İçeriğe geç
Kami

“Şiddet çok çocuklar okumasın!” için sonuçlar

Arama sonuçları

Şiddet goren çocuk

Zenfira Yakubova

Bir çocuğa şiddet uygulamak,pisgolojisini bozmak çok kötü şeylerdir.Bunlar çoçukları kötü yola dusure bilir.Onlara azıcık sevgi verseniz bile onlar sevinir.Bazı aileler çocuklarına şiddet uyguluyo.Düşünün bu sizin kendinize de yapılıyo.Bu hiç iyi olmaz lutfen çocuklara sevgi dolu hayat bahş edin.Teşekkürler...

RomanDevam ediyorDram
1Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

ŞİDDET

Cikolatalipudig

Babası tarafından şiddete uğrayan sera ile garip bir kitaba ne dersin?

RomanDevam ediyorRomantik
611Görüntüleme81Beğeni9Bölümler5,0Oylama

ŞİDDET

fatma

!Dikkat! Kan içerebilir. Şiddet içerenilir. T*c*Z içerebilir. *nt*h*r içerebilir. İyi seyirler

RomanTamamlandıKorku
66Görüntüleme0Beğeni0Bölümler5,0Oylama

oku ya da okuma

Mona

Üni birinci sınıf bitti yaza girdik ve canım sıkıldı yazacağım şeyler sadece yaşadığım olaylar, alakalı alakasız şeyler ve kurduğum hayyaler falan filan

RomanDevam ediyorMizah
2Görüntüleme0Beğeni5Bölümler

Oku...

Ayşe

Yerde, dizleri ve elleri üzerine çömelmiş, emekler gibi duran şişman kadın yavaşça kafasını kaldırdı. Yüzünü örten yağlı uzun saçları tutamlar halinde yanaklarının üzerinden sanki örülmüşler gibi sarkmaktaydı. Göğüslerinin ve kollarının altından gelen ekşi ter kokusu bütün odayı doldurdu. Çürük ve aralık dişlerini göstererek sırıttı. Anne korku içinde bebeğini göğsüne sımsıkı yasladı. Bağırmak istedi ama olmadı. İçinden dua etmeye çalışıyor, başladığı hiçbir duayı bitiremiyor, kelimeleri unutuyordu. Yerdeki kadın siyah gözlerini anneye dikti. Yavaşça ağzını açmaya başladı. Kadının gri dudakları aralandıkça anne daha karanlık bir dünyaya adım atar gibiydi.  Yerdeki kadın anneye doğru emeklemeye başladı. Gözlerinin akı görünmüyordu. Beklenmedik bir çeviklikle bebeğin yatağına tırmanıp, anneye değil ama bebeğe doğru çatlak sesiyle fısıldadı; ‘Hoşgeldin’.” Sevgili okur,bugüne kadar ki en korkunç korku filmi senaryosunu yazacağına inanan kendini bilmez ve psikopat bir mizah yazarıyla karşı karşıyasın. Henüz tamamlanmamış korku öyküleri kitabımın orta yerinde, kendi kurguladığım öyküden bir fena olup senaryolaştırmaya karar vermem yaklaşık birbuçuk dakikamı aldı. Ancak kendi yazdığından ürken bir vatandaş olarak çeşitli sıkıntılar da yaşamıyor değilim. Ben: Zeynep bizde elektrikler kesik sizde var mı? Zeynep: Yok biz de de kesik Ben: Yıkanıcaktım ya amaaaaaan Zeynep: Yıkan ne var? Ben: Karanlıkta? Zeynep: Ne var, mum yak Ben: Hatta bir kadeh de şarap koyiim. Hani “kuentin tarantino” böyle sapıklı katilli bi film çekmek için uğrarsa bi bardak bişi içsin Zeynep: Ne diyosun ya? Ben: Elektrik kesikken duş yapılır mı üşütük? Cinler nolcak? Zeynep: Harbi hastasın Mehtap. Çocuk musun kızım sen, ne cini ya Ben: Öyle deme Kuran’da yeri var. Psikopat, musallat, gitmiyor Zeynep: ……. Ben: Gece üstümüzden