“Kal” için sonuçlar
Arama sonuçları

Sessizlige Yedi Kala
mrv
"Bana cehennemi yaşatmana ragmen sen benim cennetimsin Meira. Bu adam senden öte bir dünya bilmiyor.." Uyarı:Kitabın içerisinde argo,küfür,cinsel istismar gibi olaylar bulunacaktır dikkate alarak okuyunuz
HAYATTA KAL
Zeynep
Hani arkadaşlarınız la aranız iyi olur ya arkadaşlarının gözünün önünde öldürülmesine dayana bilirmisiniz ya da hiç yaşadınız mı işte ben yaşadım arkadaşlarım gözümün önünde öldürüldü onral yüzünden ben de katıl oldum
ESKİDE KALDI
Emel Suliman
ESKİ ZAMANLAR GÜZELDİ FAKAT ŞUANADA YAŞADIKLARIMIZ NORMAL DEĞİL DEPREMLER, SELLER,YANGINLAR VE DOĞAL AFETLER BİZ ESKİYE DÖNMEK İSTERKEN DAHADA KÖTÜYE GİDİYORUZ İŞTE ANLATAYIM SİZE

Hayata Kal
Buglem Eroz
Bir okulda 2 erkek 1 kızın zombi istilasın dan kaçması ve fen hocaları ile birlikte askerlerin yanına gidip kurtulması
Geç kaldık
Melisa Kaya
Geç kaldık melis koş dedi öğretmeninin sesini duyunca. Geç kaldık dedim onların cansız bedenlerini görünce.
Sen bana geç kaldın?
Sude
Çok güzel bir kitaptır okuyabilirsiniz Tavsiye ederim🤗

Geçmiş Kaldı
SNC
Savaşlar, krallıklar, aşklar ve intikamlar. Bütün bu yaşananların arasından sıyrılmayı ve bugüne gelmeyi başarmış tek şey ise sadece geçmiş. Sadakat yemini etmiş bir kadın ve intikam yemini etmiş bir kız çocuğunun kesişen hayatlarından doğmuş bir hikaye.
az kaldı…
Gürhan Abdullah
bu gün yarın biter diye umuyorum…)🙏😇🖊
Öldün mü kaldın mı¿
Tülay Naz Kaya
Yoyo 16 yaşında mucizevi bir peri.yoyo küçükken bir peri yoyo'yu ısırarak onu bir peri yapmıştır.yoyo avcılardan kaçmak için herşeyi denemeye hazır çünkü ölmek istemiyor.yoyo tam 2000 kilometre yüksekliğe çıkabilen bir peri ve amacı diğer perileri bulmak bunun için sadece 1 haftası var bakalım neler olacak...
AŞKLA KAL
Figen fidan özen
Aşk bazen zoru aşmak ,bazen tümsekte kaybolmaktır . uğrunda savaşılıcak bir yürek bulmak , bütün çaba budur belki ...
Yaşama Sekiz Kala
Büşra Sezin Başaran
Sekiz mektup ve iki veda. Yaşam ve ölüm arasında büyümüş bir aşk. Ölüm isteği ne kadar alevlenir derken üşüyen kız. İmkanı var mıydı, yaşamanın?
Geç Kaldım
zeynep
iki dost kardeşten öte bir arkadaşlık asla ayrılmazlar, yapışık ikizler sanki bu hikâyede bir kasabada geçen muhteşem arkadaşlığa şahit olabilirsiniz Kahramanımız olan Ali muhtarın oğlu kız kardeşi var birde sevim ama bir sevimli bir gün kasabaya, babasından kalma kalma bir çiftlik için gelen bir aile haberi düşer aile yoksul ama dürüsttür bu ailenin 4 oğlan iki de kızları vardır en küçükleri Yusuf tur sesiz sakin saf temiz yüzlü Yusuf Ali ile tanışır ve bu tanışma bir arkadaşlık doğurur
YARIM KALDIK
💜
Belki bir gün yeniden karşılaşırız ama o gün bir bütün olamayız…
Yarım kaldık
Leyla Quliyeva
Baş karakterler Hüma ve Kara dan bahs edeceyiz Ateş kuşkarı dizisinde Hüma öldüyü den tam da istənilən sahneler olmadı Yarım Kaldılar ama ben davam etdirəcəyini iyi okumalar
hayatda kal
Resul Cavadov
hayatda kalmak icin 2 genc zombiler ve cellat babisko deyen veletlerden kacislari

GEÇ KALINMIŞ
AZİNA ADIGÖN
Aden mutlu bir ailenin mutsuz çocuğu olarak dünyaya gelir. ve zaman geçtikçe nasıl mahvolduğunu,nasıl delirdiğini fark etmez.onu bu mutsuz hayatsa mahkum eden aile ise bişey görmemeyi seçer.bu acı ve dram dolu hayatı okurken yaşamanız. ve bu şanssız kızı anlamanız dileğiyle.
