“Kuş” için sonuçlar
Arama sonuçları
Küçük Kuşlar
Deniz
Amerikalı bir genç doğru aşkı bulabilecek mi?
Anka kuşu
Almina
Daha çocukken tek hatası kız doğmaktı.Sırf bu yüzden şiddet görüyor ailesi tarafından öldürülmeye çalışıyor.Hayatın aşkını bulacak ve intikam için yetişecek.Ben bir şans verin derim kitap kapağına kadar çok uğraştım umarım beğenirsiniz:)
REKABET KUŞLARI
Rümeysa Kazan
0530*******: kopya çekmeyi sana hiç yakıştıramadım ne o dershaneye gelir gelmez kopya çekmek hiç dokunmadı mı kızım?? İdil: kimsiniz? Lise kurgusudur tamamen eğlence amaçlı yazılmaktadır gerçeklik payı yoktur fotoğraflar temsilidir ve son olarak yazım hataları olabilir kusura bakmayın lütfen.
Kırmızı Kuş
Tanem İbiloğlu
Bir gün Melisa'ya bir arama gelir bu aramadaki adamla çok iyi anlaşırlar ve tam 2 yıl boyunca konuşurlar bu 2 yıl içinde sevgili olurlar ama Melisa bilmiyordur ki konuştuğu adam aslında katildir. Acaba Melisa bu adamın hayatını renklendirecek mi?
Taşa Kuşu
Adelin
Tasa kuşu tasa kuşu, Tasalanmak benim hakkım mı? Yedi yavrumu kaybettim. Benim yüzüm güler mi?
Mavi kuş
Büşra Epsileli
Bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan.
Anka Kuşları
fatmagll krdg
Bazen sıkılırsın şu koca dünyada yalnız olmaktan. Bazen kaçıp gitmek istersin. Birileri senin yanında olsun istersin. Ama dönüp bakarsın, kimsen yoktur. Ailen bile yoktur yanında. Yalnızlığın seni büyük bir karanlığa, boşluğa iter. Konuşmak istesen bile konuşamazsın artık. Konuşmak isteyenler olur ama bu sefer de istemeyen taraf sen olursun. Kendini dışarıya kapatırsın. Artık çıkmak istemeyecek kadar yorgun hissediyorsundur kendini. Ne nefes alabiliyorsun, ne de son nefesini verebiliyorsun. Ama bir gün, birisi çıkar karşına. Tüm tabularını yerle bir eder. Seni hayata döndürmek için yemin etmiş sanki. O zaman hayatına bir şans verirsin. Ben Duru, sadece Duru. Bu da benim yanıp küle dönüşme hikayem. Ve bu hikayede beni kurtaran bir prens yok. Benden önce yanıp kül olmuş ve sonrasında göz alıcı bir anka kuşuna dönüşmüş bir adam var.
Alaycı kuşlar
Nil'inAnahtarı
Doğaçlama olarak yazdığım kısa yazıları paylaşacağım. Bazen yanımda sohbet eden insanların cümlelerinden, bazen İnternette karşıma çıkan bir videodan, bazen can sıkan tartışmalardan, bazen izlediğim diziden etkilenip yazdığım kısa yazılar. 06.02.23 Temsili Yardım çığlıkları, büyük bir gelişmemişliğin itirafı. Ancak masumlar canlarını verirken akla gelen gerçekler Ve kayıpların çığır açan sessizliği. Belki bir gün akıllanır bu ülkenin gerçeği. (Kahramanmaraş depremi)
Anka Kuşu
Defne Kaya
Açelya epilepsi hastası olan genç bir kızdır. Kazandığı burs sayesinde Soyhan kolejine kayıt yapar. Ama bu okul bilindik okullar gibi bir okul değildir. Söylentilere göre çok önceden bu okulda öğrenciler teker teker kayboluyordu. Polisler geniş çaplı bir soruşturma yapsa da kaybolan öğrenciler hakkında bir ipucu bulamadılar. Açelya bu okulun sırlarını açığa çıkarabilir mi? Yoksa okul bir söylentiden ibaret mi
Kuş'un İnsanları
Eminenaz Şahin
Benimde kuşum vardı....
