“Darbe” için sonuçlar
Arama sonuçları
DARBE
ᴀᴜʀᴏʀᴀ
“Aşk bana hep beş harfti. Tek aşkım da vatanımdı. Aşk bana hâlâ beş harf ama artık sadece vatanım yok kalbimde, Ahsen. Sen de varsın.”
ölümcül darbeler
Aybüke
Ailesinden şiddet görmüş bir çocuğun psikopatlık krizleri ve deneyleri insanların ondan kaçışları korkunç sesler gerilimler
Her Darbe Olumsuzdur
Başak
Ece'nin hayatı yok olmuştu ailesinden ve arkadaşları Tarafından dışlanan Ece 15 yasında okuldan gelince Anne ,babası ve küçük kardeşi emiri evleriyle birlikte Yandığını öğrenmişti. Mutlu ailesi yoktu evet ama Ona sahip çıkmak zorundaydılar şimdi ne yapacağını bilmiyen Ece'nin Büyük aşk yakalarsa ve ailesi olarak gördüğü erkek arkadaşı tarafından aldatılırsa ne yapabilir intahar girişimleri olumsuz çıkarsa hayattan bıkan bir kızı nasıl hayata bağlanır ki

İlk Darbe
ownepiwece
Quartect Krallığı;herşeyin mükemmel olduğu 23 krallıktan biriydi.Fakat birdenbire ortaya çıkan bazı kötü haberler onların itibarını zedelemeye başlamışlardı.
KIZIL DARBE
Narin
"Babam bana ringde kalmayı öğretmişti. Sokakta ise kural yoktu."
Gökyüzünden Mesajlar
Nursude
Bir kuş olsam da uçsam şu diyarlara...
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Yeraltı Dünyası
Öykü Naz Binboğa
𝚈𝚎𝚛 𝚊𝚕𝚝ı 𝚍𝚒𝚢𝚊𝚛ı𝚗𝚍𝚊 𝚜𝚒𝚣𝚒 𝚗𝚎𝚕𝚎𝚛 𝚋𝚎𝚔𝚕𝚒𝚢𝚘𝚛... 𝙰𝚎𝚕𝚒𝚊 𝚔𝚎𝚗𝚍𝚒𝚗𝚒 𝚑𝚒𝚌̧ 𝚞𝚖𝚖𝚊𝚍ı𝚐̆ı 𝚔𝚊𝚛𝚊𝚗𝚕ı𝚔 𝚛𝚞𝚝𝚞𝚋𝚎𝚝 𝚔𝚘𝚔𝚊𝚗 𝚋𝚒𝚛 𝚢𝚎𝚛𝚍𝚎 𝚋𝚞𝚕𝚞𝚛 𝚟𝚎 𝚋𝚞 𝚢𝚎𝚛𝚍𝚎𝚗 𝚗𝚊𝚜ı𝚕 𝚌̧ı𝚔𝚊𝚌̧𝚊𝚐ı𝚗𝚊 𝚍𝚊𝚒𝚛 𝚙𝚕𝚊𝚗 𝚕𝚊𝚛 𝚢𝚊𝚙𝚊𝚛. 𝙺𝚊𝚛𝚜̧ı𝚜ı𝚗𝚊 𝚎𝚗𝚐𝚎𝚕𝚕𝚎𝚛 𝚌̧ı𝚔𝚊𝚛 𝚟𝚎 𝚘𝚗𝚕𝚊𝚛ı 𝚐𝚘̈𝚎𝚌̧𝚖𝚎𝚢𝚒 𝚋𝚊𝚜̧𝚊𝚛ı𝚛.𝚃𝚊𝚔𝚒 𝚔𝚊𝚛𝚜̧ı𝚜ı𝚗𝚊 𝚋𝚒𝚛𝚒 𝚌̧ı𝚔𝚊𝚗𝚊 𝚔𝚊𝚍𝚊𝚛.
ÖLMEDEN ÖZGÜR OLUNMAZ
frida.s_brush
Özgürlük. Sahi nedir özgürlük? Kuralsızca yaşamak mıdır, yoksa kalbini durdurup sonsuzluğa uçmak mı? Ne de olsa bu ruh bedenin içinde sıkışmış değil midir? Neden ruha işkence ediyoruz ki? Ruhumuzu serbest bıraksak, o sonsuz özgürlüğün zevkine...
Canımın Yarısı
Hafsa Nur Dinç
Size bir masal anlatacağım, Fakat bu masal bir varmış bir yokmuş ile değil Biri ölür biri yaşar ile başlıyor. Peki sen bu masala hazır mısın? İki farklı ırka sahip iki ikiz kardeş, birbirleri için herşeyi yapmaya hazırlar fakat kaderin çizdiği yol onların düşlediği gibi değildir. İleride bir gün birbirlerini bir daha asla tekrar göremeyeceklerini nerden bilebilierdi ki? Bir ölüm, Bir kalp, Ve iki beden. Artık geride kalanın ise yapabileceği tek şey vardı; İntikam almak

