“Genckurgu” için sonuçlar
Arama sonuçları
Okulda Denemeyiniz
Süeda
Bu kitaptaki olaylar ve karakterler hayal ürünü değildir. İzin alabildiklerim hariç isimler değiştirilmiştir. Herkes en az bir kere, geçtiğimiz yılı düşünüp “Ayyyy geçen yıl ne kadar salakmışım!” cümlesini kurmuştur. İşte bu cümle, benim hayatımın özeti. İstisnasız her yıl böyle kendimden utanırım. Bir insan her sene saçmalıklarına saçmalık katabilir mi? Ne zaman duracak bu döngü? Sizi omuzlarınızdan kavrayıp, şöyle bir güzel sarsarak: “Süeda ne saçmalıyorsun sen yine?” diyecekleri yerde, söylediğiniz her şeye: “Ooooo çok iyi fikir, hadi yapalım!” diyen bir arkadaş grubunuz varsa bu döngü asla durmuyor.
MANKEN +18 | Texting
Sude
*ceylin bir fotoğraf gönderi* Barış:Yuh amına koyayım Barış:Siktir Barış:Bu vücut gerçekten senin mi? Ceylin:Benim Ceylin:Seninde olsun ister misin? ~Kitap içerisinde yetişkin içerikli konuşmalar,küfür ve argo bulunacaktır~ "İyi okumalar:)"
Aşk Kokusu||Texting
Zülal K.
057********: Demek beni sevmiyorsun? 057********: Dünya, hayır anlamında başını salladı. 057********: Svidrigaylov umutsuzlukla fısıldadı: 057********: Beni... Sevemez misin? Hiç bir zaman?..
Nokta Gelmedi
Aytuğ Tunç Deveci
Eylül Soral ülke çapında ismi bilinen ünlü bir yazardır. Bir gün imza günlerinden birinde dolaylı yoldan, istemeden de olsa okurlarından birinin ölümüne sebep olur. Bu olayın ardından yaşananların vicdanıyla daha fazla hayatına devam edemez ve ölümüne sebep olduğu kızın ailesinin evine gitmeye karar verir. Fakat önü görülemez bir kadere adım atacağından habersizdir. Eylül'ün imza gününde hayatını kaybeden kızın abisi Araf Arsoy, kardeşinin intikamını almaya ant içmiştir. Eylül'ü düşmanı olarak kabul etmeye başlamış Araf'ın planları, kadını kendi evlerinde görmesiyle beraber bozularak bambaşka bir hâl alacaktır. Aralarında nefretle başlayan ilişki, zaman içerisinde bambaşka bir hisse dönüşecektir. Fakat Araf'ın gizlediği büyük bir sırla herkes derinden sarsılacak, ortaya çıkan gizemli ve anonim bir düşmanın Araf'ın ailesini ve Eylül'ü tehdit etmesiyle kurulmaya başlanan tüm dengeler bozulacaktır.
Hridayeş
Yeontanin_annesi
×××Daddy İssues Konuludur××× Hridayeş: Hayatın boyunca ayrılmayacağın, yanındayken huzur bulduğun, herşeyden çok sevdiğin kişi; Can parçan.
~Sadece ~ Texting
Eylül
543******* : Seni sevmiştim. 543******* : Sadece seni. 543******* : Ama sen hiçbir zaman farkedemedin beni.
Sonsuz sevgi
m0onlight67
"seni orada da yalnız bırakmam" Baş roller: Mia Darlin Leon Mark
KARAMELA
Gözde
Ela Demir... Bir yaşından itibaren onu hiç sevmeyen ve sürekli aşağılayıp şiddet uygulayan babaannesi ve halasının yanında kalmaya başlamış, anne babasını hiç tanıma fırsatı olmamıştı. O evden kurtulmak onun en büyük duasıydı. On beş yaşında, yılın son gününde sonunda duası kabul olmuş ve o evden tamamen kurtulmuştu. Kalacak bir yeri yoktu ama özgürdü.. O, küçük ama çok güçlü bir kızdı. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hiçbir zaman pes etmez hep yeniden başlardı. 'Her karanlığın sonu aydınlıktır.' Sözünün doğruluğunu kanıtlarcasına, o gece tesadüfen karşılaştığı genç adamla yeni bir hayat onu bekliyordu. Kitabın tüm hakları bana aittir. Çalınması ve kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
Gece Güneşi
Büşra
Görme engelli bir adam ve onun gözleri olmaya hazır bir kadın... Benim hayatım zifiri karanlıktı Güneş. Sonra sen geldin sen benim geceme güneş gibi doğdun...
