“BookTok” için sonuçlar
Arama sonuçları

Ateşle Mühürlü
8.
Bazı güçler seçilmez. Bazı aşklar yasaktır. Bazı kaderler ise yakarak yazılır. Lina, ateşe dokunduğunda yanmayan bir kızdı. Kael ise buzla mühürlenmiş bir kalbin varisiydi. Dört element krallığının dengesi, bir gecede gökyüzünü yaran kızıl bir alevle bozuldu. Kadim kehanet yeniden fısıldanmaya başladı: “Ateşle mühürlenen, dünyayı ya kurtaracak… ya da küle çevirecek.” Ama kehanetlerin söylemediği bir şey vardı: Aşk, her mührü kırabilir. İhanetle sınanan bir bağ, düşmanlıktan doğan bir yakınlık ve her dokunuşta büyüyen bir felaket… Ateşle Mühürlü, fantastik bir dünyanın tam kalbinde filizlenen, yakıcı ve kaçınılmaz bir aşkın hikâyesi.
Kayıp Büyü
8.
Yüzyıllar önce dünyayı koruyan en güçlü büyü ortadan kayboldu. Onunla birlikte krallıklar zayıfladı, karanlık varlıklar uyanmaya başladı. Kehanete göre kayıp büyüyü bulacak kişi, kalbinde hem ışığı hem de karanlığı taşıyan biri olacaktı… Ama kimse bu kişinin sıradan bir köy kızı olacağını tahmin etmemişti.
Kanatların Gölgesi, Dalgaların Öfkesi
Amala Ratna Dlamini
Yüzyıllardır süregelen bir savaş, masalların karanlık yüzünü kusmak üzere... Periler (Fae): Ormanın derinliklerinde, gölgeleri bükerek yaşayan, cam kırığı kanatlara sahip acımasız avcılar. Deniz Kızları (Sirenler): Okyanusun dipsiz uçurumlarında gizlenen, üç sıra jilet gibi dişe ve insanı çıldırtan çığlıklara sahip pullu canavarlar. İki ırk arasındaki sınır, lanetli **"Sisli Sahil"**dir. Burası, perilerin zehirli okları ile deniz kızlarının ölümcül pençelerinin çarpıştığı bir mezarlıktan farksızdır. Ancak bu dolunayda, deniz kızları sadece sınırları zorlamakla kalmaz; ormanın kalbini söküp almak için karaya ayak basarlar. Kuyrukları güçlü bacaklara dönüşürken, ağızlarından damlayan asitli salyalarla ormanı ateşe verirler. Gözü pek bir peri muhafızı olan Kaelen, gölgelerin içinden bu pullu kabusları avlamaya yeminlidir. Ancak karşılaştığı sıra dışı deniz kızı Talia, bu savaşın sadece bir nefret değil, iki ırktan birinin tamamen yok olmasıyla bitecek bir soykırım olduğunu ona acı bir..
KÜLKEDİSİNİN BİLİNMEYEN HİKAYESİ
Asuman Tezcan
Külkedisinin bilinmeyen hikayesini öğrenmeye hazırmısınız ? Can alıcı maceralarıyla ve nefes kesen hikayesiyle sizleri bekliyor , haydi hala ne bekliyorsunuz. 💍😘
Vişneli Turta
Özlem
Çilek ders çalışıyordu ve ailesi dışarı çıkmışlardı.Çilek ailesini merak edip aramıştır.Fakat...
Güzelliğin Fedakarlığı
Tuana
Merhaba, bu kitap benim ilk kitabım olacak. Kitap ile ilgili olarak şuan aklımda sadece bir taslak var ama olsun sonuçta bir ev direkt var olmaz, ilk önce taslağı çıkartılır sonra inşa edilir, değil mi? Taslağımı şimdilik sizlerle paylaşmayı düşünmüyorum çünkü biraz heyecanı olsun istiyorum ve şimdilik spoiler vermeyeceğim. Kitabımı sevmeniz umuduyla iyi okumalar...
OKYANUS'UN KALBİ
Beren Özçelik
Polis şefi olan Çilay eski travması olan Okyanusun kasabasına taşınmasıyla tüm olaylar alevlenir. ~ bu bir nefretten aşka hikayesi değildi, bu alevden ateşlenen aşkın ölüm ile biten nefretin hikayesiydi.
Bir Efsane
S. Bladewey
Bazı insanlar kaderlerini seçer. Bazıları ise kaderleri tarafından seçilir. Bir davet mektubuyla başlayan yolculuk, birbirinden tamamen farklı hayatlara sahip gençleri aynı çatı altında buluşturur. Sword Akademisi, yalnızca savaşçı yetiştiren bir okul değildir; dostlukların kurulduğu, ihanetlerin yaşandığı, sırların gün yüzüne çıktığı ve efsanelerin yazıldığı bir yerdir. Her öğrencinin sakladığı bir geçmiş, peşinden gelen bir gölge ve ulaşmak istediği bir hedef vardır. Ancak akademinin duvarları arasında onları bekleyen gerçek, düşündüklerinden çok daha büyüktür. Kimi geçmişinden kaçıyor... Kimi gerçeği arıyor... Kimi ise kendi efsanesini yazmaya hazırlanıyor. Çünkü bazen bir efsane, tek bir kahramanla değil; birlikte savaşmayı öğrenen insanların hikâyesiyle başlar.
ANTALYA GÜNCESİ
AYBİGE ÇALIŞKAN
ÇİZGİ ROMAN VERSİYONU "Beni bir canavardan kaçıp başka bir canavarın ateşine sığınmakla suçlama. Ankara'da küllerim kalmıştı, Antalya'da ise sadece yanmamı istemeyen bir hayalet." Zehra Toprak Eyüpoğlu, ailesinin Ankara'daki yıkıcı iflasının ve dağılan yuvasının enkazını arkasında bırakarak 1992 sonbaharında Akdeniz'in tuzlu rüzgarlarına sığınır. Ankara'nın isli soğuğundan kaçarken sığındığı bu sıcak sahil kenti, ona vaat edilen huzurlu bir liman değil; geçmişin günahlarıyla örülmüş fırtınalı bir sürgün yeri olacaktır. Kampüsün tekinsiz zarafeti içinde iki farklı uçurum Zehra'yı kuşatır: Bir yanda Bozkurt hanedanlığının her şeye sahip olabileceğine inanan, Zehra'yı tüm okulun gözü önünde kendi mülkü ilan eden karanlık veliahdı Doruk; diğer yanda ise yüzünü gizleyip gölgelerden fısıldayan, cebine "Yanmanı istemiyorum" notunu bırakıp kaçan meçhul bir yabancı. Toprak, Doruk'un yakıcı kafesinde mi kül olacaktır, yoksa onu uzaktan izleyen o sessiz hayaletin sırrında mı boğulacak?

