“Geçiş” için sonuçlar
Arama sonuçları
GEÇiŞ
Nazli Gurkan
Deniz anneannesinin vefatından sonra sıkıcı bir hayat yaşarken, , merakına yenik düşüp girdiği esrarengiz olaylar ,ve daha fazlası
GEÇİŞ
Yağız
Gökyüzüne bakmak yasak değil. Ama Alt Bölge'de yaşayan herkes biliyordu ki uzun süre bakarsan umut etmeye başlarsın. Bulutların üzerinde yükselen Yüksek Şehir, insanlığın kalan son cennetiydi en azından onlara anlatılan buydu. Temiz hava, güvenli sokaklar, hastalıksız bir yaşam ve sonsuz refah... Oraya ulaşmanın tek yolu vardı. Geçiş Yarışı. Her yıl belirli yaşa gelen gençler gizemli bir simülasyona gönderiliyor, ölümcül etaplardan oluşan yarışta mücadele ediyordu. Kazananların Yüksek Şehir'e kabul edildiği söyleniyordu. Heiter de bütün hayatı boyunca bu anı beklemişti. Ancak yarış başladığında tuhaf şeyler fark etmeye başladı.
GEÇİŞ
Busraqw9
Baba'sı ölen bir kızın baba'sının geriye bıraktığı kalan gizemleri,çözmeye çalışır.?
Tüneldeen geçiş
Şeyma
Birbirinden farklı korku hikayeleri sizi bekliyor
KARANLIK GEÇİŞ
Naz
Dün tanıdığınızı yarın tanımaya bilirdiniz sahi herkes göründüğü gibi mi? Tanıdığımızı sandığımız kişi mastesini takmış yalancı biriyse maskesini çıkırdıktan sonra KARANLIK GEÇİŞ başlar Beş arkadaş korku evine gitmeye karar verir. Beş kişiden biri gelemez ve dört kişi korku evine gider. Orada mahsur kalır bir çıkışı yoktur. Oyunlar oynanır. Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret var mısır? Kim dost kim düşman, bir yere hapisler kurtulmak için her türlü zorluğa karşı gelebilecekler mi?

Çocukluğumdan Ergenliğe Geçiş🖤
Eslem
Çocukluğumdan anlatılan bir aşk ve dram hikayesi
Forta'nın Evrenler Arası Geçişi
Ömerserhat
Sabah uyandığında bir postadan geçen kişinin evren arası hikayeleri
AŞKIMA İNAN
ASRIN AKAR
Kaybettiklerimden sonra kazandıklarımın kıymetini bilmem gerekiyordu. Üzgünüm, sevgilim ama bunu yapamadım, beni affet çünkü ben kendimi asla affetmeyeceğim.
Vazgeçiş
Efil
Usian
RUHA VURULAN NEŞTER
buşra nur
"Sen yaptın." Dedi sesine bulaşan hayal kırıklığıyla. "İhanet yok demedik mi? Affetmem, geri dönüşü olmaz dememe rağmen yaptın." "Yapmadım." Yaptım. Oturduğu yerden hışımla kalktı. "Yalan söylüyorsun!" "Hayır." Evet. İki adımıyla dibimde bittiğinde artık kaçacak yerim yoktu. Ben nasılsın böyle bir insan oldum? Her zaman bir kez daha fazla bakabilmek için canımı vereceğim zümrütlerine şimdi bakamıyordum. İhanetim sırtımda koca bir kambur oluştururken başımı kaldırıpta göz göze gelecek halim yoktu. "Gözlerime bak." Yapamadım. Benden yanıt alamayınca devam etti. "Veda'm," dediğinde kalbimin umutla dolmasına mani olamadım. Hâlâ onun Veda'sı kalabilmiş miydim? Bakışlarımı yüzüne çıkardım, gözlerine değil. Derin nefes aldı. Elini kaldırdığında çenemden hafifçe tuttup kendine çevirdi. Yapma işte bana öyle bakma! Daha ne kadar fazla suçlu hissedebilirim, görmüyor musun içimde beni tüketen yangının alevini? Belki de artık görmek istemiyorsundur. Duymak istemiyorsundur artık sesimi. "Neden gözlerinle dudakların aynı dili konuşmuyor?" Diye sordu. "Neden yapıyorsun bunu bize?" Gücümü topladım. Her an akmaya hazır halde bekleyen gözyaşlarımı zorlukla geri gönderdim. Şimdi sırası değildi. Böyle giderse her şey mahvolacak. Geriye çekildim. "Artık yapmıyorum." İçim acıyordu. Onun için duymak ne kadar zorsa benim içinde söylemek o kadar zordu. Bir adım geri gitti. O an anladım ki sadece bedeni değil kalbi de benden uzağa gidiyordu. "Tamam." Ellerini iki yana açtı. "Git." Ne zordu için kan ağlarken dışarıya belli etmemek ne zordu sevdiğin adamın gözlerine bakarak yalan söylemek. Ne zordu sevdiğin adamın 'git' demesini duymak. "Gidiyorum zaten," canım yana yana konuşmaya zorladım kendimi. "Dönmeyeceğim." Ama şunu bil sevgilim; giden sadece bedenim, kalbim de ruhum da ölene kadar seninle.