örtü çekiyor, aynaya adını yazıyor falan Zeynep: ……… Ben: Ben Sarhan’da gözü olduğundan şüpheleniyorum, aklı sıra beni delirtip tımarhaneye yollayacak, Zeynep: ……… Ben: Sonra kocamla halk oyunları di mi? Bana bak kadın, ben senin “los encılısta” ürküttüğün simelteklere benzemem, adamı oyarım, Karadenizliyim ben! Zeynep: ………….. Ben: Var mı öle aniden cam açıp, kapı kapayıp adam ürkütmece, düdük Zeynep: Hala benle konuşmuyorsun sanırım Ben: Yok. Cin’e konuşuyorum. Korktuğumu anlamasın. Bu işlere meraklıysanız size süper bir kitap adı vericem ‘Karanlıkta 33 Yazar, Korku Öyküleri Antolojisi’. Piyasada birkaç çeşidi var. Benim kastettiğim özel basım, ciltli ve 720 sayfa olan. Pahalı bir kitap çünkü üç cilt birarada. Bu kitabın en hoş taraflarından biri eski korku öykülerine de yer vermiş olması. Yani eskiden insanlar nelerden korkardı şimdi daha çok nelerden korkuyorlar gibi bir tarihte korku  yolculuğunun mümkün. Bunu okuyun, üzerine senaryo yazma tekniklerine dair Robert Mc Kee tarafından yazılmış ‘STORY’ isimli kitabı okuyun. Sonra senaryoları kapıştıralım sevgili okur. Benim oyuncular tamam (bence tamam yani). Esas kızı Bahar (Kader) oynar. Esas oğlan’ı da Yenal (Bilgici). Murat (Yalnız) dan da süper kötü adam olur. O sarı kafa ve sarı kirpiklerle çok alternatif bir seri katil karakteri çıkar ondan bence. Ben de polis olurum. Hani kötü adam sırf polisle kapışmak için masumlara musallat olur ya, Murat ve benden o model çıkar (çıkar çünkü Murat sürekli benimle uğraşıyor zaten). Mesela şöyle bir telefon konuşması hayal edelim senaryo için; Murat (kötü adam): hıs-hıs-hıs (telefona derin derin nefes alır) Ben (polis yani): Orda olduğunu biliyorum Murat: hıs-hıs-hıs Ben: Bahar ve Yenal’ın suçu yok. Onları serbest bırak Murat: hıs-hıs-hıs Ben: Beni duyduğunu biliyorum. Bak, bunu birdaha tekrarlamıycam. İstersen (Selçuk) Tepeli’yi alabilirsin, vatandaşta biraz kafa dinlesin Murat: Anlaştık, Tepeli’yi elleri ve ağzı bağlı bir şekilde köprüye getirirsen Yenal’la Bahar’ı serbest bırakırım. Ben: Eller tamam da ağız biraz zor olabilir adamım Murat: En çok çalışan uzvunu bağlamadan getirirsen anlaşma bozulur Ben: Haklısın! Konuşmalardaki abukluğun farkındayım (mantık hatası yok da cümleler dandik). Ama Türk senaristler İngilizce’den çok kötü çeviri gibi diyalog yazdıkları için benim yanımda moralleri bozulmasın diye (ho-hoyt) onlar gibi yazayım dedim. Hatta gözümle gördüğüm bir sır vereyim size. Bunların çoğu konuşma kısmını boş bırakıyor. Çünkü o kadar kötü diyalog yazıyorlar ki, o cümlelerle senaryo berbat görünecek. Oyuncuya,“abi bak konu bu, sen de kendinden bişiler ekle, şöyle bir konuşma çıksın” diyorlar. Şahidim. Oyuncu da dünden razı, ezber yapması gerekmeyecek. Rezalet! Bu bilgiden sonra (bir de çok baba kitap tavsiye ettim) benim yazdığım senaryodan hatırım için korkarsınız diye umuyorum. Korkup da korkmaz gibi yapana bizim evdeki cini yollarım ona göre.

