“Gregor Samsa” için sonuçlar
Arama sonuçları
Gregor Samsa'yı Anlamak Part I
Mustafa Öztürk
Gregor Samsayı Anlamak Bazı kitaplar, bazı yazılar herkesin anlayabileceğinin çok üzerinde bazıları hissini yaşayabileceğinizin çok üzerinde olmalı. Sizin de ilk okuyuşta herkesin kavrayabileceği veya anlayabileceği bir bütünlüğün çok üzerinde bir hisse kapıldığınız yazılara göz attığınız olmuştur. Çok uzunca bir süredir bir böcek olmak, bir böcek olarak hayatta kalma çabası enteresan geliyor olsa da son dönemlerinde bunu hayli fazla yaşayan Servet de; ya hepimiz bir böceksek ve bunun farkında değilsek diye düşünürken düşündüklerinin ne kadar saçma olduğunu fark edip saatlerini ayırdığı yazılarını sildi. Sigarasını yaktı, buz gibi olmuş kahvesinden bir yudum alıp ağzında çalkaladı. Bir şeyler yapmak zorundaymış hissine kapılarak neyi anlatmak istediği üzerine biraz daha kafa yordu. Aslında yazmaya başlamadan önce fikirleri kafasının içerisinde yem bulunca uçuşan kuşlar gibi geziyordu, halbuki bunu elle tutulur bir şeye dönüştürmeye çalıştığında ise ne onun kalemine ait ne de onun içine sinen cümleler kuramıyordu. “Gregor Samsayı Anlamak” ne afilli başlık ama. Bir hevesle oturup başladığı yazısından içine sinen tek şey günler önce bulduğu bu başlıktı. Sandalyesine yaslandı, ellerini kafasında sertçe gezdirdikten sonra sigarasından afilli bir duman aldı ve başlamaya hazırdı. Ağzından çıkan dumanla birlikte kelimeler de dökülmeye başlamıştı. Gregor Samsa yatağından kalkmadan önce hatta o gece uykuya dalmadan önce bile farkında olduğu bir çok konu vardı ama tabiri caizse de kaybedecek hiçbir şeyi olmayan veya daha doğrusu bu farkındalıklarının değiştiremeyeceği bir çok konu vardı. Dört duvar sadece evimiz, işimiz, gittiğimiz barlar ve kafelerden mi ibaretti? İnsanı uçsuz bucaksız bir yeşilliğin ortasına koysanız, gökyüzünden güneşin parıltısını bir an bile eksiltmeseniz de yine aynı dört duvara sahip olmaz mı? Kafasının içerisinde kendisini hapsettiği o dört duvar sadece betondan, tuğladan mı ibaretti? Bazen bazı şeyleri anlamak biraz uzun sürebiliyor bazense nerede olduğunuz veya nerede durduğunuz fark etmeksizin aldığınız tek bir nefes tüm zihninize bi ay gibi parıldayarak gelebiliyor. Servet için de her şeyin başlangıcı böyle olmuştu. 27 yıllık hayatında her gün binlerce kez yaptığı refleks bir anda kafasında şimşekler çaktırmaya yetmişti. Gerçi Gregor Samsa kadar aciz bir böcek olduğunu da böylelikle anlamıştı. Hayatında tutunduğunu sandığı, sıkı sıkıya bağlı olduğu her şey aslında sadece onun sırtında oluşan hörgüçlerdi. Karşısındakini kırmamak için sustuğu her cümle, içine atarak baskıladığı her his, çevresindeki insanların gözünün içine bakarak söylediği yalanların her biri sırtında bir hörgüç kıvamındaydı. Bunun şimdi böcek olmaktan farkı neydi? Hörgüç çıkması onu hamam böceğinden farklı mı yapıyordu? Kaldı ki hamam böceğinin atom bombasına bile kafa tutabildiğini hatırlayınca, deve çok da dayanıklı bir hayvan gibi gelmiyor gözünüze. Kitabı okuduysanız hatırlarsınız ailesinin ona nasıl sırt çevirdiğini. Defalarca kez bunu hayatımızda da yaşamışızdır; insan dediğiniz şey sizden en ufak bir iyilik istediği veya size işi düştüğü anda gözlerinizin içine bakar. Bu en yakınınızdan en uzağınızda olan kişiye kadar da çoğu zaman değişmez. Tüm ilişkiler çıkar üzerine kurulur fikrine soğuk olmayabilirsiniz fakat bunun farkındalığıyla gündelik hayatınızın her anını geçirdiğinizi düşündünüz mü? Sırf bu farkındalık yüzünden sadece hayatınızdaki insanların değil aynı zamanda bu dünyada da fazlalık olduğunuzu hissettiğiniz oldu mu? O durumda da bir hamam böceğinin bir deveden daha az yer kaplayacağını düşünürsek, Gregor Samsa hala çok onurlu bir durumda sayılmaz mı?