Sende Kaldım
Firdevs Toplu
"Tek bir kelime dahi etme!" "Niye?" "Aşık oluyorum kadın anlasana."

Mesajda kal
Dila
Grup konuşması ama normal bir konuşmalar değil...

Sona Dört Kala
Hecate Dorian
Hayatının ve duygularının yoğunluğu arasında kaybolan Elvin'in çevresinde değişen şeyler hakkında fark edemediği çok fazla ayrıntı vardı . Özellikle de gün geçtikçe artan düşmanlarının sayısı hakkında ... O gece otobüsten eve gitmek için değil, katiliyle konuşmak için indiğinde de düşmanının gözünün ne denli dönebileceğini hesaba katmamıştı. O karanlığa adımını attığı an, damarına bastığı herkesin fısıltıları arasında yürüyordu aslında. Peki o fısıltılardan hangisi sonunu hazırlayan kişiye aitti?
mazide kalmış geceler
Sennu
Sanaldan konuşan iki kişinin buluşması, yaşadıkları geceler ve ayrılıkları
Yalnız kaldı prenses
Medine
Herşey bir bakışla başlar. Prens prensese umut diyo sonra unut. Her masal mutlu sonla bitmez işte mutsuz sonlu bi hikaye Hikayenin sonu şöyle bitiyor "pren gitti prenses öldü"..
Anılarımda Güzel Kal
Aybel Cevher
"Pandora'nın kutusunda saklı kalan ümit, aşkı hissettiğinde; ona gittiğini sanırmış. Aşk böyleymiş. Kendimi, seninle yeniden, yeniden, yeniden karşılaştığımız anları düşlerken bulduğum anlarda; Pandora'nın kutusunda hapsolan ümit kendini hep hissettirdi." Sahipsiz Mektuplar Serisi -I
Dünya Hayvanlara Kaldı.
Clarias
İnsanlığın dünya üzerindeki varlığı ani bir radyasyon patlaması yüzünden tamamen kalkar, ruhları metafizik aleme geçer ama zekaları dünya hayvanlarına dağıtılır, olay da burda kopar zaten.
Tenimde Yaz Kaldı
Briseis_
Güneş tenimizi kavurdu, kalbimiz yanlış insanda yandı. Ama biz yanlışlarımızın şerefine kaldırdık. Bir yaz kampı düşünün. Herkes sınav derdinde, biz hariç. Kayıp notlar, gizli yürüyüşler ve tam öpecekken birinin "Müdür geliyor!" diye bağırması. Bazen aşk bir şarkı gibi başlar ama küfür gibi boğazına takılır. Bazen hikayeler anlatılmaz, planlanmaz. Bazense o hikaye sana ait olmaz. Ve bazı yazlar seni sonsuza kadar değiştirir.

Ateşle Mühürlü
8.