RomanDevam ediyorKorku
106Görüntüleme4Beğeni1Bölümler5,0Oylama

Okuma

Talha

Sakın okuma

ÇizgiDevam ediyorAksiyon
100Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Oku...

Ayşe

Yerde, dizleri ve elleri üzerine çömelmiş, emekler gibi duran şişman kadın yavaşça kafasını kaldırdı. Yüzünü örten yağlı uzun saçları tutamlar halinde yanaklarının üzerinden sanki örülmüşler gibi sarkmaktaydı. Göğüslerinin ve kollarının altından gelen ekşi ter kokusu bütün odayı doldurdu. Çürük ve aralık dişlerini göstererek sırıttı. Anne korku içinde bebeğini göğsüne sımsıkı yasladı. Bağırmak istedi ama olmadı. İçinden dua etmeye çalışıyor, başladığı hiçbir duayı bitiremiyor, kelimeleri unutuyordu. Yerdeki kadın siyah gözlerini anneye dikti. Yavaşça ağzını açmaya başladı. Kadının gri dudakları aralandıkça anne daha karanlık bir dünyaya adım atar gibiydi.  Yerdeki kadın anneye doğru emeklemeye başladı. Gözlerinin akı görünmüyordu. Beklenmedik bir çeviklikle bebeğin yatağına tırmanıp, anneye değil ama bebeğe doğru çatlak sesiyle fısıldadı; ‘Hoşgeldin’.” Sevgili okur,bugüne kadar ki en korkunç korku filmi senaryosunu yazacağına inanan kendini bilmez ve psikopat bir mizah yazarıyla karşı karşıyasın. Henüz tamamlanmamış korku öyküleri kitabımın orta yerinde, kendi kurguladığım öyküden bir fena olup senaryolaştırmaya karar vermem yaklaşık birbuçuk dakikamı aldı. Ancak kendi yazdığından ürken bir vatandaş olarak çeşitli sıkıntılar da yaşamıyor değilim. Ben: Zeynep bizde elektrikler kesik sizde var mı? Zeynep: Yok biz de de kesik Ben: Yıkanıcaktım ya amaaaaaan Zeynep: Yıkan ne var? Ben: Karanlıkta? Zeynep: Ne var, mum yak Ben: Hatta bir kadeh de şarap koyiim. Hani “kuentin tarantino” böyle sapıklı katilli bi film çekmek için uğrarsa bi bardak bişi içsin Zeynep: Ne diyosun ya? Ben: Elektrik kesikken duş yapılır mı üşütük? Cinler nolcak? Zeynep: Harbi hastasın Mehtap. Çocuk musun kızım sen, ne cini ya Ben: Öyle deme Kuran’da yeri var. Psikopat, musallat, gitmiyor Zeynep: ……. Ben: Gece üstümüzden örtü çekiyor, aynaya adını yazıyor falan Zeynep: ……… Ben: Ben Sarhan’da gözü olduğundan şüpheleniyorum, aklı sıra beni delirtip tımarhaneye yollayacak, Zeynep: ……… Ben: Sonra kocamla halk oyunları di mi? Bana bak kadın, ben senin “los encılısta” ürküttüğün simelteklere benzemem, adamı oyarım, Karadenizliyim ben! Zeynep: ………….. Ben: Var mı öle aniden cam açıp, kapı kapayıp adam ürkütmece, düdük Zeynep: Hala benle konuşmuyorsun sanırım Ben: Yok. Cin’e konuşuyorum. Korktuğumu anlamasın. Bu işlere meraklıysanız size süper bir kitap adı vericem ‘Karanlıkta 33 Yazar, Korku Öyküleri Antolojisi’. Piyasada birkaç çeşidi var. Benim kastettiğim özel basım, ciltli ve 720 sayfa olan. Pahalı bir kitap çünkü üç cilt birarada. Bu kitabın en hoş taraflarından biri eski korku öykülerine de yer vermiş olması. Yani eskiden insanlar nelerden korkardı şimdi daha çok nelerden korkuyorlar gibi bir tarihte korku  yolculuğunun mümkün. Bunu okuyun, üzerine senaryo yazma tekniklerine dair Robert Mc Kee tarafından yazılmış ‘STORY’ isimli kitabı okuyun. Sonra senaryoları kapıştıralım sevgili okur. Benim oyuncular tamam (bence tamam yani). Esas kızı Bahar (Kader) oynar. Esas oğlan’ı da Yenal (Bilgici). Murat (Yalnız) dan da süper kötü adam olur. O sarı kafa ve sarı kirpiklerle çok alternatif bir seri katil karakteri çıkar ondan bence. Ben de polis olurum. Hani kötü adam sırf polisle kapışmak için masumlara musallat olur ya, Murat ve benden o model çıkar (çıkar çünkü Murat sürekli benimle uğraşıyor zaten). Mesela şöyle bir telefon konuşması hayal edelim senaryo için; Murat (kötü adam): hıs-hıs-hıs (telefona derin derin nefes alır) Ben (polis yani): Orda olduğunu biliyorum Murat: hıs-hıs-hıs Ben: Bahar ve Yenal’ın suçu yok. Onları serbest bırak Murat: hıs-hıs-hıs Ben: Beni duyduğunu biliyorum. Bak, bunu birdaha tekrarlamıycam. İstersen (Selçuk) Tepeli’yi alabilirsin, vatandaşta biraz kafa dinlesin Murat: Anlaştık, Tepeli’yi elleri ve ağzı bağlı bir şekilde köprüye getirirsen Yenal’la Bahar’ı serbest bırakırım. Ben: Eller tamam da ağız biraz zor olabilir adamım Murat: En çok çalışan uzvunu bağlamadan getirirsen anlaşma bozulur Ben: Haklısın! Konuşmalardaki abukluğun farkındayım (mantık hatası yok da cümleler dandik). Ama Türk senaristler İngilizce’den çok kötü çeviri gibi diyalog yazdıkları için benim yanımda moralleri bozulmasın diye (ho-hoyt) onlar gibi yazayım dedim. Hatta gözümle gördüğüm bir sır vereyim size. Bunların çoğu konuşma kısmını boş bırakıyor. Çünkü o kadar kötü diyalog yazıyorlar ki, o cümlelerle senaryo berbat görünecek. Oyuncuya,“abi bak konu bu, sen de kendinden bişiler ekle, şöyle bir konuşma çıksın” diyorlar. Şahidim. Oyuncu da dünden razı, ezber yapması gerekmeyecek. Rezalet! Bu bilgiden sonra (bir de çok baba kitap tavsiye ettim) benim yazdığım senaryodan hatırım için korkarsınız diye umuyorum. Korkup da korkmaz gibi yapana bizim evdeki cini yollarım ona göre.

RomanDevam ediyorKorku
100Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Dokuz oğuz

Ecrin Derin

Oğuz kağan'ın oğulları

RomanDevam ediyorTarihi Kurgu
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Bunları oku!