Sana Rağmen Sen
Arif Emre
Burası ben ve kendimle savaşan duygularımı dile getirmeye çalıştığım dünyam. Dahil olmak ister misin?

Sana rağmen
İlknur
“Bazen en büyük savaşlar kalpte başlar… ve en çok kaçmak istediğin kişi, tam da yanında oturandır. İlâyda için bu sadece bir okul sırası meselesi değil; nefretin, alışkanlığa; alışkanlığın ise tehlikeli bir duyguya dönüşme hikâyesi. Ateş ise sınır tanımayan, ciddiyeti umursamayan ama bir o kadar da her şeyi değiştirebilecek tek kişi. Ailelerin ‘ne kadar uyumlusunuz’ dediği yerde, iki düşman aynı sırayı paylaşmak zorunda. Peki ya nefret sandığın şey… aslında başka bir şeye dönüşüyorsa?”
SANDIK
Asmin
Ev arkadaşı 4 genç, ölen bir babanne ve gizemli bir sandık ıssız bir adada sizi bekliyor!
SATIRLAR
Hanzade Selli
Her bölümde şiirlerim var seversiniz umarım<3

Sana kadar
Akman
Hayatım iki kısıma ayrılıyor, Ömer'den önce ve Ömer'den sonra. Onun için dökeceğim şaşalı ifadelerim aşkımı anlatacağım milyonlarca kelimelerim yok. Ben onun için hayatını riske atmış bildiği, inandığı kurulu düzeni olan hayatını terk etmiş bir kadınım benim için bütün olanlar bundan ibaret. Ben Alev ve ben Ömer'e aşığım. Çıktığı görevde aşık olduğu adam için tarafını değiştiren onun için herşeyi göze alan bir kadının hikayesi ve bu hikaye kimileri için biraz farklı.
Sana bu
Reha
Yeni başlayan ama beğenebileceğiniz şeyler yazan birisiyim
Sana rağmen
Adenn
Aynı kutuplar hep birbirini iter ne kadar benzeseler de birbirlerine hiç yaklaşamazlar onları bir araya getiriebilecek tek şey ya benliklerinden vazgeçmeleridir ya da karşısındakinden
Sana Rağmen
Klavyenin Efendisi
Kerim Karahan yıllardır görüşmediği ve soyadını bile reddettiği babasının ani ölümüyle Aksoy Holdingin tek varisi olarak yönetim kurulu başkanlığına geçmek zorunda kalır. Bu esnada şirketin Kerim'in gelişinden önce başlattığı "Genç Liderler" programı kapsamında Defne Yalçın holdinge yeni kabul edilmiştir. Kader ağlarını ikisi için hiç beklemedikleri bir şekilde örmektedir.
Sana
Melina Bacimm
İki kız birbiriyle flörtleşirken
SANDIK
Cemre Öz
Herkese selam , bu hikayeyi 30.09.2025 tarihinde yazma kararı aldım. Devamlılık konusunda zor olacağını düşünüyorum ama sizinde desteğiniz olursa güzel yerlere varabiliriz , bu yolda benimle yazmak isterseniz yeni bir hikaye bizi bekliyor , sevgilerimle
Sandık
Yaren
Aslında herşey bir restorantın yangın altında kalmasıyla başlar
Sa
Tuanaistew
Sa hrks
Sana
D
İlk hatam sensin
Sana rağmen
Dicleee
Okulun ilk günüydü. Daha ilk günden nöbetçi olmuştum. Hocaların istediği her şeyi yapmak için sürekli oradan oraya koşuyor, bir yandan da sınıf defterlerini toplamaya çalışıyordum. Defterlerden birini almak için 12-F sınıfına girdiğimde, hayatımın en kötü anılarından birinin hâlâ peşimi bırakmadığını fark ettim. Milandı. İlkokuldan beri beni sürekli zorlayan, kavga çıkaran ve bana kötü davranan o çocuk... Ve şimdi aynı okuldaydık.
