“MUSTAFA ALLAH BELANI VERSİN” için sonuçlar
Arama sonuçları
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
Allah'a doğru yolculuk
Yıldız
Yusuf Allah'ın yanına gitmek ister neyi denese bir türlü bașaramaz.Muhammed adında bir arkadașı olur sonunda bașarırlar .....
ALLAH'IN DELİLERİ*texting
Yazar Lem'â Saye
Kitap okumayı çok seven bir çağrı merkezi operatörü bir gün ünlü bir futbolcudan mesaj alır. Futbolcunun hesabının çalındığını düşünerek gönderisinin altına 'Abi galiba hesabın çalınmış' yazar. Sonra aslında hesabın çalınmadığını öğrenir ve futbolcunun teklifini reddeder. *** "Diş macununu ortasından mı altından mı sıkarsınız?" "Altından. Siz?" "Ben de altından sıkarım." Mutluydum. Çünkü diş macununu ortadan sıkmayı sevmiyordum. Ama evdekiler sıkıyordu. Abimin gülmemek için dudaklarını bastırıp kafasını çevirdiğini fark ettim. Ne yani soramaz mıyım? Benim için önemli olamaz mı? Tamam. Eğer diğer görüşleri hoşuma gitse ve diş macununu ortadan sıksa sorun etmezdim. Ama soracağım soruları unutmuştum. Aklıma gelen ilk soruyu sordum ben de.
Allah'ın Aslanı Hz.ALİ
Sirac efe
Hz ALİ 'nin hayatı
Atam Mustafa Kemal atatürk
Durdane Caglar
Atamız Mustafa Kemal Atatürk ülkemizi kurtarmış atatürk bizim kahramanımızdır çünkü o bizi bu kötülükten kurtardı ba zı insanlar o bizi kurtarmadı diyor sizdemi aynı mı düşünüyorsunuz görüşürüz.

40 santimlik bela
Gece kiraliçesi
Demon slayer maceraları Olay sanemiye hayran olan Trabzonlu bir kızın demon slayer ın içine bir iblis şeklinde çekilmesiyle başlar acaba hayran olduğu sanemiyle karşılaşa bilicekmiydi Bu romanı bir arkadaşımı gıcik etmek için yapmisimdir kesinlikle kendi izni vardır
Başım bu derslerle belada
Cemre Ela
Derslerle başı belada olan çocuğun hikayesi
Başım bu derslerle belada
Cemre Ela
Derslerle başı belada olan çocuğun hikayesi
Başım bu derslerle belada
Cemre Ela
Derslerle başı belada olan çocuğun hikayesi
İbrahim başa bela
Patates hoşafı
Okullar açılmıştı okulun ilk günü herkeste hoş bir heyecan ve tabi ki de klasik ergen tipler vardı okulun ilk günü en arka sıraya geçtim ve önümde oturan turuncu renkli bir kız vardı adı Zübeyde di tuhaf bir rengi vardı sonra bana selam verdi ve sohbet ettik ilk sohbet den daha erkekleri konuştu neyse ya sonra 1 ay geçti ve artık aramızdaydi yakın olmuş dük maalesef ve başımıza gelecekleri bilmiyorduk artık 4 kişilik bir grup dük grup içinde Zübeyde ben ve s. X. Kişileri vardı artık gerçekten de çok yakın olmuş dük tuhaf bir kızdı sessiz sakin garip davranışları vardı pek bize uyduğu söylenemez di bir gün yanımızda insan biliyor musunuz aşağıda 6 kişi çember olmuş tuhaf şekilde konuşuyor dedi Zübeyde hemen aşağıya indik ve baktık ki orada kimse yok sonra x : eee burada kimse yok Zübeyde dedi Zübeyde ise delirdiniz mi görmüyor musunuz orada beni lânetlemek için büyü yapıyorlar onları öldürmeliyiz dedi o gün Zübeyde nin dediklerini pek ciddiye almadık şaka yaptığını yada bizi korkuttugunu düşündük ve yukarı çıktık keşke onun için şüphelenseydik ve sınıfa çıktik Zübeyde benim yanımda oturuyordu ve bana dersin ortasında birden bana büyü yapıldi nasıl bundan kurtulabiliriz dedi ben ne saçmalıyorsun dedim ve birden bana büyü yapanları öldür meliyim dedi biz yine şaka yaptığını düşündük ders de birden bire gülmeye başladı ve sonra ise herkes bize baktı hoca : Zübeyde iyi misin dedi bu arada biz Zübeyde ye hep İbrahim diye hitap ederdik ve İbrahim kes şunu artık diye bağırdım sonra zil çaldı ve beden dersiydi Zübeyde beden dersinde dik dik bana bakıyordu ve gerçekten tuhaf bakıyordu ders sonuna kadar bana bakmaya devam etti ve ders bitti soyunma odasına gittim. Ürkütücü bir şekilde çok sessiz di kıyafetleri çantadan çıkartmak için tam hamle yapacakken birden kapı çok sert kapandı ve gerçekten korkmuştum ve karşımda İbrahim (Zübeyde) vardı şakaya vurup İbrahim napıyor sun bcm ya dedim birden kapıyı kitledi ve bana dik dik bakmaya devam etti ben neyin var dedim iyi misin dedim ve bana bağırmaya başladı İbrahim:bana büyü yaptın sen bana büyü yaptın. diye çığlık atıp bağırıp duruyordu ne saçmalıyorsun dedim ve seni öldüreceğim dedi ve cebinden birden bıçak çikardi ve birden benim üzerime koştu ve bıçak ile birden bir kesik açtı koluma o kadar korkmuştum ki bağırıp durdum ve sonra bıçak ile bana saldırmaya devam etti ben gerçekten ölmüş olmaliydim soyunma odasına insanlar geldi ve Zübeyde yi yakaladılar meğer se Zübeyde şizofren hastasiymiş daha yaşayamayan konuştuğumuz insanların neler yapabileceğini anlamış dim gözümü kapatmadan önce ama her şey artık çok geç SON.
Küçük Bela☆/Hyunlix
Huh Yunjin
"S-sen ciddisin? " "Hiç olmadığım kadar ciddiyim Felix.Gerçekten. Hayatıma girmiş küçük bir belasın sen.Ama tatlı bir bela."
Suç bela oykuler
Emre İnce
GİRİŞ YAP Hoş GeldinizHesabınıza giriş yapın kullanıcı adınız Şifre Şifreni mi unuttun? ŞİFRE KURTARMA Şifrenizi Kurtarın E-posta Dedektif DergiİPUÇLARINI TAKİP EDİN! Yeni Sayı Çıktı! En son hikaye, röportaj ve yazıları şimdi tıklayıp ücretsiz okuyabilirsiniz! 50. Sayı & Ücretsiz Okuyun! DEDEKTİF DERGİ 9. SAYIHİKAYE Polisiye / Aksiyon hikayesi: Postacı Yazan:Yunus Emre Eroğlu 2 Temmuz 2018 0 3094 17 dakikada okursun Aksiyon hikayeleri, Postacı, polisiye aksiyon dedektif dergi Kulak zarıma tecavüz edercesine patlayan silahın sesini işittiğimde aydınlanan zihnim, küflü ekmek kokan ortamın rutubetini bastırırcasına genzimi yakan barut ve kulaklarımdaki çınlamanın yerini alan metal hışırtısı yanında insan sesi… Aralanan göz kapaklarımın beynime ilettiği görüntülerde yere kapaklanan birileri var. Metalik hışırtı bileklerine bağlanan zincirlerden geliyor. Bir de daha evvel yere serilmiş iki kişiye ait görüntü… Ölü iki kişi… Öldürülmüş, kafalarından vurulmuş iki kişi… Siyah betonun üzerinde bir toplu tabanca ve gerilim filmleri klişesi cızırdayan bir lamba. Benim canımı sıkan… Benim canımı sıkan ise; barut kokusunu tanıyordum! Kafatasımın içinde Amerikalı bir gurup rock partisi veriyor adeta. Bu benzetmeyi yapabildiğime göre rock müzik dinlemekten hoşlandığımı düşünüyorum. Nasıl yani? Kendimi, şimdi mi tanıyordum? Beynimdeki hengamenin kaynağı, sinir bozan ampulün aydınlatmakta aciz kaldığı odada bulunan, benim haricimdeki diğer insanlar. Çığlıklar atıyor ve ağlıyorlar. Önümde cansız uzanan bedenlere, kulaklarımın çınlamasına sebep olan patlamanın çıkış noktası olan silah marifeti ile az evvel açıldığını düşündüğüm deliklerden süzülen kan, ayaklarıma sıfır mesafesinde. Öylece dikiliyorum ayakta ve kendime dair bilgiler toplamaya çalışıyorum. Parti yerini, felaketin çığlıklarına bırakıyorken bir şey fark ediyorum. Titriyorum! Kimliğimi bulma çalışmalarım bir anda