Saliha Yıldırım

Şifreleri bul

RomanTamamlandıMizah
4Görüntüleme0Beğeni0Bölümler3,0Oylama

Sadece oku

mahsum temel

Birgün küçük bir kız varmış adı ela yaramaz bir kızmış bir annesiyle tarlaya gitmiş ela biraz yurlmuş ve uya kalmış sonra bi adam onu yolun ortasına çekip gitmiş ela hiç keyfini bozmamış ve bir kaç saat sonra araba üstünden geçmiş ama ölmemiş annesi kahr olmuş ve ela büyümüş büyümüş 15 yaşına gelmiş ve çok zengin olmuş annesinin komşusu olmuş annesi onun kızı olduğunu bilmiyormuş taki ela açıklayana kadar Birkaç gün sonra ela gebe olmuş ona annesinin adını koymuş ela doğumda annesine kızı olduğunu söylemiş annesi mutlu olmak yerine ela'yı dövmüş ela'da evisinde taşınmış gitmiş Almanya'ya Almanya da vilası olmuş ve kızı Zeynep o günler 2-3 yaşındaymış zeynep zeki ve güzel bir kızmış annesi ela söz vermiş onun hayatı çok güzel olacak diye ve ordan Rusya'ya gitmişler ve Rusya'da savaş çıkmış ve hatını kaybetmiş ela ama kızı zeynep yaşıyormuş zeynep annesinin tüma varlığına sahip olup yeni bir hayat kurmuş

RomanDevam ediyorAksiyon
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Şiddetin Oğlu

Aristokrat CanlıBey

Arkadaşlıkları bir gruptan çok daha azı. Hepsi bambaşka kişiliklere ve hayatlara sahipler ama bir şekilde arkadaşlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar. Günlük yaşamları ve birbirleriyle olan ilişkileri devam ettikçe birbirleri hakkında daha fazlasını öğrenecekler.

RomanDevam ediyorAksiyon
6Görüntüleme0Beğeni28Bölümler

Şiddetin ateşi

İremmyss8

Hayatı iyi gitmeyen bir kızın hayatına bir sürü kişi girer peki kim o kızın hayatını kim daha kötü yapar yada daha iyi yapar

RomanDevam ediyorDram
1Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Sert Okuma

Kaan Valera

Canım sıkıldı :D

ÇizgiDevam ediyorMizah
100Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

Bunu Almanlar Okumasın

Lenny Left

Emmm... Yani arka kapak yazma konusunda pek iyi değilim bu yüzden sadece oku :D Güzel bir kitap. Bunu bir Alman okuyorsa ona not: Tarihinle bayağı dalga geçtim dostum.

RomanDevam ediyorTarihi Kurgu
117Görüntüleme7Beğeni1Bölümler5,0Oylama

Kesin oku

Narin Atay

Okuuuuuuuu

RomanTamamlandıRomantik
3Görüntüleme0Beğeni1Bölümler

Gülmek için oku

atus Mihaylova

Arkadaşımla pazara gitim sonra bir kızın biri geldi dediki çüçe önüne bak lan hayırdır kardeş sen kime DiYoN çuçe!!! Ben sana Diyom:) sonra ona dedim ki Azına sıçarım Ayanı dunk al sonra odediki Ayamı denk almasam nolçak Sonja sonra o dediki sen Azıma sıcamasın küçük bebek sonra ben dedim ki sen kime söylüyon vida bana bebek dersan Azına zort diye sıçarım Sonra bana dediki gel sıçım lan bende dedim ki tamam mal ola mal!!! Sonra dedim ki bekle lan geliyom sonra gel Lan gel azına sıçım sonra üstüne aslan 🦁🦁🦁 gibi üstüne üsüra üsüra atladım yüzünü öyle bir darma düman etim ki domüz gibi oldu sonra sıyırdım pantolarmı!! Azına öyle sıçtım ki işedim da azına sonra kız giti liposuction sonra liposuction süradına bila bida sıçtım sonra düzeldi

RomanDevam ediyorMizah
1Görüntüleme0Beğeni0Bölümler5,0Oylama

Oku ve gör...

İkra

Oku ve gör

RomanDevam ediyorKorku
5Görüntüleme2Beğeni0Bölümler5,0Oylama

BU SAYFAYI KİMSE OKUMASIN!!!

Helim Beken

Tabii 😍 Daha çarpıcı, gizemli ve Wattpad tarzı yapalım: BU SAYFAYI KİMSE OKUMASIN Dilay, yaşadığı her şeyi günlüğüne yazan sıradan bir kızdı. Ta ki bir sabah günlüğünü açıp, kendi el yazısıyla yazılmış ama hatırlamadığı bir cümle görene kadar: “Bugün ona güvenme.” Dilay önce bunun bir şaka olduğunu düşündü. Fakat günler geçtikçe günlüğünde yazanlar gerçekleşmeye başladı. Arkadaşları, ailesi, saklanan sırlar… Hatta Dilay’ın kimseye anlatmadığı şeyler bile o sayfalarda vardı. Sonra bir gün günlüğünde sadece tek bir cümle buldu: “Beni bulmadan önce gerçeği öğren.” Dilay artık günlüğünü kapatamazdı. Çünkü bazı sırlar yazıldıkları anda gerçek olurdu… Ve bazı sayfaların okunmaması için gerçekten bir sebep vardı.