SavaşçıTherianGirl
Baktığım yeşil show muhabbet kuşu ve ben....
Minik kuş...
Buse
Minik kuşun minik hikayesi..
İki aşık kuşlar
Hacenur
Merhaba ben yeneyim eğer severseniz güzel kitaplar yazacağım
Yalnız Kuşlar
İsmail Cem Öner
Selam bu benim ilk mini romanım bu yüzden fazla bir bilgim yok.
Yalnız Kuşlar
İsmail Cem Öner
Bu yazdığım "Yalnız Kuşlar" adlı romanın son bölümüdür kim bilir belki yazmaya devam edebilirim.
Yalnız Kuş
Meryem
Yalnız kuş hayatında hep zorluk çekmiş,ailesi tarafından sorunlar yaşamış hayatındaki sevgiden solmuş,içine kapanmış ve hep zorluklarla büyümüş gecenin sessizliğinde dinlediği ve hiç dinmeyen ses ağlayış sesi ,hayattan bezmiş ve hayatı sıkıcı olarak görmüş Yalnız Kuş sadece yaşayan bir ölü...
Yalnız Kuşlar
İsmail Cem Öner
Bu yazdığım ilk romanın 2. bölümüdür.
Anka Kuşu
Gizem
Aras Hukuk Fakültesi'nin ilk yıllında aşkı yüzünden cezaevine girmişti. Cezaevinde aynı koğuşu paylaştığı kişilerden biriyse 55 yaşındaki İstanbul'un en ünlü mafya babası Hamdi Yiğitsoy'du. Mahkumlardan birisi bir gece Hamdi Baba'yı bıçaklamaya kalkmıştı. Durumu fark eden Aras bıçağın önüne atlayarak kalbinin hemen üzerinden ağır yaralanmıştı. Vefa borcunu ödemek isteyen Hamdi Baba, Aras iyileşince onu sağ kolu olarak almış. Zamanla Aras'i evladı gibi sevmişti. Selim cezaevinden çıkmadan önce ona ölen oğlunun yerine işlerin başına geçmesini istediğini ve onun soy adını alması gerektiğini söylemişti. Aras Efe artık Aras Yiğitsoy olmuştu. 10 yıl silah kartelinin başında olan Aras'in şimdi başı derttedir ve onu kurtarabilecek tek kişi GEÇMİŞTEN GELECEK OLAN BİR GÖLGEDIR....
erkekçi kuş
serenay hanım
"Erkek dediğin sert rüzgarları sever... Ama glutensiz besleniyorsa ne yaparız?" Melis’in hayattaki tek bir misyonu vardı: Astrolojik haritasına uygun, hırçın, dediğim dedik, tam bir "göklerden gelen karar" kıvamında alfa bir erkek bulmak ve onun gölgesinde tatlı bir ev hanımı olmak. 2026 yılında, sosyal medyadaki ilişki koçlarının gazıyla yaşayan Melis için aşk, bir strateji savaşıydı. Peki kader onun karşısına kimi mi çıkardı? Yan daireye yeni taşınan, protein tozu kokulu, kaslı ama apartman boşluğundan ses gelince Melis’i kendine canlı kalkan yapıp arkasına saklanan, evde pembe bandanasıyla dip köşe temizlik yapan Serkan’ı! Melis elinde un kasesiyle kapıyı çaldığında sadece "geleneksel bir tanışma" hayal ediyordu. Ancak karşısında bulduğu şey; kuantum enerjileri, glutensiz diyetler, pembe toz püskülleri ve en yakın arkadaşı Alev’in bitmek bilmeyen sinir krizleri oldu. Aşk gerçekten her engeli aşar mı? Yoksa "erkekçi kuş" Melis, kendi kurduğu absürt tuzaklara mı yakalanacak?

