“hırsız” için sonuçlar
Arama sonuçları
Kalp hırsızı
Şevval nisa solak
Babasının şirketinin başına geçen onur şirkette temizlikçi olarak çalışan melis'le tanışır nefretle başlayan bu sevgi yerini aşka bırakır
KALP HIRSIZI
Ebrar
Artık kalp hırsızı ben değildim oydu
BİR HIRSIZIN SONU
Serkan Nahirci
Eve giren hırsızi öldüren biri
Kalp hırsızı
Bahar Arslan
Bu kitap aşkı bulamayanlar için …..
Polis ve Hırsız
Duwu
Yanlış anlamayın, hırsız ve polis sadece tek kişi
Hırsız sevgilim
Luna
Sevgilisi olmayan aile sevgisi görmeyen bir hırsız tarafından kaçırılan bir kızın hikayesi ve bu aşk bambaşka şeylere dönüşüyor.
Ruh Hırsızı
Jenetterssx
Belirli gunlerde ortadan kaybolan insanlar... Umay vakaları çözmeye bayılan bir dedektif yeni vakasıda bir kasabadaki olayı çözmek
Yıldızların hırsızları
Blin ki Rose
Jiwyo adındaki kız bir gün idol olur ve bir adam ona göz koyar Korku, şiddet içerir
Yaşam Hırsızları
Ecoş
Bir genç kızın ailesi ta rafından baskı görmesi
Altın Kalpli Hırsız
Soolie
Psikolojik bir rahatsızlık olan kleptomaniye sahip Berfin bu hastalığı nedeniyle yine kendine hakim olamayarak öğrenci konseyine ait bir belge çalıp yakalanır. Başının belaya girmesiyle sıradan geçmesini ümit ettiği lise hayatı başlar.
Çam sakızı çalan hırsız
GÜRCAN SAYDAM
Çam sakızı çalan hırsız bir gün ağaçların altına gitmiş ve bir tane daha hırsızla tanışmış ikisi hem çam sakızlarını çalarken hem de hem de hırsızlık yapıyorlarmış amaçları o çam sakızlarının hepsini ağızlarına götürmek imiş ve onların sonra polisler yakalamış
AVM polisinin oglu hırsızlara dans
Özge Naz Bakir
Babası avmede polis ve o nöbete babasıyla kalıcak
Gönül Hırsızı(Masal Serisi-1)
Ayşenur Muti
Kalbimi çaldırdım, hükümsüzdür! Yanlış anlaşılmasın, şikayetçi falan da değilim. Neden mi bahsediyorum? Kaçık Prensim, Kuzey Yıldırım'ın kalbimi çalıp kaçmasından tabii ki! Ben Karen Ilgaz ve şu anda hikayemdesiniz. Kemerleri bağlayın!
YANKESİCİ ( KALP HIRSIZI SERİSİ 1)
Onur_rr
14.02.2022 Yorgunum, bulanık ve kirli. Düşüncelerimin beni ihanete uğrattığı saatlerdeyim. Gözlerim karanlığa adapte olmuş, stor perdeden kaçan ay ışığı huzmeleri evin siyah parkesine konmuştu. Küçük tozlar ışığın içinde dans ediyor, karlı bir geceyi anımsatıyordu. Bu güzel gecede karanlığın içinde saklanan canavar bendim. Sıkışıp kaldığım karanlıkta iyice sessizliğe büründüm. İzinsizce girdiğim evde her sesi dinliyor; her titreşimi yaslandığım duvarda hissediyordum. Sırtımda bana ait olmayanların ağırlığı altında ezilirken sahip olduğum şeyleri korumanın tek yoluydu buydu biliyordum. Titreşimler arttı ve güçlendi. Kapı yavaşça aralandı. Çıplak ayakları zemine basarken ses çıkarmıyordu. Girdiğim karanlıktan çıkmamam gerektiğini biliyordum. Yine de ihanet etti bana gözlerim ve karşımdaki vücudu izinsizce soydu irislerim. Büyük ve güçlüydü. Ay ışığı teniyle buluştuğunda yeni bir renk oluşturmuştu. Büyüleyici görünüyordu ama nefesimi kesen görüntüsü olmamıştı. Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisiydi gözleri. Öyle bir bakıyorlardı ki denizler kıskanırdı derinliğini. Çıkartamadığım bir anlam yatıyordu o derinlikte. Hareket etti ve ışıktan çıktı. Karanlıkta, odanın köşedeki piyanoya doğru gitti ve oturdu. Elleri havada kaldı bir süre. Zihnindekileri merak ettim. Belirsizlik kaybolduğunda müzik doldurdu odayı. O an hayatım ellerimde değildi. Müzik yönetiyordu adeta. Hoş melodinin elinde kukla olmuştum. Parmakları bastığı her tuşta kalbime akıtıyordu gecenin kalıntılarını. Küçük bir ses kanlı ve cızırtılı. Dağınık gülümsemeler ve hafiften yok oluşlar. Varoluş sancısının ortasında yıkılış hikâyesi.. Sarhoşluk öyle güçlüydü ki fark edememiştim gidişiyle beraberinde getirdiği sessizliği. Yokluğundan emin oldum bir süre. Bacaklarım kuvvet bulduğunda saklandığım karanlıktan çıktım ve ondan çaldığım bu geceye girmemi sağlayan pencereye yöneldim. Çıkarken fazlaca ses yaptım, kendime kızmam gerekse de ses etmedim. Tenha sokaklara döndüğümde ondan yanıma aldıklarımla ilerledim. Yine de sırtımdaki bu denli ağırlığa rağmen o gece ondan çaldıklarıma nazaran o benden çok daha fazlasını almış gibi hissetmeden edemedim. ***** 1 AY SONRA.. 14.03.2022 Önümde duran iki kıza baktım. Şansım varsa kurtulurdum. Yoksa ölür! Bu malikaneden çıkmak isteyen üç kişi.. Bir erkek vardı, bizi elindeki cihazla arayan Eşit değildik. Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu değerli zincire? İşte burada eşitlik bozuluyordu. Şüphesiz ki benim bu zincire ondan daha çok ihtiyacım vardı; Ablamı ve yeğenimi o çukurdan kurtarmam gerekiyordu. Tüm umutlarım şuan yaptığım hırsızlığa bağlıydı. Yüzde elli ya ablamı ve doğmamış yeğenimi kurtarırdım yada onlarla beraber ölürdüm. Ölürken en azından bunun mücadelesini verdiğim için mutlu olurdum. Hakan Kankırmızı merdivenleri indi. Bizlere bakmadan karşıda ki odalarından birine rastgele girdi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu.. O odaya neden girmişti. Onun için değersiz bir zincir değil miydi bu?! Bizi bıraksalar da gitseydik. Zenginler her zaman cimriydi ve açgözlü! Göğsümün içinde duran zincir ile gözlerimi saat bir yönünde yukarıda bize çevrili olan kameraya çevirdim. Kameranın kırmızı ışığına kaydı gözlerim ne güzel yanıp sönüyordu. O piti piti kim aldı zinciri? "Kim aldıysa çıksın.", yanımdan geçen adamın koluma değmesi ile gözlerimi kameradan çektim. Hakan Kankırmızı Bey odadan çıktı, bakışları bana değdi yakalanmış mıydım? Ben ki sokaklarda neler neler çalan kız Yankesici Kraliçesi Canan şurada yakalanırsam yazıklar olsundu bana. Yazıklar olsun Babamın benim üzerindeki ilmek ilmek işlediği öğrettiği yankesicilik emeklerine. Hakan Kankırmızı Bey karşımıza geçerek aynanın hemen altında altın işlemeli ultra zengin duran masaya bile söylenmek istedim. Sen masasın masa kendine gel bu ne gösteriş! Hakan Bey kıymetli uzun masaya kıymetli poposunu yaslayarak kollarını bağdaş yapıp durdu. Küçük bir şey olsa o masayı da çalabilirdim aslında. Kendine gel Canan şuradan kelleni kurtar sonrası önemli değildi. "Abi ben hallediyorum sen içerideki toplantının bölmeseydin.", dedi adam elinde ki cihazı en önde duran kızın üstünden çekti. Patronuna baktı. En önde ki kız mutfağa doğru yürüdü. Geriye kaldı ben ve önümde ki Rus kız. Rahattım beni yakalayamazlardı. O cihaz bende sökmezdi. "Mert şu kızı sal.", dedi Hakan Kankırmızı Bey eliyle önümdeki Rus kızı gösterdi. Sonra gözlerini gözlerime odaklayarak baktı. Adam Rus kıza eliyle gitmesini işaret etti. Önümdeki kız derin bir nefes alarak hemen çıkıp gitti. Bakışlarımı soğuk bir edayla Hakan Bey'in gri gözlerine çevirdim. "Çıkar." Dedi soğuk sesi ile ürpersem de yardım etmesi umuduyla gözlerim birilerini aradı ama kaçırdığım küçük bir nokta vardı burası benim çöplüğüm değildi. Sokaklarda herkes birbirinin arkasını kollardı burada yalnız kalmıştım galiba. "Neyi?", diyerek sordum. Aslında bilipte bilmezlikten gelmek benim mesleğimdi. "Mert, üstünü ara.",dedi yanında ki sarışın yeşil gözlü adam kafasını sallayarak yanıma geldi. Kaşları çatılı buzdolabı gibi elindeki cihazı boynumdan başlayarak mini eteğimin bitiş ucuna kadar tuttu. Sırt bölgemde de aynı işlemi yaptı. Hakan Bey'in yüz hatları kasıldı. Cihaz uslu uslu görevini yapıyordu. Mert cihazı kafama da tuttu bu beklemediğim hamlede cihazın sesi ortama yayıldı. Hakan beyin dudakları kıvrıldı. "Saçlarını aç.", dedi yüzünde ifadede zinciri bulduğuna çok emin bir eda vardı. Kafamı salladım Mert bir adım öteme beklemeye başladı. Elimi at kuyruğumun yanına koyarak kançalı tokamı çözmeye başladım. Açtığım uzun saçlarım ile elimle saçıma şekil verdim. Merdivenlerden gelen ayak sesleri ile gözümü Hakan Kankırmızıdan çektim. Hızlı adımlarla üstünde ki beyaz gömleği ile inen göktaşı da kimdi? Siyah gözleri.. Derinden etkilemişti beni sanki ilk kez siyah gözler görüyordum. Kirli sakalı yüz hatlarını çok güzel belli ediyordu. Açılan ağzımı kapatarak kendime geldim. Buraya neden geldiğimi üstümdeki baskıyı unutmamam gerekti. "Abi gidiyor musun?", Hakan Bey merdivenlerin yanına doğru yürüdü yürüyen göktaşı ile konuştu. Abi dediğine göre bu yürüyen göktaşı üvey abisi Atakan Bey miydi! Telaşla gözlerimi kaçırdım .Kardeşi gibi gözlere sahip değildi ama iki kardeşin tek benzeyen özelliği ifadesiz simalarıydı. Babaları bir olunca demek ki. Berna hanımında gözleri maviydi neden hepsinin gözleri farklıydı? Mert'in de yeşil. Ben burada kahverenkli gözlerimle sönük kalmıştım galiba.. "Hakan hadi abiciğim geç bile kaldım.", dedi ifadesiz yüzüyle gözlerini ilk kez gördüğü bana bir saniye baktı. Gözlerimi tekrar önüme çevirdim. Şuan şurada Atakan beyin radarına yakalanırsam kötü olurdu. Ne güzel Hakan bey fark etmeden çıkıp gidecektim. "Ne iş buldun mu?", dedi tam önümde durdular sonrada kafalarını çevirip bana tekrar baktı. "Buldum buldum. Hanımefendi de şimdi zinciri veriyordu.", dedi Hakan beyin bu ısrarları beni üzüyordu. "Dediklerinizden hiçbir şey anlamıyorum.", dedim şirin bir edayla. Gözümün önüne gelen saçları kulağımın arkasına sıkıştırdım. "Mert sen yardım et hanımefendiye anlasın ben ne demek istiyorum.", dedi Hakan Bey bana doğru göz kırptı. Son sözlerini bir mana ile söylemişti. Bu sefer sert taşa mı toslamıştım. Boku yemiştim galiba. "Lütfen benimle gelin..", dedi eliyle yürümem için hangi tarafa gideceğimi gösterdi yüzümde ki yapmacık gülümseme ile Mert'in dediği tarafa doğru yürüdüm! Yardım etmesi umuduyla gözlerim tekrar birilerini ararken Atakan Atabeyin gözlerine takıldı. Hakan ile aralarında ki sohbete dönüp devam etti. Mert beni aşağı kata doğru merdivenlerden indirdi. Vazonun olduğu yerde durdu duvara dokunup bana baktı, dekorla kaplanmış kapı olduğunun bile farkında olmadığım bir yerden içeri doğru sürükledi. Şansım yoktu. Bende ölecektim. "Geç bakalım küçük fare.", diyerek beni boş bir odaya fırlattı. Dizlerimin üstüne yere düştüm. Avuç işlerimi son anda yere koyarak kafamı çarpmadan korumuştum. Başımı yerden kaldırıp bana fare diyen sıçana baktım! Eğilerek çenemi tuttu kafamı havaya kaldırdı. "Söyle bakalım anladın mı şimdi?", diyerek bağırdı. "Ne diyorsunuz sizi hiç anlamıyorum.", dedim. Saf masum ayağına yatmaya devamdı. Canan mücadeleye pes etmek yok kızım devam. Son umudum için öle de bilirdim. Hayatının kontrolünü eline almazsan, başkalarını senin hayatını kontrol eder. "Anlamıyorsun demek?", dedi elini çenemden çekti sözlerime inandığını düşünürken suratıma yediğim güçlü bir tokatla yere yapıştım. Dudağımda ki kanın tadıyla gözlerimi sıkıca yumdum. **** BEKLEMEDE KALIN. DEVAMI GELECEK.. ŞİMDİDEN KİTABI KÜTÜPHANELERİNİZE EKLEYEREK GÜZEL YORUMLARINIZI AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ. YAKINDA..
Maria
Bere Beresford
Odanın içindeki "vaftizci Yahya" tablosunu alıp daha önce M.K.K'nün (Marsia Kabus Klübü) açtığı bir tablo ile ortalama bir insanın sığabileceği geçidin kapağını açtım, önce tabloyu sürükledim ve daha sonra kendim de geçip geçidin kapağını kapattım... ve, evet benim adım Maria
Evrenin Hırsızları
Şerif
Hunter sevgilisi Victoria'ı onu bırakıp giderken gördüğünde evreni sanki üstüne yıkılmıştı.Hayatını sevgilisini bulmaya adamıştı.
°Kalp hırsızı°
★Melodi★
Yapamadım. Başaramadım. Hayata küskünlüğüm devam ederken yaşayamazdım. Bitti...
Veliaht Prensesi
Nisa
"Bak, burası benim Dünya'm.. Burda her gün bir yıldız kayar.. Döktüğüm her yaş için.."
Hırsız ini
Furkan
Ben Carmen hırsızlık olayı hep böyle başladi V ile. Kısaca hırsız okulu orada dişi kaplan,paper star en büyük duşmanlarimdan birtanesi. Ama ben onlar gibi değilde demokrasiyi destekleyenler denim. Yani hırsıslardan çalan bı hırsız. İlk durağımız Japonya tokyodaki bir cadılar bayramı. Kimseye görünmeden cadı kostümü içeri dizdim ppaper star da oradaydı görünmeden yanına yaklaşıp başka biri gibi davranıp ona sağ gösterip sol vurarak cebindeki eseri aldım. Olan üstü bir yelpaze idi. Eskiden özel tiyatrolarda kullanılan bir eser. Neyse, tap kapıdan kaçarken paper star farketti ve bana o keskin kağıtlarından fırlattı. Herkesin önünde. Bu kız delirmiş. Ben kaçmak zorunda kaldım . Ama kaçarken dişi kaplana yakalandım. Oküçük ve sivri peçeleriyle tırmalamaya çalıştı araya sıkışmıştım. Derken tam o anda nedeni bilinmeyen bir patlama oldu paper star patlamaya gitti. Bizde teke tek dövüşmek zorundakaldım. Onu kolaylıkla geçerek yelpazeyi bizim ortağa fırlattım. Ha bu arada bizim ortağın adı Robaert kendisi çevik ve bukalemun gibi hemen ortadan kaybolan bir tip neyse bu iş tamam. Sonraki durak ise Netflixten izleyip bilgi edinebilirsiniz sevgili hırsz okurları🎃
Aryanka
Nur Su
YIL 2000 Xadros gezegeninde sıradan bir gün; Elleri arasında neredeyse bir parmak kalınlığında ki iğneyi boynumla temas ettirdi ve benden çok kendini telkin eder gibi "Hemen bitecek, hızlı olacağım" diye mırıldandı. Ve ben acı bir çığlık bastım. Tırnaklarımı, avuçiçimi kanatacak kadar sert bastırmıştım. Vücudum öyle kasıldı ki daha sonra yaşayacağım acıyı bir ben bilirdim birde büyücü raistlin..
Yıldızların Üstünde
Waleytin
Bir yıldız meleği görevi için dünyaya gelmiştir ve dünyadan birini korumalıdır ELYA adında bir kızı korumak isteyen yıldız meleği ona aşık olur kız da fakat bilinmeyen gerçekler vardır ve tanışmaları öylesine değildir.
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Kalp hırsızı
Sude
Bölüm haftaya gelecek
Kalp Hırsızı
Kraliçe
Bir erkeğin kızın aşık olmasıdır

Rüya Hırsızı
Bidos
Eva, kaybettiği sevgilisiyle tekrar bir araya gelmenin rüyasını görürken, rüya hırsızları, insanların duygusal anılarını çalarak karmaşık bir dünyaya adım atarlar. Ancak, çaldıkları anılarla başkalarının hayatını etkilemenin ve kendi iç savaşlarıyla yüzleşmenin bedelini ödemek zorunda kalacaklar.
Hulusi Baykuş: Bir Yeşilçam Polisiyesi
Murat Zorlu
Nostaljik Hafiye Hulusi Baykuş, kafa açan yorumları, hakikatı ortaya çıkarmaktaki kararlılığıyla sizlerle. Birbirinden ironik, gizemli ve nostaljik olaylarla karşınızda. Hem de antropomorfik temalı bir webtoon formatında. Dahası da var: Katil zanlısını, cinayeti neden ve nasıl yaptığını bilen ilk kişinin eserine derin inceleme yapmayı taahhüt ediyorum. Tahminleriniz ve etkileşiminiz önemli. Hulusi’nin de dediği gibi, hakikatlerin er geç ortaya çıkmak gibi bir alışkanlığı vardır!

Rüya Hırsızı
PINAR YALÇIN
İstanbul, binlerce yıllık katmanların üzerine inşa edilmiş devasa bir hapishane. Gündüzleri modern, kaotik ve yorucu; ancak gece, güneş battığında, şehrin altında gizli bir damar atıyor. O damar, rüyaların Osmanlı ihtişamıyla harmanlandığı, zamanın akışını yitirdiği paralel bir İstanbul’a açılıyor. Lara Erdem, bir uyku kliniğinde insanların zihin kıvrımlarında kaybolan, uyuyamayan, huzuru arayan ruhları tedavi eden bir psikolog. Ancak onun asıl yeteneği, hastalarının zihinlerine sızıp rüyalarını bir terzi gibi dikmek. Fakat bu yetenek, bir lanete dönüşmek üzere. Lara, her girişinde kendine ait olmayan parçaları zihninde taşımaya başlıyor; gerçekliğin sınırları, bir camın çatlaması gibi ufalanıyor. Yaman Reis ise bu gölge şehrin değişmez bekçisi. İki yüzyıl önce bir savaş meydanında kılıcını bırakıp, bu puslu rüya İstanbul’unda hapsolmuş bir ruhun koruyucusu. O, rüya hırsızlarının avcısı. Lara’nın zihinlerin labirentinde tehlikeli bir şekilde dolaştığını fark ettiğinde, iki dünya ar
1997 hırsızlığı
hatake ken 1
Çok zorlu bir davayı üstlenen bir dedektif'in karşılaştığı zorluklar, ayrılıklar, geçmiş, kaygı, korkular... Bakalım bunlara rağmen bu davayı çözebilecek mi?
AYNA HIRSIZLARI
Defne Ece Acar
Gece çökerken şehir alev alev yanıyordu. Prenses,elbiselerinden geriye kalan yırtıkları rüzgara bırakmıştı.Parmaklarındaki göze çarpan kızıl renkteki kanın kardeşine ait olduğuna inanmak istemiyordu. Her adımda,her kaçışında ayaklarına çamur değil, paramparça olan geçmişi batıyordu. O artık bir kraliçe olmalıydı, tabi kader her zaman yazıldığı gibi ilerlemezdi. Kader, prenses için onun artık bir kaçak olacağını yazmıştı bile…
Kalp Hırsızı
Sema
Kalpleri yerinden söken kız. Kızı yakalamak için savaşan adam.
HIRSIZ GRUBU
Yaren
Hırsız ve arkadaş olan 5 kişi hırsızlık yaparken arkadaşlarından birinin önemli bir işi olur ve başka şehire gider geriye kalan 4 kisi parayı çaldıktan sonra zengin olduktan 2 yıl sonra başka şehire giden arkadaş arkadaşlarının zengin olduğunu görür ve payını ister arkadaşları ise onun parasını toplamak için maceralar yasarlar

KALP HIRSIZLARI
HİRA Kaya
Zeynep 17 yedi yaşında Berk adında bi sevgilisi var berk onu bi kızla aldatıyor .
Aşk Dolandırıcıları Sever
Damla
Bir kızımız geçmişte çok şeyler yaşamış küçük yaşta ve hayali olan hayatı kazanmak için neler yapabileceğini anlatıyor
SON YANLIŞ
ibrahim devrim
6 kişilik üniversiteli bir arkadaş gurubunun ailesinin durumunun kötü olmasından dolayı yaptıkları hırsızlıklarda tehlikeli olaylar yaşaması