RomanTamamlandıGizem
5Görüntüleme5Beğeni7Bölümler

Oku anlaaa

Ben ve rezil anılarım

RomanDevam ediyorMizah
1Görüntüleme0Beğeni1Bölümler

Kızıl Ok

Nur

küçüklüğünden beri babasının istekleri üzerine dövüş sanatlarıyla ilgilenen ama içinde okçuluk aşkıyla yanıp tutuşan gizliden gizliye krallığın en iyi okçusu olan ve krallıkların dışına çıkmayı her şeyden çok isteyen Morris krallığının en büyük sırrı olan Rosaless Morries Babasının yerine geçmek isteyen ve bunun için he şeyi göze alan acımasız ve bi o kadarda gizemli olan Bartis Alvarez

RomanDevam ediyorFantastik
0Görüntüleme0Beğeni0Bölümler4,5Oylama

Kanlı Ok.

Bulbeniartık

(Henüz ayarlanıyor.)

RomanDevam ediyorDram
9Görüntüleme7Beğeni3Bölümler

O çocuk

Şule

Kiminin hikayesi macera ile başlar kiminin aşk ile veya başka bişey ama benim hikayem aşk ile bitti.Yada ben öyle sanmıştım... Merhaba ben Melek korkut adımı hiç sorgulamadım.Neden sorgulayayım ki delimiyim ben yada deliyim delirdim yada delirttiler bunuda hiç düşünmedim... Hahaha depresyon günüme hoş geldiniz dedim parkta tek başıma otururken. birden aglamaya başladım sebepsizce yagmurun altında. "Depresyona girmiştim sonuçta aglamam gerek gülmem degil diye bagırdım kendime yaşantıma, aileme, dostlarıma bütün hayatıma." Allah'tan parkta kimse yoktu yoksa çok fena rezil olurdum diye düşündüm aglayarak eve doğru yürüdüm. Daha mahalleye girmeden göz yaşlarımı silip eski neşeme kavuşmaya çalıştım en azından numara yapmam gerekiyordu. Numara yapmayı bırakırsam ailem fark ederdi. Eve varmıştım kapıyı çaldım içimi endişe sarmıştı ya kapı açıldığında annem numara yaptıgımı anlarsa diye. endişem kısa sürmüştü annem kapıyı açtı ve "hoş geldin kızım"dedi gülümseyerek. bişey farketmemiş olmalıydı "hoş buldum" dedim ve içeri geçtim babam geldimi diye düşünürken içerden ses geldi "kim o" bu ses babamın sesiydi babamın yanına gittim ve ıslak bir melek geldi diye bagırdım espiri yapmaya çalışmıştım o halde ancak bu kadar oluyordu.Hemen odama gittim kıyafetlerini alıp duşa girdim sıcak suyun altında rahatlamıştım tüm sinirlerim yatışmıştı duştan sonra yatagıma girdim ve depresyon kutumu açtım içindeki çikolataları yemeye başlamıştım yerken uykuya dalmıştım. Yarın sabah okulum vardı. yaz tatilindeyiz ne okulu dediginizi duyar gibiyim aslında bu yaz kursu lgs'ye hazırlıktı ve bende mecbur gitmem gerekiyordu sabah babama yürüme gideceğim diyip evden çıktım yol uzundu düşünmem gereken şeylerde çoktu bu konuda şanslıydım. Yürürken gözlerim doldu arkadanda bir ses"bu gün demi depresyondasın yoksa"bu sesi tanımıyordum arkamı hızlıca döndüm sarı ve kıvırcık saçlı açık tenli bir çocuk gördüm karşımda simsiyah ve bol giyimi ile beni şok etmişti çocugun yüzüne şaşkınlıkla bakarken refleksle "sen kimsin" dedim "Ben karan " "Karan mı?" "Bu kadar şaşırdığına göre ilk defa duymuş olmalısın" "E-evet" "Hmmmm:) " Kısa konuşmanın ardından bişey demeden yürümeye başladım.okula vardıgımda kızlar kantinde oturuyorlardı yanlarına gittim ve konuşmaya başladık zil çoktan çalmış olmalıydı kızları zorla kaldırıp derse girdik derslerde çok sıkıldık. "Son derste bittigine göre ne yapacaksınız"dedi eslem"Eve gidicez "dedim şaşkınlıkla başka ne yapmamızı istiyordu ki"okulda kalıp oyun oynamaya ne dersiniz"dedi aslı biraz düşündükten sonra herkes kalmak istediğini söyledi benim telefonumla sırayla ailelerimizi aradık ilk meltem aradı meltemin ailesi baskıcıdır herkes cevabı bilmesine rağmen bekledik meltemin ailesi izin vermemişti meltem bizimle kalamayacagını söyleyip evine gitti sıra Eslemdeydi Eslemin aileside baskıcıydı melteminki kadar olmasa da Eslem annesini aradı ancak 1 saat izin almıştı. Bahar kendi telefonundan aradı annesini o izin almıştı Bengü evet sıra Bengüdeydi ama Bengü ailesinden izin almadan okulda kalmıştı çünkü ailesi izin vermiyecekti ama o saatte evlerinde kimse olmadıgı için farkedilmeyecekti Eslem,Bengü,bahar ve ben izin almıştık iki kişi kalmıştı Bengünün