TURNA KUŞU
Şengül
Ben yarım kaldım... Rutubet kokulu odalarda bedenim büyüse de kalbim eksik, ruhum yarım kaldı. Ben, 7 yaşında annesi tarafından damgalanan, hayalleri olan küçük bir kız çocuğuyum. Kalbim hep o günde kaldı. Ruhum, karanlık bir odaya hapsedilmiş ve o günü tekrar tekrar yaşıyor. Kanadı kırık, umut arayanlara ithafen.
Kuş ve tavşan
Berat
Tavşan ve kuşun hüzünlü hikayesi
Kuş Çocukları
Ege Safsk
Kuşlar için zor bir süreç ve onlara yardım etmek isteyen küçük çocukların hayat hikayesi
Kuşum limon
Nurten
İlk kuşum limonun ölümünden dört yıl geçti ama hala unutamıyorum
Kuş ve insan
Eymen
Güneşin tam ortaya çıktığı zaman bir insan doğar o insanın ismi hamza. Hamza7 yaşındayken bir kuş alır hamza 10 yaşında'y ken kuşu ölür ama ölmaden 7ay önce bir yumurta bırakır hamza çok sevinir ama öldüğü içinde üzülür şuş un türü en az 3 yıl en fazla 10 yıl yaşarmış hamza büyür 13 yaşına gelir ama korkar çünkü kuşun anne si de 3 yıl yaşamış oyuzden korkuyomuş korkusunu yenene kadar yaşı 15-16-17 olmuş kuşu ölmediği için mutluymuş ama yıl geçtik çe ölme riksi artıyo muş yaşı 20 olmuş kuşu yumurta bırakmış 7 ay geçmiş kuşu çok kötü hasta olmuş tam 10 yaşına 11 ayında 28 inci gün de iyleş miş tam 11 yaşına girce ği gün hamza onun için har şayi hazırlamış kullan madı ğı kıyafetleri yırtıp dikip kafen ağaç tan mezar taprağıkazmış mezarı koymuş kapısını açmış bunlar tam2 ay sürmüş kuş 11 yaşına girmiş yaşı geçmiş geçmiş geçmiş... Yaşı 12 olmuş hala mezarı kefeni hazırmış ama sahibi 27 yaşın da ölmüş kuşta 20 yaşında kuşu başka türle karış tırdıkları için her kez mucize zannetmiş
kuşumun hikayesi
Sudenaz
Selam ben sudenaz sizlere kuşumun hikayesini anlatmak istedim kuşum un adı maviş ısırmaz bilgiler vereceğim sizleri seviyorum baybay🐦🐦
GÖKKUŞAĞI
Asmin
Yetimhanede büyüyen Charlie'nin "GÖKKUŞAĞI" ile düşünceleri ve hayalleri..
SÜT KOKUSU
Emine
Daha evrenin büyüklüğünün bile farkında değilken o minicik kalbinde büyük bir umut beslemişti. Zaten 11 yaşında küçük bir kız çocuğu kalbini kötülükle doldurabilir miydi? Acının tarifi her çocuk için farklıdır elbette. Fakat onun tozpembe hayatında acı kavramı; bisikletten düşmek, saçının çekilmesi, zayıf not almak gibi şeylerdi. Bilemezdi ki yeni bir acı öğreneceğini...

SAİKİ KUSUO; EVREN YOLCULUĞU
Aleyna
Kusuke, Kusuo'yu yenmeye kafayı koymuştur. Kardeşinin canı pahasına olursa olsun onu yenmek istiyordur.
KUSURSUZ
Anavrin.