Bazı güçler seçilmez. Bazı aşklar yasaktır. Bazı kaderler ise yakarak yazılır. Lina, ateşe dokunduğunda yanmayan bir kızdı. Kael ise buzla mühürlenmiş bir kalbin varisiydi. Dört element krallığının dengesi, bir gecede gökyüzünü yaran kızıl bir alevle bozuldu. Kadim kehanet yeniden fısıldanmaya başladı: “Ateşle mühürlenen, dünyayı ya kurtaracak… ya da küle çevirecek.” Ama kehanetlerin söylemediği bir şey vardı: Aşk, her mührü kırabilir. İhanetle sınanan bir bağ, düşmanlıktan doğan bir yakınlık ve her dokunuşta büyüyen bir felaket… Ateşle Mühürlü, fantastik bir dünyanın tam kalbinde filizlenen, yakıcı ve kaçınılmaz bir aşkın hikâyesi.
Sonu belli Hikayem
Gülnur
"Neden bana hep Begonya diyorsun? Benim bir adım var," dedim duvara yaslanmış adama. Cebinden bir sigara ve bir çakmak çıkardı. Sigarayı dudaklarının arasına yerleştirdi ve çakmakla sigarayı yaktı. Ateşin cızırtısı ve dumanın kokusu havaya yayıldı. Sigaradan derin bir nefes çekti ve sanki nefes alıyormuş gibi dumanı dışarı üfledi. Gözleri bende durdu, bakışları derindi ve düşünceliydi. "Bazı şeyler adlarla tanımlanamaz," dedi sakince, sigaradan bir nefes daha çekerken. Duman, soğukkanlı bir şekilde havada süzüldü. "Begonya, narin gibi görünse de, en zorlu koşullarda bile hayatta kalır." Sigarayı dudaklarından çıkarıp yere attı ve ayağının altında ezdi. Gözleri gözlerimin üzerinde durdu, bakışları daha da yoğunlaştı. "Bazen en kötü yerlerde, en güzel zamanlarda filizlenir," dedi, elindeki sigarayı yere atıp ayağının altında ezerken. Gözlerini hiç kaçırmadan bana baktı, tam gözlerimin içine, "Hayatın tam ortasında, her şey darmadağınıkken bir Begonya çıkagelir derler." Hayal kurmayı hiç bırakmayanlara... Sevgiylerimle, Sizi her zaman seven yazarınız, B.Gülnur.
Olur da nasılım diye sorarsan
Mels
Hissedilmek isteyipte hissedilemeyen,bağırıpta duyurulamayan,anlatılıpta anlaşılamayan herkese
Kalp Çıkmazım
Dicle
uyarı; ağlama komasına sokabilir Poyraz&Hivda Karayel Diyarbakır'ın gadar ağası Poyraz Karayel yılar önce sevdiği kızı kaybettiği için bir daha hiç kimseye kalbini açmaz taki annesinin görücü usulü evlilik yapmasını istemesine kadar.. peki Hivda o bunu istiyor muydu kalbinde başka biri olan adamı? ona eş olmak istiyor muydu?..
YANKESİCİ ( KALP HIRSIZI SERİSİ 1)
Onur_rr
14.02.2022 Yorgunum, bulanık ve kirli. Düşüncelerimin beni ihanete uğrattığı saatlerdeyim. Gözlerim karanlığa adapte olmuş, stor perdeden kaçan ay ışığı huzmeleri evin siyah parkesine konmuştu. Küçük tozlar ışığın içinde dans ediyor, karlı bir geceyi anımsatıyordu. Bu güzel gecede karanlığın içinde saklanan canavar bendim. Sıkışıp kaldığım karanlıkta iyice sessizliğe büründüm. İzinsizce girdiğim evde her sesi dinliyor; her titreşimi yaslandığım duvarda hissediyordum. Sırtımda bana ait olmayanların ağırlığı altında ezilirken sahip olduğum şeyleri korumanın tek yoluydu buydu biliyordum. Titreşimler arttı ve güçlendi. Kapı yavaşça aralandı. Çıplak ayakları zemine basarken ses çıkarmıyordu. Girdiğim karanlıktan çıkmamam gerektiğini biliyordum. Yine de ihanet etti bana gözlerim ve karşımdaki vücudu izinsizce soydu irislerim. Büyük ve güçlüydü. Ay ışığı teniyle buluştuğunda yeni bir renk oluşturmuştu. Büyüleyici görünüyordu ama nefesimi kesen görüntüsü olmamıştı. Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisiydi gözleri. Öyle bir bakıyorlardı ki denizler kıskanırdı derinliğini. Çıkartamadığım bir anlam yatıyordu o derinlikte. Hareket etti ve ışıktan çıktı. Karanlıkta, odanın köşedeki piyanoya doğru gitti ve oturdu. Elleri havada kaldı bir süre. Zihnindekileri merak ettim. Belirsizlik kaybolduğunda müzik doldurdu odayı. O an hayatım ellerimde değildi. Müzik yönetiyordu adeta. Hoş melodinin elinde kukla olmuştum. Parmakları bastığı her tuşta kalbime akıtıyordu gecenin kalıntılarını. Küçük bir ses kanlı ve cızırtılı. Dağınık gülümsemeler ve hafiften yok oluşlar. Varoluş sancısının ortasında yıkılış hikâyesi.. Sarhoşluk öyle güçlüydü ki fark edememiştim gidişiyle beraberinde getirdiği sessizliği. Yokluğundan emin oldum bir süre. Bacaklarım kuvvet bulduğunda saklandığım karanlıktan çıktım ve ondan çaldığım bu geceye girmemi sağlayan pencereye yöneldim. Çıkarken fazlaca ses yaptım, kendime kızmam gerekse de ses etmedim. Tenha sokaklara döndüğümde ondan yanıma aldıklarımla ilerledim. Yine de sırtımdaki bu denli ağırlığa rağmen o gece ondan çaldıklarıma nazaran o benden çok daha fazlasını almış gibi hissetmeden edemedim. ***** 1 AY SONRA.. 14.03.2022 Önümde duran iki kıza baktım. Şansım varsa kurtulurdum. Yoksa ölür! Bu malikaneden çıkmak isteyen üç kişi.. Bir erkek vardı, bizi elindeki cihazla arayan Eşit değildik. Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu değerli zincire? İşte burada eşitlik bozuluyordu. Şüphesiz ki benim bu zincire ondan daha çok ihtiyacım vardı; Ablamı ve yeğenimi o çukurdan kurtarmam gerekiyordu. Tüm umutlarım şuan yaptığım hırsızlığa bağlıydı. Yüzde elli ya ablamı ve doğmamış yeğenimi kurtarırdım yada onlarla beraber ölürdüm. Ölürken en azından bunun mücadelesini verdiğim için mutlu olurdum. Hakan Kankırmızı merdivenleri indi. Bizlere bakmadan karşıda ki odalarından birine rastgele girdi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu.. O odaya neden girmişti. Onun için değersiz bir zincir değil miydi bu?! Bizi bıraksalar da gitseydik. Zenginler her zaman cimriydi ve açgözlü! Göğsümün içinde duran zincir ile gözlerimi saat bir yönünde yukarıda bize çevrili olan kameraya çevirdim. Kameranın kırmızı ışığına kaydı gözlerim ne güzel yanıp sönüyordu. O piti piti kim aldı zinciri? "Kim aldıysa çıksın.", yanımdan geçen adamın koluma değmesi ile gözlerimi kameradan çektim. Hakan Kankırmızı Bey odadan çıktı, bakışları bana değdi yakalanmış mıydım? Ben ki sokaklarda neler neler çalan kız Yankesici Kraliçesi Canan şurada yakalanırsam yazıklar olsundu bana. Yazıklar olsun Babamın benim üzerindeki ilmek ilmek işlediği öğrettiği yankesicilik emeklerine. Hakan Kankırmızı Bey karşımıza geçerek aynanın hemen altında altın işlemeli ultra zengin duran masaya bile söylenmek istedim. Sen masasın masa kendine gel bu ne gösteriş! Hakan Bey kıymetli uzun masaya kıymetli poposunu yaslayarak kollarını bağdaş yapıp durdu. Küçük