kuzeni yani duruda kalacaktı zaten Bengü bişey yapınca otomatikmen Duruda yapıyor.Son bir kişi kalmıştı Asya Asyaların evi uzaktı buna rağmen şansını denedi ve izin aldı ama dağıldıktan sonra evine degil ananesine gidecekti.herkes izin aldığına göre okulun bahçesine geçtik ve bengünün topuyla aynamaya başladık aradan yarım saat geçti ve arkamdan gene aynı ses tonuyla aynı ses "Ooo voleybol " Bu karan'ın sesiydi duyunca birden arkamı döndüm ve baktım Bengü hemen"evet voleybol oynamak istemisin?"dedi Ve karan hemen bize katıldı Duru ve Bengü Karan'a sorular sormaya başladılar karanda kısa kısa cevaplar vererek meraklarını gideriyordu bi süre sonra top sadece karan duru ve bengünün arasında dönmeye başladı ben ve digerleri buna çok sinirlendik bunu ortama her erkek girdiginde yapıyorlardı "Ben oynamıcam"dedim sinirle merdivenlere oturdum Asya,Eslem ve bahar oyundan çıkarak yanıma oturdular hepsi sag tarafıma oturarak konuşma başlattılar bense Bengü,Duru ve Karanı izleyerek bu kızların neden böyle yaptıklarını düşündüm her seferinde böyle yapmaları çok sinirimi bozmuştu biz kantine geçiyoruz diye bağırdık Bengüyle Duruya tınlamadılar bile.Çekirdek ve cipsi aldık bir masaya oturduk dedikodu yapmaya başladık aniden karan geldi sandalye çekip yanıma oturdu "Selam"dedi "Selam"dedi Asya bütün saflıgıyla Ardından Duru ve Bengü geldi Karan"kusura bakmayın izin almadan oturdum"demeye kalmadan Bengü"sorun yok oturabilirsin"dedi Çok sinirlenmiştim çantamı alıp masadan kalkmıştım cebimden telefonumu alıp bestime yani nisaya yazdım nisa görmemişti telefonumu cebine attım yürümeye devam ettim arkamdan karan gelmişti cebimden telefonumu almaya çalışıyordu "Napıyorsun"dedim merakla "Telefonun düşecekti"diyerek elime verdi ben tekrardan telefonu cebime koydum ve "Düşmez ben her zaman eşofman giyiyorum ve cebime koyuyorum" "Hmmm biraz sinirliyiz galiba" "Ne siniri ben sinirli falan degilim"dedim ve telefonum çaldı besttim arıyordu hemen açtım karan hala yanımdaydı konuşmamızı duymasını istemediğim için bestime müsait olmadığımı onu daha sonra arayacagımı dedim ardından büssürü mesaj geldi kızlar atmış olmalıydı ne diye baktım mesajların hepsi karanla ilgiliydi endişelendim çünkü karan hemen yanımdaydı telefonun ekranını hızlıca kapattım ardından alaycı bir ses tonuyla "Kızlar beni çok begenmiş olmalı"dedi "Ne alakası var "diye çevirmeye başladı ama çoktan mesajları görmüştü "Mesajları hepsinde benim adım var " "Dünyadaki tek karan senmisin hem yazım yanlışı da yapmış olabilirler" "Hahaha tamam tamam dünyadaki tek karan ben degilim " "Komik mi?hem sen hala benimle nere geliyorsun" "Ben evime gidiyorum de sen nere" "Karan dalga geçme benimle nereye gidiyorsun"diye bagırdım "Evime gidiyorum dedim ya " "Senin evin nerde?" "Sizin evin karşısında" Şaşkınlıkla"neee"diyi verdim "Ne yani karşı komşuna böylemi davranıyorsun ne kadar kabasın peremses" "Ne premsesi iyi misin"dedim şaşkınlıkla hala olanları atlamamıştım "Eee adını söylemdin ne diyim ki sana karşı komşu mu?" Sanırım burda biraz haklıydı ama premses de dememeliydi "Tamam ben Melek korkut oldu mu" "Oldu oldu hemde çok güzelll" Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım eve varmıştık artık ben içeri geçtim hemen karan ise benim eve geçmemi bekliyordu sanki.hemen odama geçtim ve kızlardan gelen mesajları okudum gerçekten hepsinin içinde karan kelimesi vardı hepsi etkilenmiş olmalıydı guruba bişey yazmadım çok yorulmuştum odamdan çıkıp yemek yedim ve bir kupa suyla odama geldim ders çalışmaya başladım odamın penceresi ve perdesi açıktı tam derse başlamışken penceremden içeri kağıt uçak geldi endişe ve merakla penceremden karşı tarafa baktım karşımda duran karan'dı karşı komşunum derken dalga geçmiyormuş. ardından 1 tane daha kağıt uçak attı kağıt uçakların üstünde mesaj vardı hepsini teker teker açtım ve okudum yüzümü bir tebessüm sardı uçakların hepsinde başka mesaj vardı ve göndermeye devam ediyordu