle birlikte savaşmaya hazır mısınız?
Kroz & 22 Hükümdar
Deniz Arda
Merhaba okuyucu ben anlatıcı Deniz bu hikaye/roman'ın anlatıcısı olarak özetle ve kavramları anlatıcağım. Kısa özet: 9 Yaşındaki Bir Çocuğun Dünya barışını sağlamak için 22(21) Yüce Hükümdar ve yoldaşlarına karşı büyülü dünyada mücadelesidir. Uzun özet: 9 Yaşında olan kroz'un dünyadaki haksızlıkları görmesi 9 yaşında başlar.22 hükümdardan önce egittimi için uzun bir yolculuğa çıkarak yaptığı mücadelerin ve eğitimleri ile edindiği yok arkadaşları ile destekçileri ile karşılaştığı,Kadim krallar,kadim muhafızlar,kadim canavarlar,kutsal kilise,darkentime şövalyelerine karşı olmak üzere en sonunda her biri dahil olmak üzere 22(21) hükümdarın ast birlikleri ile olan efsanevi savaşıları. Dünya Bilgileri 2033 yılında dünyaya düşen bir meteor yüzünden dünya 22 kıtaya ayrılmıştır.meteorun yan etkisi olarak dünyada antik varlıklar ve sihirler ortaya çıkmıştır.Dünya 22 hükümdarın oy hakları ile beraber yönetilmektedir ve bu oylar ile herşeyi degiştirebilirler.
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Dünya'nın Tek Hükümdarı
Nisa Küçükodabaşı
Küçük masum bir kızın sonradan acımasız biz kıza dönüşmesi ve tüm dünyayı yönetme isteği ve bir gurup gencin ona yardım etmesi...
Gölgelerin Hükümdarlığı
Musab
Reign of Shadows
Hükümdar
Esra
Bazen yeni bir şey denemeye kalkarsınız, yada bir korkunuzun üstüne gidersiniz ya, Nora Wise de aynısını yapıyor. Onun korkusu da asansör. Asansöre bindigi andan beri hayatı tamamen değişiyor. Asansör kazasından sonra Nora gözlerini bilmedigi bir yerde açıyor. Bilinmezlik... Bu Bilinmezliğin içinden çıkmak için debelendikçe daha çok batıyor. Pes etmiyor. Çırpınıyor ama çevresindekileri tuhaf davranışları ile çırpınmayı bırakıp neler döndüğünü anlamaya çalışıyor. Bilmediği yaratıklar ve iki düşmanın bile bir arada savaştıracak kadar karanlık bir düşman yaklaşır. Herşey çok korkutucu ve ani gelişir. Nora bu olaylar karşısında ne yapacaktır? Bu olaylar olurken karanlığın aşkıyla nasıl baş edecektir?
Devr-ül Mevt
Denef
.
Başkaldıranlar
Nisa Kahn
Yıl 2055, eski bir asker olan Edward Hopkins ülkesindeki yeni çıkarcı, adil olmayan ve içerisinde her türlü pisliği barındıran sistemden rahatsızlık duyar. Bu durumu daha fazla hazmedemeyen Edward, kirli çamaşırları ortaya dökmek ve gizli suçlulara haddini bildirmek için birkaç eski asker arkadaşıyla birlikte Başkaldıranlar adında bir birlik oluşturur. Fakat ülkenin başkanı itibarının zedelenmesi ve kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesi korkusuyla Edward ve asker arkadaşlarının peşine düşer. Edward ülkesini bu zalim sistemden kurtarabilecek midir?
Tanrının Orağı
Umay Mortal
Psikolojisi bozuk birisiydi. Ama diğer hastalarının aksine hasta olduğunu biliyordu. Bu yüzden de ayrıca tehlikeliydi. Tanrı olmadığını ama orağı olabileceğini söyleyen birisi. Manyak bir feminist de denebilir. Tüm insanlığın kalbine indi ve hepsini onun gibiymiş gibi katlediyordu. İnsanlar bir sonu olması için dua ediyordu. Amin
Enerji Hükümdarı
Mustafa Karadal
Enerjiyi kontrol eden herşeyi kontrol eder