bir şey olsa o masayı da çalabilirdim aslında. Kendine gel Canan şuradan kelleni kurtar sonrası önemli değildi. "Abi ben hallediyorum sen içerideki toplantının bölmeseydin.", dedi adam elinde ki cihazı en önde duran kızın üstünden çekti. Patronuna baktı. En önde ki kız mutfağa doğru yürüdü. Geriye kaldı ben ve önümde ki Rus kız. Rahattım beni yakalayamazlardı. O cihaz bende sökmezdi. "Mert şu kızı sal.", dedi Hakan Kankırmızı Bey eliyle önümdeki Rus kızı gösterdi. Sonra gözlerini gözlerime odaklayarak baktı. Adam Rus kıza eliyle gitmesini işaret etti. Önümdeki kız derin bir nefes alarak hemen çıkıp gitti. Bakışlarımı soğuk bir edayla Hakan Bey'in gri gözlerine çevirdim. "Çıkar." Dedi soğuk sesi ile ürpersem de yardım etmesi umuduyla gözlerim birilerini aradı ama kaçırdığım küçük bir nokta vardı burası benim çöplüğüm değildi. Sokaklarda herkes birbirinin arkasını kollardı burada yalnız kalmıştım galiba. "Neyi?", diyerek sordum. Aslında bilipte bilmezlikten gelmek benim mesleğimdi. "Mert, üstünü ara.",dedi yanında ki sarışın yeşil gözlü adam kafasını sallayarak yanıma geldi. Kaşları çatılı buzdolabı gibi elindeki cihazı boynumdan başlayarak mini eteğimin bitiş ucuna kadar tuttu. Sırt bölgemde de aynı işlemi yaptı. Hakan Bey'in yüz hatları kasıldı. Cihaz uslu uslu görevini yapıyordu. Mert cihazı kafama da tuttu bu beklemediğim hamlede cihazın sesi ortama yayıldı. Hakan beyin dudakları kıvrıldı. "Saçlarını aç.", dedi yüzünde ifadede zinciri bulduğuna çok emin bir eda vardı. Kafamı salladım Mert bir adım öteme beklemeye başladı. Elimi at kuyruğumun yanına koyarak kançalı tokamı çözmeye başladım. Açtığım uzun saçlarım ile elimle saçıma şekil verdim. Merdivenlerden gelen ayak sesleri ile gözümü Hakan Kankırmızıdan çektim. Hızlı adımlarla üstünde ki beyaz gömleği ile inen göktaşı da kimdi? Siyah gözleri.. Derinden etkilemişti beni sanki ilk kez siyah gözler görüyordum. Kirli sakalı yüz hatlarını çok güzel belli ediyordu. Açılan ağzımı kapatarak kendime geldim. Buraya neden geldiğimi üstümdeki baskıyı unutmamam gerekti. "Abi gidiyor musun?", Hakan Bey merdivenlerin yanına doğru yürüdü yürüyen göktaşı ile konuştu. Abi dediğine göre bu yürüyen göktaşı üvey abisi Atakan Bey miydi! Telaşla gözlerimi kaçırdım .Kardeşi gibi gözlere sahip değildi ama iki kardeşin tek benzeyen özelliği ifadesiz simalarıydı. Babaları bir olunca demek ki. Berna hanımında gözleri maviydi neden hepsinin gözleri farklıydı? Mert'in de yeşil. Ben burada kahverenkli gözlerimle sönük kalmıştım galiba.. "Hakan hadi abiciğim geç bile kaldım.", dedi ifadesiz yüzüyle gözlerini ilk kez gördüğü bana bir saniye baktı. Gözlerimi tekrar önüme çevirdim. Şuan şurada Atakan beyin radarına yakalanırsam kötü olurdu. Ne güzel Hakan bey fark etmeden çıkıp gidecektim. "Ne iş buldun mu?", dedi tam önümde durdular sonrada kafalarını çevirip bana tekrar baktı. "Buldum buldum. Hanımefendi de şimdi zinciri veriyordu.", dedi Hakan beyin bu ısrarları beni üzüyordu. "Dediklerinizden hiçbir şey anlamıyorum.", dedim şirin bir edayla. Gözümün önüne gelen saçları kulağımın arkasına sıkıştırdım. "Mert