İnanılmaz hayatım
minik kunduz 🦫
"Yeter artık, Mei Ling. O kadehi bırak," dedi Liang Feng, elimdeki seramik kadehi almaya çalışarak.
"Sana ne ya? Sana ne!" dedim kadehi göğsüme basıp ona dik dik bakarak. "Parasımııı sen mi verdin? Yok! Bırak içeceğim!"
"Masa başında sızıp kalacaksın," dedi otoriter bir sesle.
"Sızmam ben! Ben İçerim ben!" diyerek bir kadeh daha devirdim. Ve tabii ki o kadehten iki dakika sonra kafam masaya 'pat' diye düştü. Görüşüm karardı.
Gözlerimi tekrar hafifçe araladığımda kendimi sallanırken buldum. Biri beni sırtında taşıyordu.
Geniş omuzlar, burnuma gelen o koku... Ağaç kavun ve hafif odunsu bir parfüm kokusu. Liang Feng.
"Bırak beni... Düşüreceksin soysuz prens..." diye mırıldandım başımı onun boyun girintisine iyice gömerken.
Liang Feng derin bir iç çekti. "Çok konuşuyorsun Mei Ling. Sarhoşken bile çenen durmuyor."
Sarayın devasa kapısının önüne geldiğimizde beni yavaşça yere indirdi. Ayakta durmakta zorlandığım için dengemi kaybettim, Liang Feng anında belimden kavrayıp beni kendine çekti.
RomanDevam ediyorRomantik
2Görüntüleme2Beğeni2Bölümler5,0Oylama