Suç bela oykuler
GİRİŞ YAP Hoş GeldinizHesabınıza giriş yapın kullanıcı adınız Şifre Şifreni mi unuttun? ŞİFRE KURTARMA Şifrenizi Kurtarın E-posta Dedektif DergiİPUÇLARINI TAKİP EDİN! Yeni Sayı Çıktı! En son hikaye, röportaj ve yazıları şimdi tıklayıp ücretsiz okuyabilirsiniz! 50. Sayı & Ücretsiz Okuyun! DEDEKTİF DERGİ 9. SAYIHİKAYE Polisiye / Aksiyon hikayesi: Postacı Yazan:Yunus Emre Eroğlu 2 Temmuz 2018 0 3094 17 dakikada okursun Aksiyon hikayeleri, Postacı, polisiye aksiyon dedektif dergi Kulak zarıma tecavüz edercesine patlayan silahın sesini işittiğimde aydınlanan zihnim, küflü ekmek kokan ortamın rutubetini bastırırcasına genzimi yakan barut ve kulaklarımdaki çınlamanın yerini alan metal hışırtısı yanında insan sesi… Aralanan göz kapaklarımın beynime ilettiği görüntülerde yere kapaklanan birileri var. Metalik hışırtı bileklerine bağlanan zincirlerden geliyor. Bir de daha evvel yere serilmiş iki kişiye ait görüntü… Ölü iki kişi… Öldürülmüş, kafalarından vurulmuş iki kişi… Siyah betonun üzerinde bir toplu tabanca ve gerilim filmleri klişesi cızırdayan bir lamba. Benim canımı sıkan… Benim canımı sıkan ise; barut kokusunu tanıyordum! Kafatasımın içinde Amerikalı bir gurup rock partisi veriyor adeta. Bu benzetmeyi yapabildiğime göre rock müzik dinlemekten hoşlandığımı düşünüyorum. Nasıl yani? Kendimi, şimdi mi tanıyordum? Beynimdeki hengamenin kaynağı, sinir bozan ampulün aydınlatmakta aciz kaldığı odada bulunan, benim haricimdeki diğer insanlar. Çığlıklar atıyor ve ağlıyorlar. Önümde cansız uzanan bedenlere, kulaklarımın çınlamasına sebep olan patlamanın çıkış noktası olan silah marifeti ile az evvel açıldığını düşündüğüm deliklerden süzülen kan, ayaklarıma sıfır mesafesinde. Öylece dikiliyorum ayakta ve kendime dair bilgiler toplamaya çalışıyorum. Parti yerini, felaketin çığlıklarına bırakıyorken bir şey fark ediyorum. Titriyorum! Kimliğimi bulma çalışmalarım bir anda sumen altı ediliyor yetkili sinir sinyalleri tarafından ve mevcut durumuma ait ilk tepkiyi veriyorum. Korkuyorum! Diğerlerininki yetmezmiş gibi bir de benim ayağıma bağlı olan zincirin metalik sesi çarpıyor nemli duvarların soyulan sıvalarına. İki betonun birleştiği bir köşeye düşüyorum ve düşme sonucu sert duvara çarpan başımın içinde beynimin, bir jöle gibi sağa sola vurduğunu hissediyorum. Kriz bildirimleri ardı ardına iletiliyor kafatasım içindeki cıvık organa. Keyifsiz yanan ve gerginliği tırmandıran adi ışığın aydınlattığı odanın bir köşesinde kuru kıçımın üstünde oturmuş ve düşünüyorum. En başta sorulması gerekeni şimdi soruyorum kendime. Neler oluyor a…. k….? Odadakilerin ağlamaları kulaklarımı, parmaklarım ise kafa derimi tırmalıyor. Korku büyüyor ve kalp atışlarım hızlanıyor. Nefes yetmiyor ciğerlerime adeta. Korku büyüyor, daralıyorum. Güneşin alnında eriyen bir buz kütlesinin sefil cüreti kadar yitmeye başlayan bilincime karşı koymaya çalışıyorum. Korku beni esir alıyor ve… Tekrar kendime