sen yardım et hanımefendiye anlasın ben ne demek istiyorum.", dedi Hakan Bey bana doğru göz kırptı. Son sözlerini bir mana ile söylemişti. Bu sefer sert taşa mı toslamıştım. Boku yemiştim galiba. "Lütfen benimle gelin..", dedi eliyle yürümem için hangi tarafa gideceğimi gösterdi yüzümde ki yapmacık gülümseme ile Mert'in dediği tarafa doğru yürüdüm! Yardım etmesi umuduyla gözlerim tekrar birilerini ararken Atakan Atabeyin gözlerine takıldı. Hakan ile aralarında ki sohbete dönüp devam etti. Mert beni aşağı kata doğru merdivenlerden indirdi. Vazonun olduğu yerde durdu duvara dokunup bana baktı, dekorla kaplanmış kapı olduğunun bile farkında olmadığım bir yerden içeri doğru sürükledi. Şansım yoktu. Bende ölecektim. "Geç bakalım küçük fare.", diyerek beni boş bir odaya fırlattı. Dizlerimin üstüne yere düştüm. Avuç işlerimi son anda yere koyarak kafamı çarpmadan korumuştum. Başımı yerden kaldırıp bana fare diyen sıçana baktım! Eğilerek çenemi tuttu kafamı havaya kaldırdı. "Söyle bakalım anladın mı şimdi?", diyerek bağırdı. "Ne diyorsunuz sizi hiç anlamıyorum.", dedim. Saf masum ayağına yatmaya devamdı. Canan mücadeleye pes etmek yok kızım devam. Son umudum için öle de bilirdim. Hayatının kontrolünü eline almazsan, başkalarını senin hayatını kontrol eder. "Anlamıyorsun demek?", dedi elini çenemden çekti sözlerime inandığını düşünürken suratıma yediğim güçlü bir tokatla yere yapıştım. Dudağımda ki kanın tadıyla gözlerimi sıkıca yumdum. **** BEKLEMEDE KALIN. DEVAMI GELECEK.. ŞİMDİDEN KİTABI KÜTÜPHANELERİNİZE EKLEYEREK GÜZEL YORUMLARINIZI AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ. YAKINDA..
Karakalbin yanışı
Ekim
Geçmişe dönüp baktığımda koca bir enkaz, koca bir hüzün görüyorum. Insanların hayatlarını mahvettim belki de ama pişman değilim çünkü benim hayatım zaten çalınmıştı. Ben es atahan. Yıkımın ta kendisiyim. karanlığım.
Kalpteki Gizem
İlkim
Avukat olmak için uğraşıyordum. Arkadaşlarımla, ailemle çok mutlu bir hayatım vardı. O gün gelene kadar... Hayatımı değiştiren o günü, bana kim yaşatmıştı peki? Gerçeği çözmek zorunda olan sevdiklerim, ne yapacaktılar? Aleda Altınok...
KALBİMDEKİ ÇIĞLIK
Aysu İsmayıllı
çığlık konusu:- En büyük hayali avukat olmak olan 18 yaşındaki Hatice Korkmaz anne ve babasının arasındaki kavgadan çok etkilenmiştir.Bir yandan babasının davranışları bir yandan da annesinin onun avukat olmasına karşı çıkması Haticeyi iyice yormuştur.Tam da hayatında onu anlayan biri olmadığını düşündüğü anda önce evlerine sonra da okullarına gelen Melih Çevik isimli çocukla tanışır.İlk başta yeni bir problemin daha geldiğini düşünen Hatice zamanla bunun bir dert değil de deva olduğunu anladı. DEVAMI KİTABIMIZDA:-
BAŞTAN AŞAĞIYA DÖKÜLEN CÜMLELER
Oğuzhan Dede
Gönül işlerinde başlangıç çok belirgindir aslında. Bir çikolata tanesi, bir kar tanesi, karın üstünde duran çikolata tanesi gibi belirgindir. Benimki de öyleydi. Aslında, ben bir çikolata kokusu, karşımdaki ise bir tanem. O gün ilk buluşmamızdı. Bir masada oturuyorduk. Ben sanki o gün endorfin salgılıyordum, çünkü onu gördüğümden beri bütün ağrılarım kesilmişti.