SANA RAĞMEN
Lidya
İzmir’de geride bıraktığı kırık bir aile ve unutmak istediği acılarla İstanbul’a gelen Arya Aktaş, tek isteğinin sessiz bir hayat olduğunu sanıyordu. Yeni işi, yeni evi ve kimsenin onu tanımadığı bu şehir, geçmişinden kaçması için son şansıydı. Ancak kaderin bambaşka planları vardı. İşe başladığı şirketin sahibi Aras Demir, dışarıdan bakıldığında başarılı, disiplinli ve ulaşılmaz bir iş insanıdır. Fakat kimsenin bilmediği bir gerçek vardır: Aras, İstanbul’un en tehlikeli mafya dünyasının başındaki isimdir. Bir yanlışlıkla kesişen yollar, geri dönüşü olmayan bir hikâyenin başlangıcına dönüşür. Arya, kaçtığı karanlığın aslında onu çok daha büyük bir karanlığa sürüklediğini fark ettiğinde artık çok geçtir. Biri özgürlüğü için savaşırken… Diğeri onu kaybetmemek için her şeyi göze alacaktır. Çünkü bazı aşklar kaderle başlar… Ve bazı insanlar, sana rağmen hayatına girer.
Sandık
Can Odabaş
Bir sandık geçmişi ne kadar aydınlatabilir?
Ben Sana Aşıktım...
Sude
Ben sana aşıktım... Bana tek inanmayan sendin...
Sana Dair Her Şey
M.duru
Eftelya, kendini dansa kalbini aşka adamış şekilde sakin hayatını sürerken, bir gün kapısı yıllardır göğsüne misafir olan tek kişi tarafından eli yüzü kan içinde çalınır. Deniz ona bahçesinde birinin öldüğünü söylediğinde peşi sıra gelecek sırlar ve yalanlar silsilesinden bir haberdir. Onu hiç tanımadığını fark eden Eftelya kendisini de sevgisiyle yaşatabilecek midir? "Belki o gülümsemelerinle yalanlar söyleyeceksin, inanacağım. Bak, inanacağımın başına belki eklemedim zira öyle eminim ki sen belki yalanlar söylersin o gün ama ben hala her yalanına inanıncak kadar severim seni."
SANA İHTİYACIM VAR
Miyu
Herşeyden bıkmış olan Ege tam hayatına son verecekken onu tekrar hayata bağlayan biriyle tanışır.
Sadece bir kaç Satır
Lady
Ufaktan karalamalar
SANA SEN LAZIMSIN
İlayda
Ben sana hiçbirşey vaat etmeyeceğim, kendini sen bulacaksın. Ben hayatında küçük bir etki yaratacağım ve böylelikle benliğine giden yoldaki domino taşları tek tek yıkılacak. Seçim senin, ben sadece minik bir etkiyim, sen ise benliğinin sahibi...
Benden sana hediye
Tuğba
Geriye dönüş yok...
Kalpten satırlar
Deleted account
Bu kitap bir hikâye anlatmıyor. Bu kitap, insanın içinde sakladığı duygulara, düşüncelere ve sorulara dokunuyor. Sevgiye, nefrete, yalnızlığa, dostluğa, hayallere ve ruhun derinliklerine uzanan bir yolculuk sunuyor. Her bölüm farklı bir konuya odaklanırken, okuyucuyu kendi iç dünyasıyla yüzleşmeye davet ediyor. Bazen bir soru, bazen bir düşünce, bazen de kalbin en sessiz köşesinden gelen bir ses... Çünkü insanı anlamanın yolu, onun duygularını anlamaktan geçer. İnsana Dair, yalnızca okunacak değil; hissedilecek bir kitap.