Hayatımdan çok memnunum aslında. Kendi halimde takılmama rağmen çok geniş çevrem vardır. Herkesi tanır, kimseyi tanımam. Ve herkes beni tanır ama aslında hiçbiri tanımaz. Çok yorulsam da dik durmam gereken noktaları bir türlü aşamıyorum. Ne var ki kimseye kaldıramayacağı yük verilmezmiş. Bunca şeyi kaldırabiliyor olmam, hak ettiğim anlamına gelmez. Mutlu olduğum anlara ulaşma yolumda benim hikayeme kulak vermenizi dilerim. İyi okumalar.
baykuş kanadı
Bere
Şuan ne yazacağımı bilmiyorum
GEÇMİŞİN İZBE KOKUSU
Sümeyye Elif İçöz
Gözler bazen bize anlatan, bazen ise bizi anlatan büyük bir kudrettir. Kelimeleri yakarsın o an çünkü ihtiyacın yoktur. Gerek duymazsın dilini oynatmaya gözle bakınca, ömrünün sonuna kadar sussan bile o gözlerin seni anlatır yeter ki gözlerinle konuşmayı bilen biri olsun karşında. Ama insanoğlu yanlış anladı bu öğretiyi ya gözlere bakıp konuşturtmadı iki kudreti, ya da dilini oynatıp kelimeleri doğru kullanamadı. Konuşmak tek taraflı olabilir, anlaşılmak değil ama, diye geçirdim içimden. Anlaşılmak için sayısızca yıldız yakarsın ama anlaşılmadığını görünce tüm yaktığın yıldızlarla beraber kendi ışığını da söndürürsün ve Tanrı elini tutup kendi ışığıyla aydınlatana kadar kalırsın kendi yarattığın karanlıkta. Gerçek ışığa kavuşturur Tanrı seni. Bırak Tanrı tutsun ellerinden, bir tek o anlasın gözlerinden, hislerinden, anlattıklarından... Zaten Tanrıdan başka kimsen yoktur ki bu Dünya da, ruh eşini de bulmamışsan eğer. Sürekli hayatımızı yanlış yaşadığımızı düşünmek, yanlış kişilerin doğru kişi olduğunu düşünüp hayatımıza dahil ettiğimizden değil mi? Mesela içimizdeki savaşı anlatırken onlar gözlerimizdeki duygularımıza kör, ağzımızdan çıkan cümlelere iyi bir dinleyici oluyorsa yanımızda olmalarının ne anlamı var ki? İşte bu yüzden seni yaratandan başka kimseden yanında kalıp, anlamasını bekleme. Ama gözlerin görmediğinde de sana yol tarif edecek insanları aramaktan da vazgeçme. Gözleri müebbet yemiş gibi kapanır kızın, mahkûm olduğu yer hapis değil oğlanın kollarıymış. Her bakışmaların da yaseminler açar, her birlikteliklerin de solarmış o yaseminler. İblislerin kanlı mızrakları meleklerin kanatlarını kirletmek için hazırlanmış. "Göğsün ne ulu bir mâbed." Bir bebek uysallığıyla sindi oğlanın göğsüne. Yakıcı, kavruk tenine dokundu. Burnundan aldığı nefesle ciğerlerine kadar doldurdu kokusunu, ardından usulca kaldırdı başını bir ok gibi sapladı gözlerini gözlerine. "Diline yemin içtirmiş ruhum her gün kutsal kıldığı yerde ibadet etmeye." İnancın seni esir edebilir miydi acılara? Her ne kadar kabul edilmese de bir inanca bağlı kalıp tüm yanlışlarıyla o inanca göre yaşamak çok acınasıdır. Ve bir inanca bağlı kalmak onun getirdiği tüm acıları da kabul etmek demektir. Hüküm giymişti oğlanın dudaklarında sahte gülüşler. Ta ki ona kavuşana dek. "Eğer tek