“şanlıurfa” için sonuçlar
Arama sonuçları
EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)
Gidiciyim_ben
Seni istiyorum. Kokunu istiyorum Bedenini istiyorum Nefesini istiyorum Kalbini istiyorum Benimle olmanı istiyorum Sevişmeni istiyorum Ruhunu istiyorum kahkahanı gülüşünü istiyorum Gel nolur! Gel Beni sensiz bırakma! Yapamıyorum artık Olmuyor sensiz! Bırakma beni burda! .... Yaman ve Zeynep'in aşkı, yasak aşkı, kadının ilmek ilmek genç adamın kalbine işlediği aşkı... Şiddet unsur içermektedir Çalınması veya taklit edilmesi durumunda hukuki işlem uygulanacaktır!. Eser tamamlandıktan sonra bölümler düzenlenecektir.
XEZÂL
SU-İZİ
Amed in bahtsız kızı olacağını bilmiyordu xezâl. Bir söze kurban olacağını söylemişti babası. Can borcuna verilen olmak mıydı acı olan yoksa evleneceği adamın onu almak için bile gelmemesi mi? Babasının ceylanım diye sevdiği gözünden sakındığı kızı idi o taki geçmişin sözü kapısını çalana dek. Cengiz ağa mecbur kalmıştı buna sakat oğluna bakacak biri olsun istemişti bu yüzden de geçmişte Hamit Ağa'nın ona verdiği sözü tutması için gelmişti Urfa'dan Amed'e . Xezâl açmıştı kapıyı o gün ona her şeyden habersiz güler yüzü ile açtığı kapı meğer onun yeni hayatına aciliyormus. Uzun bir konuşma ardından verilmişti karar. Xezâl ın ablası Hazal için verildi karar. Hamit ağa büyük kızımdır o demişti cengiz ağaya. Lakin Cengiz ağa ona kapıyı açan kıza takılı kalmıştı. O güler yüzü, heyecanlı ve ışık saçan gözleri belki de oğluna umut olurdu. Hazal dese de xezâl'ı istedi cengiz ağa. Hamit ağa verdiği söze karşı gelemez di. El mecbur büyük kızı dururken küçük kızının sözünü verdi Urfa'nın Erivân aşiretinin karanlık ağası'na. ************* Sakat bir adamdı jêhat o bacakları ile birlikte kalbini de sakat bırakmıştı. 12 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sakat kalmıştı oysa. Belki iyileşmek istese yapabilirdi bunu ama o kendini odaya kapatıp gün ışığından bile mahrum olmayı seçti. 14 sene sonra babasının isteği ile zorla evlenmişti. Babası sözdür tutulacak dedi diye sırf. O evleneceği kızı konağa adım atana kadar görmek dahi istemeyen adamdı. Evlendiği karısını odasına dâhi almayan onunla konuşmak bile istemey'endi. Peki xezâl jêhat in derdine derman olur muydu? Yoksa jêhat in içinde bulunduğu karanlığa oda gömülüp gider'miydi?
NİLÜFER
melodi
Alev topu gibiydim. Baran o heybetli duruşuyla, kaşları hafif çatık bir şekilde beni izlerken, ben o son nefeslik mesafeyi de yıkarak tam önüne dikildim. Göğsüm neredeyse onun göğsüne değecek kadar yakındım. Başımı dimdik havaya kaldırıp, sağ elimi kaldırdım ve işaret parmağımı doğrudan onun o keskin, tavizsiz yüzüne doğru öfkeyle salladım. "Bana bak ağa..." dedim, sesim titremesin diye çenemi sıkarak, kelimelerimi adeta yüzüne çarptım. "Ben kendimi korumasını bilirim. Sen projeyi koru yeter! Evet, sizin gibi ağaların arkasındaki kirli düzene benim tek başıma gücümün yetmediği doğru... Ama kendimi o adamlardan da, sizden de gayet iyi korurum. Kimsenin gölgesine de, uyarısına da ihtiyacım yok!" Baran, yüzüne doğru cüretkârca sallanan o parmağa ve benim bu pervasız çıkışıma rağmen zerre kadar geri çekilmedi. Aksine, çenesini biraz daha kasarak, gözlerindeki o fırtınalı, karanlık ama tuhaf bir şekilde ateşli ifadeyle meydan okumamı doğrudan göğüsledi. **********************************