geldiğimde genzimde bu defa kusmuk tadı hissediyorum. Nemin terlettiği betona devrilmiş pozisyondan doğrulurken, ağzımdan boşalan salyaların yapışkanlığı ile kendimden tiksiniyorum. Islak tişörtüme sıyırdığım kusmuğumu umursamamaya çalışarak, rahatmışım gibi yerime yerleşmeye çalışıyorum. Son göz kırpmam ile şimdiki zaman arasında geçen süreyi tahayyül edemiyorum ancak ritimsiz inleme dışındaki sessizliğe bakılırsa bir hayli baygın kaldığım aşikar. Odada altı kişiyiz ve yalnızca dördümüz nefes alma eylemini gerçekleştirme şansına sahibiz. İki ceset, kendilerini bulundukları pozisyona soktuğunu düşündüğüm silahın ucunda yatıyorlar öylece. Kımıldanmalarım, ayak bileğimi kavrayan zincirin sesi, diğer üçünün dikkatini çekiyor. “İyi misin?” diye sordu kadın olanı. Cevap vermek yerine panikle odayı inceliyorum. Lanet ışık bir boka yaramıyor. Ayaklanıyorum ve etrafa bakınmayı sürdürüyorum. Zincir beni duvara bağlıyor. Sıska bedenime rağmen sertçe asılıyorum tutsak ayağımı ancak nafile. Duvar da zincir de gerçek! Lambanın sallandığı tavana dikiyorum gözlerimi. Yarım metreden biraz daha dar kenarlı kare bir plaka var. Daha doğrusu bir kapı. Üzerindeki sürgü, çentiğine sürülmüş bir kapı… Yerde bir silah ve iki ceset… Odada dört kişiyiz ve kapı içerden kilitlendiğine göre… Tek silah ve iki ceset odanın ortasında… Dokunulmazlık kalkanı ile kuşatılmışçasına atıyorum kendimi köşeme. Tedirginliğim ve korkum diğerlerinin de keyfini kaçırmaya yetiyor. “Sakin ol!” diye bağırıyor tok bir erkek ses. İtaat ediyorum. O ise devam ediyor. “Az evvel bir sara nöbeti geçirdin. İkincisini istemiyorsan sakin olmaya çalış.” Başımı sallamakla yetiniyorum. Diğer ikisi de hitabın sahibini izliyor. “Neler oluyor yahu?” Genç bir erkek sesi yankılanıyor birden odanın içerisinde. Öfke ile devam ediyor. “Eğer bu bir kamera şakası ise… Eğer bu a…k ağızlı bir youtuber tarafından düzenlenmiş bir ‘farkındalık’ videosu ise o pi..n gö..nden kan alacağım!” Farkındalık kelimesini özellikle vurguladığını fark ediyorum. Üzerinde düşünmeme fırsat bırakmadan tok sesin sahibi tekrar konuşmaya başlıyor. “Artık herkes sakin olabilir mi? Bunun bir şaka ya da bahsettiğin gibi bir program olduğunu sanmıyorum delikanlı. Durumumuz son derece gerçek.” Kadın atılıyor birden. “Nedir gerçek olan?”
- Bölüm
- 0
- okunma
- 0
- Beğeni
- 0
- Puan
- 5,0
Bölümler
Benzer eserler
RomanSAYIN SAVCIM
Defne TAŞCI
4,6Oylama72 BGörüntüleme
RomanULUBEYLER
Gül
4,5Oylama69,7 BGörüntüleme
RomanRUH YANMASI
Simge
4,5Oylama40,6 BGörüntüleme
RomanDestina
İrem Keskin
4,5Oylama40,2 BGörüntüleme
RomanACAR KURT
deniz
4,7Oylama25,5 BGörüntüleme
RomanESİR
Nursen
4,4Oylama23,7 BGörüntüleme
RomanPSİKOPAT ACIMASIZ MAFYA
Hilal
4,5Oylama21,6 BGörüntüleme
RomanMAHKUM
Eyşan yağmur
4,3Oylama19,3 BGörüntüleme
RomanYENİ 2
Gizemli
9.131Görüntüleme
RomanAVM'de Bir Gece
Pen Queen
4,0Oylama7.700Görüntüleme
RomanB
Gizemli
7.149Görüntüleme
RomanC
Gizemli
6.658Görüntüleme