bir an bile huzur bulamayacağını düşünürsen..." Hiç düşünmeden söyledi ve bir an durdu. Bir şeyler düşündü ve bir şeyler yıkılmaya yüz tuttu ardından sözlerine devam etti. "Kutsal kıldığın bu mâbed üzerine yıkılsın kalbimin, ama altta çürüyen kalbimin üzerindeki enkaz, senin yaseminler gibi kokan ruhun olmasın." Piyanist son tuşuna bastı. Tüm ışıklar söndü. Tüm yalanlar karanlığa gömüldü. Birleştiler... Ve meleklerin kanatları kirlendi. Yaseminler çiçek açtı ve aynı anda oğlanın göğsü, kızın mâbedi yıkıldı. İkisinin de dudakları kurudu, ikisinin de evi yerle bir oldu. Yaseminler soldu... Ölüm koktu... Kurumuş yasemin çiçeği kokusu ölüm kokusuna karıştı. Kız, oğlanın kokusu karşısında diz çökmüşken, oğlan bilmeden ölümü soludu ve kızın boyun girintisine bir öpücük bıraktı;yumuşak ve aynı zaman da şehvetli bir öpücük. Ve kızın gözlerinden bir damla ölüm aktı oğlanın avuçlarına. Artık her şey için çok geçti. Her şey bitiyordu. İkisi de birbirine yemin etmişti oysa ölüme beraber yürüyeceklerine dair. Bir de ne vardı biliyor musunuz? Güneş Tanrısına aşık olan güzeller güzeli prenses vardı. Prensesin, Güneş Tanrısı tarafından reddedilişinin ardından intihar edip bedeninin de yakılıp, küllerinin toprağa karışması sonucu açan yasemin çiçekleri; ve yasemin çiçekleri ile birlikte doğan yasemin kokulu Evra, ve Güneş Tanrısına meydan okuyan Kamran. Şimdi boş verin bunu, ne de olsa geçmişte yaşanan bir olay nedeniyle birbirlerinin hayatına dahil olan insanların, gün geçtikçe aşklarına birbirlerinin sırlarını öğrenirken şahit olacağız. Ve korkularına ve yalanlarına. Şimdi sadece kendi zihnimizin yarattığı gökyüzünün altında gözlerimizi kapatıp yıldızlarımızı oluşturalım, sonra o yıldızların tek tek yeryüzüne düşüşünü izleyelim ve yıldızlarımızı kimlerin avucuna emanet edeceğimize karar verelim.
HAYAT VE YAVRU KUŞ
Sevda sıla
İTHAF Yuva şefkat yuvasıdır, Ninelerdir onu yapan; Fakat yavrum senin yuvan Bir marifet yuvasıdır; Bunu ancak irfan yapar, Bunun ayrı değeri var. Sev yuvanı; orada sen Kardeşlerinle koşarak, Ötüşerek, oynaşarak, Öğrenirsin - öğrenmeden Nedir zahmet, nedir keder, - Fâideli birçok şeyler. Haydi yuvana yavrucak; O marifet yuvasıdır. Ve fazilet yuvasıdır, Orada fikrin uyanacak; Orada kanat açacaksın, Yükseklere uçacaksın.
İNSANLAR VE YAVRU KUŞLAR
Sevda sıla
KUŞLARLA Kuşlar uçar, Ben koşarım; Onların kanatları var, Benim kanadım ise kollarım. Kuşlar kanadını çırpar, Bende kolumu sallarım... Uçun kuşlar, uçun kuşlar; Hepinizle yarışım var! Kuşlar uçtu, bende koştum. Koştum yarı yola kadar; Tâ önüme bir uçurum Çıktı, orda kaldım nâ-çâr. Yooo, çekemem öyle kurum! İsterseniz, haydi tekrar Yarışırız... Uçun kuşlar.
Kusursuz
Buse
Ailesinin baskısı üzerine evden kaçmış kötü işlere bulaşan büge artık düştüğü bataklıktan kalkamaz ve o bataklıgın içinde yaşamayı ögrenir...