ANLAŞMALI KALPLER
Emine Şeyma
Beren ve Kerem, kendi ailelerine ait iki büyük şirkette çalışan, tanınmış iki gençtir. Tesadüfen aynı akşam aynı restoranda görüntülenmeleriyle, herkes onları sevgili sanır. Bu yanlış anlaşılmanın kısa sürede manşetlere yansımasıyla duruma sevinen aileler gençlere şirketlerin başına geçme sözü verir. Buna karşı koyamayan Beren ve Kerem şirketletin başına geçmek uğruna bir yıl sürecek sahte bir evlilik anlaşması yaparlar. Plan nettir: dışa karşı mutlu bir çift gibi görünüp, şirketlerin başına geçmek ve sonra yolları ayırmak. Ama bilmediklerini bir şey vardır: Aşk bazen tam da böyle bir "anlaşmayla" başlar.
Konuşmamız lazım
aaly
Ölüm, ayrılık, vede nicesi aşkları sağ çıkacakmı?
Aynı ben ama farklı hayat
L!v@
Lütfen bu kitapları okumakla vakit harcamayın 4 sene önce yazdığım garip bir kitap hepsi bu 🪼
KALBİN OFSAYTI😁
Ava/Kenan
✨ Bir bakış... Ve değişen iki hayat. Ava, hayalindeki proje için İtalya'ya gider. Kenan ise bunun sıradan bir gün olacağını sanır. Ama kader, onları hiç beklemedikleri bir anda karşılaştırır. Yanlış anlaşılmalar, dostluklar, kıskançlıklar ve kalpleri hızlandıran anlar... "Kalbin Ofsaytı" şimdi başlıyor. ❤️⚽ İlk bölüm yayında... Devamı çok daha heyecanlı!
1.Noodle Savaşları
𝓐𝓬𝓮 🥀
Melahat ve Mitat cift yumurta ikizidir. Kendilerie bu yıl LGS girmiştir ve sağ kalmışlardı. Sonunda ada görünmüştü. Tatile gidiyolardı. Tabikide dünyanın en lüks tatil köyüne, dağın basindaki kendi köylerine gidiyolardı. Hayallerindeki tatil bu değildi. Melehat ve mitat köydede noodle yiyebileceklerini sanıyorlardı ama yanılıyorlardı. Noodle yemek için verilmis bir savaş ★1.NOODLE SAVAŞLARI★
Jelibon
Ecem Ziyagil
Evlatlık alınacağı gün sevinçten gizlice bara giren Elis ve o barda tanıştığı Asil Sarp Özgün. Elis evlatlık alındıktan sonra Asil'in sülalesine alındığını görür. Peki Asil nasıl tanıştıklarını anlatacak mıydı?
Savunmasız Kalpler
Lotus cicegi
Onu ilk gördüğümde kalbimdeki duvarlar tek tek çatladı. Ne aklım hazırdı bu kadar sevmeye, ne de kalbim, bu kadar yanmaya... O bir söz söyledi - ne yüksek sesle, ne de fısıltıyla. Ama o anda bildim: Bu, geri dönüşü olmayan bir hikâyenin başlangıcıydı. Çünkü bazı kalpler, korunmaz. Bazı aşklar ise, yalnızca savunmasız bir kalpte kök salar. -Yüzbaşı Atilla Alphan Atabey Yetim büyümüş bir kız, şehit babasının izinden gidip asker olmak isteyen bir kız çocuğu. Hem annesinin hayalleri, kızının doktor olmasını isteyen annesinin hayallerini gerçekleştiren, hemde babasının izinden giden kızdı o. Doktor Kıdemli Üsteğmen Devin Bige Alkım. Bir gecede, bir saniyede yetim kalır mıydı insan? Bir görevde, bir saniyede kardeş bildiklerini kaybeder miydi insan? Bir insan hayatında iki kez yetim kalabilir miydi? Kalırmış demekki. Peki intikam? İntikam alabilecek miydi? Mutlu olabilecek miydi? Tekrar bir aile olabilecek miydi? - Başlangıç tarihi: 30-07-2025
Karanlığa Çökmüş Bir Kalp
Elen
O bir oyunun merkezindeydi.İyiler ve kötüler.Hangisinin kazanacağı ise ondan asılıydı. Mafya ve teşkilatlar onun peşindeydi. Peki o bundan haberdarmıydı? Ne istiyordular ondan? İşte bu soru onu hep düşündürmüştü. Gerçekleri kendine unutdurmuş bir kız.Hem gizemleri çözüp hemde intikamını ala bilecekmi ? Peki gerçekler nelerdir? 15 yaşından beri cesetlerle büyümüş bir kız.Küçüken üzerine yıkılmış sorumluluklar. Sevdikleri onu birer-birer terk ederken o nasıl güçlü ve ayaklarının üzerinde durdu dersiniz? Ve sevdikleri onun yüzünden ölmüşken o bu vicdan azabından kurtula bildimi? En önemlisi de oyunun sonunda kimler hayata kalacak dersiniz? Hazırmısınız? O zaman oyun başlasın bakalım...