sumen altı ediliyor yetkili sinir sinyalleri tarafından ve mevcut durumuma ait ilk tepkiyi veriyorum. Korkuyorum! Diğerlerininki yetmezmiş gibi bir de benim ayağıma bağlı olan zincirin metalik sesi çarpıyor nemli duvarların soyulan sıvalarına. İki betonun birleştiği bir köşeye düşüyorum ve düşme sonucu sert duvara çarpan başımın içinde beynimin, bir jöle gibi sağa sola vurduğunu hissediyorum. Kriz bildirimleri ardı ardına iletiliyor kafatasım içindeki cıvık organa. Keyifsiz yanan ve gerginliği tırmandıran adi ışığın aydınlattığı odanın bir köşesinde kuru kıçımın üstünde oturmuş ve düşünüyorum. En başta sorulması gerekeni şimdi soruyorum kendime. Neler oluyor a…. k….? Odadakilerin ağlamaları kulaklarımı, parmaklarım ise kafa derimi tırmalıyor. Korku büyüyor ve kalp atışlarım hızlanıyor. Nefes yetmiyor ciğerlerime adeta. Korku büyüyor, daralıyorum. Güneşin alnında eriyen bir buz kütlesinin sefil cüreti kadar yitmeye başlayan bilincime karşı koymaya çalışıyorum. Korku beni esir alıyor ve… Tekrar kendime geldiğimde genzimde bu defa kusmuk tadı hissediyorum. Nemin terlettiği betona devrilmiş pozisyondan doğrulurken, ağzımdan boşalan salyaların yapışkanlığı ile kendimden tiksiniyorum. Islak tişörtüme sıyırdığım kusmuğumu umursamamaya çalışarak, rahatmışım gibi yerime yerleşmeye çalışıyorum. Son göz kırpmam ile şimdiki zaman arasında geçen süreyi tahayyül edemiyorum ancak ritimsiz inleme dışındaki sessizliğe bakılırsa bir hayli baygın kaldığım aşikar. Odada altı kişiyiz ve yalnızca dördümüz nefes alma eylemini gerçekleştirme şansına sahibiz. İki ceset, kendilerini bulundukları pozisyona soktuğunu düşündüğüm silahın ucunda yatıyorlar öylece. Kımıldanmalarım, ayak bileğimi kavrayan zincirin sesi, diğer üçünün dikkatini çekiyor. “İyi misin?” diye sordu kadın olanı. Cevap vermek yerine panikle odayı inceliyorum. Lanet ışık bir boka yaramıyor. Ayaklanıyorum ve etrafa bakınmayı sürdürüyorum. Zincir beni duvara bağlıyor. Sıska bedenime rağmen sertçe asılıyorum tutsak ayağımı ancak nafile. Duvar da zincir de gerçek! Lambanın sallandığı tavana dikiyorum gözlerimi. Yarım metreden biraz daha dar kenarlı kare bir plaka var. Daha doğrusu bir kapı. Üzerindeki sürgü, çentiğine sürülmüş bir kapı… Yerde bir silah ve iki ceset… Odada dört kişiyiz ve kapı içerden kilitlendiğine göre… Tek silah ve iki ceset odanın ortasında… Dokunulmazlık kalkanı ile kuşatılmışçasına atıyorum kendimi köşeme. Tedirginliğim ve korkum diğerlerinin de keyfini kaçırmaya yetiyor. “Sakin ol!” diye bağırıyor tok bir erkek ses. İtaat ediyorum. O ise devam ediyor. “Az evvel bir sara nöbeti geçirdin. İkincisini istemiyorsan sakin olmaya çalış.” Başımı sallamakla yetiniyorum. Diğer ikisi de hitabın sahibini izliyor. “Neler oluyor yahu?” Genç bir erkek sesi yankılanıyor birden odanın içerisinde. Öfke ile devam ediyor. “Eğer bu bir kamera şakası ise… Eğer bu a…k ağızlı bir youtuber tarafından düzenlenmiş bir ‘farkındalık’ videosu ise o pi..n gö..nden kan alacağım!” Farkındalık kelimesini özellikle vurguladığını fark ediyorum. Üzerinde düşünmeme fırsat bırakmadan tok sesin sahibi tekrar konuşmaya başlıyor. “Artık herkes sakin olabilir mi? Bunun bir şaka ya da bahsettiğin gibi bir program olduğunu sanmıyorum delikanlı. Durumumuz son derece gerçek.” Kadın atılıyor birden. “Nedir gerçek olan?”