Cizgistudio'da pinterest!!!
lahmacun
Okur puanı kasmak için ideal yer. 28 bölüm var her bölüm için on puan veriyor uygulama. 28×10=280 Yani tüm bölümleri hızlıca geçerek 280 puan kasabilirsiniz. 🤫🧏🏻♂️
Baş Kaldıran Bedenler
Yunki
Sara hayattan kopmuş bi kızdır. Düzgün yapabildiği tek şey box, Lisede zorbalık gören emily ile tanışır. Uzun süre sonra aralarında ki bu bağın arkadaşlık olmayacağını düşünmeye başlar. Fakat aralarında ki bağ aileleri sebebiyle kopar yıllar sonra ikiside Büyür. Ve karşılaşır sara emily nin koruması olur. Aralarındaki bağ tekrar canlanır. Sara nekadar duygusuz gözükmeye calissada ona karşı hala hisleri vardır.
Benim Melodim Senin Gözlerin
Hevinilke
Benim melodim senin gözlerin Beyza. Ama o güzel melodi sanki duyduğum ama adını bilmediğim için bir daha dinleyemediğim bir şarkı misali uhde içimde. Eğer sen de istersen birlikte o melodiyi dinleyelim mi?
YILDIZLAR SÖNDÜĞÜNDE ✦
muse
Elim kapı ziline uzandıktan sonra bir süre durdum. Bu öyle uzun bir süreydi ki, bu süre boyunca ruhum defalarca kez cennetle cehennem arasında gidip geldi. İki tarafın da kapısını çaldım, içeri alınmak için bekledim. Ama bunun yerine arafta sıkışıp kaldım ve yüz binlerce yıl kayıp bir ruh olarak dolanmanın ızdırabını çektim. En sonunda Tanrı bana acıdı ve sivri parmağının ucuyla beni Cehennem'in kapısına doğru itti. "İşte," dedi. "Senin ait olduğun yer burası." Yalvardım ona. "İyi bir insan olmak istiyorum ben. Affedilmek istiyorum." dedim. Dedi ki, "Sen öylesine kirlisin ki, cehennemde yürürken yollarıma bıraktığın izleri ben bile temizleyemem." Pencereden dışarıya vuran sıcak sarı ışığın altında hareketlenmeler gördüm. Geçti bir silüet perdenin arkasından... "Çok yoruldum. Biri artık beni evine kabul etsin istiyorum." dedim. Kim olduğumdan habersiz adım sesleri bana doğru yaklaştı. Dedi ki, "Seni ben bile kabul etmiyorum, rahat bırak temiz olanları." Kapı yavaşça aralandı. Yalvardım Tanrı'ya... "Senden bir şey istemeyi bırakalı çok oldu, anladım beni sevmediğini... Ama n'olur bu sefer izin ver, bir evim olsun." Cevap vermedi. ✦ Kumru yirmi üç yaşında, dünya denen bu toprak parçasının üzerinde gezinen kayıp bir ruh olarak İtalyan mafyası için hırsızlık yaptığı sıralarda Monte Carlo'nun ihtişamlı kumarhanelerinden birinde çocukluk aşkıyla, bütün iyi hatıralarının sahibiyle, Koraltan Merkan ile karşılaştı ve bedelini çok ağır ödeyeceği bir suça bulaştı. Geçmişin, tozlu bataklığa gömdüğü insanlar karşısına bir düşman gibi dikildiğinde elindeki kanlı silahı ateş etmekten başka çaresi yoktu. Eğer o kurşunun erkek kardeşi Özgür'e geleceğini bilseydi yine de onu sırtından vurur muydu yoksa daha ilk sayfadan kendini öldürüp bu hikayeye bir son verir miydi? ✦ Yakında senaryolaştırılacaktır!