KALENDER
Saye su
Geçmişin gölgesiyle kararmış bir aşkın aydıkta varolma savaşı.. “Gözlerime kenetlenmiş gözleri mavi fırtınasına beni de katıyor ordan oraya sürüklüyordu. Parmakları dudaklarımı bulduğunda gözleri de yavaşça oraya kaymıştı. Baş parmağını alt dudağımda sürüyerek çeneme kadar indirdiğinde sadece yutkunabilmiştim. Bu adam benim sonum olacaktı. Parmakları az önceki narin dokunuşlarının aksine çenemde sertleştiğinde ani bir hareketle çenemden sıkıp başımı dikleştirdi. ‘’Eğer almaya değer bir şey varsa, o benim olmalı. Başkasının hayal bile edemeyeceği şekilde.’’ “
Guerre du vent
Nephtys
Rüzgar heryerdedir. Siz nereye giderseniz gidin peşinizden gelir,rüzgarın seviyeleri vardır ya deli gibi fırtına yaratır ya da hafif yaz esintisi yaratır. Benim adım ise rüzgar ama kimsesinin peşinden gitmem nereye istersem oraya giderim.bana karşı nasıl davranılıyorsa bende öyle davranırım gerekirse fırtına gerekirse yaz esintisi olurum. Ama Hiç bilmediğim bir dünyada,hiç bilmediğim gücümü nasıl kullanıcağımı bilmiyorum. Tek istediğim şey ise Rüzgarın yolu göstermesi.
ÖLÜMÜNE SEVDİĞİM
Gözde
Ölen kimdi bilmiyorum, öldüm mü emin olamıyorum. Tek bildiğim artık benim yaşamadığımdı. Hani ömrüm ömründü? Unutma ki " Bulutsuz " bir "Dünya" olmaz. "Bulut " olmazsa " Dünya " olmaz. TÜM HAKLARI SAKLIDIR!
Farklı Boyutlar Arası
Cemre
Mezun olmamızın kutlamasını yapacakken işler nasıl bu hale geldi? Neresiydi burası? Diğerleri neredeydi? Güvendeler miydi? Hayattalar mıydı? Öğretmenler yanlarında mıydı? Yoksa hepsi ayrı mıydı? Yoksa bu bir rüya mı?… Koşuyorum. Sadece koşuyorum. Saatlerdir yaptığım tek şey koşmak ve onları aramaktı. Bağırıyordum,çağırıyordum fakat sesimi duyan tek bir kişi bile yoktu. Ya da ben öyle sanmıştım. Galiba bağırışlarım birini rahatsız etmişti. Hatta o kadar rahatsız olmuştu ki saatlerdir beni kovalamaktan başka yaptığı tek bir iş bile yoktu. O neydi? Ben niye kaçıyordum? En son hatırladığım metrobüsün koltuğunda uyuyor olmamdı. Ondan sonrası karanlık…. Zifiri karanlık…. Hala onlardan iz yok…. Acıktım,susadım ve en çok da yoruldum. Nerede bunlar? ….. Korku-gizem-gerilim -azıcık fantastik
Peşinde Polis Gibi Dolaşsın Hatıralar
Behti İnci
Kelimeler boğazını saran bir halat gibiydi. O geceyi ne yaparsam yapayım unutamıyorum. Gözyaşlarıyla anlattı seni bana. Adını fısıldarken titriyordu dudakları. En çok seni sevdiğini söylemişti. En çok sana aşık olduğunu. Ve yine en çok sana kırıldığını. Saat sabah beş civarı, ağlayarak uyuyakalışımızın bir veya ikinci saatiydi. Koltuktan bir hışımla kalkışını gördüm. Bana doğru bakarak bağırıyordu ama gözleri bana değmiyordu. Anlamlandıramadım. Donuk donuk dinledim. Sonra yavaşça kalktım yerimden,sağ koluna doğru yürüdüm. Hâlâ aynı yere bakıp bağırıyordu. " Bırakın artık peşimi orospu çocukları!" Korkmaya