“Arşiv” için sonuçlar
Arama sonuçları
Arşiv
Luna
Nasıl başlıyacağımı bilmiyorum ama bir yerden başlamalıyım. Başlamalıyız.Acı çektikçe güçlendiğimi düşünüyordum ama hayatımda hiç bir şey yolunda gitmiyordu çünkü onsuz hayatıma devam etmek istemiyordum. Mutlu olacağım ortamda kendimi yanlız hissediyordum. Oraya kendimi ait hissetmiyordum. O zaman yazdığım yazıları ve şuan yazdığım yazıları paylaşacağım. Umarım ki okurken bunları yaşayanda varmış. Yanlız değilmişim dersiniz çünkü sizin yanlız hissetmemeniz için buradayım. Kitap okumanız dileğiyle kendinize iyi bakın.
Kelimeler arşivi
Çilek_reçeli
Kelimeler, söylenir söylenmez görünmez canlılara dönüşüyor; uçuşan küçük varlıklar gibi gökyüzüne yükselip “Sessizlik Arşivi” denen, sonsuz bir kütüphaneye gidiyordu. Kimse bunun farkında değildi, ta ki bir gün, doğuştan dilsiz olan Nael adında bir genç, sessizliğiyle bu canlıları görebilmeye başlayana kadar. Konuşmadığı için hiç kelime üretmiyor, ama başkalarının kelime-canlılarını açıkça seçebiliyordu. Kiminki ne renkte, hangi duygudan doğmuş, ne kadar ağır ya da hafif olduğunu görebiliyordu. Bazı kelimeler tatlı birer kuş gibi görünürken, bazıları zincirli yaratıklar gibi sürüklenerek göğe çıkıyordu. Nael, insanların en çok önemsemediği ama en kalıcı şeyin sözleri olduğunu anladı. Bir gün fark etti ki, bazı kelime-canlılar hiç arşive gitmiyor, yerde kalıyor ve insanlara yapışıyordu. Bunlar genelde kırıcı, kötü kelimelerdi. Yıllar boyunca insanların omuzlarında birikiyor, onları ağırlaştırıyordu Bir gün “Sessizlik Arşivi”nden bir çatırdama sesi geldi. Arşiv parçalanmaya başlamıştı. Kelime-canlılar geri dönüyor, sokaklara doluşuyor, geçmişte söylenmiş her söz insanlara musallat oluyordu. Ölmüş kişilerin bile sesleri, yaşayanların etrafında yankılanmaya başladı. İnsanlık, kendi sözleriyle boğuluyordu.
Sonsuz Arşivler
Eyto
ARŞIVLER
GÖLGELER ARŞİVİ
Yiğitcan Korkmaz
Bazı insanlar ölmez. Sadece unutulur. Yılmaz Lisesi'nde her şey normal görünmektedir. Dersler, sınavlar, arkadaşlıklar... Ta ki bir öğrenci bir gecede herkesin hafızasından silinene kadar. 16 yaşındaki Arda Yılmaz, kimsenin hatırlamadığı insanların izlerini görmeye başladığında imkânsız bir gerçekle yüzleşir: Okulun altında saklanan gizli bir arşiv vardır. Bu arşivde, dünyadan silinen herkesin dosyası tutulmaktadır. Her dosya bir kayıp. Her isim bir sır. Ve her sır, karanlıkta bekleyen bir kabusu uyandırmaktadır. Kaybolan öğrenciler... Gölgelerin arasından gelen yaratıklar... Yüzyıllardır mühürlü duran tüneller... Ve açılmaması gereken bir kapı... Arda ve arkadaşları, unutulmaya mahkûm edilen insanların gerçeğini ortaya çıkarmaya çalışırken zaman tükenmektedir. Çünkü arşive giren herkesin adı er ya da geç o dosyaların arasına yazılır. Ve bir kez silindiğinde... Seni hiç kimse hatırlamaz. 🔥 GÖLGELER ARŞİVİ 🔥
Sipariş Çizimler Arşivi
Pinkie Promise
Sipariş çizimleri paylaştığım bir arşiv gibi kullanacağım
Gece Yarısı Arşivi
merve poyraz
İstanbul’un tarihi yarımadasının altında bulunan gizli bir arşivde çalışan yazma eser uzmanı Korhan, restorasyon için önüne gelen 120 yıllık bir defterde dünün gazetelerinde çıkan felaketlerin ve henüz yaşanmamış olayların detaylarıyla yazıldığını fark eder.
Silinen Günler
Saye Arin
Efe, bir gün insanların göğsünde sakladıkları pişmanlık kapılarını görmeye başlar. İlk başta bunun yorgunluktan kaynaklanan bir hayal olduğunu sanır; ta ki açılan her kapının, silinmiş bir günü ve unutulmuş bir gerçeği geri getirdiğini anlayana kadar. Ada’nın gölgesi, Arşivci’nin defteri ve kaybolan pazarın peşinde ilerlerken Efe, geçmişi düzeltmenin bedelini öğrenir: Birini hatırlamak bazen kendi hayatından bir parçayı feda etmektir. Peki Efe, sevdiklerini kurtarmak için kendini silmeyi göze alabilecek mi?
Derinlik Arşivcisi
Iris
Gökyüzünde süzülen kusursuz Aydınlık Şehirler’in yalanlarla örülü sahte cennetine hiçbir zaman ait hissedemeyen Melinoe, karanlık Hiçlik Denizi'nin sırlarını gün yüzüne çıkaran bir Derinlik Arşivcisi'dir. Kibirli asilzadeler için daldığı ezici derinliklerde, efsanelerdeki kana susamış sirenlerin çığlıklarını değil, sistemin sömürüp tarihten sildiği kadınların yüzyıllık öfke dolu ağıtını keşfeder. Melinoe bu sarsıcı hakikatle yüzleşip derinlerin o karanlık, yıkıcı gücünü kuşanırken; yukarıdaki ışıltılı balo salonlarında elitlerin arasına sızmış yoldaşı Lenore, paslı arpından dökülen hipnotik melodilerle şehri havada tutan motorları sinsice çürütmektedir. Çok yakında, aşağıdan yükselen unutulmuşların isyanı ile yukarıda ince ince işlenen ölümcül ritim birleşecek ve bu kibir krallığını sonsuz okyanusun vahşi adaletine, ait olduğu o zifiri karanlığa gömecektir.