ölümün korkusu
Yusuf
Saddam'dan, Hitler'den, Napoleon'dan önce Büyük Hun İmparatoru Attila vardı. Doğumu uluslararası bir sarsıntı yaratan Attila, beşinci yüzyılda Avrupa'yı kan gölüne çeviren, ortalığı kasıp kavuran barbar lider olarak bilinir. Bütün bu vahşi barbarlığına rağmen, hayatına basit bir burun kanaması son vermiştir. En azından olay, tarih kayıtlarına bu şekilde geçmiştir. On beş yüzyıldan fazla bir süredir, Attila'nın karışıklık ve şiddet içeren, oldukça can sıkıcı ölüm hikâyesi günümüze kadar gelmiştir. Fakat hikâyeler her zaman doğru değildir. Attila'nın hayatı ve efsaneleriyle tanınan ünlü filolog ve yazar Michael A. Babcock, Attila'nın Ölüm Gecesi adlı eseriyle muhteşem bir çıkış yapmıştır: "Tanrının Belası, yaşadığı gibi öldü; cinayete kurban gitti." Dilbilimini, tarih ve metin analizlerini dikkatli bir şekilde kullanarak, Babcock cinayet davasını yürüten usta bir avukat gibi inandırıcı kanıtlarını gözler önüne seriyor. Attila'nın en büyük rakibi Doğu Roma İmparatoru Marcian tarafından yürütülen cinayet komplosunun aydınlatılmasını sağlayan olaylar zincirinin kanıtlarını arka arkaya ortaya koyarken okuyucuyu da jüri koltuğuna oturtuyor. Bu sürükleyici kitapta, Babcock sadece eski bir cinayet sırrını çözmekle kalmamış, aynı zamanda tarihin karanlığına gömülmüş sayfalarını yeniden gün ışığına çıkarmıştır. Hun İmparatoru Attila'nın hayatı ve ölümüyle ilgili meydana getirdiği tarihsel ve efsanevi eseriyle tanınan, Michael A. Babcock Virginia, Lynchburg'daki Liberty Üniversitesi'nde insani bilimlerde yardımcı profesördür. Minnesota Üniversitesi Alman Filolojisi'nde doktora ve Kuzey Carolina Üniversitesi'nde yaratıcı yazın alanında yüksek lisans yapmıştır.

SAİKİ KUSUO; EVREN YOLCULUĞU
Aleyna
Kusuke, Kusuo'yu yenmeye kafayı koymuştur. Kardeşinin canı pahasına olursa olsun onu yenmek istiyordur.
iyi kalpli prensesin öyküsü
Cemre
Bir kız ve onun hayati
Aşko kuşkoluk
Cilem
-Önce pembiş giyinin -çıtı pıtı olun -gıcık olun -az arkadaşınız olsun
gökküşağında kaybolurken
mia
Eda kendi küçük dünyasında yaşamaya devam ederken, birden bire dikkatini çekmeye başlayan ve günden güne büyük hayranlıkla tutulduğu Mert ile şans eseri tanışmasıyla çok geçmeden onunla samimi bir arkadaşlık ilişkisi içinde bulur kendini. Tüm dünyasını çoktan sarmış olan aşkını fark ettiğinde ise artık bir şeyleri değiştirmesi gerektiğini fark eder. -Gökkuşağında Kaybolurken-
Gecenin Korkusu
Eren
Bir canava bir kızı yemek için onu takip ediyor ve en sonda kızı evde öldür yiyor
ARAF`IN KUŞLARI
Ayşenur Targal
Alevlerin üzerinde yürürken dünyadaki ruhani hazinelerin hepsini teker teker acılarımın bedeli olarak aldım. Tanrı'nın ceza kırbacı ve mucizevi hediyelerini tek bir bedende ancak iki hayatta harmanladım. "Bu kadar mıydı?" diyerek bakışlarını bana yönlendirdi. "Hayır!" dedim, "Yeni başlıyoruz... Tanrı'yı oynamayacağız, Tanrı olacağız..." Kuklalarının ipinin koptuğunu fark etmeyen her kuklacı seyircisine rezil olmaya mahkumdur...