başlamıştım. Çünkü duvara bakarak bağırıyordu. Kollarından tutup sarstım. Kendine gelmesi için yüzüne en sertinden bir tokat geçirdim. Bırak tepki vermeyi, hissetmedi bile. Bağırışları yükselmeye başladı. Korkudan ne yapacağımı bilemeyip arkasına geçtim ve sandalyeye oturdum. O benim en yakın arkadaşımdı. Ve bende onu bu halde bırakıp gitmemem gerektiğini biliyordum. Kendimi olabildiğince sakinleştirip, kiminle konuştuğunu anlamaya çalıştım. Ne yalan söyleyeyim önce sana konuşuyor sandım. Sana olan öfkesini duvara kusuyor sandım. Ama olayın böyle olmadığını anlamam uzun sürmedi. Kayra diye birinin adını geçirdi. Anlamlandıramadığım bi cümle kurdu. Bağıra bağıra söylemesine rağmen hiçbir şey anlamamıştım. "Onu öldürdünüz, o kaçamadı sizden. Ne oldu hah?! Sıradaki kurbanınız ben miyim?" Diye ekledi sonra. Kayranın kim olduğunu düşündüm uzunca bi süre. "İyide Kayra diye bi tanıdığımız yok ki " diye geçirdim içimden. Daha sonra " Beni de öyle öldüremeyeceksiniz. Ben geçmişime yenilmem!" Diye haykırdığı zaman anladım. Yazdığı bir öyküdeki karakter olan Kayradan bahsediyordu. "Dolabımda Hatıralar" isimli bi öyküydü bu. Kayra bütün geçmişini, bütün anılarını bir giysi dolabına sıkıştırıp, evi terk edip gitmeyi planlayan birisiydi. Dolabın kapağının kırılması sonucu üstüne yıkılan anılardan kaçamayan, altlarında ezilen Kayra, Pencereyi açarak kurtulabilmişti o durumdan. Tüm şehre karışmıştı anıları; iyisiyle, kötüsüyle. Daha sonra gökyüzünde gördüğü bu kirli manzaradan ötürü terk etmek zorunda kaldı şehri. Bi otobüs bileti alıp kaçmak istedi şehirden. Kaçamadı... Peşini bırakmayan o hatıralar otobüs camlarına yapıştı. Yağmur damlaları gibi birer birer yapıştılar otobüsün camlarına. Ve kayra geçmişinden kaçamayacağını anladığında bu durumu kaldıramayacağını da fark etmişti. İnip otobüsten kimsenin olmadığı kayalık bir alana gidip, kafasını taşlara vura vura intihar etmişti. Böyle ucuz bi öykünün ağır yaralı kahramanıydı Kayra. Peki ya en yakın arkadaşımın sonu da böyle mi olacaktı. Yazdığını mı yaşayacaktı arkadaşım? Söylesene Sevin. Ne oldu arkadasıma, nasıl bu hâle geldi? O gecenin korkunç kısmı benim bu soruları kendime sorduğum anda başladı
Vazgeçiş
Ebrar Güney
Evlilik hayalleri kurduğun askerin şehit haberini aldıktan üç yıl sonra çalışmaya gittiğin kararagahta karşına çıkarsa ne olur? "Ben seni kaybettim sandım... Sen ise sadece benden uzak bir hayata saklanmışsın." Askeri görev uğruna biten hayatlar bin vazgeçiş gibiydi.
Rehan
Vuslat
Rehan doğduğu gün yetimhaneye bırakılır ve bir hafta sonra evlatlık olarak bir aileye verilir, ailesi onu çok güzel bir şekilde yetiştirir ve 17. doğum gününde hediyelerin arasında eski bir günlük vardır. Bu günlüğün biyolojik annesine ait olduğunu anlaşılır. Hiç bir şey sandığı gibi değildir...