Kırık Sanrılar 1: Gazap Kalıntıları
Sakurbia
Beyaz kubbelerin ışıkları yere düştüğünde, Yas çanları yükselecek tüm ihtişamıyla. Karanlık gazabı doğuracak, Gazap diyarı ikiye ayıracak. Bir taraf mühürlenecek, Diğer taraf üstünlüğünü ilan edecek. Gazapla başlayan yıkım her iki diyarı sessiz bir savaşa sürükleyecek. Her şeyin başlangıcı yine her şeyin sonu olmak için ortaya çıkacak. O ya ikiyi bir edecek, Ya da her şeyi yok edecek. Onun kaderi doğruyu seçene kadar kendisini bir döngünün içerisine hapsedecek.
Kalbime dokunan birkaç şey
Tatuli
… … … … … … …
Pinterest ile alakalı herşey
Menese
Baş Kaldıran Bedenler
Yunki
Sara hayattan kopmuş bi kızdır. Düzgün yapabildiği tek şey box, Lisede zorbalık gören emily ile tanışır. Uzun süre sonra aralarında ki bu bağın arkadaşlık olmayacağını düşünmeye başlar. Fakat aralarında ki bağ aileleri sebebiyle kopar yıllar sonra ikiside Büyür. Ve karşılaşır sara emily nin koruması olur. Aralarındaki bağ tekrar canlanır. Sara nekadar duygusuz gözükmeye calissada ona karşı hala hisleri vardır.
mesafe
N!KOT!N
Uzak mesafe ilişkisinin imkansızlığı ve zorluğu
Kilo Verme Günlüğüm
Cücü ₊˚⊹ ᰔ
Diyet Günlüğüme Hoşgeldin ౨ৎ ⋆。˚ 79 → 43 153 cm Porselen bebek gibi görünmek istiyorum

Zehir ve Çiçek
BUSE DEMİRKOL
Topkapı Sarayı’nın altın varaklı duvarlarının ardında, kokusu genzi yakan bir sessizlik hüküm sürer. Burası, çiçeklerin sadece güzellik için değil, nefesleri kesmek için yetiştirildiği bir yerdir. Meryem, imparatorluğun en karanlık köşesinde, baş eczacının gölgesinde büyümüş bir hayalet. Elleri şifalı otlara dokunurken zihni, ailesini bir gece yarısı cellatlara teslim eden padişahın kanını dökeceği günü planlıyor. Onun için dünya, sadece dozajlardan ibaret. Tahtın gölgesinde, çiçeklerin arasında saklanan bir başka sır daha var: Şehzade Bayezid. Şiirlerinde ölümden ve adaletten bahseden bu genç adam, babasının deliliğinin imparatorluğu bir uçuruma sürüklediğinin farkında. Şehzade, babasının sonunu getirecek ittifakı kurarken, sarayın zehir laboratuvarında tanıştığı o esrarengiz çırakta kendi karanlığının aynasını görür. Meryem’in intikam ateşi, Bayezid’in taht tutkusuyla birleştiğinde; ikisi de aşkın, zehir kadar ölümcül ve çiçek kadar kırılgan olabileceğini öğrenecek.