elimle dur işareti yapmama rağmen durmamıştı en sonunda penceremi kapattım.yeni gelen uçaklarda ki mesajlarıda okumaya başladım her birini okurken yüzümü bir tebessüm sardı en sonuncu uçakta bir numara vardı altında öyle bir not Bu benim numaram ne zaman depresyona girip parkta ağlamak istersen arkandaki bankta oturuyor olucam küçük premses Karşı komşun karan:) Notu okuduktan hemen sonra camdan baktım hayla ordaydı perdemi çekip içeri girdim ders çalışmaya başladım annen mutfaktan seslendi "Kızım karşı apartmana birileri taşınmış gelse pasta börek yapıp hoş geldine gidelim giderken sevim teyzeleride çagrırız "bunu duyar duymaz yerimden irkildim anneme itiraz etmeye başladım ama annem beni dinlemedi sevim teyzeleri çağırdı sevim teyze yanında kaan'ıda getirmişti birazda olsa sevindim kaan benim bebeklik arkadaşımdı sevim teyzeyle annemde öyle onlarda da çocukluk arkadaşıymışlar bizde kaanla birlikte büyüdük.annem pasta börek yaptı ve akşam üstü hoş geldine gittik kapıyı karan açmıştı bizi öyle görünce şaşırmıştı annem "annen evde mi ?"dedi karanda "malesef annem işte buyrun içeri gelin "dedi içeri geçtik annemle biraz konuştu bizde kaanla aramızda konuşuyorduk annemler birden kalktı bizde kalktık sonunda gidiyorduk tahmin ettiğinden daha iyi geçmişti tam çıkarken "Siz gitmeseniz olurmu tek başıma canım sıkılıyor "dedi karan Kaan bana baktı bende bişey demiyimce sevim teyzede siz kalın dedi ben itiraz ettim "ben kalamam ders çalışmam gerek" kaanda beni onaylarcasına kafasını salladı "Burda çalışabiliriz yada isterseniz dışarı çıkarız"dedi sinirli bir şekilde karana baktım "Olur"dedi kağan bende mecburen orda kaldım karanlarda büssürü test kitabı ve kalme vardı annemlerin yaptıgı yemeklerden getirdi karan ders yapmaya başladık telefonuma bildirim gelmeye başladı hemen açıp baktım karan bana bakıyordu bildirimlerimden rahatsız olmuş olmalıydı mesajlara baktım kızlar karanla ilgili konuşuyorlardı kimsenin karanın karşımda oldugundan haberi yoktu hemen foto attım guruba karanı çekmiştim neden yaptığımı bilmiyorum açıkcası bi anda çekmeme rağmen karan çok güzel çıkmıştı.kızlar gurupta kuduruyorlardı sanki bizim evin karşısında oldugumu söylesem hepsi ışınlanacak gibiydi. "Melek birşey mi oldu"dedi karan "Yooo ne olacak ki kızlarla konuşuyorum " dedim endişe içinde sanki onu çektiğimi anlamıştı "Hmmm pekala bınaldıysanız dışarıya çıkabiliriz" "Benim için farketmez "dedi Kaan "Bence çıkalım çıkalım ben çok bunaldım çünkü"dedim bi anda "Hadi çıkalım o zaman"dedi karan eşyalarımızı toplayıp çıktık dışarı ben ordan ayrılmayı düşündüm ama yanımda kaanda vardı onu bırakamazdım bana çok kızardı amaaa orda arkadaşlarımla karşılaşsam hemen guruba yazdım "Kızlar ben parka geçiyorum gelmek isteyen gelsin konuşuruz" atmakla atmamak arasında çok kararsızım attım gitti artık acaba kim gelecekti yada geleceklermiydi gelmeyabilirlerdi umarım gelirdiler 1 kişide olsa.parka gittik karanla Kaan konuşmaya başladılar bende saf saf etrafa bakıyordum karşımda bengüyü gördüm sevinsem mi üzülsem mi bilemedim bengüydü sonuçta gene aynısını yapacak biliyordum ginede çaktırmadım bengü "selammmm" dedi mutlu bir ses tonuyla "selam"dedim bengünün yüzü düştü sanki bana dememişti hahah tabi bana dememişti yanımda kaanla karan vardı ama ikiside bengüyü takmamıştı Bengü onlara sürekli laf atıyordu her seferinde de tersliyorlardı çaktırmasamda bundan zevk alıyordum. Bi anda gök gürledi sanırım yapmur atıştırcaktı "Gidelim mi?"dedi karan kimse cevap vermeden kalktık bi anda yağmur başladı karan ve Kaan ceketinş çıkartıp şemşiye şeklinde kullandılar ikiside benim üstüme tutuyorlardı Bengü kendi ceketini çıkarıp kendini örttü bengi bana kötü kötü bakıyordu "ne oldu" diye sordum bengüye "İstersen benim ceketini al öyle rahat edemessin sen"diyi verdi ben bu kadarına da şok olmuştum şok içinde yüzüne bakarken karan girdi lafa "sen al benim ceketimi kendine tut ben ıslanmayı seviyorum"şaşkınlıkla