Gökkuşağı🌈🐸
Reyyan Bozoğlu
Tanitimi geçin👍
Akşamların Baykuşu
Yunus Emre Acar
O akşam bir kurtarıcı geldi ve yeni olanın ben olduğumu söyledi ama neden ben
KAFES KUŞU
Kitap Kurdu
Elif adında, özgüvensiz ve yalnızlığı seven, 17 yaşında, ailesiyle birlikte Ankara'da oturan bir kız var.Bu kız ın oldukça sıradan bir hayat'ı var.Sonra bir gün babası işten çıkarılıyor ve bir hafta içinde İstanbul'da iş buluyor.Ve acilen ailecek İstanbul'a taşınıyorlar.Elif'de evlerinin çok yakında bulunan okula kaydını yaptırıyor.Aslında her şey normal gibi gözüküyor.Sonra Elif annesi ile babasının yatak odasın da bir not buluyor.O nottan Elif'in evlatlık verilmiş bir kardeşi olduğu ortaya çıkıyor.Aslında bu notta basedilen kardeş Elif ile aynı sınıfta oluyor ve bunu öğrenen annesi acilen harekete geçip evlatlık verdiği kadınla konuşuyor.Acaba Elif'in kayıp kardeşi ortaya çıkıcak mı? ya da neden onu evlatlık verdiler? merak ediyorsanız bir göz atın!
Gecekuşu
Mahza
Sana kaçmak istedim. Bana kurtuluşu tarif eden adamın kolları arasında olmak istedim ebediyen. Engel oldular, yolumu kestiler. Ayaklarımı kırdılar da sana bir adım dahi atamaz hale geldim. Sustum, konuşmayı bir lütuf saydılar. Bana onu bile çok gördüler. "Uğruna gözyaşı döktüğüm şeylerin değeri ne zaman yok oldu gözlerinde?" Uçurumun kenarındaydık. Sadece ikimiz vardık. Buz gibi bir sesle yanıtladı sorumu. "Hiç olmadı." Fütursuzca devam etti. "Değer sen denen mekana hiç uğramadı."
Gecekuşu
Mahza
Sana kaçmak istedim. Bana kurtuluşu tarif eden adamın kolları arasında olmak istedim ebediyen. Engel oldular, yolumu kestiler. Ayaklarımı kırdılar da sana bir adım dahi atamaz hale geldim. Sustum, konuşmayı bir lütuf saydılar. Bana onu bile çok gördüler. "Uğruna gözyaşı döktüğüm şeylerin değeri ne zaman yok oldu gözlerinde?" Uçurumun kenarındaydık. Sadece ikimiz vardık. Buz gibi bir sesle yanıtladı sorumu. "Hiç olmadı." Fütursuzca devam etti. "Değer sen denen mekana hiç uğramadı."

Kanın Tutkusu
Hela
Bu bir savaşdı Haklı-haksız,masum-suçlu,yaşlı-genç tanımazdı Bu bir savaşdı Sonu gelmez düşmanlığın sonucuydu Her iki tarafın kaderini belirleyendi Sahara diyarının kaçınılmazıydı Savaşın ortasında iki düşmanın beklenmeyen yakınlaşması savaşın gidişatında nelere yol açacaktı? Bu onların imkansızlığıydı.Bu onların kandan doğan tutkusuydu.
Modanın Kokusunda Aşk
Ela Yılmaz
Her şey sıradan bir kafede başlamıştı... Desem de inanmayın. Her şey bütün ünlülerin,fenomenlerin dışarıya çıktıklarında ilk durağı olan bir kafede başladı. Bir yaz dizisi gibi çıtır atıştırmalık tadında bir roman..