KIRLANGIÇ-Dedektif-
Nisanur kılıç
Kırlangıçlar özgürlüğün ve sadakatin simgesidir. Kırlangıçlar gökyüzünde özgürce uçandır. Kırlangıç, kanatları kırılmaması gereken ama kanatları kırılandır. Kırlangıç özgürlüktür. Kırlangıç yaşamadır. “Tüm bu savaş, kırlangıçlar gökyüzünde özgürce uçabilsin diye”
Son Umudum
sadeceintiharlar
Candaş öleli seksen üç saat kırk altı dakika oluyor. Ben son umudumu kaybedeli... Bu mektubu ardımda kalanlar için yazıyorum. Tabi ardımda hala birileri kalmışsa...

Yaşamın Sömürgecisi
Feride27
Gecenin Karanlığında
Kitapaski
Bulunduğum, ait olduğum dünyamdan çekilip hiç tanımadığım bir dünyaya itildim, üstelik aşkımın ihaneti ile yapıldı bunlar. Evimden, arkadaşlarımdan uzakta kaldım aileme yapılanları öğrenmek istedim ve bu dünyaya kendi isteğim ile devam ettim. Bu kanlı yolda ihanetleri, ölümleri ve daha bir çok şeyi yaşayacağımı biliyordum, beni bitirir mi bu duygular, yaşananlar bilemem ama ben onları bitireceğim kendimden hiç olmadığım kadar eminim... Gerçekliğe ulaşmanın çabasında aklımı yitirmeden kalabilirsem intikamımı kötü ruhum ile alabilecektim, ben Amelya Miller içimdeki kötü ruh için her yere savrulan kız şimdi o kız onların sonu olacak. Her şeyin geri dönüşü bir intikamı olur işte ben o intikam peşinde aşkımı affedip ilerleyen kızdım. Aşkım ile yeri göğü yakmaya geliyorum, içimdeki ateş asla sönmeyecek o ateşte sizi yakıp kül edeceğim her zamanki gibi "ATEŞİM SİZİNLE OLSUN." Bu kadın sizi bitirecek, sonunuzu kendi elleriniz ile getireceksiniz...
Kelebeğin Vazgeçişi
Evanessa
İzel Akdoğmuş ve Viran Efken Koral'ın hikayesi...
KADİM KILIÇLAR EFSANESİ
Amelia Aurelia
“Zaman yalnızca akan bir nehir değildir. Bazen bir yara gibi açılır… ve içinden kader sızar.” — Bilinmeyen Taşıyıcı, Yıl 0 Gök bir çığlık gibi yarıldığında kılıç gökten düşmedi. O, yırtıldı. Kimileri bu kılıcın tanrılara ait olduğunu söyler, kimileri ilk ihanetten doğduğunu. Ama gerçek şu: Zamanın Yarası adı verilen bu kılıç, bir lanetin damgasıdır. Ve her çağda o lanet yeniden doğar. İlk kez bir rahip onu taşıdı, kehanetler sustu. Sonra bir prens, taç uğruna hayatını feda etti. Sonra bir demirci… bir yıldız yolcusu… ve sonra sadece rüyalar. Şimdi ise cam kulelerin gölgesinde bir çocuk var. Henüz bilmiyor. Ama o sadece bugünü değil, geçmişi de taşıyor. Çünkü bu kılıç, zamanın kendisini kesmiş bir silahtır. Onu yalnızca biri onarabilir: Hatırlayan.

Orta Dünya: ALTAR
Alparslan UĞURLU
"Bu eser J.R.R. Tolkien'in yarattığı Orta Dünya evreninden esinlenilmiştir. Tüm haklar Tolkien Estate'e aittir. Bu hikaye ticari amaç gütmeyen bir hayran kurgusudur." "Geçmişin küllerinden doğan bir fısıltı... O, artık Hador'un onurlu soyundan değil, Birinci Çağ'ın en karanlık kurbanı. Altar, kana ve ölümsüzlüğe yazılmış bir lanetin izinde. Çünkü Arda, yalnızca ışıkla değil, aynı zamanda gölgelerin açlığıyla da dönüyor."