Yaz'a Veda
Sudenaz
Üç, iki, bir.. Kayıt! "Evet Güneş Zali. Sizle başlıyoruz geleneksel yaz tatili videomuza neler demek istersiniz?" diye başladı kayıta yine benim kaçık arkadaşım Selin Keniz. "İlkse nasıl geleneksel olabilir?" dedim gülerken. Gözlerini devirirken bıkmadan usanmadan cevabını bildiği soruları dikmeye başladı. "Duyduğumuza göre adınız okulun yakışıklı çocuğu Yağız ile anılıyor. Demek istediğiniz bir şey var mı?" ilk sorudan darlanmaya başladım bile "Selin! Hadi kapat şu kamerayı!" elimi kameranın önüne koydum ama kaçtı ve uzaktan çekmeye devam etti. "Yoksa iddialar doğru mu? Güneş Zali, Yağız Çelik ile mi sevgili?" bilerek üzerime gelmeye devam ediyor "Böyle bir şey mümkün mü? Sen benim birine aşık olabileceğime inanıyor musun?" diyerek soruyu ona yönelttim. Bir hamlede kamerayı elinden alıp onu çekmeye başladım. "Evet Selin Keniz?" dediğimde şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu. "Ama bu hile!" dediğinde güldüm ve çekmeye devam ettim. "Tabi ki inanmıyorum! Sen daha At-" kamerayı indirip "Sus! Duymak istemiyorum adını!" dedim ve kamerayı tekrar ona yönelttim "Mert Çakal'la ilişkiniz iki ayı geçmiş dillerdesiniz maşallah." dedim ve konuyu tamamen ona çektim. Yüzü az önceki tepkiden dolayı asılmıştı ama Mert ismini duyunca hemen gülümsedi. "Evet çok tatlı biri." Ben arkadaşlarımın saflığına katlanamıyorum. "Kızım! Çocuğun soy adında hayır yok. Nasıl eriyebiliyorsun?" dedim sertçe. "Öff bilmiyorsun sanki beni! Takılıyorum işte." dedi gülümseyerek. Arkamdaki arabaya dayanıp "Üniversite sınavından hiçbir beklentim yok." dedim. Omzunu indirip kaldırdı ve "Benimde" dedi. İç çekip gökyüzüne bakmak istediğimde bulutlarla değil benzinliğin tavanıyla karşılaştım. Gözlerimi tekrar Selin'e çevirip "Nerede kaldı bunlar ya? Bir tuvalete gideceğiz dediler on dakikadır yoklar." dedim artık baya sıkılmıştım gideceğimiz yere daha iki buçuk saat vardı ve çok da yorulmuştuk. Yaren ve Yağmur söylenmemin üzerinden iki dakika geçmişken yanımıza doğru geldiler. "Kızlar! Biz akşama kadar beklerdik dursaydınız daha." dedim imayla. "Geldik işte" dedi Yaren hemen cevap olarak. "İyi o zaman arabayı artık sen sürersin benden sonra ehliyeti olan arabada bir tek sen varsın." deyip arka koltuğa yerleştim yanıma da Selin oturdu önü tabi ki Yağmur'a kaptırdığı için söyleniyordu. Akşam dokuz buçukta eve vardığımızda yerleştik ve odalara dağıldık. Gece üç buçukta kapımın çalmasıyla uyandım. "Gel!" diye seslendim. Kapı açılınca gelenin Yaren olduğunu gördüm. "Güneş! Selin yok!" dediğinde ne dediğini anlayamadım. Selin bizsiz bir yere gidemezdi.
Sıyrık
Ecrin
"Kır, parçala, dök."

Bu şehir
#Dior
Bu şehirde başladı hikayem.Bir uçurumun kenarında.Şimdi o uçurum sanki bir denizdi.

Yaz'a Veda
Sudenaz
Üç, iki, bir.. Kayıt! "Evet Güneş Zali. Sizle başlıyoruz geleneksel yaz tatili videomuza neler demek istersiniz?" diye başladı kayıta yine benim kaçık arkadaşım Selin Keniz. "İlkse nasıl geleneksel olabilir?" dedim gülerken. Gözlerini devirirken bıkmadan usanmadan cevabını bildiği soruları dikmeye başladı. "Duyduğumuza göre adınız okulun yakışıklı çocuğu Yağız ile anılıyor. Demek istediğiniz bir şey var mı?" ilk sorudan darlanmaya başladım bile "Selin! Hadi kapat şu kamerayı!" elimi kameranın önüne koydum ama kaçtı ve uzaktan çekmeye devam etti. "Yoksa iddialar doğru mu? Güneş Zali, Yağız Çelik ile mi sevgili?" bilerek üzerime gelmeye devam ediyor "Böyle bir şey mümkün mü? Sen benim birine aşık olabileceğime inanıyor musun?" diyerek soruyu ona yönelttim. Bir hamlede kamerayı elinden alıp onu çekmeye başladım. "Evet Selin Keniz?" dediğimde şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu. "Ama bu hile!" dediğinde güldüm ve çekmeye devam ettim. "Tabi ki inanmıyorum! Sen daha At-" kamerayı indirip "Sus! Duymak istemiyorum adını!" dedim ve kamerayı tekrar ona yönelttim "Mert Çakal'la ilişkiniz iki ayı geçmiş dillerdesiniz maşallah." dedim ve konuyu tamamen ona çektim. Yüzü az önceki tepkiden dolayı asılmıştı ama Mert ismini duyunca hemen gülümsedi. "Evet çok tatlı biri." Ben arkadaşlarımın saflığına katlanamıyorum. "Kızım! Çocuğun soy adında hayır yok. Nasıl eriyebiliyorsun?" dedim sertçe. "Öff bilmiyorsun sanki beni! Takılıyorum işte." dedi gülümseyerek. Arkamdaki arabaya dayanıp "Üniversite sınavından hiçbir beklentim yok." dedim. Omzunu indirip kaldırdı ve "Benimde" dedi. İç çekip gökyüzüne bakmak istediğimde bulutlarla değil benzinliğin tavanıyla karşılaştım. Gözlerimi tekrar Selin'e çevirip "Nerede kaldı bunlar ya? Bir tuvalete gideceğiz dediler on dakikadır yoklar." dedim artık baya sıkılmıştım gideceğimiz yere daha iki buçuk saat vardı ve çok da yorulmuştuk. Yaren ve Yağmur söylenmemin üzerinden iki dakika geçmişken yanımıza doğru geldiler. "Kızlar! Biz akşama kadar beklerdik dursaydınız daha." dedim imayla. "Geldik işte" dedi Yaren hemen cevap olarak. "İyi o zaman arabayı artık sen sürersin benden sonra ehliyeti olan arabada bir tek sen varsın." deyip arka koltuğa yerleştim yanıma da Selin oturdu önü tabi ki Yağmur'a kaptırdığı için söyleniyordu. Akşam dokuz buçukta eve vardığımızda yerleştik ve odalara dağıldık. Gece üç buçukta kapımın çalmasıyla uyandım. "Gel!" diye seslendim. Kapı açılınca gelenin Yaren olduğunu gördüm. "Güneş! Selin yok!" dediğinde ne dediğini anlayamadım. Selin bizsiz bir yere gidemezdi.
Yaz'a Veda
Sudenaz
Üç, iki, bir.. Kayıt! "Evet Güneş Zali. Sizle başlıyoruz geleneksel yaz tatili videomuza neler demek istersiniz?" diye başladı kayıta yine benim kaçık arkadaşım Selin Keniz. "İlkse nasıl geleneksel olabilir?" dedim gülerken. Gözlerini devirirken bıkmadan usanmadan cevabını bildiği soruları dikmeye başladı. "Duyduğumuza göre adınız okulun yakışıklı çocuğu Yağız ile anılıyor. Demek istediğiniz bir şey var mı?" ilk sorudan darlanmaya başladım bile "Selin! Hadi kapat şu kamerayı!" elimi kameranın önüne koydum ama kaçtı ve uzaktan çekmeye devam etti. "Yoksa iddialar doğru mu? Güneş Zali, Yağız Çelik ile mi sevgili?" bilerek üzerime gelmeye devam ediyor "Böyle bir şey mümkün mü? Sen benim birine aşık olabileceğime inanıyor musun?" diyerek soruyu ona yönelttim. Bir hamlede kamerayı elinden alıp onu çekmeye başladım. "Evet Selin Keniz?" dediğimde şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu. "Ama bu hile!" dediğinde güldüm ve çekmeye devam ettim. "Tabi ki inanmıyorum! Sen daha At-" kamerayı indirip "Sus! Duymak istemiyorum adını!" dedim ve kamerayı tekrar ona yönelttim "Mert Çakal'la ilişkiniz iki ayı geçmiş dillerdesiniz maşallah." dedim ve konuyu tamamen ona çektim. Yüzü az önceki tepkiden dolayı asılmıştı ama Mert ismini duyunca hemen gülümsedi. "Evet çok tatlı biri." Ben arkadaşlarımın saflığına katlanamıyorum. "Kızım! Çocuğun soy adında hayır yok. Nasıl eriyebiliyorsun?" dedim sertçe. "Öff bilmiyorsun sanki beni! Takılıyorum işte." dedi gülümseyerek. Arkamdaki arabaya dayanıp "Üniversite sınavından hiçbir beklentim yok." dedim. Omzunu indirip kaldırdı ve "Benimde" dedi. İç çekip gökyüzüne bakmak istediğimde bulutlarla değil benzinliğin tavanıyla karşılaştım. Gözlerimi tekrar Selin'e çevirip "Nerede kaldı bunlar ya? Bir tuvalete gideceğiz dediler on dakikadır yoklar." dedim artık baya sıkılmıştım gideceğimiz yere daha iki buçuk saat vardı ve çok da yorulmuştuk. Yaren ve Yağmur söylenmemin üzerinden iki dakika geçmişken yanımıza doğru geldiler. "Kızlar! Biz akşama kadar beklerdik dursaydınız daha." dedim imayla. "Geldik işte" dedi Yaren hemen cevap olarak. "İyi o zaman arabayı artık sen sürersin benden sonra ehliyeti olan arabada bir tek sen varsın." deyip arka koltuğa yerleştim yanıma da Selin oturdu önü tabi ki Yağmur'a kaptırdığı için söyleniyordu. Akşam dokuz buçukta eve vardığımızda yerleştik ve odalara dağıldık. Gece üç buçukta kapımın çalmasıyla uyandım. "Gel!" diye seslendim. Kapı açılınca gelenin Yaren olduğunu gördüm. "Güneş! Selin yok!" dediğinde ne dediğini anlayamadım. Selin bizsiz bir yere gidemezdi.
Yaz'a Veda
Sudenaz
Üç, iki, bir.. Kayıt! "Evet Güneş Zali. Sizle başlıyoruz geleneksel yaz tatili videomuza neler demek istersiniz?" diye başladı kayıta yine benim kaçık arkadaşım Selin Keniz. "İlkse nasıl geleneksel olabilir?" dedim gülerken. Gözlerini devirirken bıkmadan usanmadan cevabını bildiği soruları dikmeye başladı. "Duyduğumuza göre adınız okulun yakışıklı çocuğu Yağız ile anılıyor. Demek istediğiniz bir şey var mı?" ilk sorudan darlanmaya başladım bile "Selin! Hadi kapat şu kamerayı!" elimi kameranın önüne koydum ama kaçtı ve uzaktan çekmeye devam etti. "Yoksa iddialar doğru mu? Güneş Zali, Yağız Çelik ile mi sevgili?" bilerek üzerime gelmeye devam ediyor "Böyle bir şey mümkün mü? Sen benim birine aşık olabileceğime inanıyor musun?" diyerek soruyu ona yönelttim. Bir hamlede kamerayı elinden alıp onu çekmeye başladım. "Evet Selin Keniz?" dediğimde şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu. "Ama bu hile!" dediğinde güldüm ve çekmeye devam ettim. "Tabi ki inanmıyorum! Sen daha At-" kamerayı indirip "Sus! Duymak istemiyorum adını!" dedim ve kamerayı tekrar ona yönelttim "Mert Çakal'la ilişkiniz iki ayı geçmiş dillerdesiniz maşallah." dedim ve konuyu tamamen ona çektim. Yüzü az önceki tepkiden dolayı asılmıştı ama Mert ismini duyunca hemen gülümsedi. "Evet çok tatlı biri." Ben arkadaşlarımın saflığına katlanamıyorum. "Kızım! Çocuğun soy adında hayır yok. Nasıl eriyebiliyorsun?" dedim sertçe. "Öff bilmiyorsun sanki beni! Takılıyorum işte." dedi gülümseyerek. Arkamdaki arabaya dayanıp "Üniversite sınavından hiçbir beklentim yok." dedim. Omzunu indirip kaldırdı ve "Benimde" dedi. İç çekip gökyüzüne bakmak istediğimde bulutlarla değil benzinliğin tavanıyla karşılaştım. Gözlerimi tekrar Selin'e çevirip "Nerede kaldı bunlar ya? Bir tuvalete gideceğiz dediler on dakikadır yoklar." dedim artık baya sıkılmıştım gideceğimiz yere daha iki buçuk saat vardı ve çok da yorulmuştuk. Yaren ve Yağmur söylenmemin üzerinden iki dakika geçmişken yanımıza doğru geldiler. "Kızlar! Biz akşama kadar beklerdik dursaydınız daha." dedim imayla. "Geldik işte" dedi Yaren hemen cevap olarak. "İyi o zaman arabayı artık sen sürersin benden sonra ehliyeti olan arabada bir tek sen varsın." deyip arka koltuğa yerleştim yanıma da Selin oturdu önü tabi ki Yağmur'a kaptırdığı için söyleniyordu. Akşam dokuz buçukta eve vardığımızda yerleştik ve odalara dağıldık. Gece üç buçukta kapımın çalmasıyla uyandım. "Gel!" diye seslendim. Kapı açılınca gelenin Yaren olduğunu gördüm. "Güneş! Selin yok!" dediğinde ne dediğini anlayamadım. Selin bizsiz bir yere gidemezdi.
ÖYLE DE GÜZEL
Zeynep
Öyle de güzel...
Balerin
ebrar
"Sevmeyi seçmeliydin sevdiğin kadına dokunmak başkadır, başkasının sevdiği kadına dokunmaksa" bir süre duraksadı genç adam, yüzündeki keyifli ifade yerini karanlığa bırakmıştı işte iblis ortaya çıkıyordu "intihardır." . . . . "aptal kız, ayaklarının güzel dansı ağzından dökülen kötü sözleri sildi süpürdü"
Dedektif Lyra ve Büyücünün Trajik Hikayesi
Zisan Zzz
Hikaye, yarı insan, yarı elf Dedektif Lyra ve büyülü yaratıklar ve varlıklarla dolu fantastik bir şehirde suçla mücadele ikilisi olarak birlikte çalışan efsanevi bir büyücü olan Büyücü hakkındadır. İkili, karmaşık vakaları çözmek ve şehri korumak için benzersiz sihir becerilerini ve bilgilerini kullanır. Ancak, son durumları Büyücünün ölümüne yol açan ve şehri sonsuza dek değiştiren bir trajedidir. Hikaye, cesaret, fedakarlık temalarını ve kişinin eylemlerinin sonuçlarını araştıran bir dostluk, sihir ve kayıp hikayesidir.
Bir Katilin Kızı
ECRİN
*Güçlü kadın kurgusudur* *İçerisinde küfür ve argo bulunmaktadır* Emeğimin karşılığını alamadığım için ara verdim
Kahverenginden Bakmak (TEXTİNG)
lahmacun
Ren: Tanışabilir miyiz? Jenny44: gene mi sen? Ren: başka birini mi bekliyordun? Jenny44: 1 dakika içinde engellememem için bir sebep söyle. Ren kullanıcısı yazıyor... Çevrimiçi Ren kullanıcısı yazıyor... Çevrimiçi Ren kullanıcısı yazıyor... Çevrimiçi Ren kullanıcısı yazıyor... Ren: bir sebep😎 Parmaklarım tam 'ENGELLE' kısmına tıklayacakken, **Ren kullanıcısı bir fotoğraf gönderdi**