ona bakarken"asıl sen al ben alışkınım" dedim karan beni dinlemeyip ceketini bana giydirdi ve şapkamı kapattı kaanda ceketini giymişti benim ıslanmıcagımı garantilemişti sonuçta karan eve gidene kadar sırıl sıklam olmuştu üzülmüştüm ona ama kendi istemişti. Bengü yarı yolda bizden ayrılmıştı sonra bi arka mahallemizde oturan kaanı bıraktık ve yanlız kalmıştık "üşüdüm mü "diye sordum"ne üşümesi ya yanından bile geçmiyorum " "dalga geçme ama soru sarmak la ben hata ettim " "kusura bakma premses " "Bana bi daha premses deme fena fena olacak heeee!" "Tamam tamam sakin ol premses" "Yaaa offff anlama özürlüsümüsün acaba?" "Hıhhh evine geldik son durak" "Bunun cevabını alıcam"diye bagırdım ve eve geçtim eve girdiğimde sırıl sıklamdım haliyle annemde ne oldugunu sordu en kısa haliyle cevap verdim annem halimize güldü tabi ki bende hemen ılık bir duş aldım yaz yağmuruydu sonuçta hasta olcak halimiz yok duştan çıkınca yarın için hazırlık yaptım gene okula gidiyordum içimden dua ediyordum bi daha karşılaşmamak için zaten aynı yaşta da değildik annemle konuşurlarken duydum aramızda 3,4 yaş var tek duam aynı sınıfta ve okulda olmamamızdı bizim okulda degilse o zaman neden geçen gün bizim okulda takılıyordu ve nerden biliyordu bizim okula büyükler geliyor ama yeni taşınan birinde bu kadar cesaret beni şok etmişti.gözlerimi açtıgımda sabah olmuştu sanırım bunları düşünerek uyumuştum bi anda aklıma okul oldugu geldi hemen saate baktım geç kalmıştım 5 dk içinde hazırlanıp çıktım yolun yarısını koşarak geçirmiştim içimde biraz pişmanlik hissi vardı keşke yatıp uyusaydım geç kalmışım bu yoluda çekmemiş olurdum gibisinden ama artık çok geçti.Okula vardığımda ders başlamıştı bende kantinde oturup zilin çalmasını bekledim 20dk kadar bekledim tenefüs zili çalar çalmaz girdim hocaya açıklama yapmak zorunda kalmıştım ama ne dersem inanmıyacaktı bende hocadan kaçtım zaten onunla bu gün 1 saat dersimiz vardı onuda girmemiştim öğretmenin odasına ğirdigini görünce rahatladım ve sınıfa çıktım.sınıfata kimse yoktu rahatça eşyalarımı yerleştirdim ve keyfime baktım neredeyse bütün dersler boş geçti keşke gelmeseydim kurslara sadece uykumdan oldum eve gitsemde yatsam diye düşünürken birden bire son dersin zili çaldı ne çabuk çalmıştı hemen eşyalarımı toplayıp kızlarla çıkışa doğru yürüdüm kızlar gene okulda kalsakmı diye konuşuyorlardı kendi aralarında benim ise tek derdim eve gidip yatmaktı düşünürken yürümeyi unutmuşum bahar seslendi bana "Gelmeyi düşünüyormusun" Cevap vermeden hızlı adımlarla onlara yetiştim aralarındaki konuşmada okulda kalacaklarına vardım ben ise eve gidip yatacaktım tekliflerini red etmek zorunda kaldım. Kantinde karanı gördüm onu görmeyi beklemiyordum kalbim yerinden çıkacakmışcasına atıyordu ilk defa böyle birşey olmuştu şaşırmıştım birden bire kızlara dönüp "Yada bende kalıcam yatak kaçmıyor ya sonuçta" Diyi verdim Bengü ve duru haricinde ki her kes gülmeye başladılar sanırım kantindeki karamı görmüşlerdi ve onun için kaldıgımı sandılar ama yani alakası bile yoktu mantıken canım öyle istemişti "Ne gülüyorsunuz söyleyinde bizde gülelim dimi " "Aaaaa kantinde de kim varmış"diyerek olayı kapatmaya çalıştı Bengü çünkü konunun nereye geleceğini biliyordu ya bu olay onu rahatsız ediyordu yada o durumda bana yardım etmek istedi ama bence o durum hoşuna kaçmadı "Kim varmış Bengü?" Bengüye kocaman alkış olayı kapattı ilk defa bana iyilik yapmış oldu ilk defa bir çocuk için

RomanDevam ediyorRomantik
100Görüntüleme0Beğeni0Bölümler

O Çocuk

ceren

okukda tanıdığım cocun hayatıma ne katabilirki ?

RomanDevam ediyorRomantik
104Görüntüleme2Beğeni0Bölümler

Çocuk

Bedia

Üç arkadaş parkta oynarken yanındaki adamların konuştuklarını duyarlar ve etkilenirler plan yapıp akşam buluşurlar....

ÇizgiDevam ediyorAksiyon
100Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

UNDERTAKER(HORROR

Bayan sasha

UNDERTAKER(HORROR

ÇizgiDevam ediyorKorku
1Görüntüleme0